İş Sağlığı Güvenliği Kanunu Anlatıldı

İş Sağlığı Güvenliği Kanunu Anlatıldı

Özel Bilecik Ortak Sağlık ve İş Güvenliği Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen programa konuşmacı olarak İş Güvenliği ve İSG Uzmanı, Avrupa Birliği Uzman Eğitimcisi, Makine Mühendisi ve Baş Denetçi Mustafa Özesen katıldı. Özesen, kanunun herkesi kapsadığını, işveren, mühendis, işçi diye ayrım yapmadığını söyledi.

Toplantının açılış konuşması İş Yeri Hekimi, Uzman Eğitimci, İş Sağlığı Gözetim Uzmanı Dr. Özgür Düzgün tarafından yapıldı. Dr. Düzgün, bu toplantıyı düzenleme sebeplerinin yeni çıkan yasada, yönetmelikte yapılan değişikliklerin belirli olmaması olduğunu söyledi. Dr. Düzgün, “Biz de ülke olarak işleyiş farklı bir şekilde sürüyor. Önce kanunlar çıkıyor ondan sonra yönetmelikler ve işler ona adapte edilmeye çalışılıyor. Yani gerekli araştırmalar yapılmadan, doktor sayıları, iş güvenliği uzmanı sayıları hesaplanmadan, istatistikler yapılmadan kanunlar çıkarılıyor. Sonra bir şekilde buna adapte edilmeye çalışıyor sistem ya da işyerleri uydurulmaya çalışılıyor. Böyle olmayınca da bir takım değişiklikler oluyor yönetmeliklerde. Bu da insanlarda kafa karıştırıyor. Bu konuda ondan sonra yanlış yorumlar çıkıyor ortaya. Şimdi herkes gidip bir yerlere birilerine soruyorlar. ‘Kanunlar iptal edildi, geri çekildi’ gibi algılamalar ortaya çıkıyor.” dedi.

İş Güvenliği ve İSG Uzmanı Özesen de, konunun çok sıcak olduğunu bu sebeple ne kadar bilgilendirmede bulunulursa o kadar iyi olacağını ifade etti. Uzman Özesen şöyle konuştu:

“Kanunun amacı, iş sağlığı güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi. Bu çok önemli, mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi. Yani kanun ötelenmiş veya yerinde duruyor. Veya biz bundan şu anda mükellef miyiz? Bir de hukuk kavramı var. çünkü iş sağlığı güvenliğinde hukukla ilgili bir bilgi sahibi olmamız gerekiyor. Toplum hayatında kişilerin birbirleriyle, toplumla olan ilişkilerini düzenler ve uyulması kamu yüküyle desteklenmiş bulunan sosyal kurallar bütünüdür. Kamu gücüyle desteklenmeseydi herkes kendi kuralını kendi koyardı. Yani herkes kendi kurallarına göre hareket eder. Dolayısıyla bizim elimizi güçlendiren kamu gücüyle desteklenmesi. ,

Yeni kanunla tüm çalışanlar iş sağlığı güvenliğinin kapsamına alındı. Ama bu işin yöneticisi, işçisi yok, mühendisi yok. Herkes bu kanunun kapsamında hatta 5 yıl içerisinde bence firmaların iş sağlığı güvenliği politikası olup olmaması bile bir iş kazası ve olumsuzluktaki kusur oranlarını etkileyecek.

İş sağlığı güvenliğinin sağlanmasında yeni bir yaklaşım getirildi. Bu yaklaşım, önleyici yaklaşım. Tüm işyerlerinde İSG profesyonellerinin görevlendirilmesi sağlandı. Çalışma usullerini belirlediler profesyonellerin ve mikro işletmelere İSG hizmetleri konusunda destek sağlayacaklar ama bunun daha nasıl olacağı belli değil. Çalışanların tamamı sağlık gözetimine tabi tutulacak. İş kazası ve meslek hastalıklarının kayıtları etkin olarak tutulacak. Tüm işyerleri acil durumlara karşı hazırlıklı olacak. Acil durum planı varsa acil durumlara karşı hazırlıklı olabilir. Acil durum planı yaptık duvara astık ama eğitim de lazım. Dünyanın en güzel acil durum planını yapalım ama yastığımızın altına koyup 20 yıl uyuyalım onun bize bir faydası yok. Yaptığımız acil durum planını ve risk değerlendirmesini uygulamak oradaki tedbirleri ve bize söylenen tavsiyeleri yerine getirmek.

Bu kanun, kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.

Kapıdan girerken daha ziyaretçilerin bu konuyla ilgili ne yapması gerektiğini düzenleyeceğiz. Baret takılması gerekiyorsa baret, maske takılması gerekiyorsa maskemizi takıp içeri öyle gireceğiz.

Bu kanun, fabrika bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri, afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri, ev hizmetleri, çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar, hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan iş yurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetlerinde uygulanmaz.

İş güvenliği uzmanı, mühendis mimar, teknik eleman arasından olabiliyor. Her konuda ‘Bu işin patronu benim” diyen insanlara ihtiyacımız var. Her konuda kafa sallayıp evet diyen değil. Hep sıkıntı çekiyoruz her dediğimize evet diyen insanlar olursa. Bu bizim gelişimimizi de engelliyor. Sürdürülebilir bir sistem kurmamızın önündeki en büyük engel itiraz gelmemesi, etkili bir işyerinde öğrenme organizasyonunun olmaması, her şeye evet diyen insanların olması.

Her türlü donanımı sağladınız çalışan için, her türlü tedbiri de aldınız. Bir iş kazası gerçekleşti. Eğitimini verdiniz, adamın baretinden emniyet kemerine ayakkabısına kadar her şeyi var. İçeride iş güvenliği uzmanı da var. Sorumluluk biter mi bitmez. Çünkü Yargıtay diyor ki, ‘İşveren doğmuş ve doğacak her türlü tehlikeleri önlemek zorundadır.’

İşe girişte ve iş değişiminde sağlık kontrolü yapılması gerekiyor. İşe girişte sağlıklı personel mi yoksa hasta personel mi alıyoruz diye yaptırıyoruz. Ama iş değişikliğinde, önceki işyerinde yakalanmış olduğu bir hastalık varsa onu tespit etmek için sağlık raporu isteniyor. Eğer yeni girdiği firmada rahatsızlanırsa orada rahatsızlanmış olarak algılanabilir. İkinci iş yeri suçlu duruma düşer. Bu yüzden kayıt almak zorundayız. Hatta kanserojen etki gösteren yerlerde bu kayıtlar 40 yıl saklanıyor. İşletmenin kapanması durumunda bu evraklar bakanlığa teslim ediliyor ve bakanlık arşivinde saklanıyor.  

Baret kullandıracaksanız önce siz kullanacaksınız, maske varsa önce siz takacaksınız. Bunu yaparsanız çalışanı %50 nakavt etmiş olursunuz. Siz çalışanla aynı seviyeye inmediğiniz zaman, onun kullandığı makineye oturmadığınız zaman kullandığı koruma donanımının da uygun olup olmadığını anlayamazsınız. Bir işveren temel seviyede çalıştırdığı kişinin yaptığı işten anlayacak. Onun duygularını hissiyatını anlayacak.”

İdari para cezası ve sorumluluklardan söz eden Özesen, “Bu kanun mertebesinde bir kanun olduğu için sorumluluklar var, idari para cezaları var ve hükümlülüklerimiz var.

Burada kanunun 38’inci maddesinde kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıfta yer almış işyerleri, yayımı tarihinden 2 yıl sonra, 50’den az çalışanı olan, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri yayımı tarihinden itibaren 1 yıl, öteleme olursa eğer 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta olanlar 2 yıl sonra, diğer işyerleri (çok tehlikeli olup 50’nin üzerinde olan yerler) için yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra sorumlu olacak.

 

İdari para cezaları

 

İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi görevlendirilmeyen işverene, görevlendirmediği her bir kişi için 5 bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar. Diğer sağlık personeli görevlendirmediği için 2 bin 500 Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar. Risk değerlendirmesi yapmayan veya yaptırmayan işverene 3 bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için 4 bin 500 TL idari para cezası verilecek.” ZEYNEP KILBAHRİ

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam