• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
KRİTİK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN TARTIŞILDIĞI BU SÜREÇTE GEÇMİŞE AYNA TUTULDU

KRİTİK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN TARTIŞILDIĞI BU SÜREÇTE GEÇMİŞE AYNA TUTULDU

ÇANKAYA’DAN BEŞTEPE’YE TÜRKİYE’DE CUMHURBAŞKANI SEÇİMLERİ

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezinde düzenlenen Bilim ve Kültür Sohbetleri kapsamında bu hafta Türkiye’de Cumhurbaşkanı Seçimi ele alındı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversite Gölpazarı Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr.M.Serhan Yücel’in konuşmacı olarak katıldığı programda Çankaya’dan Beştepe’ye Türkiye’de Cumhurbaşkanı Seçimleri anlatıldı.

kritik-anayasa-degisikliginin-tartisildigi-bu-surecte-gecmise-ayna-tutuldu-2

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan, yüksek lisans eğitimini ‘Türk Siyasal Hayatında Cumhurbaşkanı Seçimleri’, doktora eğitimini ise ‘Türkiye’de Yabancı Okullar ve Azınlık Okulları’ başlıklı teziyle 2016 yılında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde tamamlayan Yücel’in konferansı yoğun ilgiyle karşılandı. Salonu dolduranları Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan bir tarih yolculuğuna çıkaran konferansın sonunda Öğr. Gör. Dr. M. Serhan Yücel’e Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Dursun Hazer tarafından anı tabağı hediye edildi. Konferansa Bilecik AK Parti İl Başkanı Fikret Karabıyık’ın yanı sıra bazı STK’ların temsilcileri ile öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

kritik-anayasa-degisikliginin-tartisildigi-bu-surecte-gecmise-ayna-tutuldu-1

Kritik bir anayasa değişikliğinin tartışıldığı bir süreçte Çankaya’dan Beştepe’ye Türkiye’de Cumhurbaşkanı Seçimlerinin tarihini anlatan Öğr. Gör. Dr. Yücel, özetle şunları söyledi:

“Türk siyasi hayatını belirleyen ana faktörün Cumhurbaşkanı seçimleri olduğunu görüyoruz”

“Bu benim 3. kitabım “Çankaya’dan Beştepe’ye Türkiye’de Cumhurbaşkanı Seçimleri” ‘Cumhurbaşkanlığı seçimleri’ demiyorum, ‘Cumhurbaşkanı seçimi’ diyorum. Bu konuda bazı eleştiriler geldi kitabın ismine yönelik. Niye Cumhurbaşkanlığı demiyorum çünkü Cumhurbaşkanlığı bir kurum ve kurum seçimi yapmıyoruz, Cumhurbaşkanını seçiyoruz. Kitabım Atatürk’ün Çankaya Köşkü ile başlıyor.  Son Cumhurbaşkanımız seçimle gelen ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Cumhurbaşkanlığı köşkünün Beştepe’deki külliyeye taşımasıyla sona eriyor. Dolayısıyla burada Türk siyasi hayatını anlatırken daha doğrusu Cumhurbaşkanlığı seçimlerini anlatırken bizim karşımıza şöyle bir problem doğuyor. Cumhurbaşkanı seçimlerini bağlamından koparıp, ayrı olarak ele almamız söz konusu değil. Türkiye’de Cumhurbaşkanı seçimlerine baktığımızda Türk siyasi hayatını belirleyen ana faktörün bu seçimler olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türk siyasi hayatını biz başrolünü Cumhurbaşkanı seçimlerinin oynadığı uzun metrajlı bir filme benzetebiliriz.

“Cumhurbaşkanlarının isminden çok Başbakanlarının isimlerine göre değerlendiriyoruz”

Atatürk dönemi ile başlayan bir Türk siyasi hayatını görüyoruz. Cumhurbaşkanı seçimleri o kadar önem arz ediyor ki ama enteresan bir şekilde dönemleri biz Cumhurbaşkanlarının isminden çok Başbakanlarının isimlerine göre değerlendiriyoruz. Yani Atatürk ve İnönü, İlk 2 Cumhurbaşkanını saymazsak diğer Cumhurbaşkanlarının her ne kadar Cumhurbaşkanlığı yapmış olsalar da onların o dönemlerinin o cumhurbaşkanlarının isimleriyle anılmadığını görüyoruz. Mesela Atatürk Dönemi ve İnönü Dönemi’ni kendi isimleriyle anıyoruz. Ama ondan sonra Cumhurbaşkanı olan Celal Bayar’ın Dönemini Celal Bayar Dönemi olarak adlandırmıyoruz. Diyoruz ki “ Menderes Dönemi” Menderes bir başbakan veya daha sonra Demirel’in dönemini anlatırken “Demirel Dönemi” diyoruz. Demirel döneminden de bahsettiğimiz şey Demirel’in Cumhurbaşkanlı yaptığı değil başbakanlık yaptığı dönem. Aynı şekilde Özel ve Erdoğan Dönemi olarak da yine bu isimlerin başbakanlık yaptığı dönemleri kastetmiş oluyoruz. “Erdoğan Dönemi” deyip de mesela Erdoğan’ın başbakanlık yaptığı dönemdeki Cumhurbaşkanı Sezer’in “Sezer Dönemi” olarak adlandırmıyoruz. Veya Abdullah Gül Dönemi olarak adlandırmıyoruz.

kritik-anayasa-degisikliginin-tartisildigi-bu-surecte-gecmise-ayna-tutuldu-3

“BM’ye üye 193 ülkenin 153’ünün yönetim şekli Cumhuriyet”

Şimdi burada Başkanlık, Cumhurbaşkanlığı veya Devlet Başkanlığı kavramının bazı ülkelerde nasıl kullanıldığına bir bakalım. Dünyada şuanda Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülke görüyoruz. Bu ülkelerde isimleri farklı şekillerde adlandırılsa da bu 193 ülkenin 153’ü ülkedeki yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu ifade ediyor. Yani diyor ki “Biz Cumhuriyet ile yönetiliyoruz.” Kimisi Federal Cumhuriyet, Kimisi Demokrasi Cumhuriyet, Kimisi İslam Cumhuriyeti, Kimisi Sosyalist Cumhuriyet bunların içeriklerinin ne kadar doğru olduğu ayrı bir konudur. Demokrasi diyen gerçekten demokrasiyi işliyor mu?

“Ülkelerde devletin başındakine verilen isim birbirinden farklılıklar arz ediyor”

Bu ülkelerde devletin başındakine verilen isim de birbirinden farklılıklar arz ediyor. Mesela İngiltere, İsveç, Norveç gibi İspanya gibi bazı ülkelerde devletin başındaki kişiye Kral veya Kraliçe ismi verilirken, 1846 yılında Kaliforniya Cumhuriyeti ismiyle kurulan cumhuriyette devletin başkanın adı Komutan, Lüksemburg’da Grandük, Japonya’da İmparator, Almanya ve Avusturya’da Federasyon Başkanı adıyla anılıyor. İsrail’de Devlet Başkanı deniyor. Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda’da Genel Vali İsmiyle adlandırılırken Azerbaycan, ABD, İrlanda ve Litvanya gibi birçok ülkede devletin başkanına Başkan ismi veriliyor. Bunun dışında Cumhuriyetle yönetilen birçok ülkede Fransa, İtalya, Finlandiya gibi birçok ülkede devletin başındaki kişiye Cumhuriyet Başkanı ismi veriliyor. Ama Türkçemizde Cumhuriyet kelimesiyle Cumhur kavramı farklı anlamlarda kullanıldığı için bizde Cumhuriyet Başkanı değil Türkiye Cumhuriyeti’nde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanı kavramının kullanıldığını görüyoruz. Eski Türklerde Hükümdarların isimlerinin neler olduğuna bakacak olursak; Şanyü, Tanhu, Hakan, Han, Yabgu, İlteber, İdi-kut, gibi isimlerin kullanıldığını görüyoruz.

kritik-anayasa-degisikliginin-tartisildigi-bu-surecte-gecmise-ayna-tutuldu-4

“Türkiye’de 20 kez Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı”

Bizim bugünkü anlatacağımız konu ilki 1923’te sonuncusu 2014 yılında Cumhurbaşkanı seçimleri. Türkiye’de 20 kez Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Bunların 18’inde Cumhurbaşkanını TBMM yani parlamento seçerken birinde 1982 yılında 1982 Anayasası’na konulan geçici birinci madde ile Kenan Evren Cumhurbaşkanı oldu. Bir tanesi de sonuncusunda 2014 yılında da Recep Tayyip Erdoğan doğrudan halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu. Dolayısıyla 20 seçimin 18’ini parlemanto gerçekleştirdi. Birini Anayasa koyan bir hüküm belirledi. Birisini de doğrudan halk tarafından seçimi ile belirlendi.

“Türkiye’de bu iktidar muhalefet ilişkileri süreci belirlemiyor”

Şimdi Cumhurbaşkanı seçimlerinde normalde süreci etkileyen faktörlere baktığımızda sürecin normal şartlarda iktidar, muhalefet ilişkilerinin sonucu süreci etkilemesinin doğru olduğunu, mantıklı olduğunu veya demokratik ülkelerde bununla karşılaştığımızı ifade edebiliriz. Yani Cumhurbaşkanı seçimleri deyince süreci etkileyen faktörlerde iktidar, muhalefet ilişkilerinin varlığından söz etmemiz gerekiyor. Fakat Türkiye’de bu iktidar muhalefet ilişkileri süreci belirlemiyor. İktidar, muhalefet ilişkileri süreci belirlemede yetersiz kalıyor. Burada Türkiye siyasi hayatına baktığımızda TSK’nın, basının, yargı bürokrasisine özellikle, sermayenin ve uluslar arası müdahalelerin süreci etkileyen faktörlerde başı çektiğini görüyoruz.

kritik-anayasa-degisikliginin-tartisildigi-bu-surecte-gecmise-ayna-tutuldu-5

“Tarih bu güne kadar kurucu başkanlara devlet başkanlığı hakkını vermiş”

1921 yılına geldiğimizde bu yıllar milli mücadele yılları 1876 anayasası yürürlükte 1909 yıllarında önemli değişikliklere uğramış. 1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni bir anayasa yapıyor. 23 maddeden oluşan kısa bir anayasa zaten 12 maddesi yerel yönetimlere ilişkin maddelerden oluşuyor. Teşkilat-ı Esasiye kanunu ama bu kanunda yani bu anayasada Cumhurbaşkanın veya devletin başındaki kişinin varlığı belirtilmemiş. Aynı zamanda bu anayasada başkent bile belli değil. 1921 anayasasının bir özelliği var bu özellikte şu diğer bütün anayasalar kendilerinden önceki gelen anayasayı özürlü ilan eder ve yürürlülükten kaldırır ilga eder. Fakat 21 Teşkilat-ı Esasiyesi kendinden önce gelen 1876 Anayasasını ilga etmemiş. 21 Anayasası diyor ki; ben bir anayasayım 23 maddeden oluşan kısa bir anayasayım. Savaş şartları, milli mücadele şartları devam ediyor. Çok çabuk karar alamam gerekiyor. Onun için bunları uyguluyorum. 23 Maddenin içinde bende bir hüküm yoksa ne yapacağız? Çok kolay eskisini ilga etmedim açın bakın 1876 anayasasına orada cevabını bulursunuz diyor. Dolayısıyla devletin yönetim şekli belli değil ama adı konulmamış bir Cumhuriyetin varlığından söz edebiliriz. Devletin başkenti anayasada yok ama biz hukuken devletin başkenti İstanbul olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü 1876 Anayasasına göre payitaht İstanbul yani hukuken İstanbul ama fiili duruma baktığımızda devletin başkentinin Ankara söylememiz mümkün. Aynı şekilde devlet başkanı da anayasada yer almamış. Devletin başında kim var hukuki olarak 1876 Anayasasına baktığımızda Padişah var. Öbür taraftan fiilen TBMM Başkanı olan Mustafa Kemal’in süreci yönettiğini görüyoruz. 1921 Anayasasında 1923 yılında bir değişiklik yapılıyor. 29 Ekimde yapılan bu değişiklik devletin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu belirtiyor. Cumhuriyet ilen edilmiş ve bu cumhuriyetinde başkentinin, bir isminin olması lazım, Reis-i Cumhurun olması lazım. Tarih bu güne kadar kurucu başkanlara devlet başkanlığı hakkını vermiş. Mustafa Kemal’inde kurucu olarak Cumhurbaşkanlığına gelmesi üzerine çok tartışılacak bir konu olarak görünmüyor. Nitekim İngiltere’de Cromwell, Rusya’da Lenin, Amerika’da George Washington, Çin’de Mao Zedung, Küba’da Castro, İran’da Ayettullah Humeyni ve Güney Afrika Cumhuriyetinde Mandela örneklerimde görüldüğü gibi Cumhurbaşkanlarının, Devlet Başkanlarının kurucu kişilerden oluşması alışılagelmiş bir durum.

“Reisi-i Cumhur seçimlerinin hemen yapılmasını öneren kişi Bilecik mebusu”

Cumhuriyet’in ilanı yani 29 Ekim’de anayasanın birinci maddesinin devletin yönetim şeklinin Cumhuriyet olarak değişmesiyle birlikte meclis başkanlığına hemen bir teklif veriliyor. Doktor Fikret, Reisi-i Cumhur seçimlerinin hemen yapılması istiyor. Doktor Fikret kim? Bilecik mebusu yani Ertuğrul mebusu Doktor Fikret; Reis-i Cumhurun seçimi için seçimlerin hemen yapılması teklifini veriyor. Bu şartlar altında1923 yılında yapılan ilk Cumhurbaşkanı seçiminde Mustafa Kemal tabi ki Cumhurbaşkanı seçilmiş oluyor. Birinci Cumhurbaşkanı olarak göreve başlıyor.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam