“Bilgiye Olan Bağımlılık Arttı”

“Bilgiye Olan Bağımlılık Arttı”

Konferansa konuşmacı olarak İl Halk Kütüphanesi Müdürü Pınar Dengiz ile Kütüphaneci Hülya Özgün katıldı.

Kütüphane Müdürü Dengiz, aslında herkesin birer bilgi okuryazarı olduğunu belirttiği konuşmasında şunları aktardı:

“Hepimiz bilgiyi kullanıyoruz, bilgi okuryazarlığı, ihtiyaç duyulan bilgiye etkin bir şekilde erişebilme, kullanabilme ve değerlendirebilme becerisidir. İhtiyaç duyulan bilgi dediğimiz şey, günlük hayatımızda işimize yarayan her şey. Çok çalışkan, orta ve zayıf dediğimiz öğrenci grubu bilgi okuryazarlığını aslında hayatına ne kadar alıp alamadığıyla çok bağlantılı. Öğretmenler ‘derslerinize çalışın.’ diyor. Bilgi okuryazarı olan bu bilgiyi alıyor hayatına adapte ediyor. Çok çalışıyor, öğretmeni ona nasıl yol haritası verdiyse ya da büyükleri ona nasıl bir yol haritası verdiyse o yol haritasını kullanıyor ve başarıyı yakalıyor. Kimisi bir kısmını kullanıyor bir kısmını kullanmıyor, bu okuryazarlığı yarısını okuyor yarısını okumuyor gibi. İşte onlar da biraz daha seviye düşüyor ‘Aman boşver.’ diyen hiç çalışmıyor. Bu edindiği bilgileri kullanmıyor. Başarısızlık devamlı bir hale dönüşüyor. Bilgi okuryazarlığı budur. Size olumlu yönde öğretilmiş olan bilgileri almanız, kullanmanız, hayatınıza adapte edebilmenizle bağlantılı bir şey. Bilgi okuryazarlığına öğrenciler, öğretmenler, çalışanlar, aileler yani herkes ihtiyaç duyar. Hepimiz bilgiye hayatımızda ihtiyaç duyarız.

 

‘Bilgiye olan bağımlılık arttı’

 

Bilgi okuryazarlığı önemli bir kavramdır ama neden önemlidir? Bir defa bilgiye olan bağımlılık arttı. Artık bilgisiz bir dünya düşünülebilir mi? Kendimize odamıza kapatıp bilgi istemiyorum deyip yaşamak mümkün değil. Bilgiye bağımlı olduk. Mecburuz biz bu bilgiyi öğrenmeye. Bilgi miktarındaki artışla başa çıkabilmek için önemli bilgi okuryazarlığı. Çünkü bilgi dünyası o kadar müthiş bir hızla büyüyor ki ne ben ne sizler bunu yakalayabilmemiz hatta belki idrak dahi edebilmemiz bazen mümkün değil. Şu anda üretilen bilginin başı sonu var mı? Sosyal medya, gazeteler basılıyor, kitaplar yazılıyor, cdler çoğaltılıyor. Şu anda bile saniyede üretilen bilgiye erişebilmek çok çok zor. Bu kadar bu aşırı hızla başa çıkabilmek zorundayız biz. Bunun için bilgi okuryazarı olmalıyız. Toplumsal ve teknolojik değişikliklere ayak uydurabilmemiz lazım. Toplumsal ve teknolojik değişikliklere ayak uydurabilmemiz için bilgi okuryazarı olabilmemiz lazım.

Bilgi okuryazarlığı öğrenciye ne kazandırır? Bilgi okuryazarlığı öncelikle gereksinim duyduğu bilgi türüne ve kapsamına karar vermenizi kolaylaştırır. Kendi kendinize bilgi okur yazarıysanız öğrenebilirsiniz. Kendi kendine derken tek başına değil. Bilgi kaynaklarını kullanmayı bildiğiniz için kendi çalışma odanızda sizin için gerekli olan kaynakları toparlayabilirsiniz. İnternet üzerinden erişim olacak olan internet sitelerinin isimlerine ulaşabilirsiniz. Bu şekilde kendi kendinize öğrenme işini çeşitli teknolojik araçları gereçleri kullanarak kendi kendinize sağlayabilirsiniz. Gereksinim duyduğunuz bilgiye etkin bir şekilde erişmenizi sağlar sizin. Bilgiyi eleştirel bir şekilde değerlendirebilirsiniz. Buradaki eleştiri olumsuz yönde bakmak anlamı değildir. Eleştirel yönden yaklaşabilmek demek bir konuyla ilgili kritik yapabilmek dediğiniz şeydir. Bir bilgi size geldi. Bu bilgiyi düşünmelisiniz. Doğru mu değil mi? Acaba bunu etkileyen faktörler var mıdır? Bir cinayet haberi duyuyorsunuz. Evet bu bir bilgi. Buna ne dersiniz? Tabi ki olumlu yönde bakılmaz. Ama bazı şeyler oluyor ki cinayetin altında yatan nasıl bir aile trajedisi görüyorsunuz nasıl üzüntüye sebep olmuş sosyal vaka görüyorsunuz. Bunları da görebilirsiniz bilgi okuryazarıysanız. Sadece o onu öldürdü, o ona vurdu olaya sadece üst başlığıyla değil biraz daha alta inerek daha farklı yönlerden de kendinizce değerlendirmeler yaparak bir olaya bakabilirsiniz.

 

Bilginin etik kullanılmasını dikkat edilmeli

 

Bilginin etik ve yasal kullanılmasını bilmelisiniz. Etik ahlak demek, ahlaksal ve yasal. Bilgi aslında bize bir emek sonucunda geliyor. Bilgi değişime hazırlıklıdır. Yıllarca bizim yaşlılarımız yumurta yemedi. Kolesterolün artacağını söylediler. O yüzden yumurta yemediler. Sonra yumurtayla kolesterolün bir bağlantısının olmadığı ortaya çıktı. Bilgi şekil değiştirdi. Tamamen farklı bir şeye dönüştü. Ama biz oturmalıyız, bunun gibi bir sürü olay var. Yanlıştı şimdi doğru oldu ya da doğruydu yanlış oldu denilen. Bunu kendimiz kritik edebilmeliyiz. Yani bu bilgi ne kadar doğru ne kadar yanlış, biz hayatımıza bunu ne kadar alalım veya ne kadar almayalım?

Bir öğrenci bilgiye etkin ve verimli şekilde nasıl erişir? Bir defa bilgi ihtiyacının tanımlanması çok önemli. Bilgiyi tanımlıyoruz. Bir proje konusu belirliyoruz. Bu konuya ulaşabilmek için öncelikle bu konuda neler biliyorum diye bir bakmam lazım. Ondan sonra belli anahtar sözcükler bulacağız bu konuya erişebilmek için. Ana konuya erişim sağlayabiliriz. Bilgiyi bulacağız. Ana konumuzu belirledik, alt kısımlarda belirlendi şimdi o bilgiyi bulmaya çalışacağız. Biz bilgiyi, bilgi kaynakları dediğimiz şeyler her şey onun içinde birincisi en önemlisi kitaplar, dergiler. Dergiler özellikle güncel bilgiler için o kadar önemli ki çünkü haftalık aylık günlük basılıyor. 3 aylık basılıyor, 6 aylık basılıyor. Ama bir kitap basılıyor yıllar yıllar kullanılıyor. Güncellenmesi çok zor ama dergi öyle değil. Dergiler çok çok hızlı güncellenir ve bizim kütüphanemizde de çok güzel kitaplar var dergiler var çocuklar için. Bir diğer bilgi kaynağımız danışma kaynağı. Ama bunlara direk bilgi kaynağı diyemeyiz. Bunlar daha çok bizi bilgiye ulaştıran bir takım anahtar sözcükler içeren, bir takım yollar açan danışma yani başvuru kaynaklarıdır. Bunların başında sözlükler geliyor. Ansiklopediler. Ansiklopedi kullanmayı mutlaka öğrenin. Soyadı adına göre bakılır bir arama yaparken. Ansiklopedi kullanmazsanız bilgi okuryazarı olmanız mümkün değil.

 

‘En önemli bilgi kaynaklarını kütüphanede bulabilirsiniz’

 

Ansiklopedilerden istediğimiz konuya erişebiliriz. Bunun yanı sıra en önemlisi internet. İnternetten artık tabi pek çoğunuz öğreniyorsunuz ama internet güvenli bir bilgi kaynağı değildir. İnternette çok yanlış haberler vardır, bilgiler vardır. Bunları mutlaka süzerek kullanmanız ve kitaplarla desteklendiği takdirde ödevlerinizde dahil olmak üzere kullanabilmeniz lazım. En önemli bilgi kaynaklarını kütüphaneden bulabilirsiniz. Bilgi ararken ilk başvuracağınız yerler kütüphaneler ve kütüphaneciler olmalıdır. Kütüphanecilik mesleği bir bilim dalıdır dolayısıyla kütüphaneciler konularında uzman kişilerdir. Kütüphanelerde bir ana koleksiyon bir de danışma koleksiyonu vardır. Ana koleksiyon kitap ve dergi gibi koleksiyondur bir diğeri danışma koleksiyonu da sözlük, ansiklopedi, almanak, atlas ve istatistiksel kaynaklardır. Kitaplarda Dewey Sınıflama sistemi dediğimiz uluslararası bir sınıflama sistemine göre kitaplar yerleştirilir. Aradığımız kitaplar 000-900 arasında yerleştirilir. Bizim kütüphanemizde 51 bin kitap var. Ben bu 51 bin kitabı eğer belli bir sınıflama sistemi olmasa sıralayamam. Başta kendim bulamam gelen kitabı koyduğum yerden ,okuyucu nasıl bulsun.

Dördüncüsü bilgiyi kullanma aşaması. Faydalı olacağını düşündüğünüz bilgiyi gözden geçirip değerlendirdikten sonra yüzeyi uygun mu, dili anlaşılır mı, içindeki bilgiler güncel mi bilgilerin kaynağı gösterilmiş mi, bu kaynaklar güvenilir mi, bilgileri hazırlayanlar bu konuda uzman mı, verilen bilgiler taraflı mı, ticari bir amacı var mı, kapsamı sorularınızı cevaplamaya yetiyor mu, bilgilerin hedef kitlesi sizi kapsıyor mu gibi bir takım soruları sorduktan sonra sizin için uygun olan bilgiyi alıp kullanırsınız.

Beşincisi de bilginin iletilmesi aşaması. Çeşitli kaynaklardan elde edilen bilginin bir araya getirilerek bütünleştirilmesi, yeniden düzenlenerek sunulması aşamasıdır. Araştırma yaparken de kullanılan kaynakları belirtmemiz gerekir. Çünkü eğer belirtmezseniz bilgi hırsızlığı denilen bir şeye girer ki bu da hiçbirimizin istemediği bir şeydir. Kaynak belirtirken yazarın soyadını adını sonra 2 nokta koyuyorsunuz yayının adını, yayın yerini, yayıncısını ve yayın tarihini mutlaka yazmalısınız.

Altıncısı da bilginin değerlendirilmesi elde ettiğiniz bilgiyi okuyun eğer değerlendirecek kişi siz olsaydınız öğretmeninizin yerine bu ödevle ilgili eleştiriniz ne olurdu? Konunuzla ilgili cevaplandırılmamış yani eksik bıraktığınız bir takım unsurlar var mı? Bunları anlamaya çalışırsınız varsa eksikliklerinizi de giderirsiniz.”

Bilgi Okuryazarlığı ile ilgili sunumunun ardından çocukların sorularını yanıtlayan İl Halk Kütüphanesi Müdürü Dengiz ve Kütüphaneci Özgün kütüphane hakkında da bilgiler verdi. ZEYNEP KILBAHRİ

 

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam