GEÇMİŞLE GELECEĞİN BULUŞTUĞU KÖPRÜ: BİLECİK

GEÇMİŞLE GELECEĞİN BULUŞTUĞU KÖPRÜ: BİLECİK

 

Kent Konseyi’ne yoğun katılım

 

İlk toplantılarda çoğunluk sağlanamadığı için genellikle ikinci birleşimlerde toplanabilen Kent Konseyi’ne katılımın yoğun olduğu gözlendi. Yoğunluğun Vali Halil İbrahim Akpınar’ın eşi Dr. Nihal Akpınar’ın toplantıya katılması sebebiyle olduğu tahmin ediliyor.

                Toplantının açılış konuşmasını Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı yaptı. Başkan Yağcı, “Bilecik eşittir Osmanlı” diyerek Osmanlı denildiğinde akıllara Bilecik’i getirmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Başkan Yağcı şöyle konuştu:

“Toplum her geçen gün değişim ve gelişim sürecini yaşıyor. Ülkemiz ve şehrimiz de son derece dinamik. Türkiye’nin gelişim sürecine baktığımızda dünün gündemiyle bugünün gündemi son derece farklı olduğunu görüyoruz. İlimizin gelişim sürecine baktığımızda dünün gündemiyle bugünün gündeminin çok farklı olduğunu hep birlikte görüyoruz. İnşallah değişim ve gelişim hep olumlu şekilde devam eder insanımız gerek ilimiz bünyesi içerisinde gerekse ülkemiz sınırları içerisinde hak etmiş olduğu hizmeti en üst seviyede almaya devam eder alır daha da bunu artırır ümidindeyiz bunun için çaba ve gayret içerisindeyiz.

Biz Türkiye içerisindeki pastadan tabir ettiğimiz şehir olarak daha fazla pay alabilmemiz için kendimize özgü özelliklerin ve güzelliklere vurgu yapmamız lazım. ‘Marka Değerleri ile Bilecik’ konulu bir panel yaptık. Bu ikincisi inşallah yılsonuna doğru üçüncüsünü de yapacağız. Bunu sadece Bilecik’in ayvası, sadece narı meşhur olsun diye yapmıyoruz. Elimizdekileri bilelim, mutlaka olmayanımız da çok eksiğimiz de var. Ama elimizdeki var olanları en iyi şekilde nasıl değerlendiririz, bu medeniyet yarışında bu şehirleşme yarışında bir adım değerlerimizle eş değerlere nasıl koşarız, hatta imkan dahilinde olursa bir adım nasıl ileri geçip de Bilecik’in adını Bilecik’te yaşayanların memnuniyetini daha üst seviyeye çıkarabiliriz bunun gayreti içerisindeyiz. Ayvamız, narımız, bozamız, çömleğimiz, şerbetçiotumuz tanıtılacak, sanayi ürünlerimiz, mermerimiz, seramiğimiz tanıtılacak, kültürümüz tanıtılacak. Bilecik sanayileşme anlamında marka değerleri oluşturmalı kültür, sosyal, turizm alanında marka değerler oluşturmalı, tarım alanında marka değerler oluşturmalı gibi sonuçlar ortaya çıkıyor. Bunların hepsi olduğunda birlikte Bilecik olacağız. Hepsi olduğunda Türkiye’de daha fazla yer tutacağız. Biz Bilecik’i hep birlikte bir bütün olarak ileriye götürme çabası içinde uğraşıyoruz.

 

‘Bilecik’teki altyapı Türkiye’nin en sağlıklı altyapılarından’

 

‘Aklın başına yeni mi geldi?’ diyebilirsiniz. Evet denilebilir, doğru. Eğer biz Bilecik Belediye Başkanlığı olarak hemşehrilerimizin kapısının önü çamurken, hemşehrilerimiz sağlıklı su içemezken, istedikleri hizmeti istediği oranda alamazken bu tür olaylara marka değeri noktasında asgari standartları oluşturmamışken, marka değerler oluşturma noktasında bir yolculuğa çıksaydık o zaman abesle iştigal olurdu. Ama ben Bilecik Belediye Başkanı olarak şunu temin edebilirim, şu anda Bilecik’teki altyapı Türkiye’nin en sağlıklı alt yapılarından birisi şartları içerisinde. Eksiklerimiz var, coğrafyamızdan kaynaklanan sıkıntılarımız var ama iyi noktadayız. Son yaptığımız imar düzenlemesiyle Bilecik Türkiye’nin en sağlıklı imar planlarından birisini oluşturma noktasında ciddi bir adım attı. Daha önce yaptığımız çevre düzen planlarıyla şehrin genelinde ciddi bir anlayışı, ciddi bir perspektifi ortaya koydu. Sanayimiz belirgin bir oranda, sanayiye aç bir şehir değiliz. Yollarımız, ulaşım akslarımız da gelişti. O zaman biz bu elde ettiğimiz verileri dış dünyayla paylaşmamız ve buraya da dış dünyadan artık belirgin bir kütleyi ve kesiti de davet etmemiz gerekir.

 

‘Bilecik eşittir Osmanlı’

 

Bilecik’in önümüzdeki yıllarda özelikle kültür, turizm ve tanıtım anlamında çok önemli çalışmaları yapmamız lazım ve tabi ki bizim en büyük marka değerimiz Bilecik eşittir Osmanlı. Bundan kimse de gocunmasın. Burası Osmanlı Devleti gibi Devlet-i Aliye’nin doğduğu topraklar ve biz Bilecik Belediyesi olarak bundan sonra Bilecik dendiğinde akla ilk Osmanlı’nın geleceği Osmanlı denildiğinde de başarabilirsek akla ilk Bilecik’in geleceği çalışmaları başlattık ve bundan sonra çok hızlı şekilde bunlara devam edeceğiz.

 

‘Bilecik geçmişle geleceğin buluştuğu köprü’

 

Bunları yaparken kentsel dönüşümle şehrimizin yaşayan mekanlarını da tarihsel, kültürel dokumuza uygun yenileme çabası ve gayreti içerisindeyiz. Biz Bilecik Belediyesi olarak her zaman şu sloganı söylüyoruz. Bilecik geçmişle geleceğin buluştuğu köprüdür. Bir tarafımızdan geçmişe bağlanıyoruz bir tarafımızdan da geleceğe emin adımlarla yürüme çabası içindeyiz. Onun için biz yapacağımız mimari çalışmalarda şehri de bu anlamda ikiye böldük. Şehrin bir bölümünü mimari anlamda geleneksel kültürün olduğu alanlar bir bölümünü de modern kültürün hakim olacağı alanlar olarak değerlendirdik. Şehrimizdeki mimari çizgileri bundan sonra bir taraftan kültürümüzü ve geçmişimizi temsil eden mimari anlayışları çizgileri ortaya koyarken diğer taraftanda günümüz insanının modern ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılayabilecek donanımları ve yapılaşmayı yapmaya çalışacağız. Ama biz istiyoruz ki Bilecik’te her şey konuşulsun her şey usulü dairesinde, güzel üslupla, güzel sözlerle konuşulsun. Mutlaka fikir farklılıklarımız olacak. Fikirlere saygımız sonsuz. Bunlar değişik zeminlerde oluşturulacak ama bu fikirler içerisinde ortada bir kolektif akıl, bir karar çıktığında demokrasinin vazgeçilmez şartları. O kararın arkasında çok farklı fikirde olan kardeşimizde şehrin geleceği, nesillerimizin geleceği açısından o kararın gerçekleşmesi noktasında destek vermesi ve o karara saygı göstermesi hepimizin arzusu.”

                Toplantıda İl Çevre ve Şehircilik Müdürü Oktay Özker, Türkiye’nin %92’sinin deprem kuşağı üzerinde olduğunu diğer kısımlarında sel, heyelan gibi afete maruz bölgeler olduğunu söyledi. Özker şöyle konuştu:

“Şimdiye kadar yapılan bütün kanunlar afetten sonra alınacak tedbirle ilgili. Her depremden sonra kanunlar, yönetmelikler değiştirilmiştir ve bu yönetmelik ve kanunların sonucundan sonra depremden sonra alınacak tedbirler de büyük başarı sağlanmıştır. Ancak afetlerden önceki alınacak tedbirlerle ilgili şimdiye kadar bir kanun çıkmamıştır. En son 6306 sayılı afete maruz alanlardaki dönüşümle ilgili kanunla birlikte afetten önceki alınacak tedbirlerle ilgili bir kanun yürütülmüştür. Bu kanunun amacı afete maruz binaların afet olmadan önce kontrollü bir şekilde yıkılarak modern şehirler oluşturmak, buralarda yeni binalar yapmak ve afet olduğu zaman oluşacak can kaybını sıfıra düşürmek ve maliyetleri azaltmaktır. Bu kanunun iki aşaması vardır, bir afete maruz olan binaları tespit etmek ikincisi de bu binaların kentsel dönüşümle modern binaları şehircilik anlayışı içerisinde yeniden inşa etmektir.”

Özker’in konuşmasının ardından İnşaat Mühendisi Füma Çelik Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi ile ilgili bir sunum yaptı.

                Ankara İmar Planlama Harita İnşaat Ltd. Şti. Temsilcisi Gürkan Coşkun, kentsel dönüşüm çalışmaları ve aşamaları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Coşkun, sunumu sırasında daha önceki kentsel dönüşüm çalışmalarından örnekler verdi. Kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında dedikoduların çok fazla olduğunu belirten Coşkun bu tür dedikodulara kulak asılmaması gerektiğni söyledi. TOKİ’nin Bilecik’te gerçekleştireceği kentsel dönüşüm projesinin Türkiye’de bir ilk olduğunu aktaran Coşkun, “Bilecik’in 50 bin nüfusu var. TOKİ normalde burada böyle bir çalışma yapmaz.” dedi. Bilecik’te Kentsel Dönüşüm yapılacak olan bölgenin şehrin görüntüsü olduğunu belirten Coşkun, çalışmalar tamamlandığında Bilecik’in Marka Kent olabileceğini söyledi. Coşkun katılımcıların sorularını cevaplayarak sunumuna devam etti. ZEYNEP KILBAHRİ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam