Zafer Partisi İl Başkanlığı görevinden alınan Kemal Bige açıklama yaptı. Bige, “Hiç kimse teşkilatların sessizliğini korku veya çaresizlik olarak yorumlamamalıdır. Tarih boyunca haksızlığa uğrayanlar değil, haksızlığı yapanlar sorgulanmıştır. Bugün verilen kararın siyasi ve vicdani muhasebesi de mutlaka yapılacaktır.” dedi.
Bige yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bugün kamuoyuyla paylaşmak istediğim konu, yalnızca bir görevden alma meselesi değil; adalet, hukuk ve teşkilat iradesi adına sorgulanması gereken ciddi bir yönetim anlayışıdır.
Bilecik’te yıllardır gece gündüz demeden mücadele eden, partisini her platformda savunan, seçimden seçime değil her gün sahada olan il teşkilatımız; hiçbir gerekçe gösterilmeden, hiçbir istişare yapılmadan ve en temel kurumsal nezaket dahi gösterilmeden telefonla aranarak görevden alınmıştır.
Daha da düşündürücü olan ise, televizyon ekranlarında, kürsülerde ve meydanlarda sürekli hukuktan, adaletten, liyakatten ve demokratik yönetim anlayışından söz edenlerin, kendi teşkilatlarına karşı bu ilkelerin hiçbirini uygulamamış olmasıdır. Adaleti herkese tavsiye edip kendi teşkilatına göstermeyenlerin samimiyeti elbette kamuoyunun takdirindedir.
Bir il teşkilatının neden görevden alındığını açıklayamayan, buna gerekçe sunamayan ve yıllarca emek vermiş insanları bir telefon görüşmesiyle tasfiye etmeyi yeterli gören anlayışın; milletin iradesine, teşkilatların emeğine ve demokratik değerlere ne kadar bağlı olduğu sorusu bugün cevap beklemektedir.
Bizler makam sahibi olmak için değil, inandığımız değerler uğruna mücadele etmek için bu görevlere geldik. Ancak görüyoruz ki bazıları için emek değil itaat, liyakat değil yakınlık, teşkilat iradesi değil merkezden dayatılan kararlar daha değerli hale gelmiştir.
Hiç kimse teşkilatların sessizliğini korku veya çaresizlik olarak yorumlamamalıdır. Tarih boyunca haksızlığa uğrayanlar değil, haksızlığı yapanlar sorgulanmıştır. Bugün verilen kararın siyasi ve vicdani muhasebesi de mutlaka yapılacaktır.
Görevler alınabilir, makamlar değişebilir. Ancak onur, karakter ve dava şuuru hiçbir makamın lütfu değildir. Başımız dik, vicdanımız rahat, verilen emeğin ve yürütülen mücadelenin arkasındayız.
Takdiri aziz Türk milletine bırakıyoruz.
Saygılarımla.”