BBP’DEN ALİ YAVUZ AĞIRALİOĞLU’NA TEPKİ!

BBP’DEN ALİ YAVUZ AĞIRALİOĞLU’NA TEPKİ!

İYİ Parti Sözcüsü Ali Yavuz Ağıralioğlu’nun CNN Türk’te yayınlanan Tarafsız Bölge programında, Muhsin Yazıcıoğlu ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici hakkında açıklamalarda bulunması üzerine, Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Başkan Yardımcısı Ali Keser’den tepki geldi.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Ali Keser, kamuoyunu bilgilendirmek amaçlı yayımladığı mesajda Ali Yavuz Ağıralioğlu’nun, Muhsin Yazıcıoğlu ve Mustafa Destici hakkında alçakça ve şahsiyetsizce iftiralar attığını ifade ederek, İYİ Parti’yi partisinin sözcüsü olarak görevlendirdiği Ağıralioğlu’nun, hezeyanlarından dolayı, Muhsin Yazıcıoğlu’ndan, Mustafa Destici’den ve Büyük Birlik Partisi mensuplarından özür dilemeye davet etti.

Başkan Yardımcısı Ali Keser mesajında, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i, Muhsin Yazıcıoğlu’nun partisinden kovduğu ve sonrasında asla yanına sokmadığı Ağıralioğlu’nu, neden “Muhsin Yazıcıoğlu’nun emaneti” diye miting meydanlarında anons ettiğini izah etmeye davet ederek, “önce, kendi kurucuları başta olmak üzere, kendisine sayısız kez sorulan, “Bu şahsı kimin, kimlerin, hangi mihrakların, hangi networkleri tavassutu ile Meclis’e ve parti yönetimine taşıdığını, bu networklerin içinde FETÖ’nün olup olmadığının” sorusuna yanıt aradı.

Başkan Yardımcısı Ali Keser mesajın devamında ise şu ifadelere yer verdi:

“PARTİMİZİN YÖNETİMİ TARAFINDAN KABUL GÖRMEDİ”

“Bu müfteri, 2002 yılından sonra, Büyük Birlik Partisi ve lideri hakkındaki hadsiz ve çirkin ifadeleri ve tavırlarından dolayı, bizzat Muhsin Yazıcıoğlu tarafından partiden kovulmuştur.

Bu, o dönemde camiamızda bulunan herkes tarafından bilinen bir durumdur. Büyük Birlik Partisi’nde tutunamamasının sebebi, gerçekleri çarpıtarak ifade etmeye çalıştığı gibi, parti dışındaki unsurlar değil, Muhsin Yazıcıoğlu’yla ilgili yaptığı saygısızlıkların partimiz mensupları tarafından affedilmemesi ve unutulmamasıdır.

Muhsin Başkan’ımızın şehadet süreci sonrasındaki duygusal ortamı fırsat bilerek, genel başkan adayımız kıymetli dava arkadaşımız Tuna Koç Bey’in hoşgörüsüyle tekrar partiye dönmüş ve onun listesinden MKYK üyesi seçilmiştir. Lakin aynı çirkin davranışlarını bu dönemde de devam ettirmiştir. O dönemde, “kongreden yeni çıkmış partimizi tekrar kongreye götürmek için” imza toplama gayretine girişmiş, fakat gerekçeleri ve daha önemlisi şahsiyeti, partimizin tabanından ve delegelerden destek bulamamıştır.

2011 Ağustos ayında yapılan Olağan Genel Kurul’da, Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin karşısında genel başkan adayı olmuş ve Büyük Birlik Partisi’nin delegelerinden hak ettiği cevabı alarak, partiden bir kez daha, bu kez delegelerin iradesi ile kovulmuştur.

Bunun üzerine, Büyük Birlik Partisi’nin “Ne geçmişi ile ne geleceği ile ilgisi olmadığını” açıklayarak dernekçilik ve çiçekçilik faaliyetlerine başlamıştır.

Bu duruma rağmen, 2014 kongresinde resmi başvuru yaparak Büyük Birlik Partisi’ne, Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin listesinden MKYK üyesi olmak istemiştir. Geçmişteki çirkin açıklamaları ve davranışları dolayısıyla bu talebi, partimizin yönetimi tarafından kabul görmemiştir.

Bu zavallı muhteris, onun acısıyla, yanına iki genç alarak kendisinden 13 yaş büyük olan, dava arkadaşımız, Genel Başkan Yardımcımız Ünsal Karabulut Bey’e pusu kurmak suretiyle kahpece ve kalleşçe arkadan saldırmış, darp girişiminde bulunmuş, başarılı olamayınca olay yerinden kaçmıştır. Bu hadise ile ilgili mahkeme süreci de devam etmektedir.

Bu şahıs aynı zamanda FETÖ ağzıyla konuşmaktadır. Çünkü Muhsin Yazıcıoğlu’na ait olduğu ileri sürülen ve ilk defa FETÖ’nün sözcüleri tarafından, şehadetinden sonra, 2010 yılında, Ergenekon kast edilerek dile getirilen “Bizim tarlayı sürmüşler” iftirasına sarılmış vaziyettedir.

Üstelik alenen yalan söyleyerek bunu bizzat Muhsin Yazıcıoğlu’nun ağzından duyduğunu ifade etmektedir.

Herkes bilir ki, 2003-2009 arası, Muhsin Yazıcıoğlu’nun, söz konusu şahsı partiden uzaklaştırdığı ve hiçbir şekilde görüşmediği yılladır. Bu süreçte Büyük Birlik Partisi ve Rahmetli Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’yla tek ilişkisi, partimiz ve kurucu liderimiz hakkında, meczup üslubuyla yaptığı çirkin konuşmalardır. Tekraren ifade edelim, partimiz tabanı tarafından hiçbir zaman kabul görmemesinin birinci sebebi de budur.

Programda kullandığı, “Partiyi kim almaya teşebbüs ederse, onların bu süreçte dahlinin olması lazım.” cümlesi trajikomik bir şekilde kendini tarif etmektedir. Hiçbir tartışmaya sebebiyet vermeyecek açıklıkla; Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı esnasında partimizle hiçbir ilişiği kalmamış olmasına rağmen, partinin Genel Başkanlığı’na talip olup, bir sürü gayri ahlaki entrikaya girişip, partililerden hak ettiği cevabı alan da kendisidir

İyi Parti’nin, “Parti Sözcüsü” sıfatını, partisinin dışındakilerle her görüşmesine söze “Ben İyi Partili değilim.” cümlesiyle başlayan birine vermesini, ilginç bulmakla birlikte kendi tercihleri olduğunu düşünüyoruz.

Bunun yanında, siyasi partilerin arasında olması gereken asgari diyalog ve nezaket düzeyinin bu şahsın iftira ve yalanlarına feda edilemeyecek kadar değerli olduğunu ifade etmek istiyorum. Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

  1. 2003 yılında partiden kovulduğu dediğiniz Yavuz Ağıralioğlu nasıl oluyor da 2003 sonrası bir çok parti toplantısında Muhsin başkanla yan yana oluyor fotoğraf veriliyor.Aksini iddia edenler Muhsinler Ölmez facebook sayfasında 15 mayıs tarihli gönderide görebilir kanıtını. ali Keser bey 2009’a kadar partide olmadığını söylediğiniz Yavuz Ağıralioğlu 2007 de Muhsin başkanla toplantıda hemde kanıtlı. İftira atarken bari ölçüyü kaçırmayın.Yazıcıoğlu ailesinin bile saygısını kaybetmiş Büyük Birliği sağlayacağına daha parti içinde birliği dağıtmış Mustafa Destici yönetiminin beyanatlarına ne derece güvenebiliriz

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam