“İNSANLARIN CANINI YAKAN BİR İMAR SORUNUMUZ ORTAYA ÇIKTI”

“İNSANLARIN CANINI YAKAN BİR İMAR SORUNUMUZ ORTAYA ÇIKTI”

Yılmaz yaptığı konuşmasında Gölpazarı Karaağaç köyünde bir evin yıkım kararını örnek vererek mevzuatla ilgili sıkıntılar olduğunu söyledi.

“Aralık ayı içerisinde Antalya’daki seminerde Edirne Valiliği tarafından 248 köyde yıkım kararı alınmış. Burada bizim ilçemiz dahilinde her bir yerden müstakil kapalı ev yapan yerler çok az ve çoğu hisseli arsa üzerine yapılmış gidiyor. Şimdi bir şikayet konusu olduğu zaman herkesin evlerinin yıkılma tehlikesi var.” diyen Yılmaz şunları aktardı:

 

Yılmaz: “Bu Türkiye Genelinde Bir Sıkıntı”

“Köylerde yaşayan insanlarımızın refahı, huzuru için su depolarını yeniledik, çevre düzenlemeleri yapıp çocuk oyun parkları kuruldu, yol bakım çalışmaları yapıldı. Bu sene de geçtiğimiz yılın sonlarına doğru çöp toplamayla birlikte köylere büyük bir hizmette götürüldü ama orada yaşayan insanların canını yakan bir imar sorunumuz ortaya çıktı. Bizim Gölpazarı Karaağaç köyünden malum bilginiz dahilinde sayın Valim bir yıkım kararı ve cezalandırma. 2002’de yapılan bir evin 2015 yılında yıkım kararı alınıyor. Buraya elektrik verilirken araştırılmıyor, su verilirken araştırılmıyor ama şu an bir yıkım kararı alınıyor.

“Mahkeme kararı olduğu için bir şey de diyemiyoruz.”

 Ama bu Türkiye genelinde bir sıkıntı. Bunu siz Sayın Valim olarak üst makamlara aktarılarak bir imar affına doğru gidilmesiyle ancak çözümün oluşabileceği düşüncesindeyiz. Çünkü geçen Aralık ayı içerisinde Antalya’daki seminerde Edirne Valiliği tarafından 248 köyde yıkım kararı alınmış. Burada bizim ilçemiz dahilinde her bir yerden müstakil kapalı ev yapan yerler çok az ve çoğu hisseli arsa üzerine yapılmış gidiyor. Şimdi bir şikayet konusu olduğu zaman herkesin evlerinin yıkılma tehlikesi var.

“Buna nasıl çözüm bulacağız Sayın Valim?”

Karşımızda bir örneği var. Bu örnek, köylere bu kadar yatırım yapıyoruz, köye özendiriyoruz insanları, hem de bir yerde de boğazlarını sıkarak evlerinin yapımını engellemeye çalışıyoruz. Buna acil çözüm nasıl olacak? Onu Sayın Valim üst makamlara aktaracaksınız veya bu yıkım kararları bir müddet ertelenerek Türkiye genelinde bir değerlendirme yapılacak, imar affına gidilecek. Bilecik’te yapılan bir evin yıkımı pek kolay olmuyor. İmar affının dışında bir çözüm bulununcaya kadar bekleniyor, bizim köylerde beklenemeden hemen Jandarmayla birlikte yıkım kararı alınıyor. Buna nasıl çözüm bulacağız Sayın Valim?”

Nayir; “Biz kural koyucular değil biz kural uygulayıcılarız”

Vali Ahmet Hamdi Nayir iseBiz kural koyucular değil biz kural uygulayıcılarız, mevzuattaki durum bu. Mevzuatta diyor ki oradaki mülk sahipleri ortak mülkiyetse, müşterek mülkiyetse onların izin alması gerekiyor.” ifadelerini kullanarak şunları aktardı:

Biz kural koyucular değil biz kural uygulayıcılarız, mevzuattaki durum bu. Oraya bir ilave yapmak için izin almayı gerektiriyorsa, ruhsat almayı gerektiriyorsa ruhsat şartlarından biri de müşterek sahiplerinin imzasını almaksa o da alınmamışsa yine biz kendimiz ekipler olarak gidip o araziyi arayıp bir şeyler bulmuyoruz. Onlardan biri, köyden biri, köyün muhtarı, mal sahiplerinden biri burada bir kaçak inşaat var, ruhsatı alınmamış demişse…

“Müşterek mülkiyetse onların izin alması gerekiyor.”

Elimizden geldiği kadar yol gösteriyoruz. İdari bir karar, idari yargı var. Gidin oraya başvurun. Eğer bir hak elde ediyorsanız biz gocunmayız, niye kararımız bozuldu demeyiz. Öyle bir şey yok. 2002’de yapıldıysa bundan muaftır diye bir şey yok. O zamanki mevzuatta da bu var. O zaman ki mevzuatta diyor ki oradaki mülk sahipleri ortak mülkiyetse, müşterek mülkiyetse onların izin alması gerekiyor. Yine varsa bilinen bir kolay yolu onu da uymaya çalışalım.”

 

Nalbant; “Esas mesele imar affı değil”

Vali Ahmet Hamdi Nayir’den sonra söz alan İl Genel Sekreteri Halis Nalbant da esas meselenin imar affı olmadığını belirterek imar affının bugün çıksa bile problemin çözülmeyeceğini vurguladı. Nalbant “İmar affı da çıksa komşu parselden binayı kaldır diyor. Bu gibi durumlar da çok çıkıyor ama biz kesinlikle gidip de kimseyi sıkboğaz etmiyoruz şikayet olmadıkça” diyerek şu ifadelere yer verdi:

“Şikayet olmadıkça sıkboğaz etmiyoruz”

“ Esas mesele imar affı da değil. İmar affı velev ki bugün çıktı desek problem yine çözülmüyor. Altı hisseli bir tapuya hissedar, bir kardeş ev yapıyor ve diğer kardeşleri ya da akrabaları şikayetçi oluyor. İmar affıyla alakası yok. Diğer hissedarların iknası gerekiyor. Ya da öyle bir binayla karşılaşıyoruz ki komşu parsele tecavüzlü. İmar affı da çıksa komşu parselden binayı kaldır diyor. Bu gibi durumlar da çok çıkıyor ama biz kesinlikle gidip de kimseyi sıkboğaz etmiyoruz şikayet olmadıkça ama şikayetler geldikçe de bizim görevimiz işlemi yapmak oluyor. Yıkımları zaten acele etmiyoruz. Şu anda yıktığımız hiçbir yer yok ama çözümü de zor görünen bir süreç.”

CANER ALKAN

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam