1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. MUTLULUĞUN NE OLDUĞUNU BİLMİYOR Kİ MUTSUZLUĞUN TANIMINI YAPSIN!

MUTLULUĞUN NE OLDUĞUNU BİLMİYOR Kİ MUTSUZLUĞUN TANIMINI YAPSIN!

HaberSİZsiniz Erhan TOKA

featured
0
Paylaş

Bugünlerde haberlerde ve sosyal medyada sıkça dolaşan bir paylaşım dikkatimi çekti ;” Biz de genç idik, bizim hiç psikolojimiz bozulmadı, bu ne memnuniyetsizliktir” demekten de alamadım kendimi..

Yapılan araştırmalara göre “Z” kuşağı hiç mutlu değilmiş!

Vay arkadaş ya; soruyor spiker, “Neden mutlu değilsin?” diye; “Bilmem ki” diye cevap veriyor ergen arkadaş…

Yani mutlu mu, mutsuz mu olduğunu dahi bilmiyor aslında.. Daha doğrusu mutluluğun ne olduğunu bilmiyor ki mutsuzluğun tanımını yapsın!

Katılırsınız, katılmazsanız onu bilmem de bunun bir çok nedenleri vardır belki.. Ama en önemlisi ve zincirin ilk ana halkası bana göre Tevekkül edip, şükretmek.

İddia ediyorum, alalım mikrofonu elimize, çıkalım sokağa, soralım o “Z” kuşağı denilen mutsuzlara; “Tevekkül” ne demektir diye? Ona dahi bir çoğu cevap veremez, bu kadar da iddialıyım..

Bizim ve bizden önceki kuşaklar gençlik yaşamadılar mı, ergen olmadılar mı sanki? Hiç psikolojimiz bozulmadı yani, hiç strese girmedik…

Ama n’olucak dünyaya ellerinde cep telefonlarıyla geldiler sanki malum kuşaktakiler…

Ne uçurtma yaptılar, ne kızak yapıp kaydılar, ne misket (Bilye) oynadılar, ne artist oynadılar, ne teksas tomiks, zagor okudular, ne hikaye kitapları ne de radyoda ‘Arkası Yarın’ dinlediler..

Televizyonun ilk çıktığı siyah-beyaz olduğu yıllarda ;Pembe Panter, Arı Maya,Heıdı, Taş Devri taş kafa Fret ile Çakmaktaş, Bıcır ile Gıcır (Kedi ile Fare), Barış Manço’nun “Adam Olacak Çocuk”, Pazar sabahları kovboy filmleri izledik de hiç mutsuz olmadık, hiç de psikolojimiz bozulmadı yani! Bilakis gayet de mutluyduk…

Sosyal medyada her gördüklerini gerçek sanıp, dizilerdeki o şatafatlı hayata özenen gençlik tabi ki mutsuz olur…

Hani diyor ya; “Bana Mutluluğun Resmini Yapabilir misin Abidin?”

Ver ellerine kağıt, kalem, boya bu resmi bile çizemez bu mutsuz nesil…

Kitap okumak yok, araştırma yok, sorgulamak yok, bulmaca çözmek yok, TV.lerde nadiren de olsa bilgi yarışması izlemek yok varsa yoksa sosyal medya…

Tabi kapitalizm zaten tüm bunları bilerek pompalıyor gençlere.. Okumayan, sorgulamayan, araştırmayan bir jenerasyon yaratmak istediler ve kısmen de başardılar..

Burada anne babalara da çok iş düşüyor aslında, küçük yaşta çocukların her istediklerini yerine getirmekle şımartılmış oluyorlar…

Benim yakınımda olan bir genç liseyi bitirene kadar akıllı telefon kullanmadı, evinde internet, bilgisayar ve tableti yoktu. Takoz tabir edilen bir tuşlu telefonla liseyi bitirdi, hiç de mutsuz olmadı, psikolojisi  de bozulmadı, bilakis okudu ve Mühendis oldu kendisi.. (HBT)

Yine yapılan bir araştırmaya göre, ülkemizde her 10 kişiden biri antidepresan ilaçları kullanıyormuş ve bu oran da epey küçük denilecek yaşlara kadar da inmiş.

Büyüğünü saymayan, küçüğünü sevmeyen, toplu taşıma araçlarında büyüklerine, çocuklu kadınlara, hamile kadına, engelliye yer vermeyen, yolda gördüğü köpeğe, kediye tekme vuran, gördüğü ağacın dalını kıran genç mutlu olabilir mi? Abidine, Ancak Ahlaklı bireylerin Mutluluğun resmini yapabileceğini de söylemeli bence…