ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANEMİZE DESTEK VERENLERE ÖDÜL ŞÖLENİ

ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANEMİZE DESTEK VERENLERE ÖDÜL ŞÖLENİ

Şeyh Edebali Üniversitesi Kütüphane ve Bilgi Merkezi’nin yapımı ve gelişimine katkı sunan kişi ve kurumlar ile yayın bağışlayanlara ödül takdimleri yapıldı.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Kütüphane ve Bilgi Merkeziyle ilgili bilgi veren Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Mustafa Serin ise kütüphanenin kuruluşu ve işleyişi hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. Kısıtlı imkanlarla açılışı gerçekleştirilen kütüphanenin yaklaşık 7 senede diğer üniversitelerin örnek aldığı bir kütüphane haline geldiğine dikkat çekti.

“Özellikle kütüphanemize sahip çıkın”

Ödül töreninde kütüphane için bir araya gelen tüm bileşenleri görmekten son derece mutlu olduğunu belirten Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, “Rektörlük üniversitenin beyniyse kütüphanesi de kalbidir.” Diyerek kütüphaneye verdiği değeri bir kez daha ortaya koydu. Rektörlük görevinde son döneminde olan Özcan, “Üniversiteye sahip çıkın ama özellikle kütüphaneye sahip çıkın. Bu kütüphanenin elektriği kesilmesin, suyu kesilmesin, çorbası kesilmesin. Burası hayatiyetin bir sembolü olarak devam etsin” dedi.  

 

“Son 200 yılda kitaplarımız talan edildi, dışarıya götürüldü”

Rektör Özcan şöyle konuştu:

“Bu yolculuğun başından itibaren yanımızda olan herkese teşekkür ediyorum.

Kütüphane neden önemli? Bizi farklı kılan en önemli değerimiz bilgi. Bilgi de ancak kaydedildiği zaman bir işe yarıyor. Biz insanlık tarihinde bunu sadece milattan önce 4000 yıllarında başarabilmişiz. Yani şu anda yeryüzünde medeniyet namına ne varsa onun en kıdemli süresi 6000 yıl.

Bilgiyi sadece üretmek değil, o ürettiğimiz bilgiyi saklayabilmemiz de önemli ve onun saklanacağı yerler de kitaplar. O yüzden medeniyet kitap demektir. O yüzden bizim medeniyetimizin bütün kitapları son 200 yılda dışarıya götürülmüş. Bütün yazmalarımız, bütün paha biçilmez eselerimiz  dışarıya götürülmüş. Çünkü kütüphanelerimiz içeride talan edilmiş. İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in büyükşehirlerin sahaflarına gidin talan edilen resmi kütüphanelerimizin damgalarını taşıyan kitapları görürsünüz.

“Kitaplar bizim namusumuzdur”

 Hepimize ait olan o çık kıymetli eseler hem dünya müzayede sofralarında, hem de ülkemizin sahaflarında alınıp satılan metalar olmuş. Onlar bizim namusumuz ve onurumuz. Onları korumak zorundayız ve onların korunacağı yer kütüphaneler. Ne yazık ki bu ülkenin eğitim kurumlarının pek çoğunda kütüphaneler ardiye olarak hizmet görüyor. Halbuki üniversite kütüphane demek.

“40 yıllık üniversitelerimizde bizdeki kitap sayısını bulamazsınız”

Bu yüzden bu kurumda rektörlük eğer bir kurumsal beyin vazifesi görüyorsa kütüphane de kalbi. Kalp mi önemli beyin mi önemli sorusu olmasın istedik. Kalbimiz de önemli, beynimiz de önemli dedik ve ikiz bir mimari düşündük. Öyle tahmin ediyorum ki bu işi emek veren, gönül veren herkesin iftihar edeceği bir eser meydana çıktı. Kitap sayımız 100 bine ulaştı. Bu normal şartlarda 30 yılda ulaşılması gereken bir rakamdır. 30-40 yaşındaki üniversitelerimizin pek çoğunda bu sayıyı göremezsiniz.

Kütüphane bir depo olmaktan çok yaşayan bir yer olmalı, yani hayatı takip etmeli. Dünyayı takip etmeli. Dünyanın ve hayatın bilgisini buradaki öğrencilerimiz taşımalı. Ve öğrencilerimiz de hayatlarına devam etmeli. Uyumalı, yemeli, içmeli, yatmalı, okumalı ve çalışmalı. Bizler de onlara bu hizmetleri gece gündüz sağlamalıyız.

Hayatım boyunca yapabileceğim en hayırlı iş nedir diye merak eden varsa; Kütüphaneye ve bilgiye yatırım yapmak diyebiliriz. Başka hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Güneş yeryüzünde ilim ve ilimle uğraşanlardan daha hayırlı bir şeyin üzerine doğmamıştır. Hadis-i Şerif. 

“Taşınabilen en büyük silah bilgidir”

Eskiden bizim geleneğimizde imkan sahiplerinin kitap bastırıp talep edenlerin hizmetine sunma geleneği vardı. Bunu yeniden ihya etmemiz gerek. Hem kurumsal anlamda, hem de kişisel olarak iyilik anlamında.

Eğer yeryüzü yolculuğumuzda bu ateş çemberi ve tehdit denizinde bizi taşıyacak olan en önemli şey silahsa taşınması en kolay silah da bilgi. Biz ancak bilgiyle yolumuzu aydınlatabiliriz ve bilgiyle kendi geleceğimizi temin edebileceğiz. Raflar dolacak, çocuklarlımız burada sabahlayacaklar, üretecekler, bilgi bilgiyi tetikleyecek ve dünyadaki sahip olduğumuz konumumuza geleceğiz.

“Bu kütüphane hepimizin ortak değeri”

Son söz olarak emeği geçen bütün arkadaşlarımıza hem şahsi anlamda hem de kurumsal anlamda teşekkür ediyoruz. Bu ülkemizi ve Bilecik’i sevenlerin ortak değeri. Ülkemize çok güzel bir kurum hediye ettik. Arkadaşlarımız 100 kişilik işi belki 15-20 kişiyle devam ettiler. Müteahhitlik firmamız bizi hiç kırmadı. Mimarilerimizi çizen arkadaşlar bizimle hiç para pazarlığı yapmadılar. Bilgi işlem daire başkanımız belki de dünyanın en zorlu daire başkanlığını yapıyor. Amerikalıların görüp kıskanacağı bir bilgi işlem üssü kuruldu ve Bilecik’imizin bütün kurumlarına hizmet veriyor. Bilecik’imizdeki ilgili ilgisiz herkes buraya hem alın terini hem de akıl terini yansıttı.”

“Bu insanların emeğini tabiat takdir etti, inşallah tarih de takdir eder” 

Özcan son olarak ise üniversitenin tanıtım video gösterisi sırasında gösterilen üzerinde gök kuşağı olan kütüphane fotoğrafını gösteren Özcan ““Bu insanların emeğini tabiat takdir etti, inşallah tarih de takdir eder” dedi.

Programın sonunda ise kütüphaneye katkılarından dolayı; Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdülhalik Bakır’a, Hektaş Şirket Müdürü Hakkı Ekşi’ye, Proje Mühendisi Şebnem Genç’e, İnşaat Mühendisleri Mustafa Üçüncü, Mehmet Doğan ve Dr. Kasım Binici’ye, Yordam Bilgi Teknolojileri adına Ramazan Kayalar’a, Tekofis adına Hüseyin İnan’a, İsam adına Birol Ülker’e, Osman Yıldırım’a Üniversite Genel Sekreteri Rüştü Mumcu’ya, Genel Sekreter Yard. Murat Işık’a, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Alper Yıldırım’a, İdari ve Mali İşleri Daire Başkanı İsmail Akgün’e, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Sezer Kuyucu’ya, Bilgi İşlem Daire Başkanı Murat Fidan’a, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı İlbay Vurdular’a, Personel Daire Başkanı İsmail Üzel’e, Sağlık, Kültür Spor Daire Başkanı Faruk Ural’a, il protokolü tarafından teşekkür plaketleri verildi.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam