“İnsanın Samimiyeti Fedakârlık Anında Ortaya Çıkar”

“İnsanın Samimiyeti Fedakârlık Anında Ortaya Çıkar”

Bilecik hakkında ruhumuzun mayalandığı yer diyerek tabir eden Karslı, Bilecik’in kendisi için çok önemli bir yerde olduğunu belirtti.

Karslı, konuşmasında şu ifadeleri aktardı:

“Samimiyetin gittikçe unutulduğu, unutulmaya yüz tuttuğu bir çağda yaşıyoruz. Samimiyetin kaynağı kalptir ama son asırlarda insan kalbini unuttu. Çünkü insan dine küstü, dine yüz çevirdi. Bundan dolayı kalbine küstü ve gittikçe samimiyetsizleşiyor. Bu çağın başka bir özelliği de antidepresan haplarının en fala kullanıldığı bir çağ. Çünkü insan, bu dünya kafesine hapsedilmiştir. İnsan öteleri göremez olmuştur, ebedilikleri göremez olmuştur. Bu dünya insanı bunaltıyor, insan ebediliklere açık yaratılmıştır, oralara yönelmek istiyor ama sekülerleşen bu çağda, insan öteleri göremediği için huzursuzlaşmaktadır.

“Kalbimizi canlandıracak olan ilahi kelamdır”

Dürüstlüğün, samimiyetin gittikçe pörsüdüğü bir çağ. İnsanların vahiyle irtibatı kopmuştur. Kalbimizi canlandıracak olan ilahi kelamdır. Bunu b hamasi bir tespit olarak anlamak lazım, insanı diriltecek olan Kur’andır, vahiydir. Vahyin bir ismi de ruhtur, ruhsuz bir ceset ne işe yarar? Vahiysiz bir insan da güzelliklerden uzaklaşacaktır kendi nefsinin esaretine girecektir.

Kalbimiz hasta, çağımız insanı kalp hastalığına maruz kalmıştır. Kur’anı açtığınız zaman daha ilk sayfalarında kalp hastalığından bahseder. Kalbin şirke bulaşması, kalbin gösterişe bulaşmasıdır, kalp hastalığı. Bu hastalıklar dolayısıyla kalp bugün hastadır. Bu hastalığı tedavi etmeye çok ama çok ihtiyacımız vardır. Bugün kalp ihmal edilince sadece insan yüceliklerden uzaklaşması söz konusu olmadı, kalp şerrin de odağı oldu. Kalbe kötülük egemen oldu. Sonuç, gösterişin, bedenin, görselliğin öne çıktığı bir çağ oldu. İnsanın manevi olgunlaşması, yüce değerler kazanması önemli değildir, önemli olan insanın görüntüsü şekli oldu.

Haz ve hız çağında yaşıyoruz. İnsanı fakirleştiren, insanı ruh yüceliğinden alıkoyan bir çağda yaşıyoruz. Batılı bir düşünür, bugün insanlık gökyüzünde kuşlar gibi uçmasını beceriyor. Denizlerin atında balıklar gibi yüzmesini beceriyor yeryüzünde insanlar gibi yürümesini beceremiyor. Çünkü insana yeryüzünde yürümesini öğreten, insanca yaşamasını öğreten dindir. Dinden uzaklaşmak, bir anlamda insanın insanlığından uzaklaşmakla eşdeğer bir anlama gelmektedir.

İnsanlar, uzaylara açılıyor, artık araştırma alanı olara bu gezegen yeterli değil. Ama uzayı araştırırken yere çakılıyor, Ruh derinliğini yakalayamıyor. Ağaç, çiçek susuz kalınca kurur, insan da vahiyden uzak kalınca onun akıbeti hayatın anlamını kaybetmesidir.

"İnsanın samimiyeti fedakârlık anında ortaya çıkar”

"İnsanın samimiyeti fedakârlık anında ortaya çıkar. Zorluk anında kendi ihtiyacın olsa bile kardeşinin elinde tutabilmek, arka çıkabilmek önemlidir. Samimiyet sadece sözde olabilecek bir şey değildir, bunu sırf Allah için yapacaksın.

Samimiyet, karşılıksız fedakârlık yapabilmektir. Hepimizin yeniden bir kendimizle yüzleşmeye ihtiyacı vardır. Her alanda samimiyete ihtiyacımız var. Siyaset erbabının samimiyete, dürüstlüğe ihtiyacı vardır. Siyaset erbabı, kalbe, vicdana ve insafa yönelmesi lazım. Hepimizin bu anlamda kendini test etmeye ihtiyacı olduğu gibi, siyaset erbabının da böyle bir sorgulamaya ihtiyacı vardır. Toplumun bize yüklemiş olduğu her görev bir emanettir. Bunlara hıyanet etme hakkımız yoktur. Onlar bir vebal ve sorumluluktur. Bu bilince sahip olmamız gerekiyor. Samimiyet demek, 'kalple beraber hareket etmek' demek, buna ihtiyacımız var. İslam’ı aşkla ne yaz ki yaşamıyoruz. Önemli olan hayat yolculuğunda kiminle beraber yürüyeceğini bilmesidir. İnsanın kendisini tanıması çok önemlidir. Eğer insanın gönlünde iman iktidarı güçlü olmazsa orayı şeytan işgal eder. Samimiyetin dayanaklarından, kaynaklarından birisi de hesap şuuruyla yaşamak. Samimiyet bizim toplumsal barışımızın teminatıdır. Bir toplumda güven yoksa, samimiyet yoksa, dürüstlük dejenere olmuşsa o toplumda güven yoktur. O toplumda insanlar birbirlerine kuşkuyla bakarlar. O toplumda barış, huzur, güven ve saadet yoktur. O bakımdan dürüstlük son derece önemlidir. Dürüst olmayan insanlar başkalarıyla iletişim kuramazlar. Hem ferdi mutluluğumuz, hem toplumsal barış açısından önemli."

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam