UZMANI UYARDI Kış Mevsiminde Dikkat!

UZMANI UYARDI Kış Mevsiminde Dikkat!

Uzun yıllar İsveç Umea ve Stockholm Üniversiteleri Tıp Fakültelerinde görev yapan Dr.Ergun gazetemize açıklamalarda bulundu. İstanbul Amerikan Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Doktoru Saim Ergun’un çok önemli açıklamaları:

 

“Eskiden Bizim Söylediğimiz İlaç Kullanırsan Bir Haftada, Kullanmazsan Yedi Günde Geçen Bir şey”

“Önümüz kış, kış aylarında özellikle sonbahardan itibaren üst solunum enfeksiyonları çok artıyor. Çok telaşlanmaya gerek yok. Üst solunum yolu itibariyle bizim antibiyotikle tedavi edemeyeceğimiz, virüs dediğimiz mikroplarla uğraşan bir şey. Eskiden bizim söylediğimiz ilaç kullanırsan bir haftada, kullanmazsan yedi günde geçen bir şey. Hemen antibiyotiye sarılmamak lazım. Ağrı kesici, dinlenme, semptomatik tedavi dediğimiz burun tıkalıysa burun tıkanıklığını gidermek, boğazınız ağrıyorsa pastil kullanmak gibi önlemlerle bir bilemedin iki hafta bunlarla devam etmek. Antibiyotik kullanmaktan önce esas ilk tedavi yöntemli olmalı. Antibiyotik kullanmak çok  popüler bizim ülkemizde ama çok yanlış birçok bakımdan. Hem antibiyotiklere karşı direnci arttırıyor hem de antibiyotikler ağız yolunla alınanlar dışkı yoluyla çıkıyor ve çevreyi bozuyor. Çevrede, toprakta yapılan araştırmalarda yanlış, gereksiz yere kullanılan antibiyotiklerin toprağa akmış olmasından dolayı çevre kirliliğinde çok önemli bir yere sahip oldu. Batılı araştırmalarda var. Dolayısıyla bu bakımdan da yani çevre kirliliğini önlemek bakımından da antibiyotiyin mümkün olduğu kadar az kullanılması daha doğrusu gereksiz yere kullanılmaması çok önemli. Türkiye’de normal beslenen bir insanın ekstra bir vitamine de ihtiyacı yoktur bence. Her türlü vitamini biz doğal besinlerle alabiliyoruz. Çok telaşlanmaya gerek yok.

“Ekstra Vitamine de Bir İhtiyaç Yok”

Normal beslenmiş olan bir insanın Türkiye’de ne A vitamini, ne B vitamini, ne de C vitamini bakımından bir eksik duyması mümkün değil. Dolayısıyla ekstra vitamine de bir ihtiyaç yok. Özellikle bir takım vitamin ilaçları konusunda müthiş popüler bir propaganda var. Ben çok doğru bulmuyorum bunu. Normal beslenmek Türkiye gibi her türlü besinin çok yaygın olduğu ve çok kolay ulaşılabileceği ve hatta ucuz olduğu bir ülkede ekstra vitamin almak tabletler halinde ya da işte şuruplar halinde ekstra vitamin almanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Esas itibariyle Türkiye’de bulunan meyve ve sebzeyi çok yönlü yani bütün meyve sebzelerden kullanmış olmak Türkiye’de ne vitamin eksikliğine ne de başka eksikliklere yol açar, bunları kullanmış olmak yeter. Çok ekstra bir şey tabi bazı özel hastalıklar var onlar için söz konusu olabilir ama onun dışında ortalama bir insan için normal beslenmek bütün vitaminleri almış olmak için yeter diye düşünüyorum. Çok fazla ekstra bir şeye gerek yok.

“Dolayısıyla Sağlıksız Bir Havayı Akciğerlerimize Alıyoruz”

Hava kirliliği vs. kulak, burun, boğaz hastalıklarında son derece etkili. Çünkü üst solunum yolu denilen şey solunum havasının burun ya da ağız yoluyla alınmış olduğu bir yol. Bu yolda da temizleyici faktör olan burun da bir takım tüycükler var. Eğer hava kirliliği söz konusu ise bu tüycükler bu hava kirliliğinden dolayı çalışamıyorlar. Dolayısıyla hava normal solunum havamız burun yoluyla giren hava yeteri kadar temizlenmiyor, yeteri kadar ısıtılmıyor ve yeteri kadar nemlendirilmiyor. Dolayısıyla sağlıksız bir havayı biz akciğerlerimize alıyoruz. Onun için hava kirliliği son derece önemli. Mesela Çin’de geçen hafta içerisinde Pekin’de Kırmızı Alarm çıktı. Bu şu demek; Eğer çok mecbur değilsen sokağa çıkma. Çünkü dışarıdan aldığın solunum havası senin bütün sistemini etkileyecek. Akciğerini, diğer solunum yoluna girecek kalbini ve beynini etkileyecek yüksek derecede bu. Dolayısıyla bu da hava kirliliği. Pekin’de bugün yazın bile zaman zaman gökyüzünü, güneşi göremeyecek düzeyde yoğun bir hava kirliliği var. Tüm dünya için tabi böyle tehlike söz konusu. Dolayısıyla hava kirliliği son derece önemli. Üst solunum yolları enfeksiyonları bakımından, kulak enfeksiyonları bakımından da aynı şey. Bunlar tabi sigara da olabilir. Onun dışında ucuz enerji elde etmek için kullanılan kömürden dolayı oluşmuş olan hava kirliliği de olabilir. Dolayısıyla üst solunum yolu kulak burun boğaz aralığında hava kirliliği son derece önemlidir. Akciğer, burun, kulak ve boğaz enfeksiyonu ve akciğer enfeksiyonu bakımından hava kirliliği hayati derecede önemlidir. Mümkün olduğu kadar buna dikkat etmek lazım.

“Bilecik Bölgesinde Çok Fazla Hava Kirliliği Olacağını Düşünmüyorum.”

Bu bölgede özellikle çok fazla hava kirliliği olacağını düşünmüyorum, Bilecik bölgesinde. Ama genel olarak maske kullanmayı gerektirecek kadar yoğun bir hava kirliliği Türkiye için söz konusu değil ama hava kirliliğinde ucuz ama hava kirliliğini arttıran enerji üretiminde kömür kullanımının yapmış olduğu hava kirliliğinde buna dikkat etmek gerekir. Tabi bireysel olarak bizi etkileyecek bir şey değil. Sadece böyle duyarlılık yapmış olmak için önemli. Dolayısıyla bireyse olarak çok fazla dikkat edecek çok fazla bir şey yok diye düşünüyorum. Türkiye hava kirliliği bakımından maske kullanmak kadar ciddi bir hava kirliliğine sahip olan bir noktada değil. Özellikle bu son zamanlarda doğal gazın da kullanılmış olması Türkiye’den hava kirliliğini azaltmak bakımından önemli bir faktör ama dikkat etmekte fayda var. Tabi o da yönetimsel bir sorun. Devlet politikası olarak bu işe dikkat edilmesi gerekir yoksa sadece bu duyarlılığı arttırmak söz konusu olabilir. Mümkün olduğu kadar ucuz enerji üreten ama hava kirliliğini arttıran işlere karşı toplumsal olarak karşı çıkmak bunun olmasını istemek, bunu yetkili kurullara ifade etmek, sivil toplum kuruluşlarıyla bunun duyarlılığını arttırmak  yapılacak şey budur ama Türkiye yoğun hava kirliliğinden dolayı acil bir durum söz konusu değil ama bu dikkat edilmezse oraya gider o başka.

“Kötü Hava Yok, Kötü Giysi Var”

İnsanın kendisi bir defa soğuğa karşı korumuş olması gerekir. “Kötü hava yok, kötü giysi var” diye bir söz var. Dolayısıyla hava soğuksa iyi giyinirseniz soğuk havanın bir önemi yoktur. Dolayısıyla kendini soğuğa karşı koruyacaksın çünkü birçok enfeksiyon esas itibariyle vücut direncini düşürmesiyle oluşan şeydir. Soğuk ta bu direnci düşüren etkenlerden biridir. Dolayısıyla buna karşı korunacaksın, dengeli beslenme son derece önemli. Kış ta olsa sebzenin, yeşilliğin mutlaka belli bir miktarda kullanılması gerekir. Türkiye’de yeşillik bakımından ne de protein bakımından eksik olabilecek bir beslenme sistemi esas itibariyle insanlar biraz dikkat ederse bu söz konusu olmayacaktır. Kendimizi korumak ve mümkün olduğu kadar da nezle, grip itibariyle üç şey çok önemlidir;

1-Daha çok dinleneceksiniz. (8 saat uyuyorsan 10 saat uyuyacaksın)

2- Daha çok sıvı alacaksınız. (5 bardak su içiyorsanız, 10 bardak su içeceksiniz)

3- Daha çok enerji alacaksınız. (Bu enerji denilen şeyde zencefilli bal da olur, turp şekeri de olur)

Enerji denilen şey vitamin değil doğrudan doğruya şekerdir) Bu muz da olabilir,  üzüm de olabilir, baklava da, toz şeker de olabilir. Dolayısıyla bu üç şeye olan ihtiyacımız nezle, grip döneminde artar. Daha çok evde kalın, daha çok dinlenin, kendinizi sıcak tutun, daha çok sıvı alın. Son derece önemli. Çünkü sıvı hem kendi ihtiyacını gidereceksin hem de sana girmiş olan bakterilerin ihtiyacını gidereceksin ki sen onlara karşı yenik düşme. Bir de enerji doğrudan doğruya askerin bir savaşa giderken yanında besinin olması gibi sen de şu anda mikroplara karşı vücudun savaşabilmiş olması için mikropla savaşan beyaz kürelere bir enerji vereceksin. O da doğrudan doğruya şekerdir. Bunun yanında vitamin de alırsan al ama esas olan dinlenmek, daha çok sıvı ve daha çok enerjidir.

“Esas Olan Dinlenmek, Daha Çok Sıvı ve Daha Çok Enerji”

Modern tıp mükemmel insan peşinde değil modern tıp fonksiyonel insan peşinde. Bizim kulağımızın yaratıldığı şekliyle mükemmel olması şart değil. Bizim için söz konusu olan şey fonksiyonel olarak normal olmasıdır. Duyan, akmayan ve dengeyi sağlamış olan bir kulak bizim için modern tıbbın amacıdır. Dolayısıyla modern tıbbın amacı fonksiyonel olan bir insan yaratmaktır. Bunun için de en önemli şey koruyucu hekimliktir. Yani insan hastalıklara karşı koruyabilir bir mantaliteye sahip olmuş olması gerekir. Aşırı şişmanlıkta karaciğer kanseri dört misli daha fazla oluyor. Dolayısıyla normal besleneceksiniz, obeziteden, aşırı şekerden kaçınacaksınız, sigara külliyen yasak. Alkolik olmak birçok hastalıkların nedeni. Koruyucu hekimlik esas itibariyle modern tıbbın esas amacı. Nasıl hastalıklardan korunacağının özeti sonuçları yanlış, kötü olacak işlerden kaçınmalarını öğütlemektir. Bunlardan kaçınırsanız esas itibariyle sağlıklı bir hayat yaşarsınız.” Uzman Doktor Saim Ergun son olarak sorduğumuz bir soru üzerine çocuklarda dört-beş yaşına kadar erken teşhis ile halk dilindeki “sağır” olmaktan kurtulacaklarını, Hastanelerde yeni doğan bebeklerde bu kontrollerin yapıldığını kaydederek;” Duymayan İnsan Tabi ki Konuşamaz” ifadelerine yer verdi. ERHAN TOKA 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam