BUGÜN’ÜN GENCİ YARIN’IN YAŞLISI’DIR

BUGÜN’ÜN GENCİ YARIN’IN YAŞLISI’DIR

 

İnsan, fıtratı gereği doğar, gelişir ve ölüm denilen gerçekle yüz yüze gelir. Doğumla ölüm arasındaki dönemlerin her birinin farklı anlam ve önemi vardır. Bu dönemlerden biriside hiç şüphesiz yaşlılık dönemidir. Bazı insanlar yaşlılığı hor görmekte, kabullenememektedir. Halbuki hayatın bir gerçeğidir ve insanın olgun çağıdır yaşlılık.

Şüphesiz uzun yaşamak Yüce Mevlamız’ın kullarına bir ihsan ve ikramıdır. Esas olan bu nimeti iyi değerlendirmek ve hesabını verebileceğimiz bir ömür sahibi olmaktır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (S.A.V): “Allah her hastalık için bir deva vermiştir. Ancak bir dert müstesna. O da ihtiyarlıktır” buyurmuşlardır.

Yaşlılarımız dün ile bugün arasında birer köprüdür. Esasen yaş tecrübe demektir. Bugünün genci yarının yaşlısıdır. Yaşlı olmak hürmet vesilesidir. Bu sebeple örf ve ananelerimizde yaşlılara saygı önemli sayılmıştır. Hayatlarının son demlerini yaşayan ister anne babamız olsun, ister bir başkası olsun; onların hayatlarını huzur ve sükünet içerisinde geçirmelerini sağlamak için elimizden gelen gayreti göstermek dini, vicdani ve ahlaki sorumluluğumuzdur. Bu aynı zamanda bir vefanın da gereğidir.

Nitekim Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) yaşlıya saygının Yüce Allah’a saygıdan kaynaklanması gerektiğini şöyle ifade buyurmuşlardır. “Saçı sakalı ağarmış yaşlı Müslüman’a saygı gösterip ikram etmek, Allah’a saygıdandır” Bu gün hürmet ve ilgiye muhtaç yaşlılara bunu esirgeyenlerin yarın yaşlandıklarında bu ilgi ve alakayı beklemeye hakları olmayacaktır. Bu sebeple yaşlılarımıza saygı sözde değil, özde olmalı, uygulamada kendini göstermelidir. Belirli gün veya haftalara bu ilgiyi sıkıştırmak günü kurtarmaktan başka bir şey olmasa gerektir.

Basit ancak can-ı gönülden bir selam ve hatır sorma bile yaşlılarımızın gönlünü fethetmek için yeterlidir. Onlarla zamanımızın bir kısmını geçirmeyi adet haline getirmeli, ruhen ve bedenen varlığımızı onlara hissettirmeliyiz. Bu günün gençleri yarının ihtiyarları olacakların bilinciyle gençliğin, güç ve kuvvetin devamlı olmayacağını hep hatırlamalıdırlar. Dualarına ve tecrübelerine her zaman muhtaç olduğumuz yaşlılarımızı hiçbir zaman unutmamalıdırlar.

Efendimiz (S.A.V): “Merhamet edenlere Allah da merhamet eder. Allahın yarattıklarına merhamet ediniz ki, Allah da size merhamet etsin” buyurarak bizi özellikle yaşlılarımıza karşı merhametli olmaya davet etmektedir.

Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.)’in Buhari’de yer alan şu hadisi şerifi’ni siz değerli okurlarımla paylaşarak bu haftaki yazımı ikmal etmiş olayım:

Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini biliniz

1) Hastalık gelmeden önce sıhhatin

2) Yaşlılık gelmeden önce gençliğin
3) Fakirlik gelmeden önce zenginliğin
4) Meşgûliyyet gelmeden önce boş vaktin
5) Ölüm gelmeden önce dünya hayatının

Bu haftaki yazımızı şu dizelerle tamamlayalım:

Pişmanlık duyarsın her geçen güne
Dönmek istesende dönülmez dün'e
Hesaplamak zordur acımaz sene
Yaşlılık kapıyı çaldığı zaman

Yaşlılarına sahip çıkan ve onlara hürmeti, ilgiyi ve desteği esirgemeyen bir toplum temennisiyle Cum’anız mubarek olsun.

Nihat Kaya

İl Müftü Yardımcısı 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam