milletvekili adayı yağcı tso üyeleriyle buluştu

milletvekili adayı yağcı tso üyeleriyle buluştu

Bilecik TSO üyeleri ve Ak Parti Bilecik Milletvekili adayı Selim Yağcı 24 Haziran cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri öncesinde bir araya geldi.

Bilecik Konak Cafe Restaurantta Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen kahvaltıda Ak Parti Bilecik Milletvekili Selim Yağcı sanayicilerle buluştu.

Organizasyonda konuşan Ak Parti Bilecik Milletvekili adayı Yağcı, “Milletimizin 24 Haziran’da çok berrak, herkesin anlayabileceği dilden bir ders vereceğine inanıyorum” dedi. Yağcı konuşmasında, “Gerek sanayi odamızın çok değerli başkanı, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyelerimiz, meslek komitesi başkanlarımız öncelikle hepinize hayırlı sabahlar diliyorum, gününüzün hayırlı ve bereketli olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Böyle nezaket göstererek bu kadar hassas bir süreçte bu organizasyonu düzenlediğiniz için bizleri de misafir ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Tabi rahmet, mağfiret, bereket ayı Ramazan ayını idrak ettik, geçen Ramazan-ı Şerifinizi, bayramınızı Cenab-ı Hak mübarek etsin. Daha nice böyle güzel ve özel günleri hep birlikte yaşamayı nasip etsin.

‘En doğru sonuçların çıkacağına inanıyorum’

Değerli kardeşlerim, tabi bu süreç içerisinde ülkemizde gelişen şartlar sebebiyle 24 Haziran’da bir seçim sürecini hepimize nasip olursa yaşayacağız ve 24 Haziran’da bu Pazar günü inşallah Türkiye’de bir ilk daha gerçekleşecek. Biz 16 Nisan 2017’de vermiş olduğumuz cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş kararından sonra cumhurbaşkanı seçimini ve milletvekili seçimini birlikte gerçekleştireceğiz. Tabi bu seçim ve sonuçları şehrimize, ülkemize hayırlı uğurlu olsun. İnşallah beklediğimiz istikrar, istikbal ve istiklalimiz açısından en doğru sonuçların çıkacağına ben canı gönülden inanıyorum. Çünkü bu milletin ferasetine, basiretine, cesaretine, sağduyusuna her zaman inandık, inanmaya da devam ediyoruz, güveniyoruz. Çünkü milletimiz gerçekten devletimizin çok sıkıştığı dönemlerde müracaat edildiğinde böyle mizanı çok güçlü ki çok ince kararlarla, ayarla devletimizin, milletimizin ve geleceğimizin devamlı önünü açmıştır. Ben bütün oynanan oyunlara, hilelere rağmen milletimiz bu basiretiyle, ferasetiyle ve sağduyusuyla 24 Haziran’da çok berrak, herkesin anlayabileceği dilden bir ders vereceğini ben canı gönülden inanıyorum.

‘Birlikte Bilecik’iz, birlikte Türkiye’yiz’

Değerli kardeşlerim tabi ben Bilecik’imizde 15 yıldır belediye başkanlığı görevi yapma şansını bulan bir kardeşinizim ve Bilecik tarihi içerisinde böyle üst üste 2 dönem yapan hiç olmamış. Ama bize Cenab-ı Hak 3 dönem ve 15 yıl gibi bir süre her zaman gururla söylediğimiz dirilişin, kuruluş ve kurtuluşun beşiği olan topraklara hizmet edebilme fırsatını verdi. Bunun için Cenab-ı Hak’a ne kadar şükretsek azdır. Çünkü bir fani için doğduğu yetiştiği topraklara hizmet edebilmek böyle bir sosyal projede, toplumsal projede bulunma büyük bir olay ve çoluk çocuğumuza bırakacağımız en büyük sermaye olarak görüyorum itibarı çoluk çocuğumuza bırakabileceğimiz en büyük sermaye olarak görüyorum. Bu dönem zarfında da siyaset büyüklerimiz, devlet büyüklerimiz bizim bu edindiğimiz deneyimi, tecrübeyi birikimi ilimizin her noktasında değerlendirmemize ilişkin bize bir görev tevdi ettiler. Bu görev Ak Parti Bilecik milletvekilliği adaylığı, biz bu tevdiyi yapma noktasında işte seçim süreci içerisinde sizlerle çok değerli hemşehrilerimizle bir ve beraber olma çabası gayreti içerisindeyiz, onlarla istişare hasbihal ederek kanaat oluşturma çabası gayreti içerisindeyiz. Şimdi tabi Bilecik’te bizim ölçeklerimiz belli, şartlarımız belli ve hedeflerimiz de aslında belli. Ama hedeflere giden yollar noktasında belirgin ayrılıklarımız oluyor, sınırlarımız oluyor. Burada 15 yıl siyaset deneyimim içerisinde gördük, yaşadık, yaşıyoruz ve dilediğimizi hareket eden dinamizmi sağlayan belirgin kuruluşlar var. Bilecik’imizin dinamizmini sağlayan en önemli kuruluş tabi bir şehirde ekonomi ticaret sanayi olmadan olmaz. En önemli kuruluş doğal olarak şehrin ticaret ve sanayi odasıdır. İkinci şehir esnaf odamız ve eşrafsız olmaz ve bu da şehrimizin esnaf odaları ve eşraflarından oluşan birlikteliklerdir. Biz Bilecik’te bir üçüncüsü de şehrin sivil toplum örgütleri bu anlamda değerlendirebilir. İşte bu noktalarda şehirlerde eğer bu bizim ölçeğimizdeki şehirlerde bu odalar ve buna ilişkin dinamizmini sağlayan kuruluşlar arasında ve kendi işlerinde eğer o kriterler geçerliyse aslında başarıyı sağlamak çok çok kolay olur. Ama bu kurumlar kuruluşlar içerisinde ön yargılarımız girerse o zaman şehir kilitlenir. Doğruyu görürüz, ulaşmakta çok güçlük çekeriz. Onun için değerli kardeşlerim, birbirimize biz güzel bir söz verdik, birlikte Bilecik’iz, birlikte Türkiye’yiz. Mutlaka hayat içerisinde şimdi siyasette yapıyoruz. İşte birçok Bilecik’imizden milletvekili adaylarımız var. Allah yollarını açık etsin. Yani Bilecik’in her biri bir değeri, iyi niyetle aday olmuşlar, değişik yollardan gidiyorlar. Bizlerin bunlar karşısındaki durumu şöyledir böyledir, onlar kötü ben iyiyim deme hadsizliğine ve haksızlığına 15 yıllık siyaset hayatım boyunca hiç girmedim, girmemde. Ben kötünün iyisi olmaktan her zaman uzak dururum. Çünkü kendime de yakıştıramam. Olacaksak iyinin en iyisi olmak, güzelin en güzeli olmak, başarılının en başarılısı olmak çok daha önemli. Onun için değerli kardeşlerim mutlaka belirgin süreçler içerisinde yarışlar olacak, kazananlar, kaybedenler, diğer şeyler olacak ama bunu bizim şehrimiz ölçeklerinde ilelebet ön yargıyla devam ettirmek hem kendimize hem şehrimizin geleceğine büyük zarar verir. Bunun için sizden bu nokta içerisinde Ticaret Sanayi Odamız gerçekten bu şehrin ekonomik, ticaret, birlik beraberliğini sağlayan temel taşlarından birisi. Önyargılarımızdan uzaklaşarak Bilecik’i, Bilecik’te lokomotif görevi yapmanızı arzu ediyorum.Özellikle Ticaret Sanayi Odamızın önümüzdeki dönem içerisimnde nasip olur bu vekalet görevi bize tevdi edilirse ve sizlerde bu noktada uygun görürseniz sizleri yormak istiyorum. Şehrin gerçekten birlik beraberlik mayasının oluşacağı mekan ve gerçekten şehre katalizör, lokomotif görevi yapacak olan birim olarak Ticaret Sanayi Odamızı görüyoruz ve eminim ki önüömüzdeki süreç içerisinde tüm meclis üyelerimizle, yönetim kurullarımızla birlikte el ele gönül gönüle vererek şehrimizi imar ihyası noktasında geleceğe emin adımlarla yürütme noktasında gerekli çalışmaları hep birlikte yapacağız.

‘Batan ülke dünyada 10 en büyük projesinden 6 tanesini yapabilir mi?’

Ben gerçekten böyle bir toplantının düzenlenmesinde son derece mutlu oldum. 24 Haziran seçimleri anlamında geldiğinizde aslında sizler de kamuoyunun gündemleri çok iyi takip ediyorsunuz. Şimdi bazıları diyorlar ki Türkiye ticaretin sanayinin içerisindesiniz, Türkiye batıyor, Türkiye bitiyor, Türkiye ölüyor, ekonomisi şöyle, şu böyle. Bakın kısa bir analiz yapalım. Çok aslında değerlendirmeye de gerek yok, hepiniz bunları çok iyi biliyorsunuz. 2002 öncesi Türkiye’sini biliyorsunuz. Ne vardı, yarının ne olacağı endişesi vardı. İnsanlar esnaflar başbakanlarının önüne kasaları atıyorlardı. İki liderin arasındaki anayasa polemiğiyle bir akşamda faizler yüzde 300 artabiliyordu. Oranlar yüksek oluyordu ve devletin topladığı vergiler faizleri ödemeye yetmiyordu, eksik kalıyordu. Böyle bir Türkiye’den bugün baktığımızda gerçekten şimdi iki yerde çok büyük operasyon var. Savaş denilebilecek nitelikte operasyon var. Münbiç’te, Suriye’de, diğer taraftan Kandil’de ordumuz güvenlik güçlerimiz, Allah güçlerine güç katsın, şehitlerimize rahmet eylesin, çok ciddi operasyonlar yapılıyor. İçeride seçim atmosferi var. Dışarıdan ve içeriden ekonomiyi bozmak için bir çok manipülatif hareketler var. Haince saldırılar var ve bu ülke 2 yıl önce bir hain darbe girişimine maruz kalmış, bundan kurtulmuş. Belirgin noktalarda kamu içerisinde düzen tam kurulmamış, dışarı alınanlar, yeni alınan personeller var. Ama bugün bakıyoruz ki burada ticaret sanayi alemi olarak buradasınız yarın noktasında o 2002 öncesinde duyduğumuz endişeyi hiçbirimiz duymayacağız. Bu ülkemizde gerçekten ekonomik anlamda ne kadar 16 yılda sağlam temeller oluştuğunun en büyük göstergesi. Allah aşkına ticaret yapıyoruz, bu baskılar bu olaylar İngiltere’de olsa emin olan İngiltere ekonomisi bu kadar dayanıklı çıkamazdı. Dış ülkelerde olsa bugün kamu borç stokları diğer şehirlere baktığımızda gerçekten ülkemizin kamu borç stoklarıyla diğer borçlanmalarıyla dış dünyadaki diğer ülkelerin borçlanması arasında ülkemizin çünkü dünya değişiyor. Ülkelerin görevi de değişiyor. 2002’de Türkiye’de 500 bin kişiye sosyal yardım yapılmıştı. Ülkelerin artık yapısı devletlerin görevleri değişiyor. Bugün 6 milyon kişiye sosyal yardım yapılıyor. Devletlerin sosyal devlet olmak gibi bir sorumluluğu bir görevi var. Bunların da belirgin yükleri, tabi ki devletlerin üzerine gelir. Bunun dünyayla kıyasladığınızda, gelişmeleri dünyayla kıyasladığınızda gerçekten Türkiye’nin çok iyi yönetildiğini şartlarımıza göre çok iyi yönetildiğini ve ciddi mesafe kat ettiğimizi takdir edeceksiniz. Kaldı ki yani gerçekten biz bugün dünyadaki hani birileri battı, yattı, çamura battı gibi yanıyor bitiyor ya yani şimdi batan yanan bir ülke dünyada 10 tane en büyük projeden 6 tanesini yapabilir mi? Batan bir ülke dünyanın en büyük havaalanını açabilir mi? Bugün şimdi uçaklar inecek, sayın Cumhurbaşkanımızda. Yani batan bir ülkenin gücü buna yeter mi? Kanal İstanbul gibi yani 100 yıllık hayal bir projeyi batan bir ülke niyetlenip başlayıp bitirecek enerjiyi kendinde bulabilir mi? Bir Marmaray, bir Avrasya’yı, bir Yavuz Sultan Selim’i, bir Osmangazi’yi yapabilir mi? Veya borçlu bir insana, siz borçlu olsa ödeyemeyecek olsa veya geleceği olmasa Çanakkale’de 18 Mart Köprüsü gibi dünyanın en uzun köprüsü için finans sağlar mısınız? Bunların her biri yabancı finanslarla devletin geleceğine olan güveni teyit eden işlerle yapılan işler. Onun için değerli kardeşlerim gerçekten tabi ki çok mükemmel değiliz. Mükemmel olabilmek için sistemi değiştirmek lazım. Yani niye sistemi değiştirdik. Biz parlamenter sistemden 3 bin dolarlardan 11 bin dolarlara geldik, kişi başı milli gelir olarak ama koşuyoruz artık bizi üzerimizdeki materyallerle o süratte koşmamız mümkün değil. Atamıyoruz üzerimizdeki o yükleri. O zaman dedik ki yani biz bu elbiselerle bu ayakkabılarla hızımız bu olacak. E dünyaya baktık dünya daha hızlı koşuyor. Bugün bir avrupa ülkesi 15 bin dolardan aşağıya milli gelir seviyesi olan yok. O zaman biz 15 bin, 20 bin, 25 bin dolar seviyelerine çıkmamız lazım. Bu sürati yakalamamız için ne yapmamız lazım? O zaman elbiseyi değiştirmemiz lazım. Daha spor, koşmaya uygun bir elbise giymemiz lazım, ayakkabıları yenilememiz lazım, daha hızlı koşturacak ayakkabı giymemiz lazım. İşte biz 16 Nisan’da onu karar verdik. Şimdi bu defa diğerlerinde karşı olanlarda bir korku başladı. Ya dediler bu adamlar eski elbiselerle eski ayakkabılarla bu kadar koşuyorlar. Biz bunların atalarını da biliyoruz. Bu ataları yere sağlam bastığında atın üzerine bindiğinde bizi Viyana’ya kadar kovaladılar. Şimdi bunlar yeni elbiseyi giyerse yeni ayakkabılarda giyerse bunların süratine biz yetişemeyiz noktasında bir korkuya, paniğe kapıldılar ve bizim 24 Haziran’da o yeni elbiseleri, yeni ayakkabıları giymemizi engelleme noktasında birçok oyun oynama çabası gayreti içerisindeler. Ben eminim ki hep birlikte el ele vererek bu oyunları hep birlikte milletimiz olarak bozacağız ve gerçekten bu ata yadigarı toprakları hak etmiş olduğu noktaya hep birlikte getireceğiz ve devletimizin hem istikbalini hem istikrarını hem istiklalini ilelebet muhafaza edeceğiz ve sağlayacağız.

‘Karşı tarafı milli olarak görmüyorum’

Bu millet 15 Temmuz’da birliği, beraberliği, vatan sevgini, bayrak sevgisini sonuna kadar göstermiştir. Test edilmiş bir duygudur. Bu 24 Haziran’da aslında biraz da ittifaklar var şu bu var ama ben bir ifade kullanacağım. Aslında milli olanlar ve olmayanlar diye. Cumhur ittifakı ile diğer şeyleri. Çünkü karşı tarafı milli olarak görmüyorum, milli olan bir ordu, ordusu güvenlik güçleri, hain güçlerle çarpışırken en azından hani derler ya bizim kültürümüzde dinimizde de vardır, bir yerde kötülük gördüğünde gücün yetiyorsa elinle düzelt, gücün yetmiyorsa dilinle düzelt en azından ona da gücün yetmiyorsa kalbinle buğzet derler. Ya kardeşim senin milli duygun hiç yok. Yani bu millet bu devlet hain bir FETÖ terör örgütüyle uğraştı, koskoca seçim çalışması yapıyorsun bir tane FETÖ’ye lafın yok. E senin ordun, güvenlik güçlerin yurtdışında ve canları pahasına bu vatanın bekası için mücadele ediyor, şehitler veriyor, sen hain PKK örgütüne karşılık ve onun işbirlikçileri içeridekilerine karşılık bir tane kelime söylemiyorsun kaldı ki yani işbirliği yapıyorsun, kaldı ki şunu diyebiliyorsun, yani biz olursak onu cumhurbaşkanı yardımcısı yapabilirim, onu niye tutuklu tutuyorsun. Bak bu da ben bir hukukçuyum, bu da çok ciddi bir garabet. Bir ülkede cumhurbaşkanı seçilecek bir kişi o ülkenin kanunlarına meri kanunlarına göre tutuklanan bir adamı ben çıksın diye bilebilmesi büyük bir garabet. Bu kanunların en büyük teminatı uygulayıcısı sensin. O zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunlarına göre seçilmeyi kabul ediyorsun da kanunların uygulanmasını nasıl kabul etmezsin sen? Nasıl yanlış dersin? Seçim milletimize hayırlı uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte konuşan Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Keskin   “Yönetim kurulu üyeleri olarak duruşumuzu ve şeklimizi bildirmek için bu organizasyonu gerçekleştirdik” şeklindeki konuşmasında şunları aktardı: “Allah’tan rahmet ailesine sabır ve metanet diliyorum, şehitler hepimizin şehidi, Türkiye hepimizin ülkesi onun için tabi üzüntülüyüz bu konuda, önümüzde de ayın 24’ünde bir seçim var, biz de Bilecik Ticaret Odası olarak yönetim kuruluo larak, yönetim kurulu üyeleri olarak duruşumuzu ve şeklimizi bildirmek için bu yemek organizasyonunu yapmış bulunuyoruz, yani buraya niye geldik, neden geldik, böyle bir sorusu değil, bizim safımız zaten belli, ama safımızı belirtmek için teyit etmek için tekrar bu organizasyonu yaptık, gelen arkadaşlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum, tabi burada bir Cumhur ittifakı var, cumhur ittifakını özellikle şahsım olarak destekliyorum, sizin de destekleyeceğinizi umuyorum, bunun yanısıra da cumhur ittifakını desteklerken böyle bir algılar da var, işte biz cumhurbaşkanımıza oyumuzu veririz, vekillikte farklı yere oy veririz, böyle bir şey yok, parlamentoda güçlü olmazsan ülkede güçlü lider güçlü ekip olmazsa hiçbir yerde bir iş olmaz diye düşünüyorum, onun için burada bu yemeği organizasyonu yaptık, sayın vekilimizi de davet ettik, sizleri de davet ettik, bu konu için buraya toplandık, hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Seçimin ülkemize vatanımıza memleketimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu ülkede iyi şeyler olacağını düşünüyorum. Birlik ve beraberlik adı altında Bilecik’e düzgün olacağını, kazacağını, kazandıracağmıza inanıyoruz vekilimizle beraber, hepinize teşekkür ediyorum, hepinizin günü hayırlı ve bereketli olsun diyorum, sağolun var olun.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam