• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
TARIM BİLECİK’İN EKONOMİSİNE KATMA DEĞER KATACAK

TARIM BİLECİK’İN EKONOMİSİNE KATMA DEĞER KATACAK

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmaların halka ulaştırılması ve tanıtımı açısından emeği büyük olan basın mensuplarına Yeniköy Hayma Ana Otağı’nda kahvaltı etkinliği düzenledi.

Düzenlenen etkinliğe Bilecik Valisi Bilal Şentürk, İl Genel Meclis Başkanı Osman Yılmaz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Halis Nalbant, İl Tarım Orman Müdürü Necmettin Yoldaş, tarım orman müdürlüğü çalışanları ve basın mensupları katıldı.

“Bizi hedefe götürecek katkılara açık olacak şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz”

Düzenenlenen kahvaltı etkinliğinde konuşan Vali Bilal Şentürk, gerçekleştirdikleri faaliyetleri sadece bir iki seferlik faaliyetler olarak görmediklerini aksine sürdürülebilir faaliyetler olarak gördüklerini söyledi. Bazı faaliyetlerin ise gelişip ve olgunlaşmasının ve kamuoyundan kabul görmesi gerektiğini söyeleyen Vali Şentürk, “Biz Bilecik ilimize küçük bir butik il diyoruz. Bu laf olsun diye değil içini dolduralım istiyoruz. Bu tek başına valinin, il müdürünün veya il genel meclis başkanın kendi çabaları ile olacak bir şey değil. Top yekün bir şeyi sahiplenirsek, o işler yayılır gelişir ve kalıcı bir hala gelir. Bizler de hangi faaliyetimiz olursa olsun, onun bir iki seferlik bir faaliyet değil de sürdürülebilir bir faaliyet olması görüşündeyiz. O ilin önünü açan, katma değerini, gelişimini sağlayan bir faaliyet olması arzusundayız. Bu sebeple önce bazı çalışmaların olgunlaşması ve pişmesi gerekir. Kamuoyunda kabul görmesi gerekir. Tabi tüm birimler adına yürüttüğümüz muhtelif çalışmalar var. Bugün özellikle ilimizin tarımsal faaliyetleri hakkında değerlendirme yapmak sizleri bilgilendirmek ve bu noktada ciddi bir farkındalık oluşturarak ilin potansiyelini en iyi şekilde kullanabilme arzusu içindeyiz. Burada sizleri sadece fotoğrafı çeken veya haberi yapan poziyonda değil bilakis bu misyona  katkı sağlayanlar olarak görüyoruz. Her türlü öneriye açığız biz şunu koyduk böyle bir şablona girdik böyle gidiyoruz diye bir şey yok. Her an yanlış varsa düzeltip doğru istikamete ve bizi hedefe götürecek katkılara açık olacak şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Her köyümüzün ayrı bir güzelliğini ayrı bir zenginliğini olduğunu biliyoruz”

Hafta sonları gerçekleştirilen doğa yürüşlerine de değinen Vali Şentürk, yürüyüşlerin hem Bilecik’in doğla güzelliklerini ortaya çıkardığını hemde eksiklerinin görülmesinde kendilerine yardımcı olduğuna değindi. Gerçekleştirilen hafta sonu gezileri ile gittikleri ve gördükleri her köyün ayrı bir güzelliği olduğuna değinen Vali Şentürk, “İlimizde tarımsal faaliyetler öreneğiyle yola çıkacak olursak, şu şu hedeflere ulaşmak üzere çalışıyorlar. Bazen emekliyorlar, bazen yürüyorlar, bazen koşuyorlar dolayısıyla bunun arkasında ne vardır diye aradığınız zaman mutlaka o hedefe ulaşma gayreti vardır. Bu görmenizi arzu ediyoruz mesela bizim her türlü faaliyetimizin arkasında eğiti bir taraf vardır. Çocuklara gençlere eğitici bir mesaj verebilme gayreti var. Bu sanayi ile ilgili olur turizm ile ilgili olur hangi konu olursa olsun. Şimdi özellikle tarımla ilgili olarak hakikaten bizde zaman zaman hatfta sonları köylerimizi, dağlarımızı ovalarımızı dolaşıyoruz. Bu vesile ile doğal imkan ve kabiliyetlerimizi daha yakınen takip edebilme fırsatı buluyoruz. Her köyümüzün ayrı bir güzelliğini ayrı bir zenginliğini olduğunu biliyoruz. Bu yönüyle bizim İl Tarım Müdürlüğü’müz ve ilçe teşkilatımız gerek mühendis, gerek veteriner hekim kadromuzla birlikte güçlü bir kadromuz var. Bu kadromuzla birlikte, özel idaremizde her konuda gelen konularda ya bu kalsın demedik. Her konuda İl Genel Meclisimiz desteğini sağladı. Diğer kurumlarımızda öyle, yani kurumların birbirini  takviyesi hususuda çok önemli bizim için. Çünkü o zaman paraya ihtiyacımız olmuyor. Sizin işi yapmaya gönlünüz olsun parada bulunur imkanda bulunur. Parçala böldüğünüzde farklı birimlere sorumluluk yüklediğinizde onlarda üzerine düşeni yaparlarsa hemen her konuda hedefe ulaşırız. 245 tane köyümüz, 7 ilçe merkezimiz ve 3 beldemiz ile beraber hemen her karış toprağımızın çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu yönüyle İl Tarım Müdürlüğü’ndeki arkadaşlarımızla birlikte yolun başındayken yaptığımız değerlendirmede bu istikametteydi” dedi.

Yükselen değer ceviz

Geçmiş günlerde imzalanan protokol ardından dağıtımına başlanan ceviz üretimi projesi hakkında konuşan Vali Şentürk, projenin ciddi bir proje olduğunu ve bin 709 aileye 170 bin fidan dağıltığını söyledi. Vali Şentürk, “Ceviz projesi bin 709 aileye 170 bin fidan dağıtmak suretiyle yani ortalama 100 fidan düşüyoruz. Bazıları bin fidan bazıları 50 fidan gibi belki ama ailelere ciddi bir destek projesidir bu. Aslında Türkiye’de ki boşalan köylere dönüp, o bölgenin özgün ürünü üzerinden gurbete göç etmiş insanların tekrar toprakla bağlarını inşa etme sürecidir. Bu boyutulada önemli bir konu, İstanbul’da ki bir hemşehrimiz köyde atıl bıraktığı arazisine ceviz dikerek yılın belli dönemlerinde gelip gitmek suretiyle hem memleketini ziyaret ediyor hem de oradan ekonomik anlamda bir girdi elde ediyor. Çoluğuyla çocuğuyla sosyal bağlarını kuvvetlendiriyor, komşusuda aynısını yapıyor dolayısıyla köylerde de üretime yönelik bir canlanmaya vesile oluyoruz dönemsel olsa bile. Bu konuda önemli çünkü insanları yılın 365 günü bir yere bağlamak gerekmiyor, insan köyde oturup şehirde çalışabilir, şehirde oturup köyde çalışabilir. Ceviz projesi ilimizin tamamına hitap edecek şekilde hazırlandı. 245 köyümüz var ve 245 projemiz var yani her köyümüzü o köyde meşhur olan ürünü ile tanıtmak hedefindeyiz. Örnek vermek gerekirse Baş Tacı Kadınlar Derneğimizin tarafından yapılan ve  İçişleri Bakanlığı’mızın desteklediği cennet hurması kurutma tesisi ile ilgili olarak. İçinde bulunduğumuz mekan Hayme Ana Otağı, Yeni Köylü hanımlarımızın gayreti ile zaten onlar bağ bahçede her türlü ürünü doğal olarak yetiştiriyorlar. Onları hem satacakları hem de sergileyecekleri köyün doğal ürünlerini ve damak tadını özleyenlere hitap edebilecek bir tesisi İl Özel İdaremiz ve kalkınma ajansımızın iş birliği ile kurarak Hayme Ana Kadınlar Derneği’ne teslim edildi. Tabi ki her şeyin bir usulü var ve usule uygun olması gerekir ki yarın yasal anlamda toplumun sağlığınada zarar verecek noktaya kaymadan sağlıklı işler yapılabilmesi için ekiplerimiz denetliyorda.Tüm gıda üreten merkezler tarım teşkilatımız tarafından düzenli olarak denetleniyor. Burada ki amacımız ceza yazmak işletmeyi kapatmak değil, arkadaşlarımız zaten uyarıyorlar denetimlerde 3 kuruş kazanacaksınız  insan sağlığı ile oynamayın diyerek. Bilecik’in her alanda kültürüyle turizmi ile daha iyi noktalara taşınması için çaba sarf ediliyor. Tarım teşkilatımızın faaliyet alanı çok geniş, yani fide üretiminden, tohum ve gübre kullanımına kadar. İlimizde ki farklı ürünlerin daha iyi üretilebilmesi daha düşük maliyetler ile daha verimli üretim sağlanabilmesi adınada arkadaşlarımız rehberlik hizmetlerini fazlasıyla veriyorlar. Düzenli oalrakta ziyaret ediyorlar. Mesela ceviz üretimi için köyler mühendis arkadaşlarımıza zimmetledik, yani fidanları dağıtmak ile yetinmeyip dikiminden, bakımına kadar olan süreçleride beraber yapıyoruz. Taahhütname aldık fidanlara bakmayan vatandaşlarımızdan 4 katı bedeli ile geri alıcaz. Amacımız bakımlarının sağlanması 170 bin ceviz fidanının 8-10 yıllık süreçte bize getireceği yıllık 150-200 milyon TL gelirdir. Sonra bu alanda Gölpazarı Gıda OSB’mizinde onayı geldi ve kuruluş işlemleri başlayacak” şeklinde konuştu.

“Yatırımlar ilimizde harıl harıl devam ediyor”

Bilecik’te yatırımların hız kesmeden devam ettiğini ve geçtiğimiz günlerde bir iş adamının OSB’den 2 bin metrekarelik bir tesis inşa etmek için ilk temelleri attığını söyleyen Vali Şentürk, “3’üncü OSB’nin kamulaştırma çalışmaları özellikle hazine hissesinin devrini şuan yapıyoruz. Biz hazırlık yapıyoruz, İstanbul, Bursa, Kocaeli sanayi bakımından doyumu ulaşınca yer arayacak ki arıyorlarda biz onlara yıl sonunda rakamları çıkaracağız. OSB’lerimizde ciddi arazi satışları yaptık. Dün bir yatırımcımız 2 bin metrekarelik bir tesisin temelini attı. Yatırımlar ilimizde harıl harıl devam ediyor ve edecekte. Biz artık bir kısmında seçici davranıyoruz diyoruz ki katma değeri yüksek sanayi sektörleri bize gelsin” dedi.

“Bilecik, İstanbul’un, Bursa’nın, Eskişehir’in sığındığı bir yer olsun”

Bilecik’in İstanbul’un, Bursa’nın ya da Eskişehir’in arka bahçesi olmaması gerektiğini ve aksine bu illerin bir bağı olması gerektiğini söyleyen Vali Şentürk Bilecik’in, İstanbul’un, Bursa’nın, Eskişehir’in sığındığı ve gelip dinlene bilecekelri her şeyin doğalını ve en güzelini bulacakları bir il olması gerektiğine değindi. Vali Şentürk, “Amacımız organik ve belirli standartlarda üretim ortaya koymak, biz Bilecik, İstanbul’un, Bursa’nın ya da Eskişehir’in arka bahçesi olmasın oranın bir bağı olsun istiyoruz. İstanbul’un, Bursa’nın, Eskişehir’in sığındığı bir yer olsun, yoğunluktan, kirlilikten yorulduğu ve gelip dinleneceği ve her şeyin doğalını, uygun fiyatlı olanını, bozulmamışını bulabileceği bir yer olsun istiyoruz Bilecik. Tabi üreticilerimiz ile birlikte olacak işler ve arkadaşlarımızda bu konuda bize hassasiyet göteriyorlar, ama bu kentde bu anlamda bilinçlenmeli ve yaptığı işi nitelikli yapmalı. Kaliteyi ortaya koyduğunuz zaman öreneğin bir sosyete pazarı açarsınız birde bit pazarı açarsınız bit pazarına gelen kişi 1 liraya bir ürün arar ama sosyete pazarına gelen fiyata bakmaz ürüne bakar. Ürün iyiyse fiyat önemli değildir. Dolayısıyla Bilecik’in pazarıda böyle zengin bir pazar olsun istiyoruz. Bu çerçevede yine İl Özel İdaremiz olarak biz Bozüyük’ten, Osmaneli’ne kadar olan ana güzergah üzerinde çiftçilerimizin ürettiği ürünleri doğrudan satabilecekleri köy pazarı tarzında yol kenarlarında tabi trafiği tehlikeye düşürmeyecek alanlarda pazar yerleri oluşturmak istiyoruz. Bu noktada bir çalışmamız var mekan belirleme çalışmalarımız devam ediyor. Yani ürettiğimizi doğrudan pazara ve hakkettiği değer üzerinden üreticimizin satmasını istiyoruz. Araya aracılar girdiğinde üreticimizin eline çok büyük paralar geçmediğini ve bu işin sürdürülebilir olmadığını görerek tarımdan kopuşlar meydana geliyor. Biz pazara yakınız yani 26 milyonluk bir pazara 300 km’lik çevremizde bu sayı. Eğer üretimimiz çok olursa bu pazar bize gelir eğer üretimimiz az olursa biz onlara gitmek durumunda kalırsınız ürettiğinizi götürmek durumunda kalırsınız üretim çok olursa müşteri size gelir. Bu hedefe de yönelmek istiyoruz. Her şeyden azar azar değil ama azar azar üreteceğimiz ürünler bile özgün olmalı. Mesela Çukurören biberi özgün bir biber ve bize özgü bir şey bunun üretimi bin ton da olabilir 100 ton da olabilir. Bunun değerini koruyarak ve geninin bozulmamasını da sağlayarak hakettiği değer üzerinden satışını sağlaya bilmek lazım. Bir düşüncemiz daha var ilimizde bulunan farklı ürünleri bir merkezde toplayarak, orada işleyip bir elden satışını gerçekleştire bilirmiyiz. Çukurören biberinden Kızıldamlar kabağından da hepsinden alarak paketleyelim, kurutalım bunlar üzerine çalışıyoruz. İl Özel İdaremizin destekleri ile Çaltı’da paketleme tesisi kuruldu. Bunlarda ihtiyaç kadar kurulmalı yani 10 kurutma tesisi kurup birini çalıştıracağımıza bir tesis kurup tam kapasite çalıştırmak daha mantıklı. Bu anlamda da maliyet avantajını da göz ardı etmemek lazım” ifadelerini kullandı.

“Köylerimiz göç veriyor”

Köylerin göç verdiğini dile getiren Vali Şentürk, köylere ne zaman dışarıdan biri gelirse köyler o zaman değerleniyor o zaman meralar için bizim deniyor dedi. Vali Şentürk, “Bizim köylerimiz çok göç veriyor.  Ama ne zaman dışarıdan biri gelse, bir şeyler çalışsa,  o zaman köylü  burası bizim meramız burada koyunlarınızı otlatamazsınız diyorlar.  Bilecik’in bu anlamda çok iyi bir potansiyeli var. Bunu bütün iş adamları, siyasiler, dışarıdan gelenler görüyorlar ve bu potansiyelin farkındalar. Belki biz de farkındayız ama aşıcık aşım ağrısız başım noktasında hareket ettiğimiz için bu potansiyeli tam manasıyla değerlendiremiyoruz. Fakat bu böyle olmamalı. Bilecik’in ve ülkenin gelişimi için elimizde bulunan mevcut ürünleri koruyarak üretmemiz gerekir” şeklinde ifade etti.

“Ortak üretim sistemleri kurabilir miyiz?”

Kurtköy’de yoğun bir fasulye üretimi yapıldığına değinen Vali Şentürk, fasulye toplama sürecininde bu sebeple yoğun sürdüğünü ifade eden Vali Şentürk, “Biliyorsunuz ki Bilecik’in köylerinden olan Kurtköy’de yoğun bir fasulye üretimi yapılıyor. Fakat fasulyenin toplanma süreci çok zaman alıyor. Bizde zamanımızı kaybetmemek adına Kurtköy’e fasulye hasat makinesi aldık ve bir makine ile bütün köydeki hasadı yaptık. Bu modeli biraz daha geliştirmek adına Danışment köyünde, Tarım Orman Müdürlüğü’nün de çalışmaları ve destekleriyle bir şirket oluşturuluyor. Bu şirket ile 5000 dönüm arazisi olan Danışmet Köyü’nde, 5000 dönümlük arazi bir kişininmiş gibi hareket edilerek, hem üretimin artması sağlanacak hem de mevcut durumda orda yaşayıp da ufak çaplı üretim yapan köylüler bir araya getirilip, optimal ölçekli bir ekonomi sağlanarak maliyetler düşürülecek. Yani kısacası köyde yaşayan vatandaşların rızası ile aradaki sınırlar kalkacak ve ortak kullanılacak tarım araçları ile üretim maliyetleri en aza indirilecek” dedi.

“Bu şirket kooparatifin ötesinde bir şey”

Köyler için farklı bir üretim sistemi düşündüklerin ve bunu hayata gerimek için köylerde şirketlerin kurulduğunu dile getiren Vali Şentürk, “Köyde yaşayan 50 kişi mi 100 kişi mi var? Onları bir kişi olarak değerlendireceğiz. Bir şirket olacak onlar. Böylece belki de 5000 dönüm araziyi bir iki tane traktör sürecek. Ne üretecekler; yem bitkisine mi karar verdiler? 5000 dönüm araziye yem bitkisi ekilecek. Maaliyet toplu olacağı için maliyeti düşürmek adına, optimal ölçekli bir ekonomi oluşturulacak. Orada arazi toplulaştırılması yapılacak. Yani kişileri rızası ile sınırları ortadan kaldıracağız. Bu aslında ülkemizde de bir model olabilecek bir şey. Bu işte vatandaş da karlı. Neden? Yaşlılar, traktörüm yok diyenler, maliyetler yüksek diyenler, arazim küçük traktör almama gerek yok diyenler bir araya getirilecek. Böylece tek bir çatı altında bir iki traktör bütün tarlaları sürecek. Köylünün ne kadar arazisi, hayvanı varsa şirket içerisinde o kadar payı olacak ve toplam kazançtan payını alacak  Bu şirket kooparatifin ötesinde bir şey. Kooparatiflerde çoğu zaman istenilen başarı elde edilemiyor. Çünkü koparatif sistemi biraz güvene dayalı bir sistem. Ama bu kurulacak şirket tamamen profesyonel olacak. Bildiğimiz ticari işletme gibi çalışacak. Şirket hissedarları da sermaye payına göre arazi miktarlarına göre kaç tane hayvanı varsa ona göre köylüler olacak” ifadelerine yer verdi.

“Beni de davet edin  birlikte yapalım”

Bilecik’e geldiğinde ilk gittiği köyün Tozman köyü olduğu söyleyen Vali Şentürk, orada bir vatandaşın kendisine köyün ceviz üretimi için çok el verişli olduğunu ve köyde ceviz üretimi yapılabileceğini söylediğini dile getirdi. Vali Şentürk, “Bilecik’e geldiğimde ilk gittiğim köy Tozman köyü olmuştu. Orada bir vatandaş bana bu köy ceviz üretimi için çok elverişli burada ceviz üretimi yapılabilir dedi. Hatta bir köylü 3000 dönüm arazi üzerine 10 bin tane ceviz dikti. Fakat biz geçmiş yıllarda devletten ceviz fidanı aldık, ama fidanları hepsi kurudu. Neden dedim? Ya fidanlar söküldü bize geç getirildi, getirilen fidanların kökleri zayıftı gibi gerekçeler sundular. Yani devletin verdiği fidanlar karşılıksız olduğu için kalitesiz, vasıfsız algısı oluşmuş. Hayır öyle değil. Biz bu iş için 46 tane fidan şirketini davet ettik ve Türkiye’de ciddi ceviz fidanı üretimi yapan şirketlerin neredeyse tamamı geldi.  Oturduk hepsiyle birlikte pazarlık yaptık. Dolayısıyla fidanlar makul fiyatlara indi. Yalnız başta şart koyduk. Fidanlar sertifikalı ve aşılı fidanlar olacak diye. Bir tane bile kırık, bozuk fidan olursa iade ederiz dedik. Arkadaşlarımız bizzat fidanların yetiştirildiği yerlere gittiler ve bahçelerde kendileri seçtiler ürünleri. Bunun dışında dikim süreçlerini takip ediyoruz ve cevizlerin oluşum sürecini de takip edeceğiz. Bu noktada basın  da Bilecik için yapılan bu çalışmaları gündeme getirmeli ve farkındalık oluşturmalı. Yine Bilecik’e ilk geldiğimiz zamanlarda köy yollarının ağaçlandırılması ve köy tüzel kişilerine meyve bahçesi tahsis edilmesi ile ilgili bir çalışma yapmıştık. 3000 tane ceviz diktik orada. Yine yol boylarını ağaçlandırdık. Daha sonra gittik baktık, çok önemli bir kısmının atıl kaldığını gördük. Mesela ceviz bahçesi tahsis etmişiz ama sulanmamış. Ağaçların kimisi kurumuş kimisi yanmış neden? Sahipsiz kalmış. Yani sorumluluk duygusu buralarda tam anlamıyla gelişmemiş. Anadolu insanı irfan sahibidir.   Anadolu insanı kurtlar, kuşlar faydalansın diye elinde çakısıyla dağda, bayırda gezerek yabancı ağaçları aşılar. Neden hayvanlar nasiplensin ya da birinden hayır duası almak için. Kısacası bu sorumluluk duygusu ile ilgili bir şeydir. Aslında biraz özen gösterilse buralar daha çok değer kazanır ve buralardan faydalanırız.  Marifet sadece talep etmek değil ki. Muhtarlara diyorum ki ‘Beni de davet edin. Birlikte yapalım’ Diyin ki bana diktiğimiz ceviz fidanlarını sulayacağız gelin birlikte sulayalım. İnanın ki gelirim ve bundan mutlu olurum” dedi.

“Kent hafıza belleği ile ilgili bir arşiv oluşturuyoruz”

Bilecik’e ve köylerine ait eski fotoğraflar, tarihi fotoğraflar, kültüre dair halk deyimleri, maniler, türküler, tarihi mekanlar ve benzerleri ile ilgili, bilgi belge bazlı veriler topladıklarını ve toplamaya devam ettiklerini dile getiren Vali Şentürk bu arşivlerle bir kent arşivi oluşturacaklarını söyledi. Vali Şentürk, “Valilik whatsapp destek hattını devreye soktuk. Kent hafıza belleği ile ilgili bir arşiv oluşturuyoruz. Onu internet sitemizden de duyuracağız. Bu proje ile birlikte Bilecik’e ve köylerine ait eski fotoğraflar, tarihi fotoğraflar, kültüre dair halk deyimleri, maniler, türküler, tarihi mekanlar ve benzerleri ile ilgili, bilgi belge bazlı veriler toplayacağız. Saha çalışmalarımız da olacak. Bu sayede her köyün  bir hikayesi çıkacak ortaya. Mesela Çukurören’e gidince sadece Çukurören’in biberini değil, aynı zamanda onun belki hikayesini de anlatabileceğiz.  Biliyorsunuz Bilecik genelinde her ay bir öğrenci yöneticilik yapıyor ilimizde. Ekim ayındaki öğrencileri bir araya topladık sohbet ettik onlarla. Bir tanesine sordum, hangi okulda okuyorsun diye; Ertuğrulgazi lisesinde okuyorum dedi. Dedim ki Ertuğrulgazi Türbesi’ni gördün mü? Görmedim diye cevap verdi. Şimdi bu büyük bir eksiklik. Hep Ertuğrulgazi’nin doğduğu şehirde yaşayacaksın hem onun isminin verildiği okulda okuyacaksın ama onun türbesini ziyaret etmeyeceksin. Ama burada öğrencinin kabahati yok. Kabahat ailesinde eğer onlarda değilse öğretmenlerinde.  Bilecik kuruluşun ve kurtuluşun şehri diyoruz. Bilecik’te direkt mekanla tarihi birleştirmemiz lazım. Kitaplarda Bilecik ile ilgili bir sürü bilgi olabilir ama bunu halk bilmiyor. Bu noktada ciddi çalışmalar yapılmalı ve Bilecik’in hikayesi herkes tarafından öğrenilmeli. Neden Atalar Bilecik’e gelmiş? Neden buraları yurt edinmişler? Bunların hepsinin öğrenilip ülkeye hatta dünyaya aktarılması gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

“Küplü ve Başköy’ü makyajlayıp turizme kazandırmayı planlıyoruz”

Köylerimizle ilgili Bilecik’le ilgili biz şunu istiyoruz. Halk arasındaki bilgi nedir? Bilimsel bilgi olarak çeşitli profesörler farklı bilgiler aktarabilir ama biz biliyoruz ki en doğru bilgi halk arasında kulaktan kulağa gelen bilginin özüdür diyen Vali Şentürk, “ Sapmalar olabilir ama o işin temel mantığı halk arasında yaşayan kısmıdır ve bu doğrudur da. Halk arasındaki bilgi ile bilimsel verileri örtüştürdüğümüzde elimizde çok güzel veriler olacak. Daha sonra bunları görselleştirip müzeleştirmek lazım. Bununla ilgili Özel İdare ile bir çalışmamız var. Her ilçenin bir köyünü makyajlayıp müzeleştireceğiz. Örneğin Bursa’nın Cumalıkızık Köyü gibi bizim de turizmde insan çekebilecek bir köyümüz olacak. Bu noktada mesela Bilecik Merkez’de Küplü ve Başköy’ü makyajlayıp turizme kazandırmayı planlıyoruz. Zaten köylerimizin büyük çoğunluğu doğal dokusunu koruyor ama biz ufak tefek dokunuşlarla oraları canlandıracağız” dedi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam