• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
“Şiddet öğretmene kadar uzandıysa, toplumun ayağının altındaki halı kaymak üzeredir.”

“Şiddet öğretmene kadar uzandıysa, toplumun ayağının altındaki halı kaymak üzeredir.”

 

“Geride bıraktığımız iki hafta içerisinde basına yansıyanları dikkate alırsak 8 tane öğretmenimiz saldırıya uğramış ve bazıları ölümden dönmüştür. Üzülerek ifade etmeliyiz ki, şiddet toplumsal bir sorun hale gelmiştir. Her tarafı cennet olan ülkede neredeyse cinnet toplumuna doğru yol alıyoruz. Aklını ve duygularını yönetemeyenler şiddeti seçiyor, gerekli tepki verilmediği, failler bedelini ödemediği için şiddet sıradan bir olaymış gibi toplum tarafından kanıksanıyor. Masum bir hak arama yöntemi gibi yaygınlaşıyor. Hâlbuki şiddetin masumu değil mağduru vardır. Mağdur bazen doktor bazen öğretmen bazen kadın bazen çocuktur.

                Geçtiğimiz günlerde bir doktorumuz, hasta yakını tarafından kalbinden bıçaklanmış ve ne yazık ki hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden doktor kadar geride bıraktıkları da mağdur olmuşlardır. Toplumsal sorun haline gelen konularda mutlaka toplumsal tavırlar ve ortak çözümler olmalıdır. Tavır bazen meslektaşlarından bazen sivil toplum örgütlerinden, halktan bazen de yetkililerden gelmelidir. Bu açıdan bakıldığında doktor cinayeti ile ilgili Sağlık Bakanı’nın duruşunu takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyoruz. ‘Sağlık çalışanlarına yapılmış saldırıyı kendime yapılmış sayarım.’ diye maiyetindekileri önemseyen ve yalnız bırakmayan, duygudaşlık örneği sergileyen bir bakanı ne yazık ki öğretmenler olarak biz göremedik.

                Buradan bütün yetkilileri uyarıyoruz. Toplumda öğretmenin itibarı aşınırsa, herkesin itibarı aşınır. Öğretmene saygısızlık olursa anneye de babaya da saygısızlık olur. Öğretmenin felaketinden topluma asla saadet çıkmaz. Başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere bu konuda herkesi duyarlı davranmaya davet ediyoruz.

                Bugün yaşadığımız sorunlar geçmişte belirlenen eğitim politikalarının doğal sonucu olduğu gibi, bugün uyguladığımız politikalar ise geleceğin sorunlarını belirleyecektir. Toplumsal kalkınma da çürüme de eğitimden geçmektedir. En iyi eğitim, öğretirken eğiten eğitimdir. Akıllı tahtalarla sınıfları donatmak, daha kolay öğrenen, daha zeki çocuklar yetiştirebilecektir ama daha ahlaklı nesil yetiştirmek, değerler eğitimini önemseyen bir eğitim müfredatıyla olacaktır. Hz. Ali ‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ demiştir. Biz, kandil gibi kendini tüketip etrafa aydınlık vermeye çalışan öğretmenler olarak, kimseden kırk yıl köle olmasını beklemiyoruz. Ama en azından saygı bekliyoruz.

                Öğretmenlerden fedakârlık bekleyen Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’den, taşıdığı sorumluluğun gereğini yapmasını istiyoruz. Gereğini yapmak, okullara bütçe vermeyip öğretmeni tahsildar konumuna sokup, veli ile karşı karşıya getirip daha sonra da ‘Veliyi üzeni bende üzerim’ demek değildir. Gereğini yapmak eğitimcileri karşısına almak değildir. Dünyanın hiçbir yerinde askerlerini aşağılayarak başarıya ulaşmış komutan göremezsiniz.

                Buraya asla çocuklarımızdan, öğrencilerimizden şikâyet etmek için toplanmadık. Buraya, başta anne-babalar olmak üzere yetişkinlerin sorumlu, yetkililerin ise duyarlı davranmasını istemek için toplandık. Geride bıraktığımız iki hafta içinde 8 meslektaşımız darp edilip, yaralanıp, şiddete maruz kaldıysa, yani şiddet öğretmene kadar uzandıysa ‘toplumun ayağının altındaki halı kaymak üzeredir’ demek için toplandık.

                Susması gereken yerde konuşan ama konuşması gereken yerde susanları uyarıyoruz. Öğretmenler olarak meslektaşlarımıza uygulanan şiddeti kınıyor ve Eğitim-Bir-Sen olarak bütün kamuoyunu duyarlı davranmaya davet ediyoruz.”

ZEYNEP KILBAHRİ

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. SORUMLU EĞİTİMCİLERDİR. – Öğretmenide, doktoruda döğeni yetiştiren öğretmenlerdir. Demekki yetiştirilemiyor. Sorun öğretmnelerde. Sevilen ve işin yapan öğretmene kimse bir şey yapmıyor.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam