İSLAM DÜNYASI HAZRETİ MUHAMMED’İN MEVLİDİ ŞERİFİNİ İDRAK EDECEK

İSLAM DÜNYASI HAZRETİ MUHAMMED’İN MEVLİDİ ŞERİFİNİ İDRAK EDECEK

Bilecik İl Müftüsü Necati Akkuş Mevlid Kandili dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Hazreti Muhammed'in doğduğu gece olması sebebiyle Müslüman Alemi için büyük önem taşıyan Mevlid Kandili 22 Aralık gecesi kutlanacak.

Yılın ilk kandili olan Mevlid Kandili, duaların ve ibadetlerin kabul edildiği mübarek günlerden.Mesajında peygamber efendimizin örnek kişiliği ve hayatından bahseden Müftü Akkuş şu ifadelerde bulundu:

“O büyük insanı tanıtmak ve O’nun vasıflarını aktarmak çok zordur”

“22 Aralık 2015 Salı gecesi Kâinatın efendisi, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV)’in veladetinin yıldönümüne Mevlid Kandilini idrak edeceğiz.

Yüce Allâh Kurân-ı Kerim'de Peygamberimiz (s.a.v. )’in bizim gibi bir insan olduğunu, O’nun peygamberlikle vazifelendirildiğini belirtiyor. (Kehf, 18/ 110)  Diğer bir ayeti kerimede ise âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (s.a.v. )’in büyük ahlak sahibi olduğunu (Kalem, 68/ 4) ve Allah’ınResulündeMüslümanlar için güzel bir örnek bulunduğu (Ahzab, 33/ 21) bildiriliyor.

O’nun çevresinde yaşamış ve onun rahle-i tedrisinden yetişmiş olan AshabıKiram,  O’nun yaşayışının Kur’ân’ı yansıttığını belirmektedirler. Âlemlerin hürmetine yaratıldığı, O büyük insanı tanıtmak ve O’nun vasıflarını aktarmak çok zordur.

“İnsan, varlıkların en şereflisi ve mümtaz olanıdır”

Bizler gibi oturup kalkan, yiyip içen, yatan uyuyan, evlenen ve çocuk sahibi olan, nihayet sonunda da ölen örnek bir peygamberdir. Şayet melek bir Peygamber olsaydı başarılı olmayacağı bilinen bir husustur. Zira insanlar emir ve yasaklar konusunda onun melek olduğunu, dolayısıyla da dini rahat yaşadığını öne sürecekler ve yaşamamaya mazeret ve malzeme yapacaklardı. Ayrıca Kureyş onun insan olmasını yadırgadı. “Bu ne biçim bir Peygamber, bizim gibi yemek yiyor ve sokaklarda dolaşıyor”(Furkan, 24/78) demekten kendilerini alamadılar. Hâlbuki O, melek olsaydı, meleklerden oluşan bir toplumun Peygamberi olması gerekecekti. (İsra, 17/ 95) Ama o, her seferinde kendisinin bir kul, bir insan olduğunu, bir Peygamber olduğunu kendilerine hatırlatıyor ve Allah dilemedikçe normal insanlar gibi gaybı bilmeyeceğini, fayda ve zarar veremeyeceğini, yağmur yağdıramayacağını ve hazinelerin yanında olmadığını kendilerine anlatarak insan olduğuna vurgu yapıyordu. Aralarındaki farkın sadece ona vahiy gelmesi ve bunu insanlığa tebliğle görevlendirilmesi olduğunu belirtiyordu.

İnsan, varlıkların en şereflisi ve mümtaz olanıdır. Dolayısıyla da her türlü saygıyı hak etmekte ve ona karşı yapılan hatalarda en büyük günahları oluşturmaktadır.

“Bu konuda da en güzel örnek kendisidir”

Zaten dinin gayesi, insanların inanç, can, ırz, nesil ve mal güvenliğini korumaktır. Bu beş hususu insan için zaruri saymıştır. Bu nedenle insanı haksız yere öldürme, inancından dolayı aşağılama, gıybet, iftira, haset, gurur, kibir, kin vb. gibi insanı manen yaralayan hususlar haram kılınmıştır. Aksine insanın en güzel ahlakla donatılmasını emretmiştir. Bu konuda da en güzel örnek kendisidir.

O, insana büyük değer verirdi. Yolda karşılaştığı kişilere önce kendisi selam verir, onlarla musafaha eder ve kendilerine dua ederdi. İnsanlara mütevazı bir şekilde yaklaşır, asla kibirlenmezdi. “Ey insanlar! Hepiniz Âdemdensiniz, Âdem ise topraktandır. İnsanlar tarağın dişleri gibi birbirine eşittir. Kimsenin diğerine takva dışında üstünlüğü yoktur” buyurarak insanların aynı haklara sahip olduğunu ifade etmiş ve tek cümlede özetlemiştir.

O’nu gerçek manada tanıyabilmek, hayatını hayatımıza düstur edinebilmek, Toplum olarak asr-ı saadetin güzelliklerini yaşayabilmek ümidiyle Kandilinizi tebrik ediyor, beldemize ülkemize, İslamâlemine ve bütün insanlığa hayır ve huzura vesile olmasını Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum.”

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam