Bilecik’te İşçiler Kendilerini Zincirlediler

Bilecik’te İşçiler Kendilerini Zincirlediler

Bilecik'te Türk-İş'e bağlı Yol-İş Sendikasına üye taşeron işçiler, soğuk havaya rağmen yarı çıplak eylem yaptı. Yol- İş sendikası üyeleri Bilecik’e gelerek yarı çıplak yürüyüş yaparak hükümeti protesto etti.  

Şehitler Parkı önünde toplanan işçiler, soyunarak boyunlarına zincir geçirdiler. İşçiler burada slogan atarak,  “yaptığımızdan utanmıyoruz yaptığımız bir demokratik hak arama eylemidir. Üstümüzü soyanlar, bizim hakkımızı soyanlar utansın, biz asla utanmadık utanacak hiçbir şey de yapmadık” dediler.

Susma, sustukça sıra sana gelecek, kadro hakkımız söke söke alırız gibi sloganlar atarak Şehitler Parkından Cumhuriyet Meydanına kadar yürüyen işçiler taşıdıkları pankartlarla tepkilerini dile getirdiler. Cumhuriyet Meydanında bir süre slogan atan ve alkışlı protesto yapan işçiler, yan yana dizilerek  “Enough give me my stuff (yeter, kadromuzu ver) yazılı mesajı oluşturdu.

Burada basın açıklaması yapan Yol-İş Sendikası Bursa 1 No'lu Şube Başkanı Muharrem Yılmaz  “ Son zamanlarda taşeron yasası olarak bildiğiniz, düzenleme yapacağız, kara yollarda ve diğer kurumlarda çalışan taşeronlara kadro vereceğiz diye umut poh pohlayan AK Partinin Bakanı Çalışma Bakanını, Maliye Bakanını buradan protesto ediyoruz.

“10 yılda 1,5 milyon insanı çıkarttılar”

 Mevcut 10 yılda 1,5 milyon insanı çıkarttıkları taşeron yasası dedikleri köle çalışmasını daha da geriye götürecek düzenlemenin peşinde olan çalışma bakanına buradan seslenmek istiyorum, biz hiçbir düzenlemeyi kabul etmiyoruz, kabul ettiğimiz tek şey taşeron çalışmanın tamamının yasaklanmasıdır. Çünkü yapılacak olan düzenleme bizi orta çağ zihniyetine, köle düzenine, zincirli birer köleye çevirecektir, o yüzden taşeron yasası dedikleri yasanın tümüne başından sonuna kadar karşıyız, bunu böyle bilsinler.

“Yeter artık kadromuzu ver”

Türkiye Cumhuriyetinin bir diğer maliye bakanı bu Türkiye’de 9000 kişinin Türkiye’nin mahkemelerinin verdiği kararları uygulamayan birer kara yollarının, devletin kamu işçisidir diye Yargıtay’ın verdiği kararı uygulamayan Maliye Bakanına seslenmek istiyorum. Yargıtay’ın onayladığı kadrolarımızı ver diye söyledik anlamadınız, anlarsınız diye o Maliye Bakanının gerçek ana dili olan İngilizce ile yazdık. Burada okuduğunuz kelimenin açılımı “yeter kadromuzu ver” anlamında.

Amacımız asla huzuru, çalışma barışını, vatandaşımızın huzur ve sükûnetini bozmak değil ancak bunun yanında da bizi uysal koyun zannetmeyin burada Tayyip Erdoğan’a seslenmek istiyorum. Aylardır paralel devlet diyorsun. Biz paralel devlete de, yuvarlak devlete de, dikdörtgen devlete de karşıyız bunu böyle bil sen paralel devletin başını arıyorsan emrinde ki Bakanlar Kuruluna bakacaksın. Paralel devletin senden sonraki başı Çalışma Bakanıdır, Türkiye’yi getirdiği noktaya bakın. 1,5 milyon köle özelleşen iş yerlerinde toplu sözleşme yapmayan işverenler, organize sanayi bölgelerinde işverenler kendi aralarında kurduğu fonlarla işçiyi sömürmek, sendika hakkı vermemek için fonları kuran işverenler var.

“Bu sömürdüğün, yaktığın insanlar seni sandıkta cayır cayır yakacak”

Bu ülkede 10 yıldır hakkını sömürdüğünüz bu taşeron işçiler, köylüler, emekçilerdir. Bu sömürdüğün, yaktığın insanlar seni sandıkta cayır cayır yakacak. Biz hiçbir demokrasi dışı yönetim biçiminden yana değiliz ancak paralel devletten de yana değiliz. Evrensel insan haklarına saygılı demokratik Türkiye Cumhuriyetinden yanayız.

Biz bugüne kadar demokratik eylemlerden yana ve demokratik tavırlardan yana tüm iyi niyetimizi sergiledik. Dün Yatağan’dan yola çıkan işçileri Ankara’ya sokmaya bilirsin, onlar gelemeyebilir ama Ankara’dakiler sana yeter. Bizi meşru olmayan eylemlere itme biz onun da nasıl yapılacağını senden de, tarikatından, cemaatinden de iyi biliriz. Eğer bu iş düzenini, hukuk’u, çalışma barışını bozacaksan bunu sen bozacaksan biz bozmamak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz ama bizi bozmaya itersen de bunun hesabını en ağır biçimde sana ödeteceğiz, biz Yol-iş sendikası olarak buna and ettik son bir kez daha sesleniyorum 30 Mart’ta seni cayır cayır yakmak sandıkta bizim boynumuzun borcudur”  diyerek katılan Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi yetkililerine ve basın mensuplarına teşekkür etti. Grup daha sonra dağıldı. Erhan TOKA – Caner ALKAN

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam