DEVLET HASTANESİ’NDE BİR İLK

DEVLET HASTANESİ’NDE BİR İLK

Başarılı geçen ameliyatın 78 yaşında kısmi felçli bir hastaya uygulandığı belirtildi. Hastayı ameliyat olmaya nasıl ikna ettiğini, ameliyatın kaç saat sürdüğünü, nasıl geçtiğini, hastanın yoğun bakım sonrası ilk tepkisinin ne olduğunu, ameliyat sonrası hastanın durumu hakkındaki görüşlerini, hastanın kaç günde taburcu edildiğini, bu tip vakalarda hastaların ne yapmaları gerektiğini, bu tür hastaların nasıl davranmaları, nelere dikkat etmeleri gerektiğini,  ameliyat olma kararlarını neye göre vermeleri gerektiğini, Bilecik Devlet Hastanesinde ne gibi Kalp –Damar Ameliyatı gerçekleştirdiklerini, hangi ameliyatları neden yapamadıklarını, bazı televizyon kanallarında çıkan bazı Alternatif ilaçlar hakkındaki düşüncelerini, Alternatif Tıp olarak adlandırılan bazı bitkilerin vücutta nelere zarar verdiğini,  ve Kalp-Damar Hastalıklarıyla ilgili daha bir çok merak edilen konuları gazetemize anlatan Kalp-Damar Cerrahı Uz. Dr.Orhan Rodoplu’nun gazetemize yaptığı açıklama:

 “Yaptığımız ameliyatın ismi karotis endarterektomi”.

“Yaptığımız şey şahdamarındaki yüzde 99 tıkanıklığa yol açan kolostrol yüklü plağı çıkartmak. Bu plağın içinde aynı zamanda hem kendi içinden hem de sonradan üstüne binmiş olan pütürlü yüzeyi nedeniyle kanın tortulaşması nedeniyle üstünde birikmiş olan pıhtıları da aynı zamanda çekip çıkartmış oluyoruz. Bu pıhtılar içinde işte yüzde 99 damar tıkanıklığına yol açmış olan kolostrol yüklü plağın kendisinin veya bu pıhtıların kaçması durumunda felce yol açıyor. Yani gidip beyini besleyen damarların herhangi birisi bu konuşmayı sağlayan damar olabilir ilgili beynin bölgesini besleyen damardan bahsediyoruz. Konuşma merkezini etkileyen orayı besleyen damarın tıkanmasın da yol açabilir. Kolumuzu bacağımızı oynatmamızı sağlayan bölgeye hareket sistemi sağlayan beyindeki bölgeyi besleyen damarı da tıkıyor olabilir. Bunun neticesinde de bir felç tablosu oluşuyor.

 

“Bizim hastamızda da sol tarafındaki şah damarında yüzde 99 bir tıkanıklık vardı.”

 Beyini besleyen şahdamarında ve bu daha önce hastada yaklaşık bir yıl önce sağ kolunun ve bacağının felç olmasına yani sol tarafından kopan şahdamarın içinden kopan yüksek ihtimal bir pıhtı taneciğinden bahsediyoruz. Bu bir kolostrol parçası da olabilir. Kopup beyninin sağ bacağı ve kolunu oynatan bölümünü besleyen damarı tıkamıştı. Bunun sonucunda hastamızın sağ kolu ve bacağı yarı felç durumundaydı. Biz işte bu ana felç yaratan damardaki tıkanıklığı ve felç yaratma ihtimali yüksek olan bu tıkanıklığı, hastanın bu durumdayken tekrardan felç geçirme ihtimali çok yüksek bu sefer yine kolunu bacağını etkileyebilir, tamamen konuşmasını bozabilir, bilinç durumunu etkileyebilir, tamamen bilincinin kapanmasına yol açabilir. Yani bu oradan kopan parçanın gidip tıkadığı beyin damarıyla alakalı bir durum tamamen nereyi tıkıyorsa onunla ilgili bir sonuç yaratıyor. Tabi ki bunun adı her anlamda bir felç oluyor. Kısmi felç olabilir, tam bir felç olabilir, tamamen bilincin kapanmasına yol açan bir durum olabilir. Yani çok dramatik tablolara yol açabilen ciddi bir hastalıktan bahsediyoruz. Özellikle yüzde 70’in üzerindeki darlıklarda kesinlikle cerrahi operasyon yapılması gerekiyor. Hastayı özellikle de felç geçirmişse mutlaka operasyon yapmak gerekiyor ama bundan sonraki felçlerinde önüne geçebilmek için özellikle gerekiyor. Cerrahi operasyondan daha iyisi yoktur. Yüzde 50-60’lık tıkanıklıklarda stend koyulabiliyor ama biz orada bile yine hastanın durumunu değerlendirip 70’leri beklenmeden cerrahi operasyona alma durumumuz olabiliyor.

 

“Biz ne yaptık?

 Damarın içinde tıkanıklığa yol açan pıhtıları ve damar tıkanıklığına yol açan o kolostrol yüklü plağı çıkarttık öncelikle ameliyat böyle başlıyor. Yani öncelikle temizleyerek başlıyor. Ameliyat esnasında oradan beyne giden dolaşımı durduruyoruz. Beynin sol tarafından şahdamarın ilgili beslediği dolaşımı durduruyoruz. Dolaşımı durdurmadan çünkü ameliyat esnasında yapabileceğimiz en ufak bir müdahalede bir parçanın kaçıp felç yaratma durumu var. Ameliyat bu yüzden riskli bir ameliyat yani beyne giden dolaşımın çok iyi durdurulması ve kontrol edilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra içinde bir zerre kadar tekrardan beyin felcine yol açabilecek bir tortu kalmadan tamamen içinin öncelikle temizlenmesi gerekiyor. Dediğim gibi ameliyat böyle başlıyor. Ondan sonra damarın bacaktan aldığımız başka bir damarla by pass ediyoruz. İşte ameliyatın en kritik noktası bu çünkü o şahdamarın tekrardan yapma, yenileme, bir normalleştirme operasyonu oluyor. Önce temizliği yaptıktan sonra biz oraya yeni bir damarla şahdamarı tekrardan onarmış oluyoruz. Dediğim gibi ameliyat riskli bir ameliyat ama bu tarz hastalarda ameliyat haricinde daha iyi bir seçenek yok. Cerrahi haricinde daha iyi bir seçenek yok çünkü cerrahide örneğin oraya stend koymaya çalışsak, balon yapmaya çalışsak şahdamarına cerahiden daha riskli bir işlem olabilir. İkincisi görmediğimiz için açmadığımız için damarın için işte bu tam temizleme olayında sıkıntı var. İşlem esnasında sted koyma yani şahdamarına stend koyma işlemi esnasında orada felç yaratma riskimiz çok daha yükseliyor. Ama cerrahi operasyonda biz beyne giden dolaşımı durdurup ve damarın içini açıp görerek temizleyerek işlemimize devam ettiğimiz için en nihayetinde temizlenmiş bir damar yaparak yeni bir damarla değiştirerek bir“şahdamar by pass’ı yapmış oluyoruz”.

O yüzden cerrahinin üstünlüğü tartışılmaz hastamız da nihayetinde tabi ki de riskleri var. Her işlemin olduğu gibi mutlaka hastanın başına her şey gelebilir. Felç geçirme, bilincinin tamamen kapanması, kalp krizi geçirme, beyin dolaşımının daha çok bozulması gibi riskler var. Ama dediğim gibi hastanın zaten benim bu durumdaki hastalarla da kendi hastalıklarıyla veya cerrahi müdahalelerden önceki görüşmelerinde söylediğim şu: “Sizin şu durumda dışarıda geziyor olmanız

“acaba bende olur mu, olmaz mı?”

Düşüncesiyle geziyorsun. Bir kere zaten olmuş bir daha olma riski yüksek yani sen yüzde 50 riskle zaten dolaşıyorsun. Bu riskle sürekli dolaşıyorsun. Risk almaya değer mi? bizim ameliyatımızın aşağı yukarı yüzde 5-10 gibi riski var. Bu çok kabul edilebilir risk olarak söylüyorum neden? Çünkü yüzde 90 gibi de bu işin iyi bir yanı var. İyi bir sonuçla buradan çıkma ihtimalin var. Yüzde 10 riski kabul edebilirsek senle ben ve biz bu cerrahi operasyonu sana gerçekleştirebilirsek. Bir de yüzde 90 iyi bir sonuç elde etme olasılığımız var. Bu hastamızda da öyle oldu çok şükür yüzde 90 tarafı yine bizim yüzümüze güldü. Bardağın dolu tarafı yine işledi. İyi bir sonuçla hastamızı yürüyerek felç durumu da çok dramatik bir şekilde bu hastalarda günler içerisinde bazen de haftalar içerisinde mesela bu hastamızda kısmı felç olduğu için yani kolunda tamamen bir kuvvet kaybı yoktu. Belli bir kuvvet kaybı vardı. Yani kolunu hiç oynatamaz halde değildi. Elini hiç oynatamaz halde değildi. Yarı yarıya kullanabilir durumdaydı. Bacağını da aynı şekilde yürüme fonksiyonları tabi etkilenmişti ama birazcık da konuşma bozukluğu vardı ama gördük ki her geçen saat bunlarda bir iyileşme oldu. Her saat bir muayene ile nörolojik muayene ile nöroloji uzmanı ile değerlendirmelerini yaptık gerçekleştirdik. Hastamız ömrü hayatında böyle bir sonuçla karşılaşmayacak

Gördük ki her saatte hastada belirgin bir iyiye doğru gidiş var. Biz o ciddi problemi çözüp beyine yeni bir damarla kan akımını sağladığımız için… Beyin de kanlanma görülmüş oldu. Orada aslında beyin hücreleri az bir akım alıyordu, ölmemişti. Beyindeki hücreler uyku haline geçmişlerdi. Fonksiyonları kısıtlanmıştı ve azalmıştı. Kendi kendilerini fonksiyonları yarı yarıya yapar hale getirmişlerdi. Bu da kolundaki, bacağındaki güçsüzlüğe yol açıyordu. Biz yeni bir kanlanma götürerek hemen hemen yüzde 100 e yakın belki yüzde 90 düzeylerinde diyebiliriz. Daha iyi bir kanlanma götürerek o beyin hücrelerinin yavaş yavaş uyanmasına yol açtık ve fonksiyonlarını biraz daha artırmalarına yol açtık. Tahmin ediyorum ki gelecek zamanda örneğin bir hafta sonra kontrole geldiğinde birinci ay kontrolünde hastamızı tamamen felç tablosundan kurtulmuş ve tamamen iyileşmiş olarak göreceğiz. Çok güzel dramatik sonuçları olan bir ameliyat iyi bir şekilde yapılırsa özenli ve dikkatli bir şekilde yapılırsa tabi cerrahinin temel prensiplerinden biri bu yapacağımız ameliyatı özenli ve dikkatli bir şekilde yapmak. İyi bir sonucun püf anahtarlarından biridir. Tahmin ediyorum iyi bir sonuç alacak ve Karşılaştığı bu kolunda, bacağında felç tablosu konuşma bozukluğu da zaman içerisinde düzelip tamamen normal yaşantısına devam edebilir hale gelecek diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Kalp-Damar Cerrahı Uz. Dr.Orhan Rodoplu’nun açıklamalarının devamını gazetemizden ve internet sitemizden takip edebilirsiniz.

ERHAN TOKA

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam