TUNCAY ÖZKAN: “BİZE 2 YETMEZ 3”

TUNCAY ÖZKAN: “BİZE 2 YETMEZ 3”

Özkan, “Bilecik, 3 tane milletvekili çıkartacak kadar büyük bir sanayi şehri olacak” dedi.

Partisinin Bozüyük’teki seçim bürosunun açılışına katılan Özkan hedeflerinin Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Bilecik’ten 3 milletvekili çıkartmak olduğunu vurguladı, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Bilecik’ten 3 milletvekili çıkartacak kadar vatandaşı burada toplayacağız. Ve biz size söz veriyoruz. Siz bu 2’yi gönderdiğinizde, biz size üç, üç, üç ,üç diyeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Halk Parti Meclisi (PM) Üyesi ve İzmir milletvekili adayı Tuncay Özkan şunları aktardı:

 

“Bize 2 yetmez”

“Sizi çok seviyorum. Denizli’den Erdal Bey ile Bozüyük’e gelmiştik. Ben o zaman Erdal Bey’in danışmanıydım. Ayağı çok uğurlu gelmişti, o zaman çok güzel olmuştu. Şimdi 3 diye bağıralım diyorum. Bize 2 yetmez, bizde enerji çok birikti. Neden 3? Bu ülkenin genç insanlarının gelecekte adalet, özgürlük, barış içinde yaşaması için 3, hanımların hiç sıkıntı çekmeden, hak yedirmeden, acılar yaşamadan, Cumhuriyet’i yaşatan ve Cumhuriyet’i kuran kadınlarımızın hakkını teslim etmek için üç. Benim dedem Ali Çavuş, Çanakkale’de 57.Alayda daha bir tek kurşun atmadan, siperde Bismillah demiş, Allah demiş kurşunu alnına yemiş öleceğini bilerek.  Atatürk şöyle anlatıyor ; Siperler arasındaki mesafe 8 adım var, yok. Bir dakika sonra ölecekler, ölümü bekleyenler Kur’an okumayı bilenler Kur’an okuyor. Kur’an okumayı bilmeyenler dua ediyor. 1 dakika sonra ölecekler ve onlar ölürken biliyorlar ki 1 dakika sonra yerleri dolacak. Ama o yerleri dolmazsa da biliyorlar ki namus, onur ve şeref düşmanın eline geçecek. Namus, onur ve şeref için  vatan, namus ve ahde vefa için ölmeye değer, çile çekmeye değer. Zulüme direnmeye değer. Vatan, namus ve ahde vefa için 3.

 

“Baba ocağında sofraya küsülmez”

Bizim kendi adımıza bir şey isteğimiz yoktur. Siz bizi eskiden tanırsınız ben siyaseti aşk için yaparım. Aşktır bizim eksiğimizi tamamlayan. Vatan, namus ve ahde vefa aşkı… Biz eksiğimizi tamamlamak için siyasete giriyoruz. Bize eksikler ortadan kaldırmak için siyaset yapıyoruz. Bu toprakların evladı Yunus Emre’nin diliyle sesleniyorum. Diyorum ki : “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim.”  Bu dünyayı kötülere bırakmayalım. Hırsızlara bırakmayalım, katillere bırakmayalım. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Baba ocağıyız. Buradan tüm Türkiye’ye, Boyüyük’e sesleniyorum. Gelin birlik olalım. Baba ocağında herkesin yeri sıcak… Soframız kocaman… O sofrada herkese aş var, iş var. Biz Türkiye’yi doyurmaya, Türkiye’ye iş vermeye, Türkiye’yi büyütmeye ve hepsini Türkiye’deki her yurttaşı zengin etmeye söz veriyoruz. Baba ocağına gelin. Baba ocağında küslük, baba ocağında da ayrılık, dargınlık olmaz. Babam derdi ki babaya küs, sofraya küsme. Baba ocağında sofraya küsülmez. Kırmış olduklarımız olabilir, biz özür diliyoruz. Yeterince ilgilenmediklerimiz olabilir, özür diliyoruz. Bugün herkesi bütün Türkiye’yi gönlümüzü kocaman açtık, sinemizde herkese yer var. Vatan, namus ve ahde vefa diyen herkese baba ocağında bir olmaya, birlikte olmaya güzel ve güçlü bir Türkiye kurmaya çağırıyoruz. Emeklilere sesleniyoruz, bu ülkenin emeklisi çalışırken bu parayı ödemiş. Aslında o alacağı para hak ettiği para. Orada duruyor, kendi ürettiği para. 1 emeklimize vereceğimiz şey iki bayram öncesi mutluluk için huzur için onur için şeref için torunlar için ikramiye vereceğiz iki maaş. 35 yıl çalışmış, en az 25 yıl çalışmış ama 1500 liranın altında maaş alıyor, insan onuru ayaklar altında demektir. Ben çalışacağım alnımın terini sileceğim ekmeğimi kazanacağım diyor. Yüzde %15 hemen geliyor devlet kelle vergisi alıyor. O kelle vergisini kaldırıp atacağız, asla bir daha alamayacaklar o vergiyi. Torunun elinden tutup, torun bizi götürdü hastaneye cebinizde para olmazsa sağlıkta katkı payını ödemezseniz asla kimse bakmıyor. Ödediniz parayı eczane geliyor, eczacıya gideceğiz bir de eczaneye katkı payı.

 

“Birinci yıl bütün bunlara vereceğimiz para 59 milyar lira”

Emeklilerimize söz veriyoruz; ne hastanede katkı payı ödeyeceksiniz ne eczanede ilaç katkı payı ödeyeceksiniz bizim iktidarımızda. Siz onları ödediniz, siz bizim başımızın tacısınız. İşçi 1500 lira asgari ücretle çalışacak, asgari ücretten vergi alınmayacak. Bizim iktidarımızda 1500 lira. Şimdi büyük bir numara, kaynağı nereden bulacaksın? Kaynak orada duruyor zaten, biz bulduk bizim projelerimizin her şeyi için kaynak var. Bakın bir anlatayım; bizim işçiye, memura, köylüye, gence, çocuğa, yeni doğana, askere gidene, evde yaşlı olana, bakıma muhtaç olana aile sigortasıyla hepsine vereceğimiz para utanarak söylüyorum bunu keşke AKP bütçeyi soyup soğana çevirmeseydi de daha çok verebilseydik.  Birinci yıl bütün bunlara vereceğimiz para 59 milyar lira hepsi. Emekli sigorta fonunda ne kadar var biliyor musunuz para? 70 milyar lira. Onun 20 milyar lirasıyla saray yaptı, Mercedes aldı saltanat kurdu, uçak aldı. Bu ne kadar para ediyor toplamda biliyor musunuz? Bütün Türkiye’nin çalıştığı gayri safi milli hasılatın %3’ü. Yani veremezsin, verdirmeyiz, yapamazsınız dedikleri para %3. Bir iktidar halkına %3 vermez onu hortumculara verirse onun adı iktidar olur mu?

 

“Bizim dedelerimiz neden bu topraklarda?”

Bakın buradan söylüyoruz, size yeminle söylüyoruz. Size söz veriyoruz, genel başkanımızın verdiği sözün üstüne söz söylenmez ama bizde buradan bu arkadaşlarımla beraber namus, şeref sözü veriyoruz. Çatlasalar da vereceğiz, patlasalar da vereceğiz. İsterse ortadan ikiye ayrılsınlar. Bu halkın parasını bu halkın kaynağını halka vereceğiz. Atlamaya başladılar balon gibi, ampül patlıyor. Bana sordular İzmir’de dediler ki bu ampülü nasıl söndüreceğiz? Yok söndürmeyeceğiz patlatacağız dedim, patlatacağız. Bakın buralar kutsal topraklar. Ben Çanakkale’ye, Eskişehir’e, Bilecik’e, Bozüyük’e, Sakarya’ya gelince benim nabzım hızlı hızlı atıyor. Buralar kutsal, bizim milletimiz açısından kutsal topraklar. Burada bizim dedelerimiz kefensiz yatıyorlar. Bu vatan için altın sırmalı kefenlere, Mercedes’lere, uçaklara gömülenler değil bu vatan için kefensiz toprak altında yatanlardan birinin torunuyum ben. Ailemden 13 tane erkek bu topraklarda sizlere emanet. Buralara girerken çıkarken hep içimden Fatiha okuyorum. O Fatiha bize ne diyor; yalnız Sana kulluk ederim Sen’den başkasına kulluk etmem diyor. Bizim dedelerimiz neden bu topraklarda? Çünkü onlar Allah’tan başkasından korkmadılar ve asla zalime, işgalciye, düşmana boyun eğmediler. Biz onların torunlarıyız. Zalime, düşmana, işgalciye asla boyun eğmeyeceğiz. Bakın çocuklar, güzel çocuklar, güzel gözlü çocuklar bu topraklar çok kutsal topraklar. Sizin geleceğiniz çok güzel olacak. Bakın bütün yüreğimle bütün mukaddesiyatımla söylüyorum bu çocuklar geleceğin en önemli idarecileri olacak. Bozüyük’ten gelecekler bakın sizin çocuklarınız, siz yetiştirdiniz onları. Mecliste sizi temsiz edecekler. Bu çocuklar ağabeylerine, amcalarına baktıklarında diyecekler ki evet onlar bizim mahallemizin, bu toprakların çocukları. Ve Ankara’da bizi yönetecekler. Bundan daha büyük bir mutluluk olmaz. Bakın ben 1982 yılında üniversiteye girdim, geçen merak ettim. Dedim ki ya acaba ben üniversiteye girdiğimde matematik sorularını hiç ellemeden, 0 çıkıp gidebilen kimse var mıymış?

 

“Biz bu çocukların geleceğini yeniden kuracağız”

 İstatistiklere baktım, 100 tane öğrenciden 2.7’si  matematik sorusunu hiç ellemeden çıkmış. Yani ilk okulu bitirmiş, orta okulu bitirmiş, liseyi bitirmiş 1 milyon 975 bin genç girmişiz sınava %2.7 ‘si matematik sorusunu ellememiş. Birde bu seneyi anlatacaktım size, bu senenin rakamını saklıyorlar söylemiyorlar. Geçen seneyi de sakladılar söylemiyorlar. Önceki senenin rakamını söylüyorum; 100 çocuktan 47’si matematik bilmiyor. Sınavda matematik sorularını yanıtlamadan çıkmış gitmiş. Asıl ihanet budur, asıl ihanet eğitimi bitirmektir. Biz bu çocukların geleceğini yeniden kuracağız, söz veriyoruz. Bizim çocuklarımız matematik bilecek, fen bilecek, fizik bilecek, yabancı dil bilecek söz veriyoruz. Biz okullarımızı yeniden akıllı öğretmenlerimizle donatacağız. Biliyorsunuz 15 milyar dolara Fatih projesi diye akıllı tahta projesi yaptılar. Ama bir tek öğretmen okulu açmadılar biliyor musunuz? Çünkü öğretmen okulunda rant yok. Ama tahtayı getirip koydular, sanki tahta anlatıyor öğrencilere. Biz akıllı tahtalar dönemine son vereceğiz, akıllı öğretmen dönemini başlatacağız yeniden.

 

“Anadolu böyle büyük bir yer”

 Biz bu 4+4+4 diye çocuklarımızı okuldan kaçıran, çocuklarımızı matematik, fen bilimleri öğrenmesini Türkçe konuşmasını engelleyen bu sistemi kaldıracağız ve öğretmene yatırım yapacağız. Öğretmenlerimiz dünyanın en akıllı insanları olacak, öğretmen yatırımıyla Türkiye’yi kalkındıracağız size söz veriyorum. Öğretmen okullarını açacağız ve yeniden öğretmen yetiştireceğiz. Benim dedem sizin topraklarınızın altında yatıyor benim dedem Ziya Özkan.  Benim dedem Ziya, babamın da adıdır Dumlupınar’da bir ayağı ve bir kolunu şarapnel götürünce memleketine Erzincan’a yollanmış. 13 kişi gelmişler Çanakkale’den bu yana geriye bir tek o dönmüş. Siz bu topraklarda bilirsiniz bir kolu ile bir ayağını şarapnel götürünce sen artık savaşamazsın demişler eşeğin sırtına koymuşlar doğru memlekete. Düşman bu topraklardan, Anadolu’dan çekilirken 18 bin kadınımızın ağzını ve burnunu kesmiş. Kadınlarımıza geliyorum, Cumhuriyeti yaratan, hepimizi yaratan, koruyup kollayan bugünlere getiren kadınlarımıza… Hani Atatürk demiş ya: “İsmet Paşa, Anadolu kadınını başımızın üstünde taşısak onun hakkını ödeyemeyiz.”demiş, öyle söylemiş. Düşman 18 bin kadınımızın ağzını burnunu kesmiş, 20 bin kadınımızın memesini kesmiş, 23 bin kadınımızın rahmini kasaturayla parçalamış. Bunlar bizim büyükannelerimiz. Büyükbabamız bir kolu yok bir ayağı yok gelmiş ki evinde köyünde ağzı burnu olmayan bir kadın. Düşünün ki o ağzı burnu olmayan kadınla, bir eli bir ayağı olmayan erkek birbirlerine aşık olmuşlar, birbirlerini sevmişler. Anadolu böyle büyük bir yer, Anadolu kadını ve erkeği böyle büyük insanlar aşık olmuşlar. Aşk eksiği tamamlar dedim ya aşk onların eksiklerini tamamlamış. O aşık olanlar sonra bizim dedelerimizi, anneannelerimizi dünyaya getirmişler. Olmayan memesi ile Anadolu kadını beslemiş büyütmüş. Şimdi katiller ve hırsızlara bu ülkeyi kaptırmayız.

 

“Bizim soframızda, gönlümüzde ne varsa sizindir”

Onların ruhlarını incitmeyiz. Onları mezarlarında döndürmeyiz. Ben yine Fatiha’yı okuyacağım; Yalnız Sana kulluk ederim, yalnız Senden korkarım. Beni katiller ve hırsızlar korkutamaz. Hepinize sesleniyorum, katiller ve hırsızlar düzenini sonlandırmak için, ecdadımızın ruhunu yüceltmek, bu çocukların geleceğini kurmak için gelip CHP’ye oy vereceksiniz. Bu seçim herkes CHP’de birleşecek, baba ocağında olacağız. Başka partilerden gelmiş olabiliriz, sorun yok hepimiz biriz gelin tanış olalım. Tanış olacağız, işi kolay kılacağız, seveceğiz, sevileceğiz. Bu dünyayı, Türkiye’yi katillere, kötülere, hırsızlara bırakmayacağız.

Diğer partilere oy veren sevgili yurttaşlarıma, ağabeylerime, ablalarıma, kardeşlerime genç dostlarıma sesleniyorum. Diyorum ki bu seçim Türkiye’nin ayağa kalkmasının seçimi. Uçurumdan aşağı gitmekte olan Türkiye’nin tutulup yücelere çıkarılması seçimi… Gelin sinemizde yerinizi bulun.  Bizim soframızda ki yeriniz sıcaktır. Bizim soframızda, gönlümüzde ne varsa sizindir. Biz sizinle biriz, beraberiz. Hepinizi Türkiye’nin birleştirici gücü, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine Cumhuriyet Halk Partisi’ne, baba ocağına çağırıyoruz.

 

“3 bizim iktidarımızın hedefidir”

Abim soruyor diyor ki: “Kaçaksaray ne olacak?” Genel Başkanımız söz verdi, yani Türkiye’nin 8 Haziran’daki Başbakanı. Kaçaksaray’ı çocuklarımızın geleceği için Ortadoğu Teknik Üniversite’sine vereceğiz. Orası bilim merkezi olacak. Sevgili hemşerilerim, size hemşerim diyorum topraklarınızda canlarım var. Damarlarımızda dolaşan kan aynı, ruhumuzdaki heyecan aynı, sevdamız aynı biz birbirimize aşığız. Biz vatan, namus ve ahde vefa aşkı ile çarpan bu yüreklerle geleceğin Türkiye’sini kuracağız hep beraber. Omuz omuza kuracağız. İki kardeşimi, bu iki dostum. Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Biz hırsız değil, namuslu insanlarız. Biz erdemli insanlarız. Biz şerefli insanlarız. Bakın biz hep beraberiz, bu çocuklar sizin çocuklarınız, bu çocukları siz yetiştirdiniz, onlar size emanettir. Bugün bu kardeşlerimizin yanına 3.milletvekilini koyacaksınız. Bunu şunun için söylüyorum, 3 bizim iktidarımızın hedefidir. Sizi biz büyük büyük şehir yaptığımızda, buraya sanayinizi getirdiğinizde bakın size en büyük hedefi söylüyorum, şimdi onu söylemek için çağırdım sizleri. İl Başkanım, biz söz veriyoruz.

 

“Bilecik’i Türkiye’nin sanayi başkenti yapacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Bilecik’i Türkiye’nin sanayi başkenti yapacağız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Bilecik’ten 3 milletvekili çıkartacak kadar vatandaşı burada toplayacağız. Ve biz size söz veriyoruz. Siz bu 2’yi gönderdiğinizde, biz size üç, üç, üç ,üç. Projesi yok diyorlar ya Bilecik’e bundan büyük proje var mı Bilecik’e? Biz onların hepsini size anlatacağız. Bilecik, 3 tane milletvekili çıkartacak kadar büyük bir sanayi şehri olacak. Tarımda, sanayide en büyük projemiz 3 diyoruz 3. 3 kadar büyük olacağız. Biz size sözlerimizi verdik. Ben kardeşlerimizi size emanet ediyorum. Siz namuslu, şerefli, onurlu Bilecikliler, Bozüyüklülersiniz. Siz emanete hıyanet etmezsiniz, siz hırsızlardan yana olmazsınız, siz katillerden yana olmazsınız siz bu çocukların geleceği için 3 olacak kadar büyük bir Bilecik’i kafanızda hayal edersiniz. Biz size o büyüklüğü söz veriyoruz. Sizden bir tek ricamız var 2 milletvekilini Ankara’ya gönderin, onlarda size söz verecekler. Ve biz hep birlikte Türkiye’yi bu karanlıktan kurtaracağız. Sizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

Konuşmaların ardından Özkan ve beraberindekiler, seçim bürosunun açılışını gerçekleştirdi.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam