• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
BİLECİK’TEN ELAZIĞ’A UZANAN HAYAT ELİ

BİLECİK’TEN ELAZIĞ’A UZANAN HAYAT ELİ

Bilecik Umke’de görev yapan Sağlık Bakanlığı personeli Hatice Yücel, 24 Ocak Cuma günü Elazığ’da gerçekleşen 6,8 lik depremde enkaz altında kalan  2,5 yaşındaki Nüsra Yıldız’ın annesi Ayşe Yıldız’a, göstermiş olduğu kahramanlıkla ilk müdahaleyi yaparak, Yıldız’ın hayatta kalması için büyük çaba gösterdi.

Nüsra Yıldız’ın 24 saat, annesi Ayşe Yıldız’ın 28 saat sonunda enkazdan sağ olarak çıkarıldığı 6,8’lik depremde, Ayşe Yıldız’a ulaşan Umke görevlisi Hatice Yücel, anne Yıldız’ı hayatta tutmak için çabaladıkları o anları anlatı.

“Evde kek yapıyordum, haberi alır almaz aileme dahi haber vermeden Elazığ’a hareket ettim.”

Bilecik Umke’de aktif görev yapan Hatice Yücel, deprem haberini aldığında evde kek yaptığını ve haberi alır almaz ailesine dahi haber vermeden Elazığ’a hareket ettiğini söyleyerek; “Sabaha karşı Elazığ’a ulaşmıştık. Enkaz alanına gitmek için hazırlığımızı yaptık ve akşam altı civarında enkaz alanına giriş yaptık.  İlk önce 3 yaşındaki bebeğimizi çıkarttılar ve daha sonra aşağıda annesinin de sağ olduğunu ve içerisinin çok dar olduğunu, anneye müdahale edebilmek için ufak tefek birine ihtiyaç olduğunu söylediler. Ben hemen gönüllü oldum. Aşağıya malzeme indirebilmem için üstümdeki montu çıkartmam gerekiyordu. Daha sonra Jandarma arama kurtarma ekibinden komutan beyle birlikte aşağıya indik. Belirli bir yerden sonra tek başıma ilerlemem gerekiyordu. Komutanın bana yönümü belirtmesi ile sol sağ yaparak 5 metre kadar süründüm. Emekleyemiyordum bile kafamı kaldırabileceğim bir alan söz konusu değildi. Sürünerek Ayşe hanıma ulaştığımda ona kendimi tanıtım ve yardım amaçlı burada olduğumu söyledim. Daha sonra ekip arkadaşlarım tarafından gerekli malzemeler bana ulaştırıldı ve ben Ayşe hanıma müdahale etmeye başladım. Sıvı takviyesi böyle durumlarda çok önemlidir önce onunla başladım. Koluna zor ulaşabiliyordum ve güçlükle damar yolu açtım. Hayatımda açtığım en zor damar yoluydu bu. Damar yolunu açtıktan sonra serumunu taktım, boynunu sabitledim ve yaşamsal bulgularını değerlendirdim. Yukarıdaki arkadaşlarım ile iletişime geçmem gerekiyordu ve bu yüzden bana telsiz yolladılar.  Muğla ekibinden Dr. Dalga Avşar ile iletişime geçtim. Ona hastanın genel durumu ile ilgili bilgi verdim. O da bana serumun acilen yaralıya ulaşması gerektiğini söyledi. Ancak aşağıda benim serumu yaralıya verebileceğim bir alan söz konusu değildi. Çünkü serum setini yukarıya dahi kaldıramıyordum. Serumu sıkarak göndermem gerekiyordu. Daha sonra serumu gerek sıkarak gerek enjektörle bir şekilde Ayşe hanıma ulaştırdım ve ona gerekli müdahaleyi yaptım” ifadelerini kaydetti.

“Yaklaşık 28 saat göçük altındaydı ve çok bitkin görünüyordu.”

Anne Ayşe Yıldız’a ilk ulaştığında çok yorgun olduğunu ve fazla dayanamayacağını ifade eden Yücel; “Onu motive etmem gerekiyordu ve onun yanında olduğumuzu bilmesi gerekiyordu. Ona yukarıdaki ekibin kendisini kurtarmak için beklediğini, benim yanında olduğumu ve onu kurtarmak için elimizden gelenin fazlasını yaptığımızı söyledim. Ben bu konuda üzerime düşeni yaptığımı düşünüyorum ve ona bu şekilde telkin vermemin onu biraz olsun rahatlattığını düşünüyorum. Daha sonra oksijen takmam gerektiğini fark ettim ve yukarıdaki ekipten oksijen tüpü istedim. Ayşe hanım uzun bir süredir aşağıdaydı, yaklaşık 28 saat göçük altındaydı ve çok bitkin görünüyordu. Haliyle susuz ve açtı. Dudaklarını su ile ıslatmak için yukarıdaki ekipten su ve pamuk istedim. Fakat o haliyle çok su içmek istiyordu. Ben de taktığım serumun onu biraz rahatlatacağını söyledim. Umarım artık bundan sonraki hayatında artık yaralarını sarar ve kızıyla birlikte daha güzel bir yaşantıları olur” ifadelerinde bulundu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam