• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Dr. Burhan İşliyen’den ‘Din İstismarı’ Konferansı

Dr. Burhan İşliyen’den ‘Din İstismarı’ Konferansı

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) ve Bilecik İl Müftülüğü işbirliği ile üniversite öğrencilerine yönelik “Din İstismarı” konulu konferans düzenlendi. Konuşmacı olarak Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşliyen’in katıldığı konferansı, Rektör Prof. Dr. İbrahim Taş, Vali Yardımcısı Akın Yılmaz ve İl Müftüsü Necati Akkuş da dinledi.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Taş, din istismarının her dinde olduğunu söyledi ve din istismarının, istismar edenler kadar edilenlerin de sorumluluğunda olduğunun altını çizdi. “Din konusunda bilinçlenme arttıkça yapılan istismarların oranı da düşecektir.” diyen rektör Taş, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yapılan en büyük din istismarını 15 Temmuz’da yaşadığımızı ifade etti. 15 Temmuz hain darbe girişiminde FETÖ’nün insanların dini inancını kullanarak büyük bir istismar yaptığını ve bunu bir adım daha öteye taşıyarak silahlandığını, devleti, milleti esir almaya çalıştığını ifade etti. Bu ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için bilinçli nesiller yetiştirmek gerektiğini vurgulayan Rektör Taş, “İlim öğrenmek Müslüman her kadın ve erkeğin boyunun borcudur” hadis-i şerifiyle ile sözlerine son verdi.

Konferansın konuşmacısı Dr. Burhan İşliyen, dünyada istismar edilen alanlara bakıldığında din konusunun en başlarda geldiğine işaret etti. Hedefi doğru belirlemenin önemine değinen İşliyen, ne yapmak istediğini, nereye gitmek istediğini bilen bir kişinin din istismarcılarının eline düşmeyeceğini söyledi. “Din istismarına uğrayan bir insanı tedavi etmediğimiz sürece, yani bilgilendirmediğimiz, bilinçlendirmediğimiz veya yetiştiremediğimiz sürece istismarcıların eline düşmesine engel olamayız” diyen İşliyen, Dinde istismarı önlemenin üç yolu olduğunu söyledi. Dr. İşliyen konuşmasına şöyle devam etti:

DR. İŞLİYEN: “YER YÜZÜNDE DİN ADINA İNANDIRILAN İNSANLARDAN DAHA TEHLİKELİSİ YOKTUR.”

“Dinde istismarı önlemenin ilk yolu bilgilenme ve bilinçlenmedir. Dindar olan olmayan, inancını yaşayan yaşamayan herkes dinini bilmek zorundadır. En fazla istismar edilen alan olan din istismarı konusunda bilgili ve bilinçli olmak çok önemlidir. İmanın temelini oluşturan değerleri bilmeyen bir toplum, istismara açık bir toplumdur ve her türlü terör örgütü bu topluma din istismarı yapabilir. Dinde istismarı önlemenin ikinci yolu, eleştiri kültürünü geliştirmektir. Eleştiri kültürünün İslam’ın olmazsa olmazlarından olduğunu unutmayın. Dinde istismarı önlemenin üçüncü yolu ise aklı kullanmaktır, Yunus Suresi’nin 100. ayetinde “Allah aklını kullanmayanları pis içinde bırakır.” demektedir. Bilinçsiz bir şekilde bir başkasının dediğine inanmak, onun arkasından gitmek doğru değildir. Her şeyi sorgulama bilgisine sahip olmayabilirsiniz, ancak asgari din bilgisine sahip olan biri, neyi sorgulayıp neyi kabul etmek gerektiğini kolaylıkla anlayabilir. Yer yüzünde din adına inandırılan insanlardan daha tehlikelisi yoktur. Okumuş, bilen, iyi niyet ve ehliyet sahibi insanlara ekmekten daha çok ihtiyacımız var. En büyük din istismarı olarak kabul edebileceğimiz 15 Temmuz olayı en büyük din istismarıdır. Bu olayın meydana getirdiği tahribatları, çatlakları tamir etmek belki yıllarımızı alacak, belki de bir kısmını tamir dahi edemeyeceğiz.”

BŞEÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği konferansın sonunda Rektör Prof. Dr. İbrahim Taş tarafından konuşmacı Dr. Burhan İşliyen’e üniversite anı tabağı ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam