Bilecik Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği Başkan Yardımcısı Azize Ayıran, “Bu nasıl bir vicdandır! Bu Nasıl Bir Adalettir ki. Emeğimiz alın terimiz yok sayılıyor.” dedi.
Bilecik Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği tarafından Bozüyük ilçesi Dernekler Yerleşkesinde düzenlenen Staj ve Çıraklık Paneli, mağdurların yaşadığı hak kayıplarını ve taleplerini bir kez daha gündeme taşıdı.
“Her seferinde aynı duvara çarpıyoruz”
Burada basın açıklaması yapan Bilecik Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği Başkan Yardımcısı Azize Ayıran şu ifadelere yer verdi:
“Bu metni yazarken kelime aramadım. Çünkü kelimeler bu acıya yetmedi. Önüme bir metin kondu. Emeği vardı, niyeti temizdi. Ama ben dedim ki: Bunu okumam. Çünkü bu kağıttaki cümleler, yıllardır yok sayılan hayatların yanına bile yaklaşamaz.
Bu acı okunmaz. Bu acı haykırılır. Yıllardır buradayız. Yıllardır anlatıyoruz. Ama her seferinde aynı duvara çarpıyoruz. Basın açıklamaları yaptık. Mitingler yaptık. Çalıştaylar yaptık. Paneller yaptık. Kaç tane yaptık, hatırlamıyorum bile. Çünkü her birinin sonunda eve aynı duyguyla döndük: Kırgın, yorgun, görülmemiş.
Hani Devletin Dini Adaletti, hani insanı yaşat ki devlet yaşasın. Bu nasıl bir vicdandır! Bu Nasıl Bir Adalettir ki. Emeğimiz alın terimiz yok sayılıyor.
Çocukken vardık, yaşlanınca yok sayıldık. Gençliğimizi aldınız, geleceğimizi vermediniz! Bizi çalışırken gördünüz, yorulunca görmediniz! Basın mensuplarına sesleniyorum: Bu bir talep değil. Bu bir beklenti hiç değil. Bu, çalınmış bir ömrün hesabıdır.
Yetkililere sesleniyorum. Siz bu insanları hiç dinlediniz mi? Bir gözünün içine baktınız mı? “Ben ne zaman emekli olacağım?” sorusuna cevap veremeyen babaları gördünüz mü? Bu ülkede insanlar emekliliği hayal bile edemiyor! Çünkü siz o hayali daha baştan ellerinden aldınız!
Kimse bize sabır demesin. Kimse “biraz daha bekleyin” demesin. Biz beklerken hayat geçti! Beklerken gençlik gitti! Beklerken sağlık gitti! Beklerken umut gitti! Bugün Bilecik’te yapılan panel; bir toplantı değildir. Bu panel, yutkunarak konuşulan ama susulmayan yerdir.
Vazgeçmedim! Vazgeçmedik! Vazgeçmeyeceğiz! Vazgeçemeyiz! Çünkü vazgeçersek, çocuk yaşta emek vermiş insanların ahı kalır! Vazgeçersek, bu ülkenin vicdanı tamamen susar!
Buradan açıkça söylüyorum: Bu mücadele durmayacak! Bu mücadele yumuşamayacak! Bu mücadele unutulmayacak! Bedeli neyse, ödemeye hazırız! Ödemeye nazırız! Çünkü biz bu bedeli zaten ödedik! Gençliğimizle ödedik! Sağlığımızla ödedik! Hayatımızla ödedik!
Emek ağlamaz, hesap sorar! Bu dosya kapanmaz! Bu adaletsizlik unutulmaz! Bu bir rica değil. Bu bir çağrı değil. Bu, gecikmiş adaletin haykırışıdır.”