Bilecik Haberleri | Değişim Gazetesi Haber Sitesi
“Dershaneler, Eğitim Sorunlarının Sebebi Değildir”
Sosyal Medyada Paylaş
19 Kasım 2013
admin

“Dershaneler, Eğitim Sorunlarının Sebebi Değildir”

FEM Dershanesi Müdürü Onur Güngör, ANAFEN Dershanesi Müdürü Fırat Mercan, FEM Akademi Koordinatörü Mustafa Kula, Sınav Dershanesi Müdürü Mehmet Çakmakcıoğlu ve Final Dershanesi Müdürü Mahmut Kırcı’nın katıldığı ortak basın açıklamasında, dershanelerin görevlerinden ve eğitimdeki yerinden bahsedildi. Açıklamada ayrıca dershanelerin kapatılması durumunda yaşanacak sıkıntılara da değinildi.

Topluluk adına açıklamada bulunan Sınav Dershanesi Müdürü Çakmakcıoğlu şunları aktardı:

“Son zamanlarda dershanelerin kapatılmasıyla alakalı pek çok hareketlilikler olmaktadır. Biz Bilecik halkına dershaneciliğin ne olduğunu, dershaneler kapatılırsa bundan doğacak olan boşlukta Bilecik halkı, Bilecik eğitimi nasıl zarar görecektir onları ifade etmek istiyorum.

Dershaneler, bir ihtiyaçtan doğmuştur. Eğitim sorunlarının sebebi değildir.

Dershaneler daha çok öğrenme ve sınavlara hazırlanma ihtiyacı nedeniyle var olmuşlardır. Bu ihtiyaçlar devam ettikçe dershaneler de eğitim öğretim hizmeti vermeye devam edecektir. Dershaneler şu veya bu biçimde yasaklansa/kaldırılsa bile daha çok öğrenmeye talep bitmeyeceği için şu veya bu adla, şu veya bu biçimde varlıklarını devam ettireceklerdir. Bu bakımdan dershaneleri öncelikle eğitim sisteminin ihtiyaçlarını karşılayan kurumlar olarak görmek gerekir. Dershaneleri, sistemdeki sorunların nedeni olarak görmek yanıltıcıdır.

Sonuç olarak, dünyada dershaneciliğin yasaklandığı ülke yoktur. Sınavlara hazırlık ve okullara destek hizmeti veren dershanelere, gösterdikleri yüksek performans ve sundukları eğitim öğretim hizmeti nedeniyle veli ve öğrencilerimizin yüksek teveccüh gösterdiği yapılan araştırma ve anketlerle de saptanmış bir gerçektir. Devletin noksanlarından kaynaklanan problemlerin çözümünde yeni alternatifler geliştirmeden velinin elindeki tek alternatifi almak doğru olmadığı gibi bu olumlu öğrenme ortamlarındaki sinerjiyi eğitimin tümüne yaymak hedeflenmelidir. Dershaneler, öğrenciden kaynaklanmaya, sistemden kaynaklanan eğitim öğretim eksikliklerini tamamlayan tek alternatiftir. Okullar, öğretmenler arası farklardan doğan öğrenme noksanlarını tamamlayacak bir yöntem geliştirmeden yapılacak dershanelerle ilgili tasarruf, üniversitelerde ciddi şikayetlere yol açacaktır. Dershaneler, az sermayeyle kurulmuş, yoğun emekle çalışan, karlılığı oldukça düşük küçük işletmelerdir. Bu kurumların okul gibi çok daha büyük sermaye isteyen yatırımları yapması zor hatta mümkün değildir. Zaten süreç içinde bu sermaye birikimine ulaşanlar okul açmaktadırlar. Dershanelerin yokluğunda dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın çocuklarını iyi bir okula yerleştirmek için özel ders aldırmak zorunda kalacakları ve bunun onlara daha pahalıya mal olacağı açıktır. Bilecik merkezde toplamda 4 dershane yaklaşık 2.500 kişiye hizmet vermektedir. Dershanelerin kapatılması halinde bu öğrencilerin yalnız %10’u özel dersle takviye alabilecek ekonomik güce sahiptirler. Dershanelerin yokluğunda kaçak kurumlar veya bürolar yaygınlaşacak, maliyetler yükselecek, hizmet daha pahalı olacak, vergi vermeyen, denetimden uzak bu tür “eğitim faaliyetleri”yle ortaya daha fazla problem çıkacaktır.

Hiçbir aile bireysel özgürlüğü olan ek destek eğitimini, kaçak faaliyet yapan yerlerden üstelik daha pahalıya almak zorunda bırakılmamalıdır. Dershanelerin “fırsat eşitliğini bozduğu iddiasıyla” sistem dışında tutulması, fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmaz, üstelik fırsat eşitsizliği makasının daha da açılmasına neden olur. Çünkü ekonomik imkanları olanlar özel ders ve ek destek alarak diğerlerinin önüne geçecektir diye düşünüyoruz.”

Açıklamanın ardından sorulan “Dershaneleri cemaatle bağdaştırıp hükümetin cemaatle bir hesaplaşması gibi bibr yöne gittiği, o yüzden dershaneleri kaldırmaya yönelik böyle bir gündem yaratıldığı veya böyle bir hareket girişildiği söyleniyor. Siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?” sorusuna “Eğitim sistemi Türkiye’nin bütününü kapsıyor. Sadece bir kurum kesimi değil. Türkiye’nin tamamını ilgilendirdiğinden dolayı bu yaklaşımı doğru kabul etmiyoruz. Böyle düşünmüyoruz.

Zaten dershanelerin çoğu cemaat dediğiniz kesime ait olsa da cemaate ait olmayan dershaneler de var. Yani bu değerlendirme pek haklı değil bence.” şeklinde cevap verildi.

 

“Dershaneler bir ihtiyaçtan doğan sonuçlardır”

 

Bilecik’teki dershanelerin durumunun sorulması üzerine ise, “Bilecik’te biliyorsunuz 3-4 tane dershane var. Bu dershanenin kapatılması durumunda tıpkı büyükşehirlerde olduğu gibi Milli Eğitim tarafından denetlemeyen, kimin ne yaptığı belli olmayan ve belki de fahiş ücretlerle özel ders büroları türeyecektir. Dolayısıyla bundan da Bilecik halkı zarar görecektir diye düşünüyoruz. Çünkü dershaneler bir ihtiyaçtan doğan sonuçlardır. O ihtiyaçlar ortadan kaldırılmadan direk olarak sonuçların ortadan kaldırılması hem maddi hem manevi ekonomik, sosyo-kültürel ve hukuksal pek çok soruna yol açar diye düşünüyoruz.” denildi.

Halk Eğitim Merkezleri’nde kurs açılması konusuyla ilgili olarak da, “Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamalarına da bakılırsa liseyi bitirmiş olan mezun grup konumunda olan ve üniversiteye hazırlanmak isteyen öğrenciler için Halk Eğitim Merkezleri’nde kurslar açılacağı bu ihtiyacın oralardan karşılanması yoluna gidileceği ifade ediliyor. Ama biz de diyoruz ki böyle bir şeyi Milli Eğitim Bakanlığı gerçek anlamda yapabiliyorsa ihtiyacı olan öğrencilerimize velilerimize Halk Eğitim Merkezleri’nde, okullarda böyle bir kurs imkanı verilebiliyorsa şimdiden verilsin bu. Bunun verilebilmesi için niye dershanelerin kapatılması bekleniyor ki? Şimdiden verilsin madem. Hem rekabet ortamı artar hem kalite yükselir. Biz buna karşı değiliz ki buyursun onlar da Halk Eğitim Merkezleri’nde kurslarını açsınlar.” diye cevap verildi.

Son olarak da dershanelerin kapatılmasıyla çifte standart çıkıp çıkmayacağı sorusuna şu şekilde cevap verildi:

“Buna sadece eğitimdeki çifte standarda olarak bakmamak lazım. Aynı şekilde özel hastaneleri de ele almak lazım. Orada da çifte standart var. Dolayısıyla ben çifte standart olacağına inanmıyorum. Bugün benim kurumumda, diğer kurumlarımızda ücretsiz okuyan pek çok öğrenci var. Fakir olan, parasını veremeyecek olan ama zeki pek çok öğrenci var. Bunlar burslu okuyor zaten. Dolayısıyla dershaneler kapandığında ne olacak? Çifte standart ya da makas daha çok açılmayacak mı? Parası olan özel ders alacak, parası olmayan gariban vatandaşın çocuğu da kendi imkanlarıyla hazırlanmaya çalışacak. O da bir adaletsizlik değil mi? Daha derin bir adaletsizlik.” ZEYNEP KILBAHRİ

 

 

Bir adet yorum var.

Bir Yorum Bırak

*

code

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Bursa Web Tasarım