“Sektörde Talep Çok Fazla”

“Sektörde Talep Çok Fazla”

 

Gerçekleşen konferansa konuşmacı olarak Bilecik Şeyh Edebalı Üniversitesi’nde görevli Uzman Kütüphaneci Eyüp Ulugöl ile Uzman Kütüphaneci İlker Çakmakkaya katıldı.

Türkiye’deki kütüphane sayısının azlığına değinen Uzman Kütüphaneci Ulugöl, kütüphanecilik sektöründe çok fazla talep olduğunu dile getirdi. Ulugöl, “Bir fırın açıyorsunuz ama ekmek yapmayı bilen biri yok. Unu getiriyorsunuz, şekeri getiriyorsunuz her şeyiniz var. Kapıda insanlar kuyruk ama o ekmeği yapacak fırıncı ustası yok. Haliyle belli bir zaman sonra dükkan kapanıyor. Aynı bizde olduğu gibi. Bizimde kütüphanelerimiz kapanıyor. Ben 2005’te bölüme öğrenci olarak giriş yaptığımda halk kütüphanesi sayısı bin 300 civarındaydı, şu an bin 112 tane. Yaklaşık 200 tane halk kütüphanesi kapandı. İşin daha kötü tarafı, bu bin 112 kütüphanede çalışan kütüphaneci sayısı sadece 180. Yani yaklaşık 800 tane kütüphanemizde kütüphanecimiz bile yok. Fırın var ama o ekmeği yapacak usta yok.” dedi.

 

“Sektörde talep çok fazla”

 

“Buraya tonlarca kitap yığabilirsiniz ama o kitapları birileriyle paylaşmazsanız, bir etkileşim halinde kullanmadan o kadar kitabın hiçbir amacı yok.” diyerek sözlerine devam eden Ulugöl şunları aktardı:

“Aslında kütüphane açılabilir ama kütüphane açıldıktan sonra oraya yerleştirilecek yetişmiş hiç elemanımız yok. Şu an mevcut bölümlerden sadece 5 tanesi mezun veriyor, daha diğerleri öğrenci almadılar. Sektörde çok fazla talep var, özellikle hem kütüphanecilik alanında hem arşiv alanında. Yakında bu meslekte ilerlemek, iş bulmak, kariyer yapmak çok daha kolay olacak. Çünkü talep çok ve şu anda arkadan yetişen insan yok. Kütüphane bizim ülkemizde çok popüler, çok göz önünde olan bir yer değil ama kütüphanecilik dünyada cidden önemsenen ve hakikaten ciddiye alınan bir meslek.

 

‘Devlet olarak Harvard’ın kitap sayısına ulaşamadık’

 

Biz devlet olarak hala Harvard’ın kitap sayısına ulaşabilmiş değiliz. Bu biraz taleple alakalı. Herkes arka planda şunları soruyorlar. ‘Amerika niye büyük bir devlet?’ Çünkü Amerika dünyada bilime, kitaba en çok bütçeyi ayıran devletlerden bir tanesi. Ayrıca İngiltere’de öyle.

İleride sevmeyeceğiniz ya da yapmaktan hoşlanmayacağınız mesleği seçmeyin. İşe başladıktan 3-5 ay sonra çok sıkılacaksınız ve hayatınızın geri kalanını o iş için harcamış olmaktan dolayı pişman olacaksınız.”

 

‘Okumayı bir hayat biçimi haline getirmelisiniz’

 

Uzman Kütüphaneci İlker Çakmakkaya’da kütüphanecilik hakkında bilgiler verdi. Kütüphanecilik mesleği tercih edenlerin iş imkanına sahip olacağını belirten Çakmakkaya, “Kütüphaneler bir hayat biçimi değilse, hayatınızda yoksa zaten ‘Kütüphaneniz var mı ya da yok mu’nun bir esprisi yok. Okumayı yaşamınızda bir hayat biçimi haline getirmezseniz,  gelişmiş dünyada bir yer edinemiyorsunuz, edinemiyoruz. Yani hep beraber bizde bunun bir parçasıyız. Hepimiz bu sorunun parçaları durumundayız. Son dönemde özellikle benim takdir ettiğimi okuma etkinlikleri ile bu biraz daha yol almaya başladı. 72 ilde Çarşamba günü bu etkinlik yapıldı. Birçok merkezde, büyük illerde birden çok merkezde herkes eline bir kitap alıp çıkıp yarım saat okuma etkinliğinde bulundu. Bu bir eylemdir, bu güzel bir eylemdir. Hiç sesiniz çıkmadan insanlara bir şeyler anlatmış olursunuz, ne anlatmak istiyorsanız.

Bu mesleğin Türkiye’de öğretildiği bölüm sayısı oldukça az. Öncelikle Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde açılıyor. Daha sonra İstanbul Üniversitesi takip ediyor bunu. Şu andaysa hali hazırda hayatta bulunan yaklaşık 11 okulda bu mesleğin lisans eğitimini almanız, yüksek lisans, doktora düzeyinde devam etmek mümkün. Bölüm sayısı az olması demek, iş bulma olanaklarının fazla olması anlamına geliyor. Hatta iyi dil bilen bir kütüphaneci nereden mezun olursa olsun dünyanın her yerinde ciddi işler bulup ciddi paralar kazanabiliyor.” dedi.

 

24 saat kullanılabilecek bir kütüphane

 

Ulugöl sözlerine son vermeden önce Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kütüphanesi hakkında katılımcılara bazı bilgiler verdi. Ulugöl, “Biz yakın dönemde yeni ve büyük bir binaya sahip olacağız. Herkesin de kullanabileceği bir bina olacak. Çünkü biz üniversitenin dışından gelen kullanıcılara da açığız. Yakın dönemde kütüphanemiz 24 saat açık olacak. En azından bir salonu 24 saat kullanabileceksiniz. Genel kültür anlamında yeterince kitabımız var. Hala da almaya devam ediyoruz. Yeni bina ile beraber belki bu sene biraz daha artacak elimizde mükemmel değil ama ona yakın bir üniversiteniz olacak.” diye konuştu.

Gerçekleşen konferansa İl Kültür ve Turizm Müdürü Seyfettin Topsoy, Yardımcısı Mehmet Kocabıçak, İl Halk Kütüphanesi Müdürü Pınar Dengiz ile öğrenciler katıldı. ZEYNEP KILBAHRİ

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam