• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
BİLECİKSPOR’UN ESKİ KAPTANI “LEFTER VEDAT” O YILLARI ANLATTI

BİLECİKSPOR’UN ESKİ KAPTANI “LEFTER VEDAT” O YILLARI ANLATTI

“ O Maç 4-2 galibiyetimizle bitmişti ve ben o maçı hiç unutamam”

 

Bilecikspor’un eski kaptanlarından “Lefter Vedat” lakaplı Vedat Özbey 1960’lı yıllarda kurulan Bilecik Gençlikspor’u gazetemize anlattı.

 

Daha sonra Bilecikspor ile birleşen Bilecik Gençlikspor’u, Bilecikspor’u, Ertuğrulspor’u, Gençlerbirliği, Bozüyükspor’u değerlendiren kaptan; Bursa’da oynadıkları şampiyonluk maçındaki havayı, atmosferi ve yaşadıklarını duygulanarak anlattı. Merhum Mustafa Kadayıfçı’dan neden çok korktuğunu da o anı adeta yaşarcasına anlatan Özbey Arnavut Kemal ile olan bir hatırasını da bizimle paylaştı.

 

O yıllarda imkanların çok kısıtlı olduğunu vurgulayarak ayakkabı tamircisi Mehmet Eski’nin saha kenarında hazır bekleyerek yırtılan, sökülen ayakkabıları ve futbol topunu dikerek maça devam ettiklerini belirtti. Şimdilerde ise imkanların çok daha geniş olduğunu kaydeden kaptan Özbey Amatör spor kulüplerinin durumlarını, Bilecikspor’un şimdiki durumunu ve ayrıca ASKF Başkanı Nusret Tosun ile Futbol İl Temsilcisi Engin Toku’nun çalışmalarını değerlendirdi. Bilecikspor’un eski kaptanlarından Vedat Özbey kendisine ünlü Fenerbahçeli futbolcu Lefter’in isminin lakap olarak takılmasının da hikayesini anlattı.

 

Bilecikspor’un eski kaptanlarından “Lefter Vedat” lakaplı Vedat Özbey’ın gazetemiz muhabiri Erhan Toka’yla yaptığı bir önceki sayımızda ilk bölümünü yayınladığımız röportajın devamı:

 

Toka: “Unutamadığınız birkaç anınızı anlatır mısınız?”

 

Özbey: “O maç çok zevkli ve çatırtılı bir maçtı”

“Unutamadığımız anlar deplasmana maçlara gider gelirkenki olan arkadaşlıklar. Tabi genellikte galibiyetler de olurdu. Rahmetli Haluk ağabey, Belediye’den emekli Haluk Bolu. O bir şarkı söylerdi, o hava ayrı olurdu. Şimdi de arkadaşlar, gençler o galibiyetlerini deplasmanlardan gelirken şarkıyla, türküyle kutluyorlardır. Benim unutamadığım anlar genellikle onlar olurdu.

“Rahmetli Kemal ağabeyle (Arnavut Kemal) Bozüyük’te Necati isminde bir futbolcu vardı. Münakaşa ederlerken Necati, Kemal ağabeye bir yumruk attı.”

Ayrıca unutamadım maç Bursa’daki Bozüyük Gençlik ile oynadığımız şampiyonluk maçı. O maçta 1-0 mağluptuk biz. Stat tıklım tıklım dolu. Çünkü bizden sonra Adana Demirspor Bursaspor ile oynayacak. Bursa taraftarı Bozüyük’ü alkışlıyordu, Bozüyük hakikaten iyi futbol oynuyordu. 1-0 da galipti Bozüyük. Sonra biz bir gol attık beraberlik sonra bir tane daha attık öne geçtik, galip duruma geçince biz daha iyi futbol oynamaya başladık. Ondan sonra taraftar bizi desteklemeye başladı. Bozüyük Gençlikli futbolcular bir arkadaş vardı Kemal isminde jilet Kemal derlerdi ona. O arkadaşlarına kırın demeye başladı. Sert oynanmaya başladı maç. Rahmetli Kemal ağabeyle (Arnavut Kemal) Bozüyük’te Necati isminde bir futbolcu vardı. Münakaşa ederlerken Necati, Kemal ağabeye bir yumruk attı. Ondan sonra Kadayıfçı da geldi Necati’nin boğazını sıktı. Hakem tabi Necati’yle Kadayıfçı’yı oyundan attı ama Necati Kadayıfçı’yı kovalamaya başladı saha içinde. Nasıl tur atıyorlar sahada. Oyun durdu onları seyrediyoruz biz. En sonunda saha kenarında resmi elbiseli binbaşıydı tahmin ederim orada görevli. Mustafa ağabey binbaşıyı tutup böyle önüne siper etti. Binbaşı da İstasyonluymuş. Ondan sonra ikisini de dışarıya çıkardılar. O maç 4-2 galibiyetimizle bitmişti ve ben o maçı hiç unutamam, çok zevkli ve çatırtılı bir maçtı.

 

“O maç da unutulacak bir maç değildi, penaltıyı attım 1-0 yenmiştik”

Bir de unutamadığım maç; o sene Türkiye Amatör şampiyonu olan İzmit Kağıtspor takımını burada 1-0 yenmiştik. O maçta Avni Kalkavan da vardı. Avni Kalkavan ile ikili mücadelede biraz ona sert girdim herhalde. Orada bir kırmızı kartla atıldım belki de ilk kırmızı kart gördüğüm maç oydu, onu da unutamam.

Bir de Bozüyük Gençlik maçı vardı. O zaman burada sahada tribünler yok, etrafı açık. O maçta penaltı oldu. Rahmetli Mustafa ağabey bana atar mısın dedi atarım dedim. 0-0’dı maç. Ondan sonra geldim, penaltıyı attım. O sırada da birisi yanağımı ısırdı, bir baktım rahmetli Ergun ağabey Hüseyin Güzgün’ün babası. Sahanın içine girmiş geldi benim yanağımdan ısırdı. O maç da unutulacak bir maç değildi. Penaltıyı attım 1-0 yenmiştik.

Bir de Jandarmagücü burada amatör liglere katıldı. O Jardarmagücü maçları da çok farklı olurdu. Saha kenarlarında tribünler yok. Jardarma askerlerini getirirlerdi maça otururlardı saha kenarlarına orada bir olaylı Jardarmagücü maçımız oldu Allah korusun çok büyük olaylar olabilirdi. Öyle çok olaylı maçlar da oldu, zevkli maçlar da oldu.”

 

Toka: Bilecikspor’un bundan sonraki durumunu nasıl görüyorsunuz ?

 

Özbey:  “Bence Belediye desteğini çekti ki Bilecikspor küme düştü”

Bilecikspor’un  genellikle bakıyoruz 3. Lig’de hep Belediye önderliğinde oynuyorlar değil mi? Mesela Cizre Belediyesi, Tarsus Belediyesi. Belediye’nin mutlaka bu işe el atması, desteklemesi lazım. Şimdi Bilecikspor 3. Lig’de kaldığı müddetçe Belediye’den destek aldı. Sonra ne oldu? Belediye bence desteğini çekti ki Bilecikspor küme düştü. Onun için Belediyenin mutlaka Bilecikspor’u desteklemesi lazım. Diğer illerde destek oluyor da Bilecik’te neden destek olmuyor? Bunu soruşturmak lazım. Hangi Belediye Başkanı geldiyse hepsi sahip çıktı Bilecikspor’a.

 

Toka: Amatör Spor Kulüpleri Bilecik Federasyonu Başkanı Nusret Tosun ve Futbol İl Temsilcisi Engin Toku birlikte çalışıyorlar malum. Bir şey başlattılar ilki Osmaneli’de oldu, ikincisi Söğüt’te. Geçtiğimiz ay Bozüyük Yeşilyurtspor kulübü, bu ay da Vezirhan Belediye Başkanı ve Vezirhanspor ağırlayacak kulüp yöneticilerini topluyorlar, sorunlarını tartışıyorlar, kaynaşma tanışma anlamında. Bununla ilgili duyumlarınız oldu mu? Bu oluşumu nasıl görüyorsunuz?”

 

Özbey: “Destekliyorum ve çok güzel tebrik ederim Nusret ve Engin’i. Bence bu kulüplerin birbirlerine iç içe kaynaşması, birbirleriyle beraberliği sağlaması çok iyi çok güzel. Bunun devamı iyi olur ve devam etmesinde fayda görüyorum.”

 

Toka: “Geçtiğimiz günlerde eski Bilecikspor kaptanlarından “Braçet Hüseyin” lakaplı Hüseyin Yenice ağabeyimizle röportaj yaptık. Çok da okundu okuyucularımız tarafından. Dediler “çok güzel röportaj olmuş, Hüseyin Yenice çok güzel şeyler anlatmış. Bazı eksik anlatamadığı, atladığı yerler olabilir. Onun devamını getirin” diye yorumlar geldi, fikir beyan edenler oldu. Dediler “Vedat Özbey, Adnan Gül, Bilecikspor’da emeği geçmiş, kaptanlık yapmış, top oynamış, malzemecilik yapmış ağabeylerimizi konuştur. Tarihe not düşüyorsunuz” dediler. Oradan yola çıkarak sağol  sende bizi kırmadın. Hüseyin ağabeyinin röportajında o da çok önemli konulardan dem vurdu. Mutlaka amatör sporların özellikle Bilecikspor’un alt yapıya önem vermesi gerektiğini, kendi çocuklarını yetiştirmesi gerektiğini, ayrıca kulübün mutlaka kurumsallaşmaya gitmesi gerektiğinden dem vurdu. Bu konu da neler söylemek istersiniz?”

 

Özbey: “Devamlı gelir getirecek bir gelir kaynağı olması lazım”

“O konuda haklı Hüseyin. Tabi altyapı olması şart. Bilecikspor profesyonel futbolcuları hep dışarıdan alması tabi büyük yük getiriyor kulübe. Onun için en az 5-6 futbolcusu kulübün iskeleti yerli olması lazım. Diğer yedekleri yerli de, yabancı da olabilir ama ilk 11’de oynayan ve altı tane Bilecikli yerlisi olursa 5 tane de dışarıdan getirirseniz maliyeti fazla olmaz. Hüseyin bu konuda haklı ben de kendisini destekliyorum. Sonra dediği gibi devamlı gelir getirecek bir gelir kaynağı olması lazım ama bunun için ne olabilir, ne gelebilir bilmiyorum. Bunu hep beraber düşünüp ona göre karar vermek lazım.

Hüseyin Yeniceyle aynı dönemde futbol oynadık, ben onların takım kaptanıydım. Mesela Hayrettin Kaya olsun, gıdık Mehmet olsun, Feridun olsun, Emin olsun, rahmetli Edebali olsun. Bunlar hakikaten dört dörtlük hem futbol olarak iyilerdi hem büyüklerine karşı saygıları, sevgileri. Ben hala onların gösterdikleri yakın ilgiyi, gördüklerinde ağabey deyip hal hatır sormaları benim için çok sevindirici ve arkadaşlarımla gurur duyuyorum.

 

“Spor yapan insanın kötü alışkanlıkları olmaz”

Spor gibi bir şey var mı? Spor yapan insanın kötü alışkanlıkları olmaz. Sporda basketbolu, voleybolu, atletizmi, futbolu hangi dal olursa olsun bu antrenmanı yaptıktan sonra o kötü alışkanlıkları aklına bile getiremez. Gençler sporun hangi dalı olursa olsun mutlaka o dallardan birisine kendilerini adapte edip kendilerini o dallarda yetiştirmesi lazım ki bu kötü alışkanlıklardan arınsınlar. Onun için her konuda altyapı çok önemli. Belediye bazı spor şeyleri kuruyor, yüzme olsun, basketbol olsun yazları gençlerin oralara mutlaka ilgi göstermesi gerekir. Ailelerin de teşvik etmesi lazım ki çocukları kötü alışkanlıklara doğru sarkmasın.”

 

CANER ALKAN

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam