• DOLAR
    4,5061
    % 0,20
  • EURO
    5,2994
    % 0,00
  • ALTIN
    186,8763
    % -0,20
  • BIST
    102.410,30
    % 0,53
BŞEÜ’den Hidrojen Enerjisi Alanında Önemli Çalışma

BŞEÜ’den Hidrojen Enerjisi Alanında Önemli Çalışma

Yrd. Doç. Dr. Cihan Kuru’nun çalışması TÜBİTAK desteği almaya hak kazandı.

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, günümüz dünyasının en önemli sorunlarından biri olan enerji üretimi konusunda son derece önemli bir çalışmaya imza atıyor. Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cihan Kuru, “geleceğin yakıtı” olarak da nitelenen hidrojenin üretimi alanındaki çalışmasıyla TÜBİTAK’tan toplam 321.900TL’lik destek almaya hak kazandı. 3 yıl sürecek olan projede Yrd. Doç. Dr. Miraç Alaf ve Yrd. Doç. Dr. Yunus Emre Şimşek araştırmacı olarak görev alacak.

“Fotoelektrokimyasal Hidrojen Üretimi İçin Geçiş Metalleri Alaşımlarının Sülfürizasyonu ve Selenizasyonu ile Yeni Katalizör Malzemelerin Geliştirilmesi” adlı bilimsel çalışma hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Cihan Kuru, amaçlarının hidrojen üretiminin verimini artırmak ve maliyetini düşürmek olduğunu söyledi. Çalışmanın uzun vadede son derece olumlu sonuçlar doğuracağına inandığını kaydeden Kuru, bu çalışmayla hidrojen enerjisi alanında önemli bir akademik eksikliği de dolduracaklarını ifade etti. Artan nüfus ve gelişen teknolojiyle birlikte dünyanın enerji ihtiyacının her geçen gün arttığını, ülkemizin de enerji alanında dışa bağımlı olduğunu belirten Kuru çalışması hakkında şu bilgileri verdi:

“Kömür, doğalgaz ve petrol fiyatları önümüzdeki yıllarda artacak”

Artan dünya popülasyonu ile birlikte dünyanın enerji ihtiyacı da artmaktadır. Dünyada, yılda yaklaşık 17,5TW’lık bir enerji tüketilmektedir ve bu miktarın 2050 yılına kadar %56 artması beklenmektedir. Günümüzde dünya enerji ihtiyacının yaklaşık %80’ i kömür, doğal gaz ve petrol gibi fosil yakıtlarla karşılanmaktadır. Ancak, fosil yakıt rezervleri hızlı bir şekilde tükenmektedir ve bu yüzden de fiyatların önümüzdeki yıllarda artması beklenmektedir. Ayrıca, fosil yakıtlar yenilenebilir enerji kaynakları olmadığı gibi atmosfere önemli ölçüde karbondioksit salımı yaparak sera etkisine, yani bilinen adıyla küresel ısınmaya neden olmaktadır. Atmosferdeki karbondioksit seviyesi, endüstri devriminden bu yana yılda yaklaşık 2ppm artış göstererek 280ppm’den 400ppm’e çıkmış ve buna bağlı olarak da yeryüzünün ortalama sıcaklığı 2°C’lik bir artış göstermiştir. Yeryüzündeki bu sıcaklık artışının yıkıcı sonuçlara neden olmasını engellemek için atmosferdeki karbon dioksit seviyesinin bir an önce düşürülmesi gerekmektedir.

“Fosil yakıtlara en önemli alternatif hidrojen”

Dünyanın yenilenebilir ve çevre dostu enerji kaynaklarına ihtiyaç duyduğunu belirten Kuzu, açıklamasına şöyle devam etti; “Fosil yakıtlara alternatif olabilecek en önemli enerji kaynaklarının başında, yüksek enerji yoğunluğuyla hidrojen molekülü geliyor. Hidrojen, yakıt hücrelerinde oksijenle tepkimesi sonucunda elektrik enerjisine çevrilebilir ve tepkimenin ürünü olarak ortaya sadece su çıktığı için çevre kirliliğine neden olmaz. Ancak, hidrojenin yenilenebilir ve temiz bir yakıt olabilmesi için suyun ayrıştırılması ile elde edilmesi gerekmektedir. Suyun ayrışımı uygun yarıiletkenler yardımıyla güneş enerjisi ile gerçekleştirilebilir. Suyun verimli bir şekilde ayrışımı için hidrojen ve oksijen oluşum reaksiyonlarını katalize eden malzemeler kullanılmaktadır. Örneğin, hidrojen oluşum reaksiyonu için bilinen en iyi katalizör platindir. Ancak, kısıtlı rezervlerinden ve maliyetinden dolayı, platinin geniş ölçekli uygulamalarda kullanımı mümkün görünmemektedir. Bu çalışmada, yeryüzünde bolca bulunan elementlerden oluşan, düşük maliyetli ve platin kadar iyi hidrojen oluşum reaksiyonu katalizörlerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Buna ek olarak, geliştirilecek olan katalizörler silisyum yarı-iletkenler üzerine entegre edilerek suyun güneş enerjisi ile verimli bir şekilde ayrıştırılması hedeflenmektedir. Böylece, hidrojen üretim maliyeti düşürülerek hidrojen teknolojilerinin kullanımı yaygınlaştırılabilir.”

Çalışmalarına Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi laboratuvarlarında devam ettiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Cihan Kuru, sağladığı imkanlardan dolayı Merkez Müdürü Doç. Dr. Cihan Darcan’a teşekkür ettiğini sözlerine ekledi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam