REKTÖR ÖZCAN “RAMAZAN SEVİNCİ”NE KATILDI

REKTÖR ÖZCAN “RAMAZAN SEVİNCİ”NE KATILDI

“Osmanlı’nın yaşam merkezinde İslam vardı”

Serdar Tuncer ‘in sunuculuğunu yaptığı programın ana konusu “Osmanlı Devleti’nde Peygamber Sevgisi” oldu. Günümüz yaşam şartlarıyla beraber kültürel bağlarımızın giderek zayıfladığını belirten Özcan, günümüzdeki en büyük sorunlardan birinin de insanların hayatlarına bir anlam yükleyememesi olduğunu kaydetti. Osmanlı Devleti’nin ise merkezine İslam medeniyetini koyduğunu belirten Özcan, Osmanlı bilincinin bazı dönemlerde çok fazla yanlış bir şekilde yansıtıldığını dile getirdi.

“Hayatımızı kahramanlara göre yaşıyoruz”

Özellikle günümüzde insanların yaşam süreçlerinde bir kahramana ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Özcan,

Biz hayatımızı, bugünlerde unuttuğumuz kahramanlarımıza göre yaşıyoruz. Peygamber bir örnek demek. Çok net ifadeyle, biz peygamberin örnekliğine dini tabirle sünnet anlamını veriyoruz. Ama onun yerine modern hayata moda diye bir şey koyduk. Gençlerimizi, çocuklarımızı moda ve sünnet ikileminde kaldık” ifadelerinde bulundu.

“Yaşamımızı anlamlandırmalıyız”

Rektör Özcan şöyle konuştu:

“Şüphesiz bu bilgiyle doğru orantılı gidecek bir hadise. Toplumumuzun bilgi düzeyi arttıkça şuurlanma düzeyi de artıyor. Şuurlanma düzeyi aynı zamanda kimliğinin de farkında olma sonucunu getiriyor. Normal şartlarda modern insanın en önemli ve en yaygın intihar nedenlerinden birisi kısa bir cümlede gizli. Yaşamak artık benim için anlamını kaybetti şeklinde bir ifade. Yaşamanın anlamını yitirmesi demek, insanın kendi varlığına bir anlam yükleyememesi demek. O da tarihini ve kimliğini oluşturan değerlerini şuurlu bir şekilde fark edememesi demek. Biz modern kırılma dönemimizde sanki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşı olmayı, tarihi derinliklerden günümüze taşıdığımız bütün değerlerden soyutlanmak gibi bir yanlış izahate kapılarak idrak ettik. O bize çok pahalıya mal oldu. Ama bugün artık farkındayız, inanılmaz derecede gelişmiş üniversitelerimiz var. Bu alanda belli çalışmalarımız var. Cenab-ı Hak bize bir büyük nimet lutfetti ki, yeryüzünde hiçbir topluluk bizim kadar kırılmadan devam eden bir devletler zincirine sahip değil.

“Hayatımızı yaşarken imar da ediyoruz”

 Göktürk Devleti bunlardan itibaren başlayan, değişik isimler altında ama hiçbir zaman sömürgeleşmeyen bir halkanın devamıyız. Selçuklu da bizim, Osmanlı’da bizim, Türkiye Cumhuriyeti de bizim, diğerleri de bizim. Bütün insanlık mirası bizim. O itibarla meseleye bu açıdan baktığımız zaman hayatımıza anlam yerleştirme noktasında hiçbir sorunumuz olmuyor. Hayatına anlam yerleştiren hem insanlar, hem toplumlar ne için var olduklarını biliyorlar ve ne için var oluklarını bildikleri için varlık nedenlerine uygun bir hayat icra ediyorlar. Cenab-ı Hak bizim hayatımızı bize bahşederken, ben sizi yeryüzünü imar edesiniz diye yarattım diyor. Dolayısıyla ömürle imanın aynı kökten geldiği bu sırrını da idrak edersek, biz bir taraftan hayatımızı yaşayacağız ama bir taraftan da yaşadığımız hayatı imar edeceğiz. O da kimlikle doğrudan orantılı bir şey.

“Osmanlı Dönemi yanlış anlatıldı”

Bir dönemin son derece yanlış bir kararının eseri olarak uzun yıllar müfredatımızda, ya da resmi tarih öğretimimizde yer alan ifadelerin bazıları. Tarih hiçbir zaman böyle cereyan etmedi. Biz tarihi olayları genellikle kendi dönemlerinin haleti ruhiyesi içinde değerlendiririz. Bizim ecdat dediğimiz o Osmanlı Devleti’ne yönelik söylemlerimiz bir geçmişe yönelik öykünmeden ziyade o günden günümüze insanlık ve güzellik adına hangi değerler var onları keşfetmek. Bir anlamda geleneği keşfederek modern insanın kullanımına takdim etmek şeklinde.

“Teknolojinin nimetlerinin bedelini insanlığımızla ödüyoruz”

Bizim bugün tahassürle aradığımız o kadar çok insanlık değerlerimiz var ki. Pozitivist bilimle biz belki teknolojinin ya da mekanik alemin insanları rahatlatan pek çok malzemelerine sahip olduk. Ama giderek bunun bedeli insan gibi yaşamayı unutuyor oluşumuz. İnsan gibi yaşama değerlerini de adabı muaşeret dediğimiz , yani iletişim sanatının gereklerine ait ne varsa onları da kendi tarihimizde ne varsa onları da kendi geleneklerimizde bulacağız. O tarih de bizim Osmanlı tarihi. Ömrümüzün 650 senesini bunlarla geçirdik.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam