• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Gölpazarı’nda “Namazla Diriliş” konferansı düzenlendi

Gölpazarı’nda “Namazla Diriliş” konferansı düzenlendi

Gölpazarı Belediyesi tarafından Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında, “İlahiyatçı-Yazar Ahmet Bulut ile Namazla Diriliş” programı düzenlendi.

İlçe Müftülüğü Konferans Salonunda gerçekleşen programa Gölpazarı Belediye Başkanı Hayri Suer, Protokol Üyeleri ile birlikte çok sayıda Gölpazarı halkı katıldı.

Namazın hayatımızda su gibi ihtiyaç olduğuna vurgu yapan program büyük beğeni toplarken, İlahiyatçı-Yazar Ahmet Bulut tarafından,  “Sen namaz için ezan okunduğunu işitiyor musun? O halde davete icabet et, cemaate gel!” gibi Hadis-i Şerifler katılımcılarla paylaşılarak, namazın Müslümanlar için ne kadar önemli olduğu anlatıldı.

“Namaz, müminler üzerine belli vakitler olmak üzere farz kılınmıştır.”

Programda açılış konuşmasını yapan Başkan Hayri Suer, “Ayet-i Kelimede Cenab-ı Allah Kuran-i Kerim’de şöyle beyan ediyor” diyerek, “namaz, müminler üzerine belli vakitler olmak üzere farz kılınmıştır.” Rabbim bu ayet-i kelimenin sırrınca hepimize namaz kılmayı ve namazın hissiyatını yakalamamızı nasip eylesin. Üstat Necip Fazıl’ın çok güzel bir şiiri var, “Zindandan Mehmet’e Mektup”. Orada bir yerde Necip Fazıl şöyle söylüyor: Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat; Zift dolu gözlerde karanlık kat kat… Yalnız seccâdemin yününde şefkat; Beni kimsecikler okşamaz mâdem; Öp beni alnımdan, sen öp seccâdem! Ne kadar güzel söylemiş değil mi? Sözlerime Necip Fazıl üstadım ile başladım; fakat büyük İslam Alimi, üstat Bediüzzaman Hazretlerinden bir namaz hatırası ile de bitireceğim. Bediüzzaman Hazretleri bir gün tutuklanır tevkif edilir. Kelepçelenerek kolluk kuvvetleri eşliğinde bir yerden bir yere nakledilir. Önde askerler, arkada üstat hazretleri giderken namaz vakti gelir. Üstat askerlere der ki; ‘vakit geldi ben namaz kılacağım.’ Tabi askerler de bunun mümkün olmadığını izah ederler. Üstat hiç istifini bozmaz; sükunet içerisinde, askerlerin gözü önünde ‘Allah-u Ekber’ diyerek namaza durur. Tabi askerler hayretler içerisinde kalır. Üstat namazını kılar bitirir. Daha sonra askerler derler ki; “Efendim keramet gösterdiniz”  Bediüzzaman Hazretleri de cevaben der ki; “bu benim değil, olsa olsa namazın bir kerametidir. Ben Ahmet Bulut Hocam’a bize bunun gibi namazın nice kerametini anlatacağı için şimdiden teşekkür ediyorum. Rabbim gecemizi mübarek etsin” ifadelerinde bulundu.

“Rabbimize imanımız ağacın köküyse, İslam onun gövdesiyse, namaz da o ağacın meyvesidir.”

Programa konuşmacı olarak katılan İlahiyatçı-Yazar Ahmet Bulut ise konuşmasına Ev sahipliğinden dolayı Başkan Hayri Suer’e ve organizede emeği geçen personele teşekkür ederek başlayarak; “Burada böyle bir araya geldiğimiz gibi, yarın o büyük buluşma gününde de rabbimiz bizleri böylece sevgili peygamberimiz ile de Firdevs cennetinde buluştursun inşallah. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)’e, peygamberlik görevi verilir verilmez Cebrail Aleyhisselam gelmiş, abdesti ve namazı öğretmiş. Önceleri Efendimiz ve ona iman eden müminler, iki vakit namaz kılmışlar. Miraçla birlikte beş vakit namaz bizlere armağan edilmiş ve bir daha ömrünün sonuna kadar ne yolculuk, ne savaş, ne hastalık, hiçbir şey Sevgili Peygamberimizle müminler arasına girmemiş. Ama gelin görün ki, bugün o Peygambere iman eden kardeşlerimizin, biz müminlerin yüzde yetmişi namaz kılamıyor. Kılmıyor demeye dilim varmıyor. Bir müslümanın; “namaz kılmıyorum” demesi mümkün değil. Neden? Çünkü iman ettik dediğimiz Rabbimize imanımız ağacın köküyse, İslam onun gövdesiyse, namaz da o ağacın meyvesidir. Ne oldu bize ki; “Canım kurban olsun senin yoluna. Adı güzel, kendi güzel dediğimiz Hz. Muhammed(S.A.V.)’e, canımızı kurban etmek istediğimiz o peygambere ‘gözünün nurudur’ dediği namazı bugün göz ardı eder hale gelmişiz.“ Bu ne demek biliyor musunuz kardeşlerim? Son günlerde ülkemiz depremle ürperdi. CoronaVirüs’ü ile yeryüzünde insanlar tedirgin oldu. Sorarım şimdi size; deprem felaketinden, afetinden vefat etmek mi daha tehlikeli, CoronaVirüs’ü ile vefat etmek mi daha tehlikeli,  yoksa namazsızlık virüsü ile vefat etmek mi tehlikeli. Ölümden sonra rabbimiz ile kavuşacağız değil mi? Ama ya namazsızlık virüsü ile rabbimizin karşısına çıkarsak ne olur? Ebedi hayatımızı kaybetmiş oluruz” ifadelerini kaydetti.

Katılımcıların dikkatle dinlediği programın ardından Başkan Suer İlahiyatçı-Yazar Ahmet Bulut’a Osmanlıca İstiklal Marşı’nın yazılı olduğu bir tablo hediye etti.

Hediye takdiminin ardından program sonra erirken İlahiyatçı-Yazar Ahmet Bulut imza töreni düzenledi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam