• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
“Sanayi, Ticaret ve Üniversite birlikte hareket etmeli”

“Sanayi, Ticaret ve Üniversite birlikte hareket etmeli”

Panelde konuşan ilk isim olan Yasemişn Kapukaya Ticaret ve Sanayi Odası hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Ticaret ve Sanayi Odası'nın öğrencilere her zaman destek verdiğini belirten Kapukaya şöyle konuştu:
"Öncelikle hepinize hoşgeldiniz diyorum, Bilecik Sanayi ve Ticaret Odası’nı temsilen buradayım. Öncelikle size Ticaret ve Sanayi Odası’nın geçmişini biraz anlatmak istiyorum. 1984 yılında Bilecikli işadamlarının sayesinde o zamanki belediye iş hanının küçük bir odasında kuruluyor. İlk kurulduğu yıllarda çok az bir istihdama sahip. 1996 senesinde 1.Organize Sanayi Bölgesi’ne taşınıyoruz. Sonrasında da 5174 sayılı yasanın 4.maddesinin tarifinde bulunan ‘’üyelere müşterek hizmet vermek, onların ihtiyaçlarını karşılamak, oda belgesi, kapasite belgesi, onun haricinde yine sanayicilerimize destek üzerine kurulmuş bir firma"
 
"Tüketimi çok olgun ve uygun, bu sektörde yer almayı seçtik"
 
Bilecik'in önemli iş adamlarından biri olan Yusuf Subaşı da içinde bulundukları yemek sektöründen bahsetti. Zamanla geliştirmiş oldukları pastörize yemek alanından da örnekler veren Subaşı şu ifadelerde bulundu:
"Öncelikle bu toplantıyı organize eden derneğimize, Ankara’dan gelen Sanayi Bakanlığı ve sanayi müdürü arkadaşımıza hoş geldiniz diyorum ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Sevgili öğrenciler, biz gıda ile ilgili bir firmayız, üniversitemizin de yemek hizmetini vermekteyiz. Yaklaşık 30 yıldan beri firmamız bu işi yapıyor. Kendim Bilecik doğumluyum, et ve et ürünleriyle ilgili işimiz varken bir süre sonra da yemek şirketini kurduk. Bu yolda zaman içerisinde işimizi yapmaya çalışıyoruz. İş hayatına sizin gibi eğitimimi tamamladıktan sonra başladım. Yani bizde ticaret hayatına nasıl gireriz, nasıl olur, yoksa bir kamu sektöründe görev mi yapsak, yoksa kendi ticaret hayatımızdaki baba mesleğimiz kasaplığı mı devam ettirsek diye düşünürken bir kasap dükkânı açarak iş hayatına başladık. Bir süre sonra toplu yemek üretiminin ülkemizde var olduğunu gördük, böyle bir sektörün oluşmaya başladığını gördük. Kendimiz de et ticareti yaptığımız için böyle yemek firmalarına et satmaya başladık. Bununla birlikte baktık ki tüketimi çok olgun ve uygun, bu sektörde biz de bu işin içinde olalım dedik, bir yerinden başladık ve buralara kadar geldik"
"Bu ülkede, bu üniversitede, bu şehirde bile bence çok sayıda fırsat var"
 
 
Bilecik Cemre Evleri Satış ve Planlama Müdürü ve aynı zamanda psikolojik danışman olan  Mutlu Selen, işin girişimcilik ve psikolojik yönünden ve bu tip fırsatların öneminden bahsetti, 
Ben öncelikle bu organizasyonda görev alan tüm yöneticilere teşekkür ederim. Açıkçası salondan bulunduğun andan itibaren sabahtan beri içimden geçen tek temel duydu tekrar üniversite sınavına hazırlansam da tekrar üniversite öğrencisi olsam duygusu ile bütün günü geçiriyorum. Sizin içinizden şuanda ‘ne diyorsunuz?’ modundasınız. Psikolojik danışmanım. Ankara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümünü bitirdim. 20 yıl eğitim sektöründe, özel sektörde çalıştım. Şimdi özel bir şirkette satış ve planlama koordinatörlüğü yapıyorum. Ben biraz işin girişimcilik ve psikolojik yönünde bir de bu tip fırsatların öneminden biraz bahsedeceğim. Biraz önce Yusuf Bey’in bahsettiği ağzından sözcükleri kaptıysanız bence bu salondaki bütün öğrenciler dışarıdaki öğrencilere göre çok şanslılar. Bu ülkede, bu üniversitede, bu şehirde bile bence çok sayıda fırsat var. Fırsatlara öyle bakmak lazım. Küçük bir psikolojik hikâye ile başlamak istiyorum. Bir beyefendi sahilde geziyor. Durmadan denizyıldızını yerden alıyor ve denize atıyor. Uzaktan da birisi onu gördüğünde ‘bu adam ne yapıyor’ diyor. Binlerce deniz yıldızı var. Baş edilir mi? Dayanamıyor yanına gidiyor diyor ki, ‘Ne yapıyorsun?’ Yerden alıyor ve denizyıldızını denize atıyor. ‘Denize atıyorum, ne oldu ki?’ diyor. Onun için çok şey oldu. Çünkü hayatı kurtuldu. Hayatı değişti. Biraz hayata bu şekilde bakmanız gerekir. 
 
"En temel sorunumuz bir araya gelemememiz"
 Bizler aslında özeleştiri de yapabiliriz bu noktada diye düşünüyorum. Çünkü bizim Genç Girişimciler Kurulu, Kadın Girişimciler Kurulu TOB'a bağlı ticaret odaları altında faaliyet gösteren kuruluşlar ama görüyorsunbuz ki salonda çok da fazla odalardan, yöneticilerden davet edilenler yok. Biz de bu anlamda biraz sahipsisiz her ne kadar koçluk, rehberlik apalım diye buradaysak da. Ama bu gün geçtikçe sizlerin de belki bastırmasıyla amiyane tabiriyle artacaktır. Bugün organize sanayi bölgesinin üniversiteyle birlikte oluşturduğu ğniversite sanayi işbirliği derneği var. İşte az önce San-tez destekleri var. Bizim kurullarımız var. Ayrıca girişimcilik kulüpleri, farklı kurullar var. Bunların temel sorunu bir araya gelemmeleri ve entegre olamamaları. Beşlki siz bu fakültenin öğrencileriolarak bu yönde de bir baskı kurabilirdini,-z. Çünkü gerçekten mesela organize sanayi bölgesine baktığımızda Ticaret Odasıyla orhanize sanayi bölgesi yanyana aralakrı yürüyüş mesafesi belki 10 dakika bile sürmez. Yöneticileri de hemen hemen ortak. Aynı yöneticiler üniversite yöneticileriyle görüşüyor. Ama ikisi farklı farklı oluşumlar sergiliyor. Bunları bir çatı altında toplayabilirsek, ortak fayda sağlamış oluruz. Bu yönde de sizlerin baskısı ve yöneticilere seslenişi çok önemli."

 
 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam