İL MÜFTÜ YARDIMCISI AHMET TOKGÖZ, KURBAN BAYRAMINA YÖNELİK MERAK EDİLEN SORULARI CEVAPLADI

İL MÜFTÜ YARDIMCISI AHMET TOKGÖZ, KURBAN BAYRAMINA YÖNELİK MERAK EDİLEN SORULARI CEVAPLADI

“Bu sene Kurban bayramı 24 Eylül Perşembe günü sabahı idrak edilmiş olacak. Bildiğiniz gibi kurban bayramı 4 gün olarak kutlanıyor. Kurban Bayramı dinimizdeki iki bayramdan biridir. Bizim ibadet olarak kabul ettiğimiz kurbanlık olacak hayvanın kesilmesiyle gerçekleşiyor. Bunun bir hazırlık safhası var. Hazırlık safhası şöyledir;

Kimler kurban kesmelidir?

Önce bir insan kurban kesecek durumda mıdır? Değil midir? Buna karar verilmeli. Buna karar vermek içinde baktığımız zaman kurak şudur: Kısaca dinen zengin sayılan kimse diyoruz ama kişinin ailenin daha doğrusu zaruri ihtiyaçlarının haricinde, borçlarını haricinde dışında Bizin dinen zenginlik dediğimiz ölçüde elinde bir mal, para varsa bayram sabahı onun kurban kesmesi Hanefi mezhebine göre vacip oluyor. Bunun ölçüsü de aynen zekâtta olduğu gibi, fitrede olduğu gibi 80,18 gram altına tekabül ediyor. Yani zengin sayılmak için 80,18 gram altın veya onun karşılığı paramız olması gerekiyor. Bugün altını ortalama 105 liradan hesaplarsak 8.500 lira civarında bir parası varsa o kişinin kurban kesmesi gerekmektedir.

Kurban ve zekat arasındaki fark nedir?

Zekâttan farkı zekâtta bu kadar parası olacak, elinde bu kadar malı olacak; asıl ihtiyaçlarından fazla, borçlarından hariç ama o mal artan cinsinden olacak. Altın gibi, gümüş gibi, hayvan gibi, maden gibi, ticaret malı gibi durduğu yerde duran cinsinden değil durduğu yerde değer kazanan cinsinden olacak zekâtın şartı bu. Mesela zekâtta bir insanın evi varsa o ölçüye girmiyor. Çünkü o maldır ama dinen ticaret malı olmadığı için duran bir mal olduğu için onun sadece bir geliri varsa kira geliri gibi hesaba katılır. Ama kurbanda öyle değil kurbanda artıcı olması şart değil bu malların. Ayrıca zekâtta olduğu gibi üzerinden bir sene geçme gibi bir şartta olmadığı için bayram sabahı ihtiyacından fazla, borcundan fazla bu tür malları varsa bir insanın kurban kesmekle mükellef oluyor. İşte bu şekilde karar veriliyor. Bu şahıs kurban kesebilir mi? Kesemez mi? Bizim için önemli olan zaman bayram sabahıdır. Bayram sabahından önce bu şartları taşıyıp, bayram sabahı bu zenginliğimizi kaybetmiş olursak kurban kesmekle mükellef olmayız.

“Kişilerin kendilerine ait malları varsa ayrı kurban kesebilir”

Öncelikle kişinin kurban kesip kesmeyeceğinin belirlenmesi gerekiyor. Bu belirlendikten sonra bir evde kaç kişi kurban kesecek bir de ona bakmak lazım. Bazı evlerde paranın ve malın yetkilisi tek kişi olabilir. Bir evde birçok kişi çalışır ve paralarını bir kişiye verir ve bu kişilerin de üzerlerine bir malları yoksa bu ailelerde bir kişi kurban kesmekle sorumlu olur. Fakat kişilerin kendilerine ait malları veya paraları varsa kurbanı ayrı ayrı kesmeleri gerekiyor.

Hangi hayvanlardan kurban olur?

Kurbanlık hayvanlar; sığır, deve,manda, koyun, keçi cinsinden olur. Bunların dışındakilerden kurban olmaz. Örneğin yaban keçisinden olmaz. Geyik cinsinden olmaz. İnsanların kendi yetiştirdiği, evcil hayvanlardan olacak. Koyunlardan ve keçilerden bir hisse olur ama bunun dışındaki sığırdan, mandadan, deveden 7 hisseye kadar olur. Yanı sığırı 1 kişi de kesebilir, 7 kişi ortak olarak da kesebilir. Bu ortaklar aile içerisinden de olabilir, aile dışından da belirlenebilir.

Kurban hayvanında dikkat edilecek unsurlar nelerdir?

Hayvan seçeceğimiz zaman dikkat edilecek konu, öncelikle hayvanın sakat olmamasıdır. Kurban olacak hayvanın kör, sağır, memesi kurumuş, kuyruk dibinden kesilmiş bir halde olmaması gerekir. Bu kusurlar hayvanda gözle görülebiliyor. Kurban olacak hayvanda dikkat etmemiz gereken, fakat gözle görülmeyen bir durum da hayvanın yaşı meselesidir. Küçükbaş hayvanların 1 yaşını, büyükbaş hayvanların ise 2 yaşını doldurmaları olması gerekiyor. Küçükbaş hayvanların 1 yaşını doldurmasa bile, 6 ay olduktan sonra 1 yaşını doldurmuş gibi gösteriyorsa ondan kurban oluyor. Fakat büyükbaş hayvanlarda durum öyle değil. 2 yaşının altındaki büyükbaş hayvan 2 misli cüsseli de olsa o hayvandan kurban olmuyor. Biz bu konunun üzerinde camilerimizde de oldukça duruyoruz. Basın aracılığıyla vatandaşlarımızı da bilgilendirmek isteriz. Hayvan satıcıları bazen bu işlerin hassasiyetinin farkında olmayabiliyor. Bazı satıcılar ellerindeki hayvanı satabilme kaygısıyla davranıp bu konuda yanıltıcı olabiliyorlar. Fakat biz kurban keseceğimiz için bizim hayvanımızın kurbanlık özellikleri olması gerekiyor.

“Kurban olacak hayvanın en önemli özelliği yaşıdır”

Kurban olacak hayvanın en önemli özelliği yaşıdır. Diğer kusurlarını biz kendimiz fark edebiliriz ama yaş konusunu fark edemeyebiliriz. Hayvanın yaşının anlaşılması için de bazı ölçüler var. Türkiye’deki sisteme göre her hayvanın kulağında bir küpesi var. O küpenin numarasını internette sorguladığımız zaman veya Tarım İl Müdürlüğü’ne sorduğumuz zaman o hayvanla ilgili bilgileri edinebiliyoruz. Hayvanın yaşını öğrenmenin diğer bir yöntem ise dişlerine bakmak. Eğer hayvanın öndeki 2 dişi süt dişi değilse o hayvan yaşını doldurmuş ve kurbanlık olarak alınabilir demektir. Tabi ki kurban satıcılarının da alıcılara karşı dürüst olup doğru bilgileri vermeleri gerekiyor.

KURBANI NE ZAMANA KADAR KESEBİLİRİZ?

Kurban alım işlemini de tamamladıktan sonra bayram sabahına geliyoruz. 3-5 haneli olan yayla türü yerleşim yerlerinde bayram namazı kılınmadığı için, burada yaşayan kişiler sabah namazlarının hemen ardından kurbanlarını kesebilirler. Fakat diğer kalabalık yerlerde kişiler bayram namazını kılındıktan sonra kurban kesilmeye başlanır. Hanefi mezhebine göre bayramın 3. Gününün akşamına kadar, şafi mezhebine göre ise 4. Günü de kurban kesilebilir. Fakat bizim yöremiz genel olarak Hanefi mezhebinde olduğu için bizde 3. Günde kurban kesme işlemi bitiyor.

KURBAN NASIL KESİLMELİ?

Kurbanlarımızı genelde ya hayvanın başında durarak kestiriyoruz, ya da güvendiğimiz birine vekâlet vererek kestiriyoruz.  Hayvan kesilirken dikkat etmemiz gereken en önemli unsur hayvanı incitmeden, zarar vermeden, canını çok fazla yakmadan işlemi gerçekleştirmeliyiz. Yani hayvana eziyet etmemek gerekiyor. Hayvanın kesilme işlemi de önemli bir noktadır. Bir hayvanın helal bir şekilde kesilmiş olması için hayvanın boyun bölgesinde bulunan nefes borusunun, yemek borusunun, atar ve toplardamarının kesilmesi gerekiyor. Tekbir getirildikteki kesilme aşamasında hayvanı kesecek kişinin kurbanlığın kafasını gövdesinden ayırmaması gerekiyor. Eğer hayvanın kafası gövdesinden ayrılırsa, hayvanın omuriliğinde bulunan sıvıya bıçak değmiş olur ve o da hayvanı bir süreliğine canlandırıp eziyet çekmesine neden olur. Hayvanın canının çıkmasını bekledikten sonra kafasını gövdeden ayırmak en doğrusu olacaktır.

Hayvanı kestikten sonra sakatatlarını ortada bırakmamalıyız. Kanlarını yollara akıtmamak gerekiyor. İnsanların görebilecekleri, yürüyüş yaptıkları, gezdikleri alanlara hayvanın organlarını bırakmamak gerekiyor. Zaten bu şekilde çevreyi kirletmenin de ağır cezası var.

“HAYVAN DERİLERİNE DİKKAT EDİLMELİ”

Bunun dışında hayvanın derisinin düzgün yüzülmesi gerekiyor. Çünkü deri düzgün yüzülmezse ekonomik özelliğini kaybeder. Bu düzgün yüzülen derilere de genelde hayır kurumları talip oluyor Kurbanın sahibi kurbanın derisini satıp kendi cebine atamaz. O deri de kurbanın bir parçası olduğu için hayır işlerinde kullanılması gerekiyor. Bazen kurban kesen yerlerde derilerin toplanıp satıldığına dair şeyler duyuyoruz. Tabi ki böyle bir şeyin olup olmadığını bilmiyoruz fakat oluyorsa da olmaması gereken bir şeydir diye de uyarılarda bulunuyoruz.

KURBAN ETLERİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ?

Kurban etlerinin kullanılma yöntemi de en doğrusu 3’e bölmektir. Kurban etinin bir bölümünü aile halkına, bir bölümünü evimize gelecek misafirlere, bir bölümünü de ihtiyaç sahiplerine dağıtmalıyız. Özellikle günümüzde birçok insan evlerine et tedarik etmekte zorlanıyor. Dünyada da bu şekilde. Özellikle Müslümanların yoğunlukta olduğu Afrika ülkeleri olan Pakistan, Filipinler, Arakan ve Afganistan’da ete ihtiyaç duyan birçok kesim var. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak dünyada yaşanan bu ihtiyaca da duyarsız kalmamak adına bir projesi var. Yurtdışındaki ülkeler için ayrı bir vekâlet organizasyonu belirlendi. Ayrı bir fiyat belirlendi. Çünkü Türkiye’de şu anda hala hayvan fiyatları pahalı. Türkiye’de bizim vekâlet yoluyla kesip de fakir fukaraya ulaştırmayı planladığımız kurbanın hisse bedeli 625 TL’dir. Yurt dışında fakir fukaraya ulaştırmayı planladığımız kurbanın hisse bedeli ise 450 TL. Bu konuyla ilgili gerekli ekipler oluşturularak çok titiz bir çalışma hazırlandı, personel bilgilendirildi, Türkiye bölgelere ayrıldı. Buralarda personellerimiz toplandı. Onlara sistemin işleyişiyle ilgili bilgiler verildi.

MÜFTÜLÜK’TEN KURBAN ÇALIŞMALARI

Özellikle yurtdışında, Afrika ülkelerinde; Pakistan’da, Arakan’da, Arap ülkelerinde, genelde savaş olan yerlerde, Irak’ın bazı yerilerimde, Suriye’nin bazı yerlerinde, Filistin’de, Gazze’de gönüllü çalışacak eleman temin etmeye çalıştık. Kendi personellerimize ve normal vatandaşlarımıza bu konuyla ilgili duyuru yaptık. Biraz dil bilen, ben kurban bayramında gönüllü çalışmak istiyorum, fakir fukaraya hizmet etmek istiyorum diyen kim varsa gelsin bir toplanalım, planlama yapalım dedik. O toplanan elemanlar gittiler. Bulundukları yerlerin taramasını yapmaya başladılar. Daha önce de o taraflarda bizim elemanlarımız vardı. Şu anda Afrika ülkelerinde 40’a yakın koordinatör dediğimiz, Türkiye’deki il müftüsü konumundaki koordinatör dediğimiz görevlilerimiz var. Onlar kendi imkanları dahilinde orada örgütleniyorlar, fakir fukarayı tespit ediyorlar. Vatandaşlarımızın vekalet yoluyla kesecekleri kurbanları o şekilde değerlendirmeyi planladık. Aslında tek kelimedir, kurbandır, ama işi çok.

“KURBAN BAYRAMINA ÖZEL KOMİSYON TOPLANIYOR”

Şu ana kadar kurban ve kurban bayramıyla anlattıklarım işin dini boyutu. Bir de işin idari boyutu var. Özellikle Türkiye’de herkes kafasına göre hayvanı istediği yerde kesmesin diye bir disiplin sağlandı. Bu aşağı yukarı 10 seneden daha fazladır devam ediyor. Bu konuyla ilgili bakanlıklar arası ortak bir komisyon var. Bu komisyonlar toplanarak bu sene kurban konusunda şunlara dikkat edilsin diyerek bir tebliğ yayınlıyorlar. O tebliğ bize geliyor, biz bu tebliği alıyoruz. Vali Yardımcısının başkanlığında Tarım İl Müdürlüğü’nden, Sağlık Müdürlüğü’nden, Halk Sağlığı Müdürlüğü’nden, belediye veterineri, Orman Su İşleri Müdürlüğü’nden, Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nden yetkililerle toplantı yapıyoruz. Türkiye’de kurban kesecek olan kişilerin uyması gereken konuları hakkında ortak bir kara alınıyor. Bu bir şekilde vatandaşa duyuruluyor.

“BİLECİK’TE 25 MEZBAHANE VAR”

Bizim Bilecik’te şu anda tespit ettiğimiz toplu hayvan kesen 25 tane mezbahane var. Bunların mezbahanelerinde kurban kesebilmeleri için bir dilekçeyle kurban komisyonuna müracaat etmeleri gerekiyor. Biz bu dilekçeleri topluyoruz; veteriner, Tarım İl Müdürlüğü’nden Hayvan İşleri’nden sorumlu Şube Müdürü, Orman ve Su İşleri Müdürlüğü’nden hayvan haklarından sorumlu bir müdür, Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nden temizlikle ilgili bir müdür gidip orasının hayvan kesimine uygun olup olmadığını kontrol ediyorlar. Ayrıca bu tür yerlerde yaralanmalara karşı tedbir alınması için emniyeti ve jandarmayı bilgilendiriliyoruz. Kurban satış döneminde dolandırıcılara, sahte paraya karşı vatandaşların dikkatli olmasını istiyoruz. Kurban komisyonu bu şekilde çalışmalar yapıyor.

Son olarak kesenlerin kurbanlarını Allah kabul etsin diyorum.”

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam