Bilecik Ertuğrulgazi Mahallesi Aile Hekimi Hasan Bal’ın hastasıyla tartıştıktan sonra yaptığı basın açıklamasında “Ben Ak Partili doktorum” söylemini meclis gündemine taşıyan Şeker, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na konu hakkında soru önergesinde bulunmuştu.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Bahattin Şeker'e konuya gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ederek, olayın örtbas edilmediğini ve inceleme başlatıldığını, olayın örtbas edilmediğini vurguladı.Mevzuatın "hakaret, tehdit,çalışma disiplini ve hasta hakları" ile ilgili kanunları gereğince doktorun cezalandırılacağı bildirildi.
Milletvekili Şeker’in sorusu ve Bakan Müezzinoğlu’nun verdiği yanıtlar şekilde oldu:
“Sorular
Bilecik Merkezde görev yapmakta olan Doktor Hasan Bal ile çocuğunun hastalanması üzerine kendisine müracaat eden vatandaş arasında basına yansıyan ve doktorun da basın açıklaması yaparak anlattığı yakışıksız bir tartışma yaşanmıştır. Muayene esnasında yaşanan diyalog, karşılıklı münakaşaya dönüşmüş, ardından çocuğun babası doktorun bulunduğu yere gelmiş ve bu münakaşayı hatırlatarak, karşılıklı dalaşma yaşanmıştır. Polisin olaya müdahale etmesiyle, konunun ayrıntıları ortaya çıkmış ve belirtmiş olduğumuz üzere iddialarla ilgili doktorun basın açcıklamasıyla birlikte konu kamuoyunda duyulmuştur. Bu vesileyle, artık hukuka taşınmış bu olayın, taraflar açısından herhangi bir "ithama" ya da "haksızlığa" yol açmamasını, yanlış anlaşılmaların getirdiği bu neticenin hukuk tarafından da elbette aydınlığa kavuşturulacağını düşünüyorum.
Ancak, burada bizim üzerinde durduğumuz konu yaşanan bu olayda, "haklı" ve "haksız" tespitinde bulunmak değildir. Doktor Hasan Bal'ın kayıtlara geçmiş olan bir videoyla da bilgileri sabit olan, doktorluk gibi insanlığa büyük hizmet eden mukaddes bir mesleğe ve bu mesleğe başlarken adilen yemine uymayan, sadece mesleki açıdan değil, milli ve insanı açıdan da yakışıksız olan açıklaması ile ilgilidir. Bu anlamda;
Soru 1-"Ben AKP'li bir doktorum. AKP'yi savunduğumu ve desteklediğimi de açık açık her yerde söylüyorum. Neymiş? 184'ü arayıp, şikayette bulunmuşlar. Yaftalamışlar. Bakanlık beni savunacakmış. Sen kimsin de beni savunacaksın? Bakanlık kim? Doktora saldıran insanları 1 yıl içeride yatırmayacaksın, beni mi savunacaksın? Ben köprüyü yaktım. Bana yafta atılıyor, savunsan ne olacak ya sen bakanlık olarak? Ben sözümü sakınmam. Bakanlık duvara işiyor. Atsınlar memurluktan da atsınlar. Zerre kadar umurumda değil." şeklinde, görüntülerle de sabit olan açıklamalarıyla ilgili olarak, bakanlık tarafından bir soruşturma başlatılmış mıdır?
Cevap 1-21.11.2013 tarihinde hasta yakını ve Aile Hekimi arasında karşılıklı sözel ve fiziksel müdahale olması üzerine, olay polise yansımış ve her iki taraf da gözaltına alınmıştır. Her iki tarafın birbirinden şikayetçi olması nedeniyle olay yargıya taşınmıştır. Aynı zamanda hem vatandaşın şikayeti hem de aile hekiminin şikayeti üzerine ilgili halk sağlığı müdürlüğümüzce kapsamlı olarak araştırılmak üzere inceleme başlatılmıştır.
Soru 2-Bu konuyla ilgili yasal düzenlemeler de elbette ki yerine getirilmelidir. Uygulanmalıdır. Ancak, hukuka yansımış bu olayla ilgili açıklamalarda, belirtmiş olduğumuz üslupla AKP'yi savunduğunu beyan etmiş olmak; yaşanan soruşturmanın "Örtbas" edilmesine bir sebep midir?
Cevap 2-Yaşanılan üzücü olay söylediğiniz gibi örtbas edilmemiştir. Yargıda soruşturması devam eden olayı Halk Sağlığı Müdürlüğümüz incelemeye almış ve inceleme sonucunda Aile Hekiminin tedavide herhangi bir kusurunun olmadığı ancak hasta yakını olan anne ile iletişiminde problem olduğu, açıklamalarını yaparken hasta haklarına ve kişilik haklarına saygı duyarak yapması gerekirken bunun aksine davranış sergilediğinden ilgili mevzuatın "Hasta haklarına ve hasta mahremiyetine uymamak" ve "İş arkadaşlarına veya hizmet alanlara hakarette bulunmak ya da bunları tehdit etmek" maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Konuya gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim.”