BOSTON SALDIRISI

BOSTON SALDIRISI

 

3 kişinin ölümü, 176 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan patlamanın 11 Eylül korkusunu canlandırmasından endişe ediliyor. Asılsız ihbarlar, yalanlanan haberler bu psikolojiyi gösteriyor.

              Araştırmalar düdüklü tencereden yapılan bir düzeneğin patlatıldığı ortaya çıkardı.6 litrelik tencere, içine yerleştirilen çivi ve metal parçaları ile ölümcül bir bomba haline getirilmişti.

              Dünyanın önde gelen yayın kuruluşları vasıtasıyla bir anda dikkatler Boston’a çevrildi. Sosyal medya aracılığıyla hızlanan bilgi akışı bir süre sonra bilgi kirliliği ile birlikte karalama kampanyasına dönüştü. 11 Eylül travmasının psikolojik zemini ile İslamofobik çevreler bunu çok iyi değerlendirdi. Suudi asıllı bir kişinin şüpheli olarak gözaltına alındığı yalan haberden tutunda, failleri iki çeçen kardeşin operasyonlarla ölü ele geçirilmesine kadar.

              Hepsi potansiyel terör suçlusu hep İslam dünyası ve Müslümanlar hedef olarak seçilmiş durumda. Oysa Çeçen kardeşlerin annesi haberlerde FBI’ın beş seneden beri evlatlarını takip ettiğini evlatlarıyla ilgili kendisini dinlediklerini ifade etti. Evlatlarının masumiyetini savundu.

              Osmanlıdan sonra İslam dünyası onur kırıklığı yaşamaktadır. İlk vize uygulaması yapan Osmanlı dünyada tek lider güç olmanın yanında adalet ve ezilen dünyanın yanında ve destekçisiydi.

              Ancak günümüzde İslam dünyası; bölünmüş küçük pastalara ayrılmış ve başlarındaki güdülen yöneticileriyle Arap dünyası içler acısı. Diğer taraftan yaklaşık bir milyar nüfusu ile 

Afrika yer altı zenginlikleri ile beş milyar nüfusu bakacak kapasitesi varken şu anda en büyük yokluk ve yoksulluk Afrika’da yaşanmaktadır.

              ABD, yıllık petrolünün yaklaşık %16’sını Nijar’dan karşılamaktadır. Fakat ne acıdır ki Nijerya’da şu an elektrik yok! Tanzanya’nın bir kısmı yine elektrikten mahrum. Afrika kıtası genelde bu yokluk ve yoksulluğa mahkûm edilmiş.

              Elektriğin olmadığı bir dünya çağından kopmuş, teknik ve teknolojiden habersiz, kendini geliştirme ve yetiştirmeden uzak, gelişen dünyadan ötelenmiş, itilmiş, ezilmiş ve sefaletin temsilciliği yapma durumunda kalmıştır.

              Şişman mı şişman ABD’li ile sıska mı sıska AFRİKALI karşılaşmışlar. Şişman olan zayıf çelimsiz Afrikalıya seslenmiş: bu ne hal seni gören Dünyada açlık var zannedecek. Sıska çelimsiz cevap vermiş: evet senide gören bu açlığa sen sebep oldun düşünecek. Ne dersiniz hakikat payı var mı?

              Aslında teknik ve teknoloji anlamda gelişmiş Dünya çağı yakalamasına fırsat verilmeyen İslam dünyasını hep geride bırakmış değişik Ali Çengiz oyunlarıyla sefil ve sefaletle birlikte terörün adresi konumuna kasıtlı ve bilinçli olarak getirilmiştir.

              Sevgili Peygamberimiz(a.v.s) efendimiz müminin ferasatı vardın ısırıldığı bir delikten bir da sokulmaz. Buyurarak inananları uyanık temkinli ve tedbirli olmaya çağırmaktadır.

              Bunu nasıl başaracak? kanaatimce: Muhammed ümmeti onurlu izzetli yaşaması kendi öz değerleriyle buluşmasının yanında, çağını iyi okuyup çağın gereği tekniği kültürü eğitimin geçerli diliyle iyi kullanıp Hak kelamını çağın idrakine okutmaktan geçer.

              Bütün bu yollar nazariyenin yanında ameli dediğimiz aksiyon kısmıyla mümkündür.

Aydın OSMANOĞLU

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam