BELEDİYE MHP MECLİS ÜYESİ AV. PERVİN TAŞÇI: “Hedefim Cumhuriyetin, rejimin, Atatürk’ün Türk gençlerine emanet ettiği Türkiye’nin devamı”

Meslekte Bilecik’i neden tercih ettiğini, Bilecik’i neden çok sevdiğini, siyasete neden girdiğini, siyasette MHP’yi neden tercih ettiğini ve siyasetten beklentilerinin olup olmadığını, geçtiğimiz 30 Mart yerel seçim sonuçlarını, bayanların ve gençlerin siyasetin neresinde olmalarını gerektiğini, Avukatların politikada neden çok yer aldıklarını, Bilecik Belediyesi Meclis çalışmalarını, bugüne kadar verdikleri önergeleri, önümüzde yapılacak olan genel seçimleri, Milletvekili Bahattin Şeker’in aday olup olmayacağı yönündeki görüşlerini, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilimiz ve ülke genelindeki değerlendirmelerini, Bozüyük’te Ekmeleddin İhsanoğlu’nun 1. çıkmasının sebeplerini ayrıca gençlere, bayanlara ve Bilecik halkına verdiği önemli mesajlar:

Toka: Pervin Hanım kendinizi tanıtır mısınız?

Taşçı: 1984 Ardahan doğumlu memur bir ailenin çocuğuyum. İlk ve orta öğretim öğrenimimi Kayseri de tamamladıktan sonra ailem tayin sebebiyle Bilecik’e geldiler. Lise eğitimimi Bilecik’te tamamladıktan sonra kısa süreliğine üniversite için Bilecik’ten ayrıldım ve sonra tekrar Bilecik’e dönerek avukatlık stajına başladım, avukatlık stajına başladıktan sonra da mesleki hayatımı Bilecik’te devam ettiriyorum ve şu anda da siyasete atıldım, siyasete atıldıktan sonra da herkesin bildiği üzere Milliyetçi Hareket Partisinde Belediye Meclis Üyesi olarak devam etmekteyim.

“Bunlar da benim gibi yeni nesilin Bilecik’te yaşaması için büyük etkenler”

Bilecik’e insanların gelip çalışması gerektiğine inanıyorum. Bilecik’te yaşadıktan sonra eğitimini tamamlayıp başka şehirlere gitmenin yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bilecik hizmet bekleyen, gelişmekte olan bir şehir. Burada ekmek yiyoruz, burada çalışıyoruz, ailem burada olduktan sonra neden Bilecik’e gelmeyeyim diye düşündüm. Ailemin de burada olması büyük etken de olsa da çocukluğumu geçirdiğim, çevremin olduğu bir şehri tercih ettim. Bilecik çevre illerle kıyasladığımız zaman da hem güvenli bir şehir, hem de halkı sıcak kanlı, herkese açık, bunlar Bilecik’e gelmemde etken oldu, çalışma hayatı da Bilecik’te çok daha kolay ve güzel, düzenli bir şehir. Gelişiyor olması da Bilecik’te kalmak için etken. Nereden bakarsanız bakın geldiğim yılları hatırlıyorum, Bilecik çok daha küçük bir şehirdi, ihtiyaçlarımızı karşılamak için ve Eskişehir de çok yakın olduğu için sürekli Eskişehir’e, Bursa’ya giderdik ama artık Bilecik’te aradığımızı da bulur vaziyete geldik. Bunlar da benim gibi yeni nesilin Bilecik’te yaşaması için büyük etkenler. Hatta şimdi yeni nesile baktığınız zaman daha çok Bilecik’e gelip Bilecik’te kalmak istiyor, öncekiler gibi değil. Bundan on sene önce okulunu üniversitesini bitiren insanlara “siz hadi gelin Bilecik’te oturun” deseydiniz oturmak istemezlerdi ama şu anda durum farklı. Güzel de bir şehir, sanayileşmesi olsun seviyorum Bilecik’i bu yüzden de Bilecik’e geldim.

Toka: Neden siyaset neden Miliyetçi Hareket Partisi?

Taşçı: Siyasete girmeden önce de siyasetle ilgili ister istemez söylemlerde bulunuyordum, ister istemez siyasetin içerisindeydim. Belki güzel sanatlar fakültesinde okurken bu kadar siyasetle iç içe olmazsınız ama hukuk fakültesindeyken dersler olsun, yasalar olsun ister istemez siyasetin içerisinde bulunuyorsunuz. Yasama, yürütme, yargı artık her ne kadar ayrı gibi görünse de şu anda birleşmiş olsa da temelinde hukuk kurallarından beslenen bir düzen söz konusu. Bu düzen içerisinde de siyasetten uzak kalamıyorsunuz.

“Türkiye genelini ilgilendiren siyasette mevcut düzenden rahatsız olmuş olmamdı büyük etken”

Siyasete girmeden önce de sürekli söylemlerim vardı, belki bu beni biraz da siyasetin içerisine çekti. Yerel seçimlerde ülke için ne yapabilirim ben sadece oy kullanarak mı faydam olur diye düşünürken kendilerine teşekkür ediyorum.  Milliyetçi Hareket Partisinden güzel bir teklif geldi, beni Belediye Meclis Üyesi olarak yanlarında görmek istediklerini belirttiler. Ben de seve seve bu teklifi kabul ettim çünkü insanlara ulaşıp onlara Türkiye’nin şu anki güncel durumunu  anlatmak gayesi vardı. Her ne kadar yerel seçimlerle siyasete girmiş olsam da benim amacım yerel seçimlerin de ötesinde Türkiye genelini ilgilendiren siyasette mevcut düzenden rahatsız olmuş olmamdı büyük etken.

“Türkiye’nin geleceğinde Cumhuriyete sahip çıkılmasında önemli bir rol oynayacağını düşündüğüm için Milliyetçi Hareket Partisindeyim”

Neden Milliyetçi Hareket Partisi? Milliyetçi Hareket Partisi öncelikle Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan Türkiye’yi kurtarabilecek güç olarak ben Milliyetçi Hareket Partisini görüyorum. Bilecik’te yaşarken durumdan ne kadar haberdarız diye düşünüyorum, sürekli başka illere giderim, doğu illerine giderim gözlemlerim birçok şeyi. Ayrışmalar, parçalanmalar başladı, her ne kadar bu yok gibi görünüyor olsa da rejim tehdidi var. Bunlar Milliyetçi Hareket Partisinde çözüm bulabilecek, Milliyetçi Hareket Partisi milli devlet anlayışını devam ettirebilecek bir parti. Bu sebeple de Milliyetçi Hareket Partisindeyim ve Milliyetçi Hareket Partisinin Türkiye’nin geleceğinde mevcut düzenin korunmasında, Cumhuriyete sahip çıkılmasında önemli bir rol oynayacağını düşündüğüm için Milliyetçi Hareket Partisindeyim.

Toka: Hukukçular Neden Siyasetle iç içe?

Taşçı: Yasamada olsun, yürütmede olsun bir yeri idare etmeye kalktığınız zaman dahi kanunlardan besleniyor, temelinde yasalar var, hiçbir şeyi yasaya aykırı yapamazsınız.

“Bugün baro odasına gitseniz, hukukçularla bir araya gelseniz hep siyaset konuşulur”

Yasaların nasıl geliştiğini, nasıl oynandığını, nasıl yürütüldüğünü gördüğünüz zaman uzak kalamıyorsunuz. Zannediyorum diğer meslek büyüklerinin, üstatlarının geçmişte Bilecik’te emeklerinin geçmiş şu anda mevcut Belediye Başkanı da ona keza gayet güzel işlerini yürütüyorlar ve yasa dediğim gibi bizi siyasetten uzak tutmuyor. Her ne kadar meslekte siz bugün baro odasına gitseniz, hukukçularla bir araya gelseniz, üniversite dahi gitseniz okul kantinin de siyaset konuşulur.  Biz bunu siyaset olarak nitelendirmiyoruz belki ama uzak kalamıyorsunuz çünkü ülkenin gerçekleri var ve siz bakıyorsunuz anayasadan bahsediyorsunuz, anayasa değişikliği haber kanallarına çıkıp Türkiye’nin geleceğini etkiliyor. Siz eğitim alırken zaten oradan başlıyorsunuz, bunlardan uzak kalmak gibi bir durum söz konusu değil.

Bakıyorsunuz, yapılan faaliyetleri görüyorsunuz, diyorsunuz ki bu, bu şekilde olmaz olmamalı. Bunları göre göre de insanlar uzak kalamıyorlar, Bundan olsa gerek. Benim ki bu yüzden sanıyorum büyük bir bölümü de bu sebeple girmişlerdir.

Toka: 30 Mart yerel seçimlerini değerlendirir misiniz?

Taşçı: 30 Mart seçimlerinde Hüseyin Şensoy başkanlığında diyeceğim çünkü kendisini Belediye Başkanı olarak görmek istiyorduk. Seçim sürecine girdik, seçim sürecine girdiğiniz zaman Bilecik’te Milliyetçi Hareket Partisi gerçekten başarı yakaladı. Her ne kadar seçim sonuçları istediğimiz gibi gerçekleşmemiz olsa da Milliyetçi Hareket Partisinin oranlarında büyük bir artış oldu. Belki de bu artık insanların da benim gibi düşünmesinden geliyor.

“Usulsüz anketlerden dolayı Milliyetçi Hareket Partisine verilecek oyların ben başka bir siyasi partiye kaydığını düşünüyorum”

Türkiye’nin geleceğinde rejimle alakalı kaygılarda benim gibi düşünmüş olabilirler. Bu sebeple de yerel seçimi genel seçim gibi algılamış olabilirler. Çünkü biz Hüseyin bey ile birlikte Bilecik’te çalınmadık kapı bırakmadık, bütün sokakları, bütün evleri gezdik, insanlarla birebir iletişim halindeydik. Bunun da bu başarı da etken olduğunu düşünüyorum. Tabi ki her ne kadar AKP sevmeyenler CHP ile MHP birleşsin diyor olsa da bu gerçekleşmedi, herkes kendi oyuna sahip çıktı. İstemediğimiz son haftalarda yaşanan anketler vardı, belki kamuoyuna yansımıştır. Dağıtılan usulsüz anketler diyeceğim, usulsüz olduğunu bizzat kendim araştırarak onayladım. Usulsüz anketlerden dolayı da Milliyetçi Hareket Partisine verilecek oyların ben başka bir siyasi partiye kaydığını düşünüyorum, ben bunu gözlemledim. İnsanlar sahte anketlerle oy kullanarak kandırıldı ve haksızlık yapıldı Bilecik halkına.

“Ben bağlı bulunduğum siyasi partinin adayı Hüseyin Şensoy’u görmek isterdim”

Bilecik halkı aslında istediği şu anda Belediye Başkanını görmüyor diyeceğim. Çünkü o kayan oylar AKP karşısında verilecek oylar son gece inanılmaz bir değişiklikle başka bir siyasi partiye kaydı. Bunun sebebi de önceki yerel seçimlerde meslektaşımız Faik bey daha önce bahsetmişti. Önceki seçimlerde almış olduğu başarı ve siyasi parti Cumhuriyet Halk Partisiydi. Oradaki başarı sanki Cumhuriyet Partisi o oylarla devam edecek gibi algı yaratıldı, 111 oy fark kaldı, biz tamamlayacağız denildi. Halbuki durum, bu yerel seçimlerdi adayların da kimlikleri ön plana çıkıyor, Hüseyin bey de Faik bey kadar başarıyı yakaladı aslında her ne kadar oy o kadar verilmese de. Oyları kaydırıldı ve insanlar bir şekilde o sahte anketlerle kandırıldı. Bu sebeple de şu anki mevcut Belediye Başkanımız Selim bey zaten üçüncü dönemi, devam ediyor, kendisi de işlerini gayet güzel götürüyor ona da teşekkür ediyoruz ama tabi ki ben bağlı bulunduğum siyasi partinin adayı Hüseyin Şensoy’u görmek isterdim, bunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Toka: Sahte anketlerle dediniz, siz de bir hukukçusunuz. Sahteciliğin hukukta bir cezası var diye biliyoruz, bu anlamda gereğini yapacak mısınız?

Taşçı: Cezai herhangi bir yaptırımı yok. Sahte anket dediğim, gazetelerin yayınladığı sahte anketler var. Bilgisayar sisteminden girdiğiniz zaman bir oy kullanabiliyorsunuz ancak bunu bilgisayar mühendisleriyle yaptığımız konuşmalarda değiştirilebileceği yönünde bilgiler aldık, hatta ben de birkaç kere denedim kapı kapı dolaşırken bakın oylar kullanılabiliyor itibar etmeyin diye ama insanların oylarına çok fazla müdahale etmekte uygun gelmediği için bir şey yapamadık son hafta dağıtılan usulsüz anketlerle ilgili anketlerin sahteliği ile alakalı değil.

“Milliyetçi Hareket Partisi olarak bir başvuruda bulunduk”

Seçim yasakları başladıktan sonra dağıtılan anketlerle ilgili Milliyetçi Hareket Partisi olarak bir başvuruda bulunduk ama bütün evlere zaten o anketler girmişti. Ne kadar insanları etkiler, artık olan oldu diyoruz ama önümüzde tabi ki bir seçim var, artık bu seçimde oylarımıza sahip çıkmalıyız ve olur olmadık anketlere itibar etmemeliyiz.

Toka: Belediye Meclisini nasıl tahmin ediyordunuz, nasıl buldunuz?

Taşçı: Öncelikle Belediye Meclisiyle ilgili olarak daha önceden yapmış olduğum bir tahminim yok. Türkiye Büyük Millet Meclisini takip ediyorum. Biraz da bilmeyenler için de söyleyeyim Büyük Millet Meclisinin birazcık daha küçük bir hali, yereli diyelim. Yerelde neler yapılabileceğinin konuşulduğu bir meclis ancak meclise girdikten sonra belediye meclisinin çok ayrı bir yeri olduğunu göremedim. Neden diyeceksiniz.. Mevcutta Belediye Meclis üyelerinin belli bir sayısı var. Bu sayılarda her siyasi parti Belediye Meclisinde aldığında oy oranıyla temsil ediliyor.

“Siyasi parti kimliğini çıkaramamış bir iktidarla karşı karşıyayız yerelde”

Tabi ki verilen oylara saygımız sonsuz, bununla alakalı hiçbir sıkıntım yok, onu da özellikle belirtmek istiyorum ama biz sürekli olarak gerçekten Bilecik için yapıcı ve Bilecik’i ileriye götürecek şekilde önergeler veriyoruz ancak ne yazık ki Siyasi parti kimliğini çıkaramamış bir iktidarla karşı karşıyayız yerelde. Bu siyasi parti rozetlerinin çıkarmadan geldikleri için olsa gerek bütün önergelerimiz reddediliyor. Bilecik için eğitimle ilgili bir önerge verdik, Bilecik’teki öğrenciler yararlansın istedik, faydası olsun istedik. Bilecik’in çocuğu gelsin burada eğitime katkısı olsun, eğitimde daha ilerilere gitsin, tabi ki burs alsın istedik. Bu da çok kolay aslında yapılamayacak bir şey değil ama eğitim vakfıyla alakalı. Bence parti rozetini çıkaramamış olmaktan kaynaklı.

“Birçok önerge verdik biz ama hiçbirisi AKP üyeleri ve mevcut başkan tarafından kabul edilmedi”

Milliyetçi Hareket Partisi önergeyi veriyor, biz kabul etmeyelim diye düşünülmeden direk oylamayla görüşmeyelim diyerek oylama yapıyorlar ve ben bunu kesinlikle uygun bulmuyorum. Onun dışında da sadece Eğitim Vakfıyla alakalı değil, birçok önerge verdik biz ama hiçbirisi dediğim gibi AKP üyeleri ve mevcut başkan tarafından kabul edilmedi, kabul görmedi. Hatta biz diyoruz ki “bu şekilde yapılsın, meclis gündemine alınsın, araştırılsın, bununla ilgili çalışmalar yapılsın” diyoruz. O şöyle olmaz, bu böyle olmaz. Bilecik’i ileriye götürecek hiçbir işe imza atmıyorlar. Bu da dediğim gibi parti kimliklerinden sıyrılamamış olmalarından geliyor olsa gerek. Bunu da özellikle söylüyor olmamın sebebi de var. Çünkü AKP tarafından gelip de bizim Bilecik için yararlı olan şeylerde biz parti kimliklerimizi çıkardığımız için kabul ettik, etmedik değil.

“Biz Bilecik için çalışmaya girdik, onlar da Bilecik için çalışmaya girdilerse kesinlikle parti adı gözetmeksizin önergelerimizi değerlendirmeliler”

Neye bakıyoruz. Bilecik için faydalı mı, yararlı mı, Bilecik’i nereye götürür? Biz bu kaygıyla girdik ve bu kaygıyla devam ediyoruz ama onlar parti kimliklerini çıkaramadıkları için hala CHP’den, MHP’den geldi diyerek kabul etmiyorlar. Gerçekten çok aktif ve güzel önergelerimiz var, bunlar da devam edecek ama şevkimizi kırıyorlar, maalesef kırıyorlar. Siz ne kadar güzel projelerle, güzel önergelerle gidiyor olsanız da kabul edilmiyor, yeter sayısına ulaşamıyoruz. Bu da bence kendilerini seçen halka yaptıkları büyük bir haksızlık. Çünkü biz Bilecik için çalışmaya girdik, onlar da Bilecik için çalışmaya girdilerse kesinlikle parti adı gözetmeksizin biz yapmıyoruz onlar da yapmadan önergeleri değerlendirmeliler. Ben bu kanıdayım, Bilecik bunu bilsin istiyorum.

Toka: Sayın Taşçı siyasette beklentiniz, hedefiniz, hayaliniz var mı?

“Benim hedefim Cumhuriyetin, rejimin devamı, Atatürk’ün Türk gençlerine emanet ettiği Türkiye’nin devamı”

Taşçı: Benim siyasetteki hayalim, hedefim, umudum şahsi değil, önce bunu söylemek istiyorum. Benim hedefim Cumhuriyetin devamı, rejimin devamı, Atatürk’ün Türk gençlerine emanet ettiği Türkiye’nin devamı, milli sınırları içerisinde sınırlarımızı koruyabilmek. Ben Başkanlık sistemine karşıyım, her ne kadar Belediye Meclisini konuşuyor olsak da bir siyasi parti üyesiyim, bunları konuşmadan da edemeyeceğim. Benim amacım Cumhuriyet, benim amacım Türkiye. Bunun dışında herhangi bir amacım yok.

“Ben siyasete Meclis rozeti takmak için, Belediye Meclis Üyesi kimliğimi kullanmak için girmedim”

Zaten yakın çevremde de başka siyasi partilerde görev yapmış AKP olsun, CHP olsun, herkesin siyasete nasıl katıldığını, ben siyasete Belediye Meclis rozeti takmak için, Belediye Meclis Üyesi kimliğimi kullanmak için girmedim, ben sınırlarımızın korunması için ne yapılır, nereden başlanır, küçük de olsa bir oy’um var dedim.  Bu oy’umu insanlara nasıl anlatırım, ne olur ne biter bunları düşünmek için girdim ve hedefim dediğim gibi Cumhuriyet.

Toka: Şu anda Meclis de 4 bayansınız ve sanırım ilk defa Bilecik Belediye Meclisinde 4 tane bayan var. Bayanların siyasetteki yeri nedir, ne olmalı? Bilecik’te yeterli mi sizce? Mesela Bilecik’te bir ilk yaşandı Ak Parti’den İnhisar’dan Nihal hanım İl Genel Meclisi üyesi oldu. Neler söylemek istersiniz?

 Taşçı: Öncelikle Nihal hanımı tebrik ediyorum, çünkü İl Genel Meclisinde ilk ve tek bayan. Kendisine teşekkür de ediyorum. Çünkü yapılması gereken bir şeydi, kadınları siyasette görmemiz gerektiğini düşünüyorum. Türkiye genelinde yapılan araştırmalara bakacak olursak kadınların gerek siyaset hayatında gerek sosyal yaşantıda daha ön planda olmak istediklerini her zaman anketlerde belirtiyorlar ama işin realite ve uygulanmasına baktığımız zaman bu kesinlikle anketlerde çıkan sonuç gibi değil, her ne kadar hak tanıdıklarını düşünüyor olsalar da kadınlara bence yeterince hak tanınmıyor, tanındığını düşünmüyorum.

“Bilecik’te Belediye Meclisinde 4 bayan var ama bu yeterli mi, kesinlikle yeterli değil, bayanların siyasette olması siyasete biraz daha saygınlık katıyor”

Çünkü bayanlar bir şeyleri konuşurken daha çok dikkat ederler, seviyelerini korurlar, güzellik katıyor, kadınlar siyasette olmalı diyorum ama şu anda mevcutta da, Belediye meclisinde yeterli değil. Ben Milliyetçi Hareket Partisi olarak bayan olduğum için bana söz hakkı tanınıyor, onlara gerçekten teşekkür ediyorum, herkes “bir tane bayan sensiz aramızda, lütfen yapar mısın sözcülüğümüzü?” dediler. Ben de seve seve yaptım ama Belediye Meclisinde de bayanların çok fazla konuştuğunu göremezsiniz. Zaten mevcutta başkanları olduğu için onlar konuşuyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi sıralama gereğiyle bayan Meclis Üyesi sokamadı Meclise.

“Kadınların daha çok siyasete girmelerini, daha çok konuşmalarını, söz hakkı almalarını ve yönetimde söz sahibi olmalarını istiyorum”

Aday göstermek partinin bakarsınız Belediye Meclis listesinde 10 tane bayan aday var ama bu 10 adayın 9’unu ya da 8’ini onuncu, onbirinci sıradan başlatırlarsa zaten o bayanın seçilme ihtimalinin olmadığını herkes bilir, girebilecek mevcut sayısı belli. Bu sebeple de ben şanslı olduğumu düşünüyorum ama yeterli değil, kadınların daha çok siyasete girmelerini, daha çok konuşmalarını, söz hakkı almalarını ve yönetimde söz sahibi olmalarını istiyorum.

(Röportajın 2. bölümünü gazetemiz ve sitemizden takip edebilirsiniz)

CANER ALKAN