BİLECİK 1 MAYIS’TA TÜRKİYE İLE AYNI ANDA BALKONLARDAN SESİNİ DUYURACAK

BİLECİK 1 MAYIS’TA TÜRKİYE İLE AYNI ANDA BALKONLARDAN SESİNİ DUYURACAK

Bilecik Sendikalar Birliği yaptığı basın açıklamasıyla Koronavirüs koşullarında kutlanacak olan 1 Mayıs’ın programını açıklayarak, Bilecik’te bulunan sendikalı, sendikasız tüm isçileri 1 Mayıs günü balkonlara davet etti.

Koronavirüs salgını nedeniyle,1 Mayıs coşkusunun tam anlamıyla yaşanamayacağının üzüntüsünün dile getirildiği basın açıklamasında, tarihte ilk kez dünya işçi sınıfının1 Mayıs’ta büyük kitleler halinde kentlerin merkezi meydanlarında buluşamayacağı belirtilerek; “Ancak bu koşullara rağmen Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun ilan ettiği insan onuruna yaraşır bir iş, gelir ve sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacak” ifadelerine yer verildi.

1 Mayıs coşkusunu Koronavirüs’e rağmen yaşamamak adına yapılan açıklamada 1 Mayıs programına ilişkin şunlar kaydedildi:

  • Halkın sağlığının işinin ve geçiminin güvence altında olduğu yeni bir toplumsal düzen için 1 MAYIS’ta sesimizi yükseltiyoruz.
  • 1 Mayıs 1977’de Taksim’de yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımızı saygıyla anıyoruz.
  • 1 Mayıs günü bulunduğumuz her yerin balkonlarından pencerelerinden 1 Mayıs marşını okuyacak, pankartlarımızı asacak, balonlarımızı uçuracak, yeni bir toplumsal düzen için aynı anda tüm Türkiye’den ses vereceğiz.
  • Yine 1 Mayıs günü sosyal medya üzerinden yayınlanacak “1 Mayıs mitingi”nde buluşacağız.
  • Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı, tüm gücümüzle bulunduğumuz her yerden göstereceğiz.

Bilecik Sendikalar Birliği tarafından yapılan basın açıklamasının devamında ise şu ifadelere yer veridi:

YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZEN ADINA YAŞASIN 1 MAYIS DİYORUZ

“1 Mayıs 2020’de dünyanın dört bir yanı, insanlığın ortak umutlarını ifade eden işçi sınıfının büyük meydanlarda olmasa da evlerinde, işyerlerinde belirli sembolik merkezlerde dünyanın bu düzeninin değişmesi gerektiğine dair iradesine tanıklık edecek.

Evet yeni bir toplumsal düzen şart! Çünkü neo-liberal kapitalizm ülkemizi ve dünyamızı göz göre göre büyük bir felakete sürüklemektedir.

Bu düzen on yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmuyordu. Covid-19 salgını, düzenin nasıl çürüdüğünü ve çöktüğünü en açık hali ile gösterdi.

Bu düzen salgına karşı işçileri, emekçileri, yoksulları ve ezilenlerin sağlığını, işin geçimini koruyamadı. Aksine sermayenin ve patronların çıkarları için akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayıldı.

Dünyanın dört bir yanında ve ülkemizde sermaye/iktidarlar temel hak ve özgürlükleri hedef alarak, halkın düzene karşı tepkilerini ve siyasi muhaliflerini daha fazla baskı altına alarak demokrasiyi yok ederek, otoriter rejimleri sağlamlaştırarak salgını fırsata çeviriyor.

Kapitalizm ülkemizde de en vahşi haliyle hüküm sürüyor.

İşçilerin ölümü pahasına “çarklar dönecek” ısrarı ile virüs işyerlerinden ve toplu taşıma araçlarından evlerimize taşınıyor.

Aklın ve bilimin söyledikleri değil, bir avuç patronun çıkarları için tüm toplum tehlikeye atılıyor. Virüs sadece hafta sonu yayılıyormuş gibi, hafta içi işe gitme mecburiyeti getirenler, özel izinlere hafta sonu da işçileri çalıştırmak için akıl dışı kararlara imza atıyor.

Açılan paketlerde işverenlere her türlü destek ve hatta ücretsiz izin dayatma hakkı bile var; ama işçi yok, emekçi yok, emekli yok küçük esnaf yok, çiftçi yok, kadın yok, çocuk yok. Kısacası emekçiler ve yoksul halk kitlelerinin adı bile yok.

Salgının yarattığı ağır ekonomik sonuçlar karşısında milyonlarca işçi, emekçi, işsiz, emekli, küçük esnaf değil bir avuç şirket korunuyor.

İşverenler ve müteahhitler için milyonluk paketler açıklanırken, AKP’nin yasa değişikliğiyle “Ücretsiz izin” dayatılan işçiler, 1168 TL ile yaşamaya mahkum ediliyor.

Milyonlarca insanın işinden olduğu bir dönemde KDV yüksek faturalar hane bütçelerini sarsmaya, bankalar tüketici kredilerinden ve kredi kartlarından tıkır tıkır faiz almaya devam ediyor.

Zorunlu işlerde çalışan hekimlerin sağlık ve belediye çalışanlarının, PTT ve kargo çalışanlarının sesine taleplerine kulak verilmiyor

Marketlerden inşaatlara fabrikalardan madenlere üretim zorlaması can alıyor. Evde çalışmaya başlayan emekçiler için mesai hiç bitmiyor, 24 saate yayılıyor.

İktidar bu ağır koşullarda yaşamda kalmaya çalışan halkın sağlığını işini ve geçimini güvence altına almazken, bir avuç patronun bir dediğini iki etmiyor. Bu düzenin çarkları “neşesi yerinde bir avuç ayrıcalıklı elit için dönüyor.

Sermayedarların vergileri indiriliyor, kredileri gevşetiliyor, yağma projeleri için ihaleler sürüyor, onların köprülerine yollarına hiç geçmesek de milyon dolarlar akıtılıyor, doğamız su kaynaklarımız, tarım alanlarımız salgın fırsatçılığı ile ranta, talana açılıyor.

Covid-19 salgın hepimize göstermiştir ki bu düzenin sahibi bir avuç ayrıcalıklı kesim ile Türkiye nüfusunun yüzde 99’unun çıkarları aynı değildir.

Biz Bilecik ve çevresinde yaşayan emekçiler olarak Covid-19 salgını süresince ülkemizde halkın sağlığını, işini ve eşini korumak için şu önlemlerin alınması gerektiğini düşünüyoruz:

  • 1-) Temel zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır.
  • 2-) Salgın suresince işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmeli çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir. İşsizlik ücreti ve Kısa Süreli Çalışma Ödeneğinden yararlanamayanlara işsiz kaldığı süre boyunca, İşsizlik Sigortası Fonundan asgari ücret tutarında ödeme yapılmalıdır.
  • 3-) Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları faiz işletilmeden ertelemeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları, salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır.
  • 4-) Sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.
  • 5-) Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı artan şiddetle karşı, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam