BİZİM SOYUMUZ, KÖKÜMÜZ BİRDİR, İKİ DEVLET BİR MİLLETİZ

BİZİM SOYUMUZ, KÖKÜMÜZ BİRDİR, İKİ DEVLET BİR MİLLETİZ

Hasanov Bilecik’ i neden tercih ettiğini, hayalinde ki Bilecik ile karşılaştığı Bilecik’in ayrıca yabancı ülkelerdeki öğrencilerin Bilecik’i neden tercih etmeleri gerektiğini, ilerideki hedeflerini gazetemiz muhabiri Erhan Toka’ya anlattı. Bakü’den iki hafta önce ilimize gelerek yüksek öğrenim hayatına başlayan Seymur Hasanov’un açıklamaları:  

Erhan Toka: “Seymur Hasanov kimdir? Biraz kendinden bahseder misin?”

“Dayımın tavsiyesi ile Bilecik’e geldim”

Seymur Hasanov: “1996 yılında Rusya Federasyonunun Surgut şehrinde doğdum. Anaokulunu Rusya’ da okuduktan sonra Azerbaycan’a taşındık. 6 yaşında iken babamı kanserden kaybettim. Azerbaycan’da mimarlık üniversitesini kazandım ve bir yıl orada okudum. Sonra dayımın tavsiyesi ile Yabancı Öğrenciler Sınavı (YOS) ‘na girdim. Sınavda 6 tam puan kazandım. Normal puan 5’tir, ben normalden biraz daha fazla puan aldım. Yine dayımın tavsiyesi ile Bilecik’e geldim. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesini kazandım. Daha sonra Ankara Gazi Üniversitesi’nde yabancı öğrenciler için sınav vardı. O sınava da girdim ve kazandım. Bayramdan sonra inşallah öğrenci sıfatı ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversite’ne başlayacağım.”

Toka: “Neden Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi?”

“Bilecik’in küçük ve sakin bir yer olduğunu, halkının cana yakın olduğunu öğrendim. “

Hasanov: “Ben Türkiye’yi çok bilmiyordum. Hep İstanbul’ da okumak istiyordum. Dayım bana Bilecik hakkında bilgiler verdi ve Bilecik’ i tavsiye etti. Bilecik’in küçük ve sakin bir yer olduğunu, halkının cana yakın olduğunu öğrendim. İlk geldiğim gün Cengiz (Özer)ve Vedat ( Özbey) ağabeylerim ile tanıştım. Bana çok yardımcı oldular. Onları büyüğüm olarak görüyorum. Bana çok yardım ediyorlar. Allah hepsinden razı olsun. Geldiğimde düşünmüyordum buraya kısa sürede alışabileceğimi. Dayımın tavsiyesi Azerilerle gezmemem daha çok yerel halkla birlikte olmamdı. Türkçemi geliştirmek için bu çok önemli. Eğer Azerilerle takılmaya devam etseydim Türkçemi bu kadar geliştirebileceğimi sanmıyorum. İlk geldiğim gün Türkçe hiçbir şey konuşamıyordum. Vedat ağabey ve Cengiz Ağabey sayesinde Türkçemi geliştirdim.”

Toka: “Daha önce Türkiye’ye hiç geldin mi?”

Hasanov:  “2012 yılında futbol oynuyordum. O sene iki haftalığına Antalya’ya geldim. Ondan önce Türkiye’ye gelmedim. Diğer Avrupa ülkelerine gitme imkanı buldum. Almanya, Ukrayna gibi ülkelere gittim.”

Toka: “Türkiye hakkında daha önceden bir bilgin var mıydı?”

“1918 yılında Türkiye üzerinde dört bayrak açıldı, ama hiçbiri burada kalamadı”

Hasanov: “Tarih derslerimizden Türkiye ve Bilecik hakkında biraz bilgi sahibiyim. Bilecik’in Osmanlı İmparatorluğunun kurulduğu topraklar olduğunu biliyorum. Kurtuluş savaşını biliyorum. Atatürk’ün Samsun’a çıkışını, insanları arkasına alıp yürümesini biliyorum. 1918 yılında Türkiye üzerinde dört bayrak açıldı. Fransa, İngiltere, İtalya, Yunanistan. Ama hiçbiri burada kalamadı. Sadece on iki ada ve Kıbrıs’ın bir kısmı Yunanistan’a gitti.”

Toka: “Peki Bilecik’i şehir olarak nasıl buldun?”

“Bilecik’in okumak için ideal bir şehir olduğunu biliyordum”

Hasanov: “Benim dört üniversite tercih yapma şansım vardı. Uşak, Balıkesir, Konya Aksaray Üniversitesi ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi. Bu dört üniversiteden birini seçmem gerekiyordu. Dayım sayesinde Bilecik hakkında biraz bilgi sahibi oldum. Bilecik’in okumak için ideal bir şehir olduğunu biliyordum.  Üniversite çok kısa süre önce açılmasına rağmen çok büyük projelerin altından başarıyla kalktılar. İnternetten üniversiteyi araştırıyordum ve ilk günden beri düşüncelerim hep olumluydu. Türkçemi geliştirmek için de Bilecik’in iyi bir tercih olabileceğini düşündüm.  O yüzden ben de zorlanmadan Bilecik’i seçtim diyebilirim. Allaha bin şükür Cengiz ağabey, Vedat ağabey gibi kendime yol gösterecek büyükler buldum.”

Toka: “Hangi bölümü okuyorsun?”

Hasanov: “İktisadi ve İdari Bölümler Fakültesi İktisat bölümü 2. öğretim öğrencisiyim.”

Toka: “Hayal ettiğin üniversite ile karşılaştığın üniversite uyuşuyor mu?”

“Bilecik gibi yüz ölçümü ve nüfus olarak küçük bir il de böyle büyük bir üniversite beni çok şaşırttı”

Hasanov:  “Üniversitede binaların ve kampüs alanının daha küçük olduğunu düşünüyordum. Üniversiteye gittiğim ilk gün çok şaşırdım. Son derece modern ve büyük bir kampüs ile karşı karşıyaydım. Bilecik gibi yüz ölçümü ve nüfus olarak küçük bir il de böyle büyük bir üniversite beni çok şaşırttı.  Neredeyse nüfusun yarısı kadar öğrenci sayısı var. Üniversite’de tatil olduğunda şehir çok sakinleşiyor. Benim buraya gelişim iki hafta oldu ve güzel dostluklar edindim. Bunun tesadüf olmadığına inanıyorum.”

Toka: “Üniversite’de yabancı ülkelerden öğrenci çok var mı?”

Hasanov: “Benim gibi Azerbaycanlı dört beş kişi var. Ukrayna’dan ve Polonya’dan öğrenciler olduğunu da biliyorum. Bazılarıyla tanışıyorum.”

Toka: “Azerbaycan’ın hangi kentinde yaşıyorsun?”

“Bakü’de yaşıyorum, orası da çok kalabalık bir yer”

Hasanov: “Bakü’de yaşıyorum, orası da çok kalabalık bir yer. İstanbul gibi düşünebiliriz ama tabi ki İstanbul çok daha büyük bir şehir. Benim bir hayalim var.Boğaziçi Üniversitesi mezunu olmak. Azerbaycan Üniversitesini kazandıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi  hep hayal olarak kaldı. Hayalimin bir kısmını Türkiye’ye gelerek gerçekleştirebildim. İnşallah yeterli notları alabilirsem oraya geçiş yapmak istiyorum. Rektör yardımcımız ile konuştum notlarım yüksek olursa eğer elinden gelen yardımı yapacağını söyledi. İnşallah Boğaziçi Üniversitesi mezunu olarak hayalimi gerçekleştirebilirim.”

Toka: “Boğaziçi üniversiteni bitirirsen eğer sonra ki hedefin nedir?”

Hasanov: “Sonra ki hedefim burada düzgün bir iş bulmak. Yabancı bir ülke de kendi paramı kazanarak kendimi ispat etmek istiyorum. Daha sonra ailemi yanıma getirmek istiyorum.

Toka: “Azerbaycan’daki ve diğer Türki Cumhuriyetlerdeki gençlere Türkiye’de okumaları için ne gibi tavsiyelerde bulunursun?”

“Nerelisin diye sorulduğunda Türküm cevabını veriyorum”

Hasanov: “Benim en önemli tavsiyem yurtdışında okuyan arkadaşlarımın kendi memleketlerini unutmamasıdır. Öyle birileri var ki bütün güzelliklere aldanarak kendi memleketlerini unutuyorlar. Diğer bir tavsiyem ise buraya geldiklerinde dersleriyle ilgilensinler. Kendilerine yol gösterebilecek büyükler kazansınlar, çevrelerinde ki insanları iyi seçsinler. Ben bu yüzden şanslıyım geldiğimden beri büyüklerim sayesinde hiçbir zorlukla karşılaşmadım. Dillerini geliştirmek istiyorlar ise Türkçe konuşmaya çabalasınlar. Ben nerelisin diye sorulduğunda Türküm cevabını veriyorum. Bizim soyumuz, kökümüz zaten birdir. İki devlet bir milletiz”

Toka: “Türkiye’de hangi takımı tutuyorsun?”

Hasanov: “Galatasaray. Bileğimi kesseniz kanım sarı kırmızı akar”

Toka: “Bilecikspor’umuz da var. Şehrimizin takımı”

Hasanov: “Biliyorum. Cengiz ağabey anlattı inşallah beni antrenmanlara götürecek”

Toka: “Seymur isminin anlamı nedir?”

Hasanov: “Aydın ve sakin anlamında.”

Toka:”Bilecik öğrenci şehri mi?”

“Bilecik, yabancı öğrenciler için eğitimini en iyi şekilde sürdürebilecekleri Türkiye’deki en iyi şehirlerden biridir.”

Hasanov: “ Bilecik kesinlikle bir öğrenci şehri. Öğrencinin ihtiyaç duyabileceği bütün imkanlara sahip. Eskişehir’e de gittim. Orası çok kalabalık. Bilecik okumak için daha güzel bir şehir. Sadece havalar biraz soğuk oluyor o da problem değil. Benim düşüncem Bilecik, yabancı bir öğrencinin Türkçeyi öğrenebileceği ve eğitimini en iyi şekilde sürdürebileceği Türkiye’deki en iyi şehirlerden biri. Bilecik halkı bir yabancı gördüğü zaman ona yardım etmek için uğraşıyor. İlk geldiğimde bir trafik polisine yolu sormuştum. Yabancı olduğumu anlayınca beni kendi arabasıyla kaldığım yurduma götürdü. Taksici Veli(Köprülü) amca var. Bir keresinde cebimde param yoktu rica ettim hiç düşünmeden kabul etti ve beni gideceğim yere götürdü. Kendimi çok şanslı hissediyorum böyle bir şehirde okuduğum için ve böyle güzel dostlar, bana yol gösteren ağabeylerim olduğu için. İnşallah bana güvenen ve inananları yanıltmam” diyerek kendisine sahip çıkan başta okulda ki öğretim görevlilerine, arkadaşlarına ve Bilecik halkına şükranlarını sunduğunu belirtti.  Caner ALKAN

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

2 yorum

  1. gardaş – seymur gardaş ne güzel de söylemişsin bizim soyumuz kökümüz birdir diye.tam da bu günlerde bu tür söylemlere çok ihtiyacımız var.

  2. Bır can Turkıye Azerbaycan – eyvallah kardes ne demek bız her kesı severız amma turklerı baba bır kardesız onlar bızım ıcın cok deyerlı bıze co yardım etmısler zamanında o yuzden bız hep sızın yanınızdayızz hurmetler saygılar

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam