SARIKAYA:“TÜM KADINLARIMIZI KETEM’E DAVET EDİYORUZ”

SARIKAYA:“TÜM KADINLARIMIZI KETEM’E DAVET EDİYORUZ”

7 KADINDAN BİRİ MEME KANSERİ RİSKİ TAŞIYOR

“7 kadından birinde meme kanseri görülme riski” diyerek hastalığın önemine dikkat çeken Sarıkaya, tedavi yöntemlerinin ise ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hormon terapileri olduğunu belirtti.

KETEM’DE KANSER TEARAMASI ÜCRETSİZ

İlimizdeki kanser tedavi merkezi olan Bilecik KETEM’de de meme kanseri tarama ve standartları çerçevesinde 40- 69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir   mamografi yapılmakta olduğunu hatırlatan Sarıkaya, ayrıca “KETEM de 30-65 yaş kadınlara rahim ağzı kanseri taramasına yönelik HPV-DNA(smear) taraması ve 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere de kalın barsak kanseri taraması için dışkıda gizli kan testleri yapılmaktadır ”dedi KETEM’de yapılan tüm taramaların ücretsiz olduğuna da  dikkat çeken Sarkaya taramalarda sosyal güvence şartının da aranmadığını belirtti.

HER EKİM AYI’NDA BİLİNÇLENDİRME ETKİNLİKLERİ DÜZENLENİYOR

Sarıkaya kanser belirtileri ve tedavi yöntemi hakkında şu ifadelerde bulundu:

“Meme kanseri ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.Erken evrede tespit edilmesi mümkün olan bu kanser ile mücadelede kadınların bilgilendirilip bilinçlendirilmesi önemlidir. Bu amaçla 2004 yılından beri Ekim ayında Meme Kanseri Bilinçlendirme etkinlikleri düzenlenmektedir. Kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.Her 7 kadından birinde meme kanseri görülme riski vardır. Kansere bağlı ölüm nedenleri sıralamasında, akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Erken teşhis edildiğinde tedavisi mümkün olan bir kanser türüdür.

“ERKEN TANI YAŞAM SÜRESİ ARTIRILABİLMEKTEDİR”

Meme kanseri; memedeki süt bezleri ve süt kanallarını oluşturan hücrelerin normal olmayan biçimde, kontrol dışı olarak çoğalması ve vücudun başka bölümlerine de yayılarak çoğalmayı sürdürmesidir. Kanser hücreleri meme dokusu dışına çıktığında, öncelikle koltuk altındaki lenf bezlerinin tutmaktadır. Çünkü memedeki lenf damarları, meme dokusundan gelen lenf sıvısını koltuk altındaki lenf bezlerine taşır. Kanser hücrelerinin lenf bezlerine ulaşması, vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğini gösterir. Meme kanserinin diğer kanser türleri gibi nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte erken tanı sayesinde meme kanserinin yol açabileceği sorunların büyük bir bölümü çözümlenebilmekte, yaşam süresi ve kalitesi önemli ölçüde arttırılabilmektedir.

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ

Meme kanserinin; memede ele gelen bir kitle, ağrı, meme başında akıntı, kitle olan meme yukarıda, dik ve dolgun olması, meme derisi üzerinde ödem, meme derisi üzerinde portakal kabuğu görünümü, deride kızarıklık, ülserasyon, pullanma, meme başında sonradan olan içe çökme, komşu lenf bezlerinde büyüme, bir memenin anormal şekilde diğerinden büyük olması gibi belirtileri sayabiliriz.

           Meme kanserinin risk faktörleri ise yaş (50 ve 50 yaş üzeri kadınlar), cinsiyet (başta kadın olmak), daha önce meme kanseri geçirilmesi, aile yakınlarında meme kanseri görülmesi (anne, teyze kız kardeş gibi), hiç doğum yapmamış ve geç doğum yapmış kadınlar, uzun süreli hormon tedavisi görenler (6 yıl ve üzeri), alkol ve sigara kullanımı, şişmanlık ve yanlış beslenme alışkanlıkları, doğum kontrol hapı kullanımı (10 yıl ve üzeri) gibi.

“TÜM KADINLARIMIZI KETEM’E DAVET EDİYORUZ”

         Meme kanserinin tedavi yöntemleri; ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, hormon terapileridir.

20 yaş üzerindeki tüm kadınlar her ay adet başlangıcından 1 hafta sonra düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. 40 yaş üzeri her bayanın 2 yılda bir defa mamografi çektirmesi gerekmektedir. Düzenli beslenme alışkanlığı sağlanmalı, fiziksel aktivite yapılmalıdır. Doğumdan sonra en az 1 yıl bebek emzirilmelidir.

Tüm kadınlarımızı KETEM’e davet ediyoruz.

Unutmayın ;Kendi Kendine Meme Muayenesi Hayat Kurtarır.”

BETÜL SÖNMEZER

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam