DP GENEL BAŞKANI UYSAL, BİLECİK’TE

DP GENEL BAŞKANI UYSAL, BİLECİK’TE

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, bazı temaslarda bulunmak üzere Bilecik’e geldi.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI UYSAL, BİLECİK’TEYDİ (5)

Uysal, İlk olarak Bilecik Valiliğini ziyaret etti. Burada Vali Süleyman Elban, Uysal’a üzerinde Osmanlı Devleti’nin armasının bulunduğu tabak hediye etti.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI UYSAL, BİLECİK’TEYDİ (1)

Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ve Ziraat Odası’nı ziyaret eden Uysal, son olarak DP İl Başkanlığı binasına gerçekleştirdiği ziyarette gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DP Genel Başkanı Uysal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin çok uzun süredir kronikleşmiş can alıcı, can yakıcı meselelerini her gittiğimiz vilayetimizde siyaseti bir ortak payda da sadece siyasi partilerin değil ama sivil toplum örgütleriyle beraber onların sesinin temsil ettiği kitlelerin beklentilerini karşılamak adına sorumluluk duygusu içerisinde bu zamana kadar ya gelmiş bir büyük geleneğin mümessilleri olarak bugün de aynı anlayış içerisindeyiz.

Hem ziraat odasında, hem ticaret odasında bugün gördüğümüz, dinlediğimiz hem ticaret erbabımızın, hem tüccarlarımızın, sanayicilerimizin özellikle 15 yıldır uygulanan politikalarla beraber en fazla zararı görmüş adeta deyim yerindeyse bir tavsiye sürecine tabi tutulmuş çiftçilerimizin, hayvancılıkla uğraşan insanlarımızın meselelerini birinci elde dinleme fırsatı bulduk.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI UYSAL, BİLECİK’TEYDİ (3)

“PKK’nın bölgede bir uluslar arası güçlerin özel güvenlik şirketi haline geldi”

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafi  bölgesinde her dakika çatışmanın ortasında, her şeye rağmen kendi kaderinin kendisi tayin edebilen bir ülke kendi milli güvenliğinden başararak  kendi aklıyla şekillendirdiği siyaseti sürdürme mecburiyeti vardır.  Birkaç gün evvel Kuzey Irak yönetiminin açıkladığı gibi 25 Eylül’de bağımsızlık için referandum taleplerini ortaya koydular. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden bugün ancak Başbakan düzeyinde sonsuzca bir davranış diye tabir edilecek bir açıklamanın gelebildiğini gördük. Bölgede Suriye politikasıyla beraber orta ve uzun vadede Türkiye’nin milli güvenliğini derinden etkileyecek yapılanmaların, Türkiye’nin yanlış siyaseti, AKP hükümetinin yanlış çizdiği siyasetle beraber neredeyse PKK’nın bölgede bir uluslar arası güçlerin özel güvenlik şirketi haline geldiği görülmektedir.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI UYSAL, BİLECİK’TEYDİ (2)

 “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün kendisine yeni bir boyut ve derinlik katma mecburiyetiyle karşı karşıya”

Bütün bu birleşenleri, birleşen faktörleri değerlendirdiğimizde özellikle son birkaç gündür Katar meselesi üzerinden uzun yıllardır bu bölgeyi sınırların değiştiği, devletlerin ve devletçiklerin ortaya çıktığı bir süreçle beraber birileri yüksek perdeden bir şekil verme gayreti içerisinde olduklarını görüyoruz. Bu arada Türkiye bir imparatorluğun devamı olarak bugün Bilecik’imizdeyiz. Bu imparatorluğun, medeniyet anlayışının dünyaya milyonlarca kilometre kareye Tuna boylarına varıncaya kadar, İzan’a varıncaya kadar, Kafkaslara varıncaya kadar, Ortadoğu’ya, Hicaz’a varıncaya kadar sarmış bir büyük geleneğin devamı olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bugün kendisine yeni bir boyut ve derinlik katma mecburiyetiyle karşı karşıya.  Bu noktada mesuliyetli birinci derecede siyasetin meselesidir.

“Açık hükmü milletimizin beraatlaşmış fikri hayır olmasına rağmen 1946 seçimlerinden sonra ikinci büyük şaibeli seçimi”

Son olarak gerçekleştirilen referandumla beraber Türkiye’nin ihtiyacından daha ziyade bir kişinin şahsi beklentilerini karşılamak adına kurumsal bir devleti bir şahıs devletine dönüştürmek adına milletimizin önüne bir Anayasa değişikliği teklifiyle iktidar Milliyetçi Hareket Partisinin desteğiyle beraber geldi. Açık hükmü milletimizin beraatlaşmış fikri hayır olmasına rağmen 1946 seçimlerinden sonra ikinci büyük şaibeli, mühürsüz seçimler olarak tarihin yarınlarda kaydedeceği bir seçim neticesini de üzülerek görüyoruz. Bugün referandumdan istediğimi elde ettim kaygısıyla kendi kongresini toplayarak Türkiye’yi bir parti devletine dönüştürme yolunda, Hukukun askıya alındığı, demokratik süreçlerin askeri düzeye bile işlemediği bir sürecin içerisine Türkiye’yi mahkûm ettiklerini hepimiz üzülerek izliyoruz. Bu manada Türkiye’nin çıkışı akıl istikametinde belirlenecek politikalarla başta 15 Temmuz darbe teşebbüsünü yapanlar, FETÖ Terör Örgütü başta olmak üzere bir milli mutabakat meselesi haline getirerek bu mücadeleyi siyasi partiler arasında bir rekabet unsuru olmaktan acilen ve süratle çıkarma mecburiyeti ortadadır. Özellikle Batı Avrupa’da ve birleşik devletlerde Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle ayinleşmiş AKP Cumhurbaşkanı şahsında Türkiye Cumhuriyetinin, devletimizin ve milletimizin hak etmediği ithamlarla son süreç içerisinde çok daha fazlasıyla karşı karşıya kaldık. Bu manada Türkiye’nin tezlerini ortaya koyabilmesi adına ifade ettiğim gibi sivil, siyasi bütün iktisadi unsurlarıyla beraber bu mücadele içerisinde bir ortak paydada buluşma mecburiyetinin olduğunu dışımızdan, içimizden gelişen hadiselerin Türkiye’yi yönetenlerin icbar ettiğini de bir kez daha sizlerin huzurunda paylaşmak istiyorum.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI UYSAL, BİLECİK’TEYDİ (4)

“Türkiye’nin kutuplaşan kimlikler üzerine siyasete mahkûm olduğu bir dönemde yeniden Demokrat Parti”

Bütün bu bakış açımızı değerlendirdiğimiz noktada Türkiye’nin kutuplaşan kimlikler üzerine siyasete mahkûm olduğu bir dönemde yeniden Demokrat Parti olarak en geniş ortak paydada buluşabilmek adına bir iradenin sahibi olarak, millet önünde milletin gerçek gündemini, milletin asli meselelerini, milletin can alıcı meselelerinin sahibi olarak hem yerel de, hem genel de inanan bütün dava arkadaşlarımızla beraber bir büyük mücadelenin içerisindeyiz. Son 10 yılını siyasetin içerisinde bir operasyonlar dönemi diyebileceğimiz meşru çizgilerin dışında iktidarı kendisine paydaş yaptığı deyim yerindeyse kendisine bir dönem kollu kuvvetleriyle, hâkimi, savcısı yurt içi ve yurt dışı örgütlenmeleriyle beraber FETÖ Terör Örgütünü mafya hizmeti sunduğu bu operasyonlar içerisindeki payını da hepimiz biliyoruz.  2007 yılında Anavatan Partisi ve Doğru Yol partisinin nasıl akamete uğratıldığı bu davanın asli sahiplerinin zaten hafızasındadır. Oradan bugüne geldiğimizde yeniden bu büyük Türkiye idealini yaşacak bu ülkede herkesin hukukundan emin olduğu bir Türkiye’yi ortaya çıkartacak, yeniden herkesin nimetleriyle beraber külfetlerin ortak bir paydada paylaştığı Türkiye portresini ortaya çıkarabilmek adına hiçbir kompleks ve ön yargı duymadan temsil ettiğimize mesuliyetin, taşıdığımız görevin icabı olarak her noktada farklı teşebbüsler içerisinde olduğumuzu hem değerli dava arkadaşlarımla hem de Bilecik’imizle paylaşma isteği içerisindeyim.”

Uysal, partisinin iftar programına katıldıktan sonra Bilecik’ten ayrıldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam