AKŞENER, KENDİ MEMLEKETİ NDEN AKDOĞAN’A MEYDAN OKUDU

AKŞENER, KENDİ MEMLEKETİ NDEN AKDOĞAN’A MEYDAN OKUDU

Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkan Vekili Meral Akşener Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın memleketi Pazaryeri’nden Akdoğan’a meydan okuyan Akşener “Yüreğin yetiyorsa o yolsuzluk yapan dört bakanla beraber burada konuşursun”dedi.

“Yüreğin yetiyorsa o dört bakanı da yanına alıp burada konuşursun”

Akşener Bilecik ziyareti kapsamında Söğüt’ün ardından Pazaryerililerle bir araya geldi. MHP Milletvekili Adayları Bahattin Şeker ve Hüseyin Şensoy için destek istemeye geldiğini belirten Akşener, hükümete de çok ağır eleştirilerde bulundu. Pazaryerili olan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’a da kendi memleketinden meydan okuyan Akşener, 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarına adı karışan bakanları kast ederek, “Ben buradan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’a bir soru sormak istiyorum. Ben burada alnım ak, yüzüm açık sizinle bir araya geliyorum. Yalçın Akdoğan, yüreği  yetiyorsa  o dört bakanı alsın yanına burada gelip konuşsun. Sizinle hasbihal edemiyorsa, Pazaryeri’ne gelemiyorsa bir şey vardır. Bunlar hırsızsa neden akladınız? Akladıysanız, hırsız olmadıklarına inanıyorsanız neden milletvekili yapmadınız? İşte böyle bir seçime gidiyoruz.”dedi.

 

Pazaryeri çarşı çay bahçesinde halka hitap eden Akşener, özellikle kadınlara ayrı bir ilgi gösterdi. Uzun zamandır devam edebn seçim sürecinin çok sert ve çok saygısız bir dille geçtiğini ifade eden  Akşener, “Benim gibi olan hanımlarla beraber olunca tüm yorgunluğum gitti. Çünkü bu devlete bağlılığın ne olduğunu unutanlara şimdi beraberce hatırlatacağız.”dedi.

Akşener, yolsuzluk ve çözüm süreci konularını hedef aldı

 

Özellikle 17-25 Aralık yolsuzluk iddiaları ve Ak Parti’nin HDP  ilişkileri üzerinden hükümete yüklenen Akşener, MHP iktidarlığında boğazından  haram geçen herkesten hesap sorulacağını kaydetti.Akşener  şöyle konuştu:

“Milliyetçi Hareket Partisi’nin genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu seçim propagandası için meydanlarda. Bir gün bir baktık ki Sayın Davutoğlu’nun miting yaptığı saatte başka şehirde cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’da sahada. Herkes kendi kendine şaşırdı kaldı. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Daha sonra anlaşıldı ki Sayın Davutoğlu’nu Sayın cumhurbaşkanı beğenmiyor, onun için sahaya inmiş.

“Bir cumhurbaşkanı başbakanı madara ediyor”

Allah’ın sopası yok. Bir gün bir açılış yapıyorlar, TRT “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Erdoğan açılış yapıyorlar” şeklinde bir alt yazı geçiyor. Bu altyazıyı normal zamanda bir şaşkınlık eseri sayabilirsiniz ama biri Uşak’ta konuşurken diğeri Kars’ta konuşuyor. İkisi beraber yola düşünce TRT’nin de kafası karıştı. Bir taraftan çok komik bir olay ama bir taraftan da bu ülkenin başbakanını madara eden bir cumhurbaşkanı figürüyle karşı karşıyayız.

Bir seçim çalışması yapıyoruz. Bu seçim çalışmasında sayın Devlet Bahçeli’nin rakibi Sayın Ahmet Davutoğlu’dur. Sayın Erdoğan seçim sahasında muhalefet partisi liderlerine ağza alınmayacak sözler söylüyor. Sonuçta ise başbakanlık ve cumhurbaşkanlık makamı iki paralık oluyor.

“HDP ile masaya siz oturdunuz”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin HDP ile koalisyon kuracağını söylüyorlar. Önce deli saçması dedik, güldük geçtik. Ama ısrarla aynı şey söylenmeye başlanınca da buna cevap vermek farz oldu. Muhteremler, masayı kuran sizsiniz. Masada karşılıklı oturan sizsiniz. APO’ya Sayın APO diyen sizsiniz.

“HDP ile AKP’nin düğünü var”

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın annesi sizin hemşehrinizmiş. Onun riyasetinde Dolmabahçe’de HDP milletvekilleriyle APO’nun 10 emrini okuyan MHP’ mi? Dolmabahçe’deki o resmin içinde bir tane MHP’li gösterin, ben istifa edeceğim. Davulu vurduran sizsiniz. Düğün var düğün, HDP ile AKP’nin düğünü var ama damat ile gelin kavga ediyor şu anda. Gerçekten mi ediyor, kayıkçı kavgası mı 8’inde göreceğiz. HDP ile MHP’yi yan yana getiren bir iftira ve sahtekarlıkla karşı karşıyayız.

“Çatlasanız da patlasanız da 17-25 Aralık’tan kaçamayacaksınız”

Bir diğer mesele de 17-25 Aralık olayları. Muhteremler, 17-25 Aralık’tan çatlasanız da patlasanız da kaçamayacaksınız. Buradaki insanların haklarını yiyenlere haram zıkkım olsun. Bir baltaya sap olamayan bakan oğullarının evinden 1 Milyon TL para çıkıyor. 1 Milyon’a azıcık para diyen bakan çocuklarının yanında işi olmayan vatan çocukları karşı karşıya. 7 Haziran’da sizler de görevinizi yapacaksınız. Vatan çocuklarının anneleri ve babaları olarak bakan çocuklarının gırtlağında bulunan hırsızlık paralarını geri almamız için, hesap sormamız için bize oy vereceksiniz. Siz Bakara Suresi’yle dalga geçen birini yanınızda tutmazsınız ama kaçak saray onu danışman olarak aldı. Bir diğer bakan ise 700 bin TL saat takıyor. Bu kadar aç ve işsiz insan varken kendi paranla bile olda 700 bin TL’lik saat takmak günahtır, ayıptır, haramdır. Diğer bakan ise 17-25 Aralık pislikleri ortaya dökülünce NTV’ye canlı yayına katılarak istifa etmiyorum, ben istifa edersem Tayyip Erdoğan da istifa etmeli. O ne emrettiyse ben onu yaptım dedi.

“İktidara  geldiğimizde ilk olarak 17-25 Aralık faillerini hukuk karşısına çıkartacağız”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin asgari ücreti bin 400 TL yapacağından, vaat ettiği iş imkanlarından, tamamı işsiz bir ailede mutlaka bir kişiye iş imkanı verileceğinden, emekli maaşlarına  Mart ve Eylül aylarında ikramiye verileceğinden, 200 kilovattan daha az kullananların indirime tabi tutulacağı gibi sözlerinden arkadaşlarımız bahsetmişlerdir. Bunlar bizim seçim sözlerimiz. Bizi iktidar ederseniz sizin için yapacaklarımız. Ama asıl biz iktidara gelirsek, ilk yapacağımız şey 17-25 Aralık faillerinın mutlaka ve mutlaka hukuk karşısına çıkartılması olacak. Kimin üzerine, neyi nereye kaçırdılarsa her kuruşu sonu kadar almak, zaman aşımını bu işten kaldırmak, başkalarının üzerlerine yapılan malları da geri almak sözümüz olsun. Diğer sözümüz de bu ülkenin bölünmesinin önüne geçme sözümüzdür.

“MHP Türk-Kürt ayrımını kaldıracak”

Anadolu Türk’ü işgal gördü, zulüm gördü ve toprağını terk etmek zorunda kaldı. Benim köyümde en yaşlı mezar babamın mezarı. Dedemin babasının mezarı yok. Yani biz her şeyimizi bırakarak geldik. Dolayısıyla Balkan göçmenleri çok iyi bilirler ki bizim gidecek başika bir yerimiz yok. Bu vatandan başkası yok, onun için bu ülkeyi bölmeye çalışanlar, buna ortak olanlar, bunlarla yan yana gelenler herkes evet dese bile bilsinler ki buradaki kadınlar, erkekler hayır diyecek. Dolayısıyla herkes aklını başına alsın. İşte Milliyetçi Hareket Partisi size bu sözü veriyor. Bin yıllık kardeşlik hukukunun yeniden yapılandırılması için çalışma sözü veriyor. Kürt-Türk ayrımının ortadan kaldırılmasının önüne geçmenin sözünü veriyor. Ben buradan anlıyorum ki yolun sonu gelmiş, Abbas yolcudur.”

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam