“ABLA BU NE?”

“ABLA BU NE?”

Tabi ki Tıbba, ilme, hekimlerimize de inanmıyor anlamına gelmesin bu dediğim. İlme, Fen’e, Tıbba son derece inanıyor ve güveniyorum. Beni tanıyanlar bilir, ben göçmen bir ailenin çocuğuyum. Kökümüz Rumeli’ye, Makedonya’ya dayanır. Rahmetli Babaannem kucağında iki çocukla göç etmiş, gelmişler Bilecik’e. Ben de ailenin en küçük çocuğu olarak Babaannemle çok vakit geçirdim, onunla büyüdüm desem mübalağa olmaz hani…

 

Hani şimdilerde Alternatif Tıp diye dillendirilen doğadan bitki çayları, değişik karışımlar pek moda haline geldi ya, işte bir nesil zaten bunlarla büyüdü. Ve o nesilin kısmen içinde olanlardanım. Bir yerimiz yandı mı lahana bağlanır, midemiz ağrıdığı zaman çiğ nohut yedirirdi babaannem. Ayva yaprağı kışın çay gibi demlenir içerdik, herhangi bir yerimizi bir yere çarptığımızda ekmek içi ile irmik karıştırılır o bölgeye bağlanırdı. Buğday çimini salataya doğrar, elma ve üzüm sirkeleri de evde kurulur, şırası da ayrı yapılırdı. Velhasıl o yılların koca karı ilaçları, şimdilerin alternatif tıbbına uzak değilim anlayacağınız…

 

Geçtiğimiz ay Taraklı, Göynük tarafına gittim. Hani adettendir ya; bir yere gittiğinizde o yöreye ait bir şeyler alırsınız. O bölgemize ait nesi meşhursa almak için gittiğimiz bir işyerinde kavanozda değişik renkte bir şey dikkatimi çekti. Satıcıya; “Abla bu ne?” diye sorduğumda; “UĞUT” cevabı aldığımda çok şaşırdım. Çünkü bu işlere meraklı olan ben ilk defa duymuştum UĞUT ismini. Neyden yapıldığını, nasıl yapıldığını, nelere faydası olduğunu anlatan ablamız adı geçen yiyeceğin sadece Taraklı, Göynük tarafına ait olduğunu, Buğday çiminden yapıldığını, yapımının çok zor olduğunu, ancak her dere deva olduğunu, en büyük özelliğinin ise vücutta hücre yenilediğini anlattı. Bir kavanoz aldım tabi. Rengi şokellaya benzeyen, şeker katılmadan tamamıyla organik yapılmış bir marmelat. UĞUT’u internette araştırdım, şaşırdım kaldım faydalarını okuyunca! Amerika’da Boston Üniversitesinde ayağının kesilmesine doktorlar tarafından karar verilen bir hastaya UĞUT ile yapılan tedavi sonucu, bırakın ayağının kesilmesini, adam Boston’da düzenlenen Maroton yarışlarına katılmış!…

 

Şifanın doğadan geldiğine inancım bir kat daha arttı böylece. Kim derdi ısırganın her derde deva olacağını değil mi? Bu arada UĞUT’un sadece hücre yenileyici özelliğiyle kalmadığı, başka başka şeylere de faydalı olduğu da belirtiliyor İnternette. Bilecik’te bazı işyerlerinde kavanozlarda satılan bu faydalı yiyeceğin fiyatı da öyle aman aman pahalı değil. Bir paket sigara parası hani…

Ben tüketiyorum, faydasını da gördüm, sizlere de tavsiye ederim, paylaşmak istedim. HOŞÇAKALIN

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

2 yorum

  1. ince ince – Sn toka
    Bu yazinizda anladım ki insanların daha doğal yöntemle beslenme yapmalı diyorsunuz
    Bu anlamda ilimizde de yetişen bazı bitki ve gıda imalatları hakkinda da bilgileri paylasmanizi rica ediyorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam