“Belediye Başkanı Mal Varlığını Açıklasın!”

“Belediye Başkanı Mal Varlığını Açıklasın!”

“Belediye Başkanı mal varlığını açıklasın!”

 

Siyasette etik olmak ve samimi olmak çok önemlidir diyen Şensoy “Ben samimiyetimi göstermek için mal varlığımı açıkladım ancak şu an adaylığı kesinleşen mevcut Belediye Başkanımızın hala mal varlığını açıklamamasını etik bulmuyorum. Kendisini mal varlığını açıklamasına çağırıyorum.” şeklinde konuştu.

Ayrıca MHP Belediye Meclis Üyesi tarafından verilen 11 tane sorunun süresi geçtiği halde hala cevaplanmadığını dile getiren Şensoy cevapların gecikmesiyle ilgili, “Bu soruları klasik değil test usulünde mi sormamızı istiyorsunuz, hala neden cevaplamıyorsunuz?” şeklinde alaylı bir ifade kullandı.

Şensoy “Bilecik’in kaderiyle oynuyorsunuz. Lütfen bu soruları en kısa zamanda yanıtlayınız Bilecik halkı bunu da görsün, ne kadar borcunuz olduğunuzu görsün. Lütfen çalışınız bir an önce cevaplayınız” ifadelerinde bulundu.

Şensoy, Ülküde birlik programıyla ilgili verdiği mesajlarda ise şunları aktardı:

“Mazisi şan ve şeref sayfalarıyla dolu aziz milletimizin tarihinde içeriden ve dışarıdan birçok tehlike ve tuzaklara muhatap olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bünyesinde yaşamaktan gurur duyduğumuz kuruluşun ve kurtuluşun şehri ilimiz de bu sürecin yaşandığı coğrafyalardan birisidir. Unutmayalım ki; geçmişini bilmeyenler geleceğe şekil veremezler. Bu açıdan tarihi süreç içerisinde Türk milletinin ve dolayısıyla kurdukları devletlerin üzerine oynanan açık veya örtülü oyunları çok iyi tahlil etmek ve bu güne gelindiğinde aynı senaryolarla karşı karşıya olduğumuzu unutmamak gerekir. Tarih ibret alınmak için yazılır ve okunur. Eğer gerekli dersler alınmazsa yaşanan olayların tekerrürü kaçınılmaz olur. Burada geleceğin teminatı olan vatan ve millet aşkıyla yoğrulmuş siz gençlere önemli sorumlulukların düştüğünü bu vesileyle belirtmek isterim. Yaşadığımız süreç ve bu süreçte yaşanan hadiseler dikkate alındığında geçmişte sıcak savaş metotlarıyla ülkemizi bölmek için devrede olan mihrakların bugün soğuk savaş yöntemleriyle ayni senaryoları uygulamaya koymak istedikleri hatırımızdan çıkarılmamalıdır.

 

‘Devletimiz ve milletimiz bir ateş çemberinden geçmektedir’

 

Özellikle son 10 yılda Türkiye çok ciddi bir süreçten geçmektedir. Ülkeyi yönetenlerin ucu açık ve telafisi zor sonuçlar doğuracak uygulamaları neticesinde; insanlarımız ayrışma, ötekileştirme ve bölünmeye adeta mahkûm edilmek istenmektedir.

Bin yıldır et ve tırnak gibi birbirine kenetlenmiş, Edirne’den Kars’a, Hakkari’den Sinop’a, Çanakkale’de, Dumlupınar’da, İnönü’de, Balkanlarda ve nihayet Türk’ün varlığını ve cesaretini yedi düvele ve tüm dünyaya haykıran İstiklal Savaşı’nda el ele, omuz omuza, gönül gönüle aynı cephede, aynı kaderi paylaşan ve istilacı güçleri yurttan kovan, namusunu, vatanını ve bayrağını pay-i mal ettirmeyen milletimizi birbirine düşürerek; topla, tüfekle, tankla, füzeyle cephede yok edemedikleri Türk milletini birbirine kırdırmak suretiyle tarih sahnesinden silmek istemektedirler.

Üzülerek ifade edelim ki; niyetleri ne olursa olsun, zaman zaman bazı ülke yöneticileri de bu oyunlara alet olabilmektedirler. Başka bir ifadeyle devletimiz ve milletimiz bir ateş çemberinden geçmektedir. Bizler ülkemizin her karışını mukaddes sayıp, her insanini kardeş biliyorken, maalesef bir partinin üyesi prof. Unvanı olan bir zat; pervasızca ‘Türk ırkı diye bir ırk yoktur’ deme cesaret ve cehaletini gösterebilmekte, Türklüğünü, doğruluğunu, çalışkanlığını dizelerle ifade eden çocuklarımıza “andımız” dahi çok görülmektedir. Diğer yandan; resmi kurumların tabelalarından “Türkiye Cumhuriyeti” ifadesi kaldırılmakta, ülke yöneticileri her fırsatta Türkiye de yaşayan bütün etnik unsurları adeta kışkırtırcasına tek tek saymaktan geri kalmamakta, cennet vatanımızın en müstesna coğrafyası bir başka isimle ifade edilmektedir. Kendisine özel protokol uygulanan bir zatın sözde başkanlığını yaptığı coğrafyada yayın yapan bir televizyon sunucusu bu vatan topraklarını misak-ı milli sınırlarından çıkararak başka bir isimle takdim etme cüret ve küstahlığını gösterebilmektedir. Hal böyle olunca kanlarıyla, canlarıyla bu cennet vatani bizlere emanet bırakan aziz şehitlerimizin ve ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın’ diyen vatan şairi Mehmet Akif’in kemikleri adeta sızlatılmakta, ruhları rahatsız edilmektedir. Ama gafillerin bilmedikleri bir şey var ki; geçmişte dünyanın en süper devletleri; Türk’ün iman dolu göğsünde hezimete mahkûm oldukları gibi, bugün de bin yıllık birliğimizi ve kardeşliğimizi bozma, her çakıl taşında şehitlerin, gazilerin mührü olan vatanımızı bölüp parçalama hevesleri boşa çıkacaktır. Zira Türk’ü bununla imtihan etmek isteyenlerin hazin sonları tarihin derinliklerindeki yerini almıştır. Ülkemizin hali bu iken; her birey gibi ben de vatan ve millet sevgisiyle yola çıkan kardeşlerimle beraber sorumluluğumun gereği bir kutlu yola koyuldum. Bilecik’te artik yeni bir hamleye, farklı bir ruha ve memleket aşığı yöneticilere duyulan ihtiyaç çerçevesinde Milliyetçi Hareket Partisi Belediye Başkan adayı olarak partili arkadaşlarımla beraber çalışmalara başlamış bulunmaktayız.                                                                                                 

 

‘Gün ülküde birlik, ülkede dirlik zamanıdır’

 

Bu vesileyle şu hususu belirtmek isterim ki;  sizlerle paylaştığım süreç dikkate alındığında 30 Mart’ta yapılacak mahalli idareler seçimi sıradan biri seçim olmanın ötesinde; ülkemizin birliğini, dirliğini, kardeşliğini, devletimizin ve cumhuriyetimizin bekasını, yakından ilgilendiren bir seçimdir. Alınacak neticeler bu hassasiyetlerin seyri açısından çok ama çok önemli sonuçlar getirecektir.

Artık Bilecik’te Milliyetçi Hareket Partisi’nin hem belediye hem de genel seçimler bazında hak ettiği konuma gelmesi zarureti vardır. Gün birlik günüdür, gün dargınlıkları, küçük hesapları, benliğimizi bir tarafa bırakıp, uyanık olma, birliğimize, ülkümüze ve ülkemize sahip çıkma günüdür. Gün ülküde birlik, ülkede dirlik zamanıdır. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır mesajına kulak verme zamanıdır.

Gün yüce Türk milletini ve bin yıllık kardeşliğimizi kimsenin bölemeyeceğini gösterme zamanıdır. Bilecik'in tarihine not düşme, kaderine el koyma zamanıdır. Gün; memleket sevdalısı, millet ve hizmet aşığı her ferdin el ele, gönül gönüle, kol kola yürüme zamanıdır. MHP Belediye Başkan adayı olarak buradan; hangi düşünceden, felsefeden, siyasi görüşten olursa olsun; Bilecik’te ikamet eden vatandaşlarımıza gönülden ve içtenlikle bir çağrıda bulunuyor ve diyorum ki; gelin bu kutlu yolda sevdamıza ortak olun, Yunus’umuzun, Mevlana’nın, Hacı Bektaş’ın sevgi ve gönül mesajları etrafında bir araya gelelim. Bir ve iri olalım, yaşanan olumsuz manzaraya  ‘Artık yeter şimdi söz senin Bilecik‘ diyelim. Dualarınızla, desteklerinizle aşılmazları aşalım, atılan gönül köprülerini yeniden kuralım, Bilecik'te tarih yazalım."  BETÜL SÖNMEZER

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam