Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney Bilecik’te yaptığı konuşmada, memurların özlük ve ekonomik haklarına ilişkin hükümete çağrıda bulundu. Güney, “Mutlaka memur ve memur emeklilerimize ek zam ve refah payı verilmelidir.” dedi. Yoksa bu zamla karın doymaz.” dedi.
Türk Büro-Sen Genel Başkanı Türkeş Güney Bilecik’te sendika üyeleri ile buluştu.
Burada memur ve memur emeklilerinin enflasyon oranı karşında aldıkları zammın eridiğine dikkat çeken Genel Başkan Güney ek zam talebinde bulunduğu çağrısında şunları ifade etti:

“YÜZDE 6 ZAM OCAK AYINDA ERİMİŞTİR”
Memur sendikacılığının amacı, memurlarımızın özlük haklarını, ekonomik haklarını ilerletmek, İleriye götürmektir. Bunun da yeri sonu tek sayıyla biten tarihlerde kamu işvereni dediğimiz hükümetle üyesi en fazla olan sendikanın bir Ağustos’ta başlayan toplu sözleşme görüşmeleriyle tespit ediliyor.
Önümüzdeki ağustos ayında da sekizinci dönem toplu sözleşmemiz var. Yedinci dönem toplu sözleşmede Cumhuriyet tarihinde ilk defa devlet memurları ve memur emeklileri hedeflenen enflasyonun altında mahkum edilmişlerdir. Yani hedeflenen enflasyonun altında bir zam reva görülmüştür. 2025 yılının ilk altı ayı için verilen yüzde 6 zam da enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte ocak ayında erimiştir.

“BUNA RAZI OLMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL”
Mutlaka öncelikle, Türkiye Kamu-Sen olarak, Türk Büro-Sen olarak talebimiz memur ve memur emeklilerimize ek zam ve refah payı verilmelidir. Şimdi Merkez Bankası hedeflenen enflasyonu 2025 yılında yüzde 21 olarak açıklıyor. Orta vadeli programda bu oran yüzde 17 olarak ifade ediliyor. Ama devlet memurlarımıza yüzde 6 artı 5 kümülatif olarak yüzde 11 zam reva görülüyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil, buna razı olmamız mümkün değil.
“MUTLAKA EKSAN VE REFAH PAYI VERİLMELİDİR”
Diğer yandan 2025 yılında devletimiz vergi resim ve harçlara yani vergi resim mi harçlara uyguladığı zam oranı yüzde 44 arkadaşlar 43.94. Biz diyoruz ki, vergi resim ve harçlarına uygulanan zam oranında hedeflenen enflasyon oranında mutlaka refah payı verilmelidir. Yoksa bu zamla karın doymaz. Bu zamla refah olmaz. Mutlaka eksan ve refah payı Türkiye Kamu-Sen’in Türk Büro Sen’in temel talebidir. Bunların hayata geçmesi lazım. Aksi halde, ‘memurları memur emeklilerini enflasyona ezdirmedik’ lafının da bir geçerliliği olmayacaktır. Bilecik mali basını Anadolu Ajansı, Anka Haber Ajansı kanalıyla ülkeyi yönetenlere, hükümetimize, cumhurbaşkanımıza da sesleniyoruz: Mutlaka Eksan ve Refah payı verilmelidir. Yoksa hedeflenen enflasyonun altında kalan zam oranı memur ve memur emeklilerinin enflasyonla baş etmesi mümkün değildir.

“2008’DEN SONRA MEMURİYETE GİRENLERDE BU ORAN DAHA DA DÜŞTÜ”
Diğer yandan memur emeklilerimize yansımayan ilave ek ödemenin mutlaka memur emekli maaşlarına yansıtılması lazım. Bugün emek memurlar için kâbus halini aldı. Görev maaşının Temmuz iki bin yirmi üç ayında yüzde 75’i emekli maaşı olarak bağlanırken şimdi bu oran yüzde 45’e düştü. 2008’den sonra memuriyete girenlerde bu oran daha da düştü. Bir yandan 5510 sayılı yasada devlet memurları 2008 öncesi sonrası ayrı mı kaldırılarak tek çatı altında toplanmalı, memurların aldığı bütün maaş unsurları emekli keseneğine tabi olmalı, ilave ek ödemede mutlaka emekli maaşlarına yansıtılmadı. Aksi halde 65 yaşından önce bakın memurlarımıza sorun 65 yaşından önce hiçbir memurumuz emekliliği düşünemiyor. 65 yaşında da emekli olmak istemiyor aslında. Resen emeklilik yaşı olduğu için mecburen emekli ediliyor. 65 yaşını kaldıralım. Daireden memurumuz mezara gitsin, hiç emekli maaşı ödenmesin. Devletimize de katkı sağlayalım. Ama madem sosyal güvenlik sistemi bir tasarruf sistemiyse öncelikle memur emekli maaşlarına yansıtılmayan ilave ek ödemenin mutlaka memur emekli maaşlarına yansıtılması lazım.

“BUNU SİNEYE ÇEKMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
Memur emeklilerimiz 2023 yılında oluşan enflasyonun 5-6 altında bir zam verdik. Yani memur emeklilerimizin maaşları yüzde 30 ilave ek ödemenin emekli maaşlarına yansımamasından dolayı eridi. Bunu kabul etmemiz, bunu sineye çekmemiz mümkün değil.
“3600 MUTLAKA VERİLMELİ”
Diğer yandan söz verilen birinci dereceye girenlere 3600 mutlaka verilmeli. İki yıllık imama iki yıllık hemşireye 3600 ek gösterge verilirken genel idari hizmetlerde teknik hizmetlerde birçok dört yıllık mezunumuz var, birçok iki yıllık mezunumuz var, verilen sözler var. Mutlaka bunların hayata geçmesi lazım.

“DÖRT TANE DE TEMEL İLKEMİZ VAR”
Diğer yandan 2017 yılında ülkemiz yeni bir yönetim şekline geçti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne. Parlamenter demokratik sistemle sorun olan cumhurbaşkanlığı seçimi, meclis başkanlığı seçimi, hükümetin teşkili, güven alır haline oylaması gibi. Demokratik parlamenter rejiminde sorun olan birçok alan bugün Cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle birlikte ortadan kalktı. Çok hızlı karar alma süreçlerini içinde barındıran bir yönetim şekline geçtik Cumhurbaşkanı hükümet sistemine. Ancak Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin en yakın mesai arkadaşı olan kamu personeliyle ilgili halihazırda 1965 yılında kanunlaşan 500’e yakın da değişikliğe uğrayan yama kabul edecek hali kalmamış kamu personel rejimimiz var. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunumuz var.
Türkiye Kamu-Sen’in üç gün önce paylaştığı yeni bir kamu personel rejimine ihtiyaç var. Dört tane de temel ilkemiz var.
Liyakat,bütün atamalarda görevde yükselmelerde liyakat esas olmalı. Bak liyakatin olması yükseltir. Liyakatsizlik devleti çürütür. Devletimiz açısından diyoruz. Mutlaka görev verilecek insanların layık olması lazım. Liyakatli olması lazım.
Diğer yandan ikinci temel ilkemiz devlet memurları, anayasaya ve kanunlara dolayısıyla da devlete sadakatle yükümlü olmalı falanca gruba, falanca gruba sadakat olmamalı. Yoksa 15 Temmuzları da yaşamaya devam ederiz.
Diğer yandan görevde ve emeklilikte bir refah seviyesi istiyoruz. İşte eksam istiyoruz, refah payı istiyoruz. Emekli maaşlarında mutlaka iyileştirme istiyoruz. Diğer yandan mevcut maaş sisteminin de mutlaka yeniden ele alınması lazım. Hayatın pahalı olduğu, büyükşehirlerimizde, metropol illerimizde, memurlarımızla, Anadolu’nun ilçelerindeki memurlara biz aynı maaşı veriyoruz. Halbuki geçinme şartları farklı. Büyükşehirlerdeki özellikle İstanbul muvafakat verirse kurumları izin verse memurların yüzde 50’ye yakını Anadolu’nun ilçelerine gitmek istiyor. Mutlaka büyükşehir tazminatı mı olur, kira yardımı mı olur, bu maaş sisteminin yeniden ele alınması lazım. Yoksa hayatın pahalı olduğu yerlerde görev yapan memurlara biz kamu hizmeti vermekte, kamu görevlisi istihdamında sorun yaşayacağız.
“DEVLET MEMURLARI BARINMA SORUNUYLA KARŞI KARŞIYA”
Diğer yandan devlet memurlarının en önemli sorunlarından bir tanesi barınma sorunu. Bugün yüksek konut fiyatları nedeniyle devlet memurlarının konut sahibi olması mümkün değil. Mutlaka devletimizin sosyal konut projesini destekliyoruz. Takdir ediyoruz. Memurlar da sosyal konut projesine dahil edilmeli. Yoksa devlet memurları barınma sorunuyla karşı karşıya.
“MEMURLARIMIZIN HİÇBİR SORUNU ÇÖZÜLMEMİŞ”
Diğer yandan sosyal yardımlarımız var. İşte giyecek yardımı, yiyecek yardımı vesaire. Bunların da günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde mutlaka düzenlenmesi lazım. Memurlarımızdan da istediğimiz 7 dönem, 14 senedir masaya giden bir yetkili sendika var. Ama az önce sorunlarının buzdağını anlattık. Memurlarımızın hiçbir sorunu çözülmemiş. Türkiye Kamu Sen yetkiliyken 2002-2009 arasında ortalama memur maaşıyla altın 60 grama düşmüş. Türkiye Kamu-Sen’in yetkili olduğu dönemde ortalama memur maaşıyla 2000 dolar alınırken bugün 1200 dolara düşmüş. Gayrisafi milli hasıla. Türkiye Kamu Sen yetkiliyken devlet memurları 1.8 pay alırken bugün 0.8’e düşmüş.
Diğer yandan merkezi yönetim bütçesinde Türkiye Kamu Sen yetkiliyken yüzde 25 memurlara pay ayrılırken, ödenek ayrılırken bu oran şimdi yüzde 21’e düşmüş. Ne yandan bakarsanız bakın mevcut yetkili sendikanın 7 dönem 14 senedir karnesi devlet memurları maaşında ve emekli maaşında yüzde 60 bir geriye gidişe sebep olmuş. Önümüzdeki ağustos ayı sekizinci dönem toplu sözleşme. Memur kardeşlerimize de şunu söylüyoruz. Gelin toplu sözleşme masasında bir değişiklik yapalım. Yetkiye en yakın sendikalar Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Sendikalarımız. Bizim sendikamız Türk Büro Sen, yetkiye en yakın. Bizi masaya göndersin, bu sorunları çözemezsek bizlerden vazgeçsin. O kadar da iddiamız var.
“MEMUR BUNLARI UNUTMAMALI”
Mutlaka memurumuzun toplu sözleşme masasında sorunları müzakere edilmeli. Bunları çözülmeli. Yetkili sendikanın birinci dereceye 3600’le ilgili attığı bir imza, düzenlediği bir mutabakat var ki memura 3600 verilmesin diye mutabakat yapmışlar. Verilmesin diye imza atmışlar. Memur bunları unutmamalı. Bunları göz önüne almalı.
Diğer yandan Memur sendikacılığını dejenere eden bir anlayış var. Efendim masada memurun hakkını arama. Memur maaşlarını yüz altmış geriye götür. Yetki dönemi gelirken çantayı valizi doldur. Efendim termostatla bizim sendikaya geç. Çanta al bizim sendikaya geç. Memuru da memur sendikacılığını da dejenere eden bu anlayışı da kabul etmiyoruz. Bunu da reddediyoruz.
Memurlarımız sendika tercihini mutlaka özlük ve maliye hakkı. Türkiye Kamu Sen yetkiliyken ne durumdaymış? Bugün hangi durumda? Bunu ölçerek, bunu kıyas ederek yapmalı. Sendikacılığın asıl amacı emeğin hakkını aramak. Mutlaka emeğin hakkını arayan sendikaları da memurların destek vermesini rica ediyoruz. Özellikle de istirham ediyoruz.