“Projenin siyasi polemikleri mühendis ve mimarları itibarsızlaştırıyor”

“Projenin siyasi polemikleri mühendis ve mimarları itibarsızlaştırıyor”

Bilgilendirme, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü Şehir Plancısı Abdullah Ay, Mimarlar Odası Bilecik Şube Başkanı Mimar Didem Mean, İnşaat Mühendisleri Odası Bilecik temsilcisi Mühendis İnanç Taşkın ve Harita Mühendisleri Odası Bilecik Temsilcisi Gönül Karaoğlu tarafından yapıldı. Kentsel Dönüşümün bir gereklilik olduğunu savunan mimar ve mühendisler aynı zamanda projenin teknik kişilere danışılmadan siyasi polemik haline getirilmesinden duydukları rahatsızlıkları belirttiler.

Konu hakkında açıklama yapan Abdullah Ay, kentsel dönüşüm’ün zoraki bir yürütme değil sadece bir teklif olduğunu belirterek şu ifadelerde bulundu:

“Kentsel dönüşümde belli bir sürece girdik, belediye olarak biz bir proje hazırladık. Bir teklif sunduk insanlara. Bunu hep şöyle vurguladık. Müteahhit mantığıyla düşündük. Müteahhit, bir proje hazırlar gider mal sahibine projeyle ilgili teklifini sunar, %20-25 neyse. Başka bir müteahhit, başka bir proje hazırlayıp o da o şekilde gider. Burada vatandaş ikisinden birini tercih eder veya hiçbirini tercih etmez. Bizim de yaptığımız aslında bu şekilde. Biz de belediye olarak bir proje hazırladık, bunu vatandaşımıza sunduk. Kabul eder, etmez; teklifi beğenir, beğenmez veya teklif sonucunda karşısına ne çıkacağını görür, görmez bu tamamen bizim belediyemizin teklifiyle alakalıdır. Bu bir tekliftir, hatta kanunda olmamasına rağmen başkanımızın talimatıyla %60 gibi bir onay oranı koymuşuzdur. %60 oranı da kabul edilmezse zaten bu işin yapılmayacağını taahhüt etmiştir.

Piyasada çok fala spekülatif şeyler duyuyoruz. Evler yıkılacakmış, tarihi binalar yıkılacakmış, bunlar zorla yapılacakmış gibi. Bunu tekrar söylüyorum bu bir tekliftir. %60 oranına ulaşılmazsa kentsel dönüşüme devam edilemeyecek, şerhler kaldırılacaktır.

“Kentsel dönüşüm bir gerekliliktir”

Bu bölgede kentsel dönüşümün bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz. Mevcut imar planına göre çok dar yollarımız var, yapı stoku çok kötü, kerpiç, ahşap, yığma yapılar çoğunlukta. Tapusal anlamda tapu tahsis belgelerinin olduğu, hisseli satışların olduğu sorunlu mülkiyetler var ve bu oranlar çok yüksek oranlar, %50’lerde. Bunların yanında imar planında yol gözükse dahi açılmamış çok dar olan yollar var, 6-7 metrelik yollar var. Yaşamsal öneme sahip olan itfaiyenin, ambulansın veya temizlik işlerinin şu anda çok sıkıntılı olduğu, hatta yapılamadığı alanlar, sokaklar mevcut. Tüm bunları değerlendirdiğimizde biz İmar ve Şehircilik Müdürlüğü olarak burada kentsel dönüşüme bir gereklilik olarak gördük ve burada bir proje hazırladık.

“Projenin siyasi polemik yapılması bizleri itibarsızlaştırıyor”

Biz burada teknik insanlar olarak bir aradayız. Kentsel dönüşüm teknik bir konudur. Teknik bir durumda, teknik sivil toplum kuruluşlarına danışmadan, teknik müdürlüklerimize danışmadan bu konunun siyasi bir polemik malzemesi yapılması, biz teknik kişileri, teknik odaları, teknik müdürlükleri itibarsızlaştırıyor. Toplum nezdinde bizim güvenimizi sarsmaktadır. Bu konuda siyasilerin, vatandaşların öncelikle bize gelerek, bize danışmalarını bekliyoruz. Fakat öyle bir durum oluştu ki teknik insanlarla beraber yürütülmesi gereken bu konunun tamamen teknik insanlar saf dışı edilerek, teknik insanlara danışılmadan siyasi polemik malzemesi yapıldığını gördük. Bu bizleri çok rahatsız etti ve biz bu konuları tüm teknik platformlarda konuşmak isteriz. Bunları siyasilerin de bulunduğu teknik kişilerin bulunduğu bir alanda konuşmak isteriz. Üniversitemizin teknik birimleri de bu işin içinde yer alabilir.

Bizim buradaki projemizde biz bir tarafız Bilecik Belediyesi olarak. Bu teklifi de mahalle sakinlerine sunuyoruz. Proje farklı yorumlanabilir, beğenilmeyebilir, eleştirilebilir, uygun görülebilir bu bizim bir teklifimizdir, bizi bağlar. Fakat bunun haricinde bu alanda bir gereklilik olduğu tüm teknik insanlar ve kabul gören bir doğruluktur.

Burada bir kentsel dönüşüm gerekliliği vardır. Bu alanda, yapısal anlamda çok köklü değişikliklere gidemiyoruz. Bazı kişiler müteahhide verip kat karşılığı kendileri yapıp yeni binalar yapmak istiyorlar. Fakat bunun haricinde yeni binaların yapılamayacağı sıkıntılı alanlar var. Yeni binalar yapılsa da mevcut imar planında yeşil alanımız yok, otopark alanımız yok, çocuk oyun alanımız yok, sosyal donatı alanlarımız yok. Bunların hiçbirini yapamadığımız için biz belediye olarak bir teklif hazırladık, kentsel dönüşümün gerekliliğini düşünerek ve bu teklifimizi sunduk.

“Bilgilendirme ofisleri Şubat sonuna kadar açık”

Şubat ayı sonuna kadar ofisimiz açık, herkes gelip bilgi alabilir. Bundan sonra da uygun görülürse devam edilir. Sokaklarda bu konu insanlara farklı anlatılıyor. Ofisimize gelmeyen insanlardan evlerinin yıkılacaklarına dair duyum ve polemik malzemesi alıyoruz.  Kentsel dönüşümde bu mahallelerin rehabilite edilmeleri noktasında çeşitli yürüyüş yolları vardır, çeşitli yöntemler vardır. Biz belediye olarak bu yöntemlerden bir tanesini tercih ettik ve teknik kişilere sorarak, danışarak bunu yapmak istiyoruz.

 

 Mimarlar Odası Bilecik Şube Başkanı Mimar Didem Mean da projenin gerekliliği konusunda hemfikir olunması gereken bu süreçte olunduğunu belirterek “ Kentsel dönüşüm uygulanacak bölgede imar palalarının düzensizlikleri nedeniyle büyük oranda bir çarpık kentleşme var. Bu alanların düzenlenmesi için oradaki yapı stokunun yetersiz olması, cadde, sokak kültürünün bile olmadığı hiçbir şekilde kente kimlik katacak bir değerinin olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu bölgede kentsel dönüşüm bu yüzden elzem bir konusudur. Ancak bu proje teknik insanlar arasında tartışılıp, gerekli ortamlarda ortaya sunularak düzenlenmelidir. Özellikle, sosyal ve kültürel çevreye bu projenin cevap verme zorunluluğu vardır” dedi.

“Deprem yönetmeliğinin içerisinde siyasi hiçbir formül bulunmamaktadır”

İnşaat Mühendisi İnanç Taşkın konuyla ilgili ifadelerde bulunurken şu sözleri kullandı:

“Kentsel dönüşümü biz siyasi olarak desteklemeye, o formatta gelmedik. Nihayetinde deprem yönetmeliğinin içerisinde siyasi hiçbir tane formül bulunmamaktadır. Oradaki binalar deprem yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde, zaten 1999 depreminde yara almış bir binalar grubu vardı. 2 sene önce olan 4,8’lik 4 saniye süren depremin esasında Bilecik’in altında çok fazla bir tehlike oluşturmuştur. Nihayetinde bu depremlerin öncesinde ve sonrasında, o bölgede düşünülen kentsel dönüşümün esasında bir de yerinde dönüşümler var. Bu konuda bile esasında o bölgedeki kentsel dönüşümü geliştirerek daha fazla yerlere, daha fazla adalara, paftalara yayarak bunun daha da genişletilmesi gerekir. Deprem yönetmeliğindeki tek kıstas, binanın sağlam olması ve insanı yaşatmaktır. Siyasi olarak bugün buna hayır diyen insanlar, yarın olabilecek bir depremde oradaki insanların hayatıyla oynamaktadır. Bu işlere siyasi olarak bakılmaması gerektiği şeklinde düşünmekteyim.”

Harita Mühendisleri Odası Bilecik Temsilcisi Gönül Karaoğlu, projenin bir mülkiyet dönüşümü olduğunu ifade etti. Kentsel dönüşüm gerçekleşirse tarıma elverişli alanların önünün kapatılacağını dile geitiren Karaoğlu,  aynı zamanda kentsel dönüşümün şeffaf, ranta kapalı ve iyi bir fizibilite gerektirdiğini ifade etti. BETÜL SÖNMEZER

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam