AGD, İDAMI PROTESTO ETTİ

AGD, İDAMI PROTESTO ETTİ

Dakka’daki bir cezaevinde 12 Aralık 2013 Perşembe günü asılarak idam edilen Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla için Merkez Şerifpaşa Camisinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

 

“Molla’nın şehadetini tebrik ediyoruz”

 

Cenaze namazı öncesinde bir basın açıklaması yapan AGD Bilecik Şube Başkanı Sadık Savak, bu idamın her Müslüman nezdinde bir şehadet olduğunu dile getirdi. Savak, “Cemaati İslami Hareketinin Genel Sekreteri Abdülkadir Molla Bangladeş’in kukla hükümeti tarafından idam edilmiştir. Bu idam Allah’a, Peygamberine ve ahret gününe inanan her Müslüman’ın nezdinde bir şehadettir. Biz, Allah’a, Peygamberine ve ahret gününe inanan Müslümanlar olarak öncelikle Abdülkadir Molla’nın şehadetini tebrik ediyoruz. Yine biz inanıyoruz ki Efendimiz (sas), Şehit  Abdülkadir Molla’nın alnından öpecektir. O’na ne mutlu ki, Şehit Abdülkadir Molla, şehit Yasir ailesi ile Bedir’in ve Uhud’un şehitleriyle birlikte olacaktır.

 

‘Allah’ın laneti bu hükümetin mensuplarının üzerine olsun’

 

Bangladeş’in Müslüman halkı elbette bizim kardeşimizdir. Ancak Müslüman kardeşlerimizin yaşadığı Bangladeş’te Müslümanlara karşı terör estiren ve insan müsveddelerinden oluşan kukla bir hükümet işbaşındadır. Allah’ın laneti bu hükümetin mensuplarının üzerine olsun. Allah’ın laneti bu kararı alan sözde yargı mensubu kasapların üzerine olsun. Allah’ın laneti bu Bangladeş elçilik binasında oturup bizim bu tepkimizi Bangladeş’e iletmeyen korkakların üzerine olsun. Allah’ın laneti bu idam karşısında sessiz kalanların üzerine olsun. Allah’ın laneti bu hükümetin arkasındaki güçlere olsun. Allah’ın laneti Bangladeş’i karıştıran Hindistan’ın üzerine olsun. Allah’ın laneti yeryüzündeki tüm zulümlerin arkasında yer alan ABD’nin, AB’nin ve İsrail’in üzerine olsun.

 

‘Bu suç bütün Müslümanlar için bir onurdur’

 

Kukla Bangladeş Hükümetinin Cemaat-i İslami’nin önderlerine ve Müslüman halka karşı uyguladığı insanlık dışı tutumu şiddetle lanetliyoruz. Cemaat-i İslami’nin suçu Müslümanları emperyalizme karşı birlik içerisinde olmaya davet etmektir. Bu suç bütün Müslümanlar için bir onurdur. Emperyalizmin işbirlikçisi Avamiler, Cemaat-i İslami’nin İslam Birliği için olan gayretlerini savaş suçu olarak nitelendirmişlerdir. Öteden beri Hindistan’ın güdümünde olan bu işbirlikçi Avami hareketi göstermelik yargı süreci ile Cemaat-i İslami’nin Genel Sekreteri Abdülkadir Molla’yı idam ederek Bangladeş’ten İslamı silip atacağını sanmaktadır. Bunun nasıl da boş bir hayal olduğunu en kısa sürede anlayacaklardır. Ölümsüzleşen Şehit Abdülkadir Molla’nın maneviyatı karşısında yerle bir olacaklar ve tepe taklak gideceklerdir. Cehennemin dibine gideceklerdir.

 

‘Bangladeş Hükümetini ve Başbakanı Bayan Şaron’u kınıyoruz’

 

Bangladeş Hükümeti aynen İsrail’in Filistinli Müslümanlara uyguladığı zulmü kendi halkına karşı uygulamaktadır. İslam Dünyası için Bangladeş Hükümeti ikinci bir İsrail’dir. Hasina Vecid de hak ettiği üzere Bayan Şaron’dur. Emperyalizmin taşeronu Bangladeş Hükümetini ve bu hükümetin iliştirilmiş Başbakanı Bayan Şaron’u en ağır biçimde kınıyor ve lanetliyoruz. Elbette bu lanet en kısa sürede onları bulacak ve kendi halklarının kanlarında boğulacaklardır.

 

‘Karar hukuki değil siyasidir’

 

Cemaat-i İslami’nin Genel Sekreteri Abdülkadir Molla’nın idam kararının hukuki değil siyasi olduğu aşikardır. Taşeron Bangladeş Hükümeti bu idamı ne kendi halkına ne de İslam Dünyasına izah edebilecek durumda değildir. Bangladeş’te Müslümanlar sokaklardadır. Bu idam dünyanın her yerinde Müslümanlar tarafından protesto edilmektedir. Bayan Şaron kendi halkının üzerine kolluk kuvvetlerini salarak tepkileri bastırmaya çalışmaktadır. Olaylarda ölen ve yaralanan insanlarla ilgili basına sansür uygulanmaktadır. Arakan’da Budist yönetimin Müslümanlara yaptığını Bangladeş’te Bayan Şaron kendi halkına yapmaktadır.

 

‘Bangladeş hükümetine en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır’

 

İşbirlikçi Bangladeş Hükümeti’nin ve Bayan Şaron’un insanlık dışı uygulamalarına karşı insan onuruna ve duyarlılığına sahip her kuruluş tepki göstermelidir. Bangladeş Hükümetine karşı en ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Cemaat-i İslami’nin yöneticilerine karşı işletilen süreç her hali ile temel insan hak ve özgürlüklerinin hiçe sayılmasıdır. Bu durum bir insanlık suçudur ve Bangladeş Hükümetine karşı yaptırım uygulamak insanlığın gereğidir.

 

‘Bangladeş Elçisi derhal sınır dışı edilmelidir’

 

Bangladeş’te bu infaz gerçekleşirken Türkiye’nin etkisiz açıklamalar yapması kabul edilemez. Sayın Başbakan’a ve Sayın Dışişleri Bakanı’na düşen bundan sonraki süreçte Bangladeş Hükümetine karşı daha net ve sert adımlar atarak ülkemizin ve halkımızın onurunu çiğnetmemelidirler. Bangladeş Elçisi sabahı beklemeden pervaneli bir kargo uçağı ile derhal sınır dışı edilmelidir. Her platformda Bangladeş Hükümetini yalnız bırakacak adımlar atılmalıdır. Hiçbir zaman şiddet olaylarına karışmamış olan Cemaat-i İslami’nin lider kadrosu tüm İslam ülkelerinde Müslümanlar tarafından yakından tanınmakta ve sevilmekte iken bu insanlara karşı yürütülen kıyıma en sert tepkiler gösterilmelidir.

Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak bu idamı, mahkeme sürecini ve diğer tutuklamaları şiddetle protesto ediyoruz. Bayan Şaron’u ve hükümetini en ağır biçimde lanetliyoruz. Cemaat-i İslami’nin öncü kadrosu ve mensupları serbest bırakılmadığı müddetçe Bangladeş Hükümetini İkinci İsrail olarak nitelendirmeye devam edeceğiz. Bu hükümetin bu şartlarda ülkeyi seçimlere götürmesini de göstermelik bir hamle olduğunu şimdiden tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Öte yandan biz inanıyoruz ki Cemaat-i İslami’nin hiçbir mensubu inançları uğruna çıktıkları bu yolda geri adım atmayacaklardır. Çünkü onlar İslam Birliği ve İslam’ı yaşamak uğruna şehit olmayı en şerefli mükafat olarak görmektedirler. Biz inanıyoruz ki Şehadet ölümsüzlüğe atılan ilk adımdır. Şehitlerimize cennetin kapıları açılırken Bangladeş Hükümetinin eli kanlı mensuplarına da elbette cehennemin kapıları açılacaktır.

Diğer taraftan Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşanan bir işgal süreci var. Bu ülkenin Müslümanlar tarafından yönetilmesini hazmedemeyen emperyalist güçler önce çatışma ortamı tezgahladılar ve akabinde de kendi askerlerini bu ülke topraklarına soktular. Elbette emperyalistlerin gayesi barışı tesis etmek değil, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin yer altı zenginliklerini ve insan gücünü sömürmektir. Bu ülkeye Fransa’nın müdahalesini de şiddetle protesto ediyoruz.

Şimdi bütün bu olayları gözden geçirdiğimizde tüm İslam Coğrafyasında bir yangın olduğunu görüyoruz. Arakan, Bangladeş, Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye, Filistin, Mısır, Yemen, Lübnan, Libya, Mali, Orta Afrika Cumhuriyeti… işgaller darbeler, tutuklamalar, yargısız infazlar, çatışmalar, akan kan ve dökülen gözyaşı. Sivil toplum kuruluşlarının protestoları, telinler, lanetler, kınamalar. Netice değişmiyor. Yapılması gereken bir an evvel birleşik bir savunma gücü olan İslam Birliği’nin kurulmasıdır.

Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak biz her platformda İslam Birliği çağrımızı yinelemeye devam edeceğiz. Bu uğurda yaptığımız mücadelen vazgeçmeyeceğiz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”

Basın açıklaması öncesi ve sırasında,  “Müslüman uyuma şehidine sahip çık.”, “Avrupa değil İslam Birliği” şeklinde sloganlar atıldı ve tekbir getirildi. Ayrıca “İdam Sehpasında Dirilenleriz Biz”, “Bizi de ASIN” yazılı dövizler ve Molla’nın sözlerinin bulunduğu bir pankart açıldı. ZEYNEP KILBAHRİ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam