Çocuklar Yeterli Sevgi Göremiyorlar

Çocuklar Yeterli Sevgi Göremiyorlar

 

Toplantı sırasında konuşan Vali Halil İbrahim Akpınar’ın eşi Dr. Nihal Akpınar Türkiye genelinde 1483 çocuğun yetiştirme yurtlarında yetişiyor olması ile ilgili, “Düşündüğümüz zaman Türkiye genelinde bu kadar nüfusumuz varken 1483 çocuğun bir aile bakımı olmadan, bir aile sevgisi olmadan büyümesinin toplum olarak hepimizin ayıbı olduğunu düşünüyorum.”dedi.

                Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının başlatmış olduğu ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Bilecik’te de Vali Akpınar’ın eşi Dr. Nihal Akpınar Dr. Akpınar’ın himayesinde yürütülen “Gönül Elçileri Projesi” kapsamında Bilecik Valiliği’ne bağlı birim müdürlerine ve personellerine tanıtım yapıldı.

                İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü Gönül Günaydın Çabukoğlu, “Gönül Elçileri Projesi” hakkında katılımcılara bilgi verdi. Sunumu sırasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hazırlanan tanıtım filmleri de gösterildi. Çabukoğlu, projenin iki yıllık bir zaman dilimini kapsadığını belirterek bakanlık tarafından öncelikli alt çalışma alanlarının belirlendiğini kaydetti. Bu alanların Koruyucu Aile, Kaliteli Yaşlanma ve Kuşaklar Arası Uyum, Engelli ve Hizmetlere Erişim, Aile ve Yoksulluk, Kadın ve Güçlenme başlıklarından oluştuğunu aktardı. Çabukoğlu proje paydaşlarının, Bilecik Belediyesi, Bilecik Adliyesi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Baro Başkanlığı, İlçe Kaymakamlıkları, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Özel İdaresi, siyasi partilerin özellikle kadın ve gençlik kolları, İl Müftülüğü, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, İl Dernekler Müdürlüğü, İl Mali İdareler Müdürlüğü, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Bilecik Kent Konseyi, Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası, Bilecik Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler olmak üzere çok geniş bir alanı kapsadığını söyledi.

                Çabukoğlu’nun sunumunun ardından Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Muhammet Akgül, Gönül Elçileri ve Koruyucu Aile hakkında bilgi verdi. Akgül, Gönül Elçisinin, özgür ifadeyle, dayanışma ruhu içinde, herhangi maddi karşılık beklemeksizin sahip olduğu deneyim, beceri ve kaynakları toplumun dezavantajlı gruplarının yaşam kalitelerini yükseltmek için kullanarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın göstermiş olduğu toplumsal faaliyetlere katkı sağlayan kişi olduğunu söyledi ve 7’den 77’ye herkesin Gönül Elçisi olabileceğini sözlerine ekledi. Projenin duyurulması noktasında çeşitli çalışmalar gerçekleştireceklerini belirten Akgül, kayıt masaları oluşturarak buralardan Gönül Elçisi olmak isteyen kişilerin kaydını yapacaklarını belirtti.

                Koruyucu Aile çalışmasından söz eden Akgül, 6 ay boyunca bu proje üzerine çalışacaklarını kaydetti. Hoşgörülü, sabırlı, esneklik gösterebilen güvenli ve şefkatli bir ortam sağlayabilen sevgisiyle bir çocuğun hayatında fark yaratmak isteyen ve mevzuatta belirtilen şartları taşıyan kurumla işbirliği içinde çocuk yararına hizmet vermeye kendini hazır hisseden herkesin Koruyucu Aile olabileceğini belirten Akgül,  talep edilmesi halinde Koruyucu Aile yanına yerleştirilen çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilmelerine ilişkin harcamalarına karşılık olmak üzere il müdürlüklerince aylık ödeme yapıldığını söyledi.  Ödemelerin kırtasiye, giyim, harçlık, mesleki eğitim kursları gibi faaliyetler için  yapıldığını sözlerine ekledi. Çocuğun sağlık giderlerinin genel sağlık sigortası kapsamında kurum tarafından karşılandığını belirtti. 

Toplantı da son olarak konuşan Dr. Akpınar, Bilecik’te çocuk yuvalarında kalan çok fazla çocuk olmadığını belirterek toplam 79 çocuk bulunduğunu söyledi. Düşünüldüğünde bu rakamın il geneli için çok fazla bir rakam olmadığını belirten Dr. Akpınar, bu çocuklar için destek beklediklerini ifade etti. Dr. Akpınar konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu çocuklarımızı nasıl yerleştirebiliriz, nasıl yardımcı olabiliriz? Zaten 18 yaşına kadar çocuklarımız yerleştiriliyor. Ama bizim lise çağında da çocuklarımız var. Onları da düştüğümüz zaman sayı daha da düşüyor. Tüm Türkiye’ye bakıldığı zaman bu sayı 1483. Aslında çok büyük bir rakam değil. Düşündüğümüz zaman Türkiye genelinde bu kadar nüfusumuz varken 1483 çocuğun bir aile bakımı olmadan, bir aile sevgisi olmadan büyümesinin toplum olarak hepimizin ayıbı olduğunu düşünüyorum. Bunlara bir farkındalık oluşturmak lazım. Etrafımızdakilere duyurmak lazım. Etraftaki illerden çocuklarda olabilir. Mutlaka bakmak isteyen, ilgilenmek isteyen aileler oluşacaktır. Önemli olan bunları duyurmak, bunların kabul edilmesini sağlamak.

 

‘Projenin toplumun bakış açısını değiştirmek açısından faydalı olacağına inanıyorum’

 

Toplumumuzun bakış açısı da artık eskisi gibi değil. Gerçi eskiden atalarımız devrinde korunmaya muhtaç çocuklar çok daha güzel şekilde bakılıyordu, ilgileniliyordu. Belki hiç bu şekilde çocuk yuvaları yoktu. Geçmişe baktığımız zaman genelde bir şekilde akrabalar yanında bakılıyordu. Kalabalık aileler vardı, akraba çocukları, herkes birbirini koruyup kolluyordu, yetimler korunup kollanıyordu. Ama maalesef çekirdek aileye geçmekle birlikte, toplumsal değişimin başlamasıyla birlikte iyice küçük gruplar haline dönüldü. Kişiler çocuklara fazla zaman ayıramamaya başladı, belki onu bir yük olarak görmeye başladı. Dolayısıyla da yetimhanelere olan ihtiyaçlar arttı. Ama ben yine de bu projeyle birlikte kişilerde biraz daha toplumsal duyarlılığın gelişeceğine inanıyorum. En azından toplumun bakış açısını da değiştirmek açısından faydalı olacağına inanıyorum. Bunları kişilere, etrafımızdakilere duyurup eğer almak istiyorsa, küçük çocuk olabilir küçük çocukla ilgilenmek istemeyenler varsa bizim çocuklarımızda olduğu gibi büyük çocuklar da olabilir, onları yanlarına alabilirler, ilgilenebilirler, destek olabilirler.

 

‘Yuvalarda yetişen çocuklarımız yeterli sevgiyi göremiyor’

 

Devletimiz her türlü imkanı sağlıyor. Gerçekten çok güzel maddi destekleri var. Bir çocuk için harcanan para herhalde bin TL civarında. Yuvalarda çocuklara bin TL belki de daha fazla para harcanıyor. Ama çocuk yuvalarında yetişen çocuklar yeterli sevgiyi, ilgiyi, desteği yine de göremiyor. Gerçi sağ olsunlar arkadaşlarımız çok güzel ilgileniyorlar, bakıyorlar ama sürekli bir anneye veya bir babaya ihtiyaç duyuyorlar. Onun yokluğu hiçbir şekilde giderilemiyor, hele bebekler için. Mesela mutlak başında bakıcısı var ama bebek birine bağlanmak istiyor. Bir anne-baba olarak, rol model olarak birini almak istiyor. 10 kişinin, 20 kişinin baba ya da anne dediği bir kişiye değil de  kendisine sahip olacak kendisini benimseyecek bir kişiyi arıyor. Ama bunu veremiyoruz. Devlet olarak her türlü maddi imkanı sunsak bile, arkadaşlarımız her türlü sevgisini gösterse bile yine de o kişiler bunun eksikliğini görüyor.

 

‘Her çocuğun mutlaka dayanacak bir desteğe ihtiyacı var’

 

Her çocuğun aslında mutlaka dayanacak bir desteğe ihtiyacı var. Bunu sağlamamız lazım. Bizlerde belli bir yaşa geliyoruz yine de bir anne-baba ihtiyacını duyuyoruz ki bir de o küçük çocukları düşünün. Zaten bu amaçla çıkarılmış bir proje. Sizleride gönül elçisi olmaya davet ediyoruz. Eğer sizlerde etrafınızdakilere duyurmak adına yardımcı olursanız olabilir. Belki tüm çocuklarımızı yerleştirmemiz zor olabilir ama büyük bir bölümünü bile yerleştirsek bizler için, onlar için büyük bir kazanım olacaktır. Toplumumuz için hepimiz için büyük bir kazanım olacaktır.” ZEYNEP KILBAHRİ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam