Engelliler Haftası dolayısıyla açıklama yapan Cafer Arslanboğa, engellilik meselesinin yalnızca sosyal yardım konusu olmadığını, geniş anlamda bir medeniyet, adalet ve yönetim anlayışı meselesi olduğunu söyledi.
Arslanboğa, engelli vatandaşların yaşam şartlarının bir ülkenin sosyal politikalarının yanı sıra insan onuruna verdiği değeri ve devlet anlayışını da ortaya koyduğunu ifade etti.
Türkiye’de milyonlarca engelli vatandaş bulunduğunu belirten Arslanboğa, bu vatandaşların eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal hayat alanlarında çeşitli sorunlarla karşılaştığını ve önemli bir kısmının sistem dışında kaldığını söyledi.
Engelli nüfusun yaklaşık 10–12 milyon olduğunu, bu kitlenin yarısının kadın yarısının erkeklerden oluştuğunu belirten Arslanboğa, engelli bireylerin yaklaşık %70’inin sistem dışında kaldığını, istihdama katılım oranının ise %5’in altında olduğunu ifade etti.
Eğitimde fiziki erişim ve özel eğitim desteklerinin yetersiz olduğunu, kaynaştırma eğitiminin etkin uygulanamadığını belirten Arslanboğa, bunun erken yaşta sistem dışına çıkışa neden olduğunu söyledi.
İstihdamda kamu ve özel sektörde engelli kota uygulamalarının tam olarak uygulanmadığını ifade eden Arslanboğa, bunun katılımı sınırladığını belirtti.
Sosyal yardım sisteminde yardımların yetersiz kaldığını ve üretime yönlendirme açısından eksiklikler bulunduğunu ifade etti.
Sağlık hizmetlerine erişimde tedavi, ilaç, rehabilitasyon ve yardımcı cihazlar konusunda mali yük oluştuğunu söyledi.
Erişilebilirlikte şehirler, kamu binaları ve toplu taşıma sistemlerinde eksiklikler bulunduğunu ifade etti.
Kurumsal yapıda koordinasyon eksikliği bulunduğunu, veri sisteminin yetersiz olduğunu ve denetimlerin etkin işlemediğini belirtti.
Arslanboğa açıklamasını Engelliler Haftası’nın farkındalık ve değerlendirme süreci olduğunu ifade ederek tamamladı.