“Toz Olmayacağız, Tozu Dumana Katacağız”

“Toz Olmayacağız, Tozu Dumana Katacağız”

 

“Herkes biliyor ki, metal işçisinin zaferi ortak mücadeleden, ortak mücadele ise Birleşik Metal’in öncülüğünden geçer.

Geçtiğimiz dönem söylemiştik, yine söylüyoruz: Toz olmayacağız, tozu dumana katacağız.

İşveren örgütü MESS’le yürütülen 2012 dönemi grup toplu sözleşme görüşmelerinin ilk 60 günü uyuşmazlıkla sonuçlandı.

8 Mart 2013 tarihinde MESS, metal işçilerinin yoksullaşması ile dalga geçer gibi verdikleri teklifle işçileri enflasyona ezdirmediklerini iddia etti.

İşveren örgütünün verdiği teklif birinci altı ay için yüzde 4,6’dır. MESS enflasyonun 4 katı zam verdiğini söylemektedir.

İsterse 40 katı olsun! Sonuçta verilen oran yüzde 4,6’dır.

Resmi enflasyon hesaplamalarının işçileri yoksullaştırmak amacıyla düzenlendiğini apaçık ortada iken enflasyon oranını ücret zammına temel almak işçilerin yoksulluğu ile alay etmekten başka bir anlam taşımaz.

İşçilerin hükümetin açıkladığı resmi enflasyon işçilerin enflasyonunun hiçbir şekilde yansıtmadığı ve bu değişmedikçe işçiler yoksullaşmaya devam edecekleri için uyuşmazlık tutuldu.

İşveren örgütünün teklifi metal işkolundaki düşük ücret sorununu çözmekten çok uzak olduğu için reddedildi. Bugün metal işkolunda çalışan işçilerin çok büyük çoğunluğu 2002 sonrasında işe giren işçilerden oluşuyor.

Enflasyona endeksli ücret zam sistemi nedeniyle işyerlerinde ücret uçurumu giderek büyümektedir. Aynı işi yapan işçiler arasındaki uçurum her geçen gün açılmakta. Bu işçiler sadece aynı işi yapmıyorlar, aynı bakkaldan, aynı kasaptan, aynı manavdan alışveriş yapıyorlar.

Sermaye ve onun örgütü MESS bu düşük ücret sistemini, adaletsiz çalışma düzenini korumaya çalışıyor.

Çünkü bu sayede ortalama ücretlerin yükselmesine engel oluyorlar, düşük ücretle işçi istihdam ederek tüm işçilerin iş güvencesini tehdit ediyorlar.

Bu ücret esnekliği sistemini kabul etmediğimiz, 2002 sonrası giren işçilerin ücretlerinde ücret zammı öncesinde iyileştirmeler talep ettiğimiz ve işveren örgütü bu soruna yönelik en ufak bir öneride bulunmadığı için uyuşmazlık tutuldu.

Onlar ucuz işçi çalıştırmaya devam etmek istedikleri, bu yolla tüm işçileri düşük zamlara razı etmeye çalıştıkları için uyuşmazlık tutuldu.

İşçileri enflasyona ezdirmediği iddiasıyla işçilerle dalga geçen işveren örgütü, 8 Mart günü verdiği teklifle ikramiyelerimize göz koymuştur. İkramiyelerin fiili çalışmaya göre ödenmesi teklifi ile kazanılmış haklarımıza göz dikilmiştir.

Buna ek olarak her dönem esnek çalışma uygulamalarını sözleşmeye sokmaya çalışan MESS bu dönem işi aşırıya vardırmıştır. MESS, işyerlerinde, işkolunda ve ülke genelinde yaşanan her türlü olumsuzluk ve krizin işçilerin sırtına yıkılmasını önermektedir.

Sanki refah ve büyüme dönemlerinde işçilere herhangi bir pay veriyorlar da, krizlerin ortaya çıkmasında en ufak bir sorumluluğu olmayan işçileri açlıkla terbiye etmeye çalışıyorlar, ücret ve diğer sosyal hakları ödememeyi dillerine dolayabiliyorlar.

Bunlar kabul edilemez olduğu için uyuşmazlık tutulmuştur.

Yine zorlu bir mücadele sürecinin içine giriyoruz.

Sermayenin gözü doymak bilmiyor.

Bizler insanız ve insanca yaşamak ve çalışmak istiyoruz.

Bize dayatılan ise kölelik ve yoksulluk.

Geçtiğimiz toplu sözleşme döneminde Birleşik Metal İş üyesi metal işçileri olarak, dayatmaları kabul etmeyeceğimizi dosta düşmana gösterdik.

Biz bugüne kadar yapamayacağımız hiçbir şeyi söylemedik ve söylediğimiz her şeyi de yaptık.

Kimileri gibi boş laflar etmedik, etmeyeceğiz.

Zamanı geldiğinde neler yapacağımızı herkes biliyor.

Herkes ayağını denk alacak ve haddini bilecek.

MESS tekliflerini geri çekmediği sürece bu sözleşme anlaşma ile sonuçlanmaz.

İşyeri yönetimlerine sesleniyoruz: geçtiğimiz dönem yaşadığınız sıkıntıları yaşamak istemiyorsanız, üyesi olduğunuz kuruluşu şimdiden uyarın.

Birleşik Metal İş sendikası grup toplu sözleşme sürecinde belirleyici sendikadır.

2010-2012 grup sözleşmesi döneminde verilen mücadele ile dayatmaların kabul edilmeyeceği, mücadele ederek kazanılacağı tüm metal işçilerine gösterildi.

Kaybetmeyi göze almayanların kazanamayacakları bir kez daha kanıtlandı.

30 yıllık bir sistem kökünden sarsıldı.

İşte 17 Mart’ta Bursa’da, bu sarsılmayla hareketlenerek sendikamıza katılan Bosch işçileri bu sürecin 1. yılını kutlayacak.

İşverene, işbirlikçi sarı yapılanmaya, çalışma bakanlığına ve mahkemelere rağmen iradelerinin kırılmadığını, kırılamayacağını bir kez daha ortaya koyacaklar.

Kararlarından dönmeme konusunda, DİSK konusunda, Birleşik Metal İş konusunda inat ettiklerini gösterecekler.

Hep birlikte kurtulmanın dışında bir seçenek olmadığını bir kez daha haykıracaklar.

Gerçek sendikada inadın özgürleşmek olduğunu, kurtuluş yolunda atılmış bir adım olduğunu gösterecekler.

Sizlerin geçtiğimiz dönem verdiğiniz tarihsel mücadele diğer metal işçilerine önemli dersler verdi. Onlar sermayenin talimatları ile hareket edenlere karşı büyük tepkiler ortaya koydular ve koymaya devam ediyorlar. Şu anki sessizlik kimseyi yanıltmasın. Öfke birikiyor.

Her zaman söyledik. Sermayeyi geriletmenin iki yolu yok! Bir yolu var: metal işçilerin birliği ve ortak mücadelesi. Sermaye ve uzantıları bu birlik ve ortak mücadeleyi engellemek için her yolu denedi ve deneyecek.

Ama başarılı olmayacaklar. Kazanan biz olacağız, kazanan işçi sınıfı olacak.

Metal işçilerinin birliği ve ortak mücadelesini ivmelendiren, hayata geçmesini sağlayan ise Birleşik Metal İş ve onun üyeleridir.

Herkes biliyor ki, metal işçisinin zaferi ortak mücadeleden, ortak mücadele ise Birleşik Metal’in öncülüğünden geçer.

Geçtiğimiz dönem söylemiştik, yine söylüyoruz: Toz olmayacağız, tozu dumana katacağız.

İçinde bulunduğumuz haftadan itibaren, yetkili kurullarımız aracılığıyla alınan eylem ve etkinlik kararları ulaştırılacak.

Önce bizim dışımızdaki metal işçilerini, diğer işçileri yanımıza çekeceğiz. Bir toplumsal direnişin, ayağa kalkışın işaret fişeğini yakacağız.

Kazançlarına kazanç katanların, işçilerin yoksulluğunun esas nedeni olduğunu herkese anlatacağız.

Sömürülenlerin her şeyi talep etmeye hakları olduğunu çünkü sömürünün insan onurunun ayaklar altına alınması demek olduğunu haykıracağız.

İnsan onuruna yakışır çalışma ve yaşam koşulları istediğimizi, dilencilik yapmadığımızı tüm halka anlatacağız.

Bizi sadece makinelerin parçası olarak görenlere insan olduğumuzu bir kez daha göstereceğiz.

Bu mücadelenin sonunda kazanacağız. Ama kazandığımız da, sorunlarımızın bitmeyeceğini, örgütlülüğümüzü daha da güçlendirmemiz gerektiğini, sınıf dayanışmamızı daha da büyütmemiz gerektiğini asla unutmayacağız.

Biz daha insanca yaşamak için bedel ödeyeceğiz.

Bizi insan yerine koymamanın bedelini ise onlara ödeteceğiz.

Yaşasın İşçilerin Birliği

Yaşasın DİSK

Yaşasın Birleşik Metal İş.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam