“Türk Eğitim Sen; Eğitim Çalışanlarının Problemlerinin Çözümü İçin Vardır”

“Türk Eğitim Sen; Eğitim Çalışanlarının Problemlerinin Çözümü İçin Vardır”

 

Toplantının açılış konuşmasını yapan Türk-Eğitim-Sen Bilecik Şube Başkanı Ömer Yel, Türk-Eğitim-Sen’in kurulduğu günden bu yana eğitim çalışanlarının haklarını savunma konusunda onurlu mücadelesine devam ettiğini, her platformda eğitim çalışanının onurlu bir şeklide yaşabilecekleri maddi güce ulaşmaları ve sosyal yönden insanın rahat yaşayacağı ortamlar oluşması için gayret sarf ettiğini söyledi. Her zaman özgürlükten yana olduklarını ve kıyafet yasağına karşı olduklarını da belirten Yel konuşmasında şunları aktardı:

“Hiçbir iktidarın payandası ve yamağı olmadan, iktidar ayrımı yapmadan, doğruların yanında, yanlışların karşısında, yüreğini ortaya koyarak mücadeleye devam etmiştir.

 Türk Eğitim-Sen kurulduğu günden bugüne üyelerine yalan söylememiş, yapamayacağını vaat etmemiş, haksız olarak kimseyi müdür, idareci yaparız, tayinini yaptırırız diye üye kaydetmemiştir.

Haksız idareci atamanın kul hakkı olduğunu, atananların ve atayanların büyük vebal işlediğini, bu dünyada da öbür dünyada da hesabın sorulacağını bilerek hareket eden sendikamız kimseye yalancı cennet vaat etmemiştir. 

                Biz Sendikacılığı, Şube Yöneticimizi ne yaptığı belli olmayan argelerde görevlendirilmek için yapmıyoruz. Biz Sendikacılığı, şube yöneticilerimizi hak etmedikleri halde İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine Şube Müdür Vekili olarak görevlendirmek için yapmıyoruz. Biz sendikacılığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Şube Müdür Vekili olarak görevlendirilmek için yapmıyoruz. Biz sendikacılığı, yanlış işler yapıp kamuyu zarara uğratanları savunmak için de yapmıyoruz. Biz sendikacılığı, memurun geleceği için, mensubu olmaktan gurur duyduğumuz büyük milletimizin geleceği için, adaletli bir yönetim, eşit işe eşit ücret, herkesin mutlu olacağı, lider bir ülkenin müreffeh insanları olmak için yapıyoruz.

 

‘Başörtüsü dahil her türlü yasağın kaldırılmasını istiyoruz’

 

Bu anlayış ve özlemle yola çıkan sendikamız, eğitim çalışanlarının onurlu hak arama mücadelelerinde, hak yolda ilerlemeye güçlenerek devam etmektedir. Türk-Eğitim-Sen olarak milli manevi değerlerimizi hiçbir zaman sendikacılık için malzeme olarak kullanmadık ve kullanılmasını da doğru bulmadık. Malum sendikanın son günlerde kamuda serbest kıyafet sloganı ile başörtüsü üzerinden üye devşirme gayreti içine girdiğine şahit olmaktayız. Biz Türk-Eğitim-Sen olarak her zaman her platformda 12 Eylül darbecilerinin baskıcı zihniyetinin ürünü olan her türlü yasak gibi kıyafet yasağına da karşı olduğumuzu yüksek sesle dile getirmekten geri durmadık ve hep özgürlüklerden yana olduk. Biz her zaman olduğu gibi başörtüsü dahil her türlü yasağın kaldırılmasını istiyoruz. Ancak bu sorunun zamana yayılarak kendiliğinden çözüleceğine de inanmıyoruz. Bu sebeple hükümete sesleniyorum. Derhal açık ve net bir şekilde yasakları kaldıran yeni bir kılık kıyafet yönetmeliği çıkarın ve bu sorunu kökten çözün. Bu yasaklar nasıl bir zulümse, 11 yıldır iktidarda olup ta bu yasakları kaldırmamak ve bu sorunu siyaset malzemesi yapmakta aynı şekilde zulümdür. Lütfen bu zulme artık bir son verin.   

 

‘Eleştirinin olmadığı yerde gelişme olmaz’

 

Türk-Eğitim-Sen Bilecik Şubesi olarak zaman zaman görmüş olduğumuz yanlış uygulamaları veya problemleri idari makamlarla konuşarak çözmeye çalışıyoruz. Bu sağlanmadığı takdirde idari makamlara yazılı olarak başvuruyor veya üyelerimize başvurdurtuyoruz. Bundan da sonuç alamazsak olayı mahkemeye taşıyoruz. Bizim sendikacılık anlayışımızda değerlendirmelerimiz, yanlışı yapanlara göre değil, yapılan yanlışa göredir. Eleştiriden korkmamak gerekir. Eleştirinin olmadığı yerde gelişme olmaz.

Bu bağlamda Bozüyük ilçemizde görev yapan bir okul müdürü okul kasasında bulundurmaması gereken çok miktarda parayı çaldırmış ve kamu zararı oluşmasına vesile olmuştur. Merkezde bir okul müdürü kurucu müdür olarak atandığı yeni açılan okulun bahçesindeki basketbol potalarını kafasına göre kestirerek satmış ve kamu zararı oluşmasına vesile olmuştur. Söğüt’te İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü İlköğretim ve Lise öğrencilerine yönelik bir kazanım sınavı uygulamış ve bu sınavda garip bir ödüllendirme tekniği kullanılmış, öğrenci ve öğretmenlerin psikolojisi bozulmuştur. Bu üç olayda sendikamız tarafından Valilik Makamına resmi yazı ile bildirilmiştir. Ancak, ne hikmetse üçüne de aynı İl Eğitim Denetmeni görevlendirilmiş ve sonuç olarak üç dosyada kapatılmıştır. Kimsenin kuşkusu olmasın ki, bu üç dosya hakkında da zamanı geldiğinde tekrar harekete geçilecek ve bu dosyaların yeniden açılması sağlanacaktır.

Şu anda Bozüyük ilçemizde bir temizlik firması iki okul müdürü hakkında şikâyette bulunmuş ve soruşturma devam etmektedir. İlgili temizlik firması yetkilisi okul müdürleri tarafından mal müdürlüğüne dosya parasını ödemelerine rağmen ihaleye sokulmadıklarını iddia etmektedir. İhaleye giren iki firmadan biri bir okulun ihalesini, diğeri de diğer okulun ihalesini kazanmış görünmektedir. Olay Cumhuriyet Savcılığına da intikal ettirilmiş olup sendikamız tarafından dikkatlice takip edilmektedir.

Yine Bozüyük’te bir okul müdürü okul aile birliğine usulsüz para toplamaktan soruşturma geçirmiş ve okul müdürlüğünden uzaklaştırılarak öğretmen olarak atanmıştır. Bilecik merkezde de yine bir okul müdürü usulsüz para toplamak, norm kadrolarda oynayarak bir öğretmeni mağdur etmekten soruşturma geçirmiş ve evinin bulunduğu ilçedeki bir okula müdür olarak atanmıştır.

Bundan birkaç ay önce yapmış olduğumuz bir basın açıklamasında soruşturma ve cezalandırmalarda çifte standart uygulandığından bahsetmiştim. Okul Müdürlüğü görevinden alınarak öğretmen olarak atanan arkadaş Türk Eğitim Sen üyesi, diğerlerinin tamamı ise malum sendikanın üyesidir. Şimdi buradan tüm yetkililere soruyorum. Bu çifte standart değil de nedir?

 

‘Görevlendirmelerde hangi kriterler gözetilmiştir?’

 

Bugünlerde ilimizde 5 yeni şube müdürü görevlendirmesi yapıldı. Bu görevlendirmeler, inşallah ilimiz eğitimi için hayırlı olur. Ancak bu görevlendirmelerle ilgili kafamıza takılan soruları buradan sormak istiyorum. Bu görevlendirmeler için duyuru yapılsa ve bu görevi yapabileceğine inananların başvuru yapması sağlansa daha adil olmaz mıydı? Görevlendirmelerde hangi kriterler gözetilmiştir? Görevlendirilenlerin nasıl üstün meziyetleri vardı da kapalı kapılar ardında alelacele görevlendirildiler? Bu görevlendirmeler her vesile ile haktan, adaletten bahseden sayın büyüklerimizin vicdanına sığıyor mu? Sayın büyüklerimiz lütfederde ellerini vicdanına koyup bu sorularımıza cevap verirlerse çok sevineceğiz.

Yeni çıkan ucube yönetici atama yönetmeliğinden mi bahsedelim? Alamadığımız ek ödemelerden mi? Yoksa 2012 yılı Mayıs ayında yaşadığımız toplu sözleşme tiyatrosundan mı? 2013 yılı ağustos ayında yapılacak ve 2014 ile 2015 yılları maaş artışlarının görüşüleceği toplu sözleşme masasından mı? Yoksa yapılacak olan anayasa değişikliğinden ve bu değişiklikte Anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilmek istenmesinden mi? Türklük kavramının anayasadan çıkartılıp, başkanlık sisteminin anayasa değişikliği ile getirilmek istenmesinden mi? Ya da anayasanın 128. maddesindeki memurluk kavramının değiştirilerek, iş güvencemizin elimizden alınmak istenmesinden mi?

Türkiye’de her 100 eğitim çalışanından 21’i Türk-Eğitim-Sen üyesi iken, bu rakam Bilecik ilimizde % 32’dir. Biz şube olarak başarılı bir şubeyiz. Bu sizlerin başarısıdır. Ancak iki sene önce kaybettiğimiz yetkiyi bu yıl almak zorundayız. Önümüzde sayımların yapılacağı 15 Mayısa 55 gün kalmıştır. Bugün buradan önümüzdeki 55 gün için seferberlik ilan ediyorum.  Üye sayımızı çok daha yukarılara taşımak için sizlerin desteğini talep ediyorum. Üye olmayan arkadaşların üye olmasını, başka sendikalara üye olan arkadaşların da doğru sendikayı bulmalarını sağlayalım. Bu sene hep beraber yetkiyi söke söke alalım. 

mensubu olmaktan gurur duyduğum Türkiye’nin sendikası,

Türk Eğitim Sen; Eğitim çalışanlarının problemlerinin çözümü için vardır.

Türk Eğitim Sen; Geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz için vardır.

Türk Eğitim Sen; Ülkemizin bölünmez bütünlüğü için vardır.

Türk Eğitim Sen; Demokrasinin ve cumhuriyetimizin kararlı savunucusu olmak için vardır.

Türk Eğitim Sen; Milli ve manevi değerlerimizi yaşatmak için vardır.

Konuşmaların ardından Yel, Akkaş ve Kocakaplan'a üzerinde Osmanlı arması bulunan tablo verildi. 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

*

code

  • YORUM
reklam