“YİĞİT ÖLÜR NAMI KALIRMIŞ….”

“YİĞİT ÖLÜR NAMI KALIRMIŞ….”

Geçtiğimiz yakın süre önce ani vefatıyla tüm ülkemizi ve sevenlerini yasa boğan Koç Holding yönetim kurulu başkanı Mustafa Vehbi Koç’un ardından tüm yazılı ve görsel basın merhumun ne kadar hayır-hasenat sahibi olduğunu yazdı, çizdi. Yakınları ve kendisini tanıyanlar Merhum Koç’un Sanata, Spor’a, Müziğe, Eğitime ve özellikle hayır işlerine ne kadar düşkün olduğunu anlattılar. Tüm bunlar ne zaman duyuldu?  Tabi ki Mustafa Koç rahmetli olduktan sonra….

 

Ben de Bilecik’te böyle hayırsever insanlar var mı ki, varsa da vefatından sonra neler yazılır hakkında diye düşünmüştüm o zamanlar. V e işte Eczacı Metin abimiz…

70’li yıllardı, ilkokulda okuyordum. Hafta sonları ve tatillerde ayakkabı boyacılığı yapıyor, harçlığımı çıkarıyordum. Tabi çatlak ellerim, tırnak aralarım naparsan yap boya izlerinden kurtulamıyordu. Bir gün Beden Eğitimi öğretmenimiz Semra Padar hocamız elime bir kağıt tutuşturdu ve Eczaneye gidip o ilacı kullanmamı söyledi. Şimdiki Tolga Butik’in olduğu yerde Merkez Eczanesine gittim. Öğretmenimin verdiği kağıdı Eczacı amcaya verdim. Ellerime baktı ve nasıl kullanmam gerektiğini bana bir güzel izah etti. Borcumun ne kadar olduğunu sorduğumda ise; “Ellerin hele bi iyileşsin, gelir ayakkabılarımı boyarsın, olur biter, para istemez” dedi rahmetli…

 

Hayatımda ilk Eczaneyle tanışmam bu vesileyle oldu ve ilk kez bir Eczacıyla muhabbetim böyle oldu. Aradan yıllar geçti tabi biz büyüdük, genç olduk, esnaf olduk, Belediyede çalışmaya başladık. Metin abimizle ne zaman denk gelsek çekinirdim kendisiyle konuşmaya… Peki neden? Şunun için; çünkü rahmetli o kadar kibar, o kadar naif, o kadar beyefendi ki!…. Konuşurken pot kıracağım diye pek fazla konuşmamaya özen gösterirdim.

En son 2014 yerel seçimleri öncesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilimizi ziyareti sırasında Eczanesinin önünde büyük bir heyecanla kendisini izlerken, Bahçeli’nin de kendisini fark ederek yanına gittiğindeki mutluluğunu anlatamam. Hatta ben de bu diyaloğu haber yapmıştım. Haberden sonra beni ilk gördüğünde teşekkür etmişti rahmetli…

 

Bilecik’in Sosyal,Kültürel,Sanat,Spor,Siyaset ve Hayır işlerinde hep var olmuş Metin abimizin özellikle öğrencilere yönelik yaptığı maddi ve manevi yardımlar pek duyulmadı bu güne kadar. Ancak kulaktan kulağa duyulur bazı şeyler, burası Bilecik. Hani; “Kırk kişiyiz, birbirimizi iyi biliriz” deyimi var ya!…

 

Türk Ocakları Bilecik kurucularından, Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Başkan yardımcılığı görevinde uzun yıllar görev yapmış, Belediye Başkan adayı olmuş, İlimizin her meselelerinde elini taşın altına koymuş, sade ve sessiz bir yaşamıyla 74 yıl ömür yaşamış bu örnek insanı. Dilerim ilimizdeki diğer işadamları, sanayiciler, ticaret erbapları, siyasiler kısaca toplumun önde gelen isimleri kendilerine rehber edinirler. Ben vermek istediğim mesajı verdim sanıyorum, anlayana tabi ki… “YİĞİT ÖLÜR NAMI KALIRMIŞ….”

HOŞÇAKALIN

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam