1980 yılında başladığı Ankara Gazi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü o yıllardaki siyasi ve ideolojik olaylardan dolayı yarım bırakan bağlama ustası Mehmet Uysal, o yıllarda özel bir şirkette hem çalıştı hem de voleybol takımında oynadı, emekli olduktan sonra memleketi Bozüyük ilçesinde de 18 yıldır 15 metrekarelik mekanda hem bağlama kursu verdi hem de müzisyen yetiştirdi.

Bağlama çalan İstanbul Kartal’da marangoz olan babasının arkadaşından ders alarak 11 yaşında bağlama ile tanışan Uysal, TRT İstanbul Radyosu sanatçısı Orhan Dağlı’dan bağlama yine TRT İstanbul Radyosu sanatçısı Yalçın Özsoy’dan kabak kemane dersleri aldı. İstanbul’da çeşitli derneklerin halk müziği koro çalışmalarına katıldı ve sazlarıyla eşlik etti.
1984 yılında Bozüyük ilçesine yerleşen ve fabrikada işe başladıktan sonra Bozüyük ve Bilecik yöresi türküleri üzerinde araştırma ve derleme çalışmalarına başlayan Uysal, Bozüyük ve Eskişehir’deki amatör korolara katıldı. Ortaokul çağlarında oynadığı voleybolu bırakmayarak bir taraftan da Eskişehir Anadolu Üniversitesi olmak üzere fabrika ve kulüp takımlarında voleybol oynadı.
2004 yılında emekli olduktan sonra kendisini halk müziğine vererek bağlama derslerine Bozüyük ve civarında alan araştırmaları ve türkü derleme çalışmalarına devam eden Uysal, şu ana kadar 46 türküyü derleyip notaya aldı. 2004 yılında Türk Halk Müziği korosu çalıştırmanın yanında 15 metrekarelik mekanda binlerce bağlamacı ve müzisyene eğitim verdi.
Türk Halk Müziği ve bağlama öğreticisi Mehmet Uysal, rahmetli babasının bağlama çaldığını ve 11 yaşında ondan görerek merak sardığını anlatarak, babasının arkadaşından bağlama kursu aldığını ve o yıldan bugüne kadar çalmaya devam ettiğini kaydetti.
Ortaokul çağlarında voleybolda oynadığını ancak kendisinin Türk Halk Müziğini tercih ettiğinin anlatan Uysal, ”20 yaşlarında kabak kemane de çalmaya başladım, o yıllarda fazla yaygın değildi. Hem bağlama hem de kabak kemane olmak üzere iki enstrüman çalıyorum. 30-40 yaşına kadar da voleybol oynamaya devam ettim ama Türk Halk Müziğinden hiç kopmadım. Müzik ve sporu aynı anda devam ettirdim.” dedi.
Uysal, kentte faaliyet gösteren bir fabrikadan 45 yaşında emekli olduğunu aktararak, 2004 yılından itibaren bağlama kursu verdiğini ve Türk Halk Müziği korosu çalıştırdığını ifade etti.
Müzik öğretmeni, konservatuvar okuyup, aktif hocalık yapan öğrencilerinin bulunduğunu dile getiren Uysal, şöyle konuştu:
”2004 yılından beri 15 metrekarelik mekanda bine yakın öğrenci yetiştirdim. Konservatuvarı bitirip müzik yönünü seçenlerde, müzik öğretmeni olanlarda oldu. Farklı meslekleri seçip de müziğine devam eden öğrencilerimde var. Mekandan bayağı müzisyen yetişti, türküler ve bağlamayı seven. Özümüz türküler bizim, yaşanmışlıklar var. Bir halk bilimi türkülerimiz. Halk bilimini de bilmek gerekir, türkülerimizi anlayabilmek için. Bizim özümüz. Vatandaşlarımızın türkülerimizi sevmezi ve öğrenmesi gerekir. Daha çok öğrenci yetiştirmek istiyorum. Sanatçı veya şöhret olma gibi bir hevesim yok. Gençliğimde, bağlama çalmaya başladığımda TRT sanatçısı olma hevesim vardı ama imkan olmayınca o zamanlar spora ağırlık verdik. Şimdi eğiticilik ön planda. Yetiştirdiğin bir öğrenciyi bir üst seviyede gördüğünde bir öğretmen nasıl mutlu oluyorsa bende de karşılığını aldığım zaman onun hazzı, zevki bambaşka alıyorum. Yarışmalara katılan, derece alan öğrencilerim var. TRT Türk Halk Müziği programlarına çıkanlar oluyor.”
Bağlama dersi alan 10 yaşındaki ortaokul 1. sınıf öğrencisi Defne İrem Ergün, iki ay önce bağlama kursuna başladığını anlatarak, ”Mutluyum ama çok zor. Zor ama zoru başaracağım. Yolun başındayım zamanla daha güzel çalmaya başlayacağım. Avukat olmak istiyorum. Avukat olduktan sonra hem mesleğimi hem de bağlamayı aynı anda yürüteceğim. Enstrüman çalmak, müzik öğrenmek güzel. Birde kendi özümüz olan bağlama çalmayı öğrenmeye çalışıyorum.” diye konuştu.
TRT Türk Halk Müziği Gençlik korosu sanatçısı Beyza Ayça Duman da 13 yaşında bağlama ustası Mehmet Uysal ile tanıştığını ifade ederek, ”Küçükken gitar kursuna gidiyordum, arkadaşım vesilesiyle hocamla tanıştım. Sonrada bağlama çalmaya başladım. Şuan da TRT Gençlik korosunda Türk Halk Müziği söylüyorum. Türküler, kültürümüzü yansıttığı için, yaşanmış hikayeleri olduğu için çok seviyorum. Bir türküyü söylemeden önce, hikayesine bakıyorum ondan sonra icra ediyorum. Daha duygusal oluyor, insanlara da yaşatmış oluyorsunuz.” diye konuştu.
