“Bilecik’i mermercilik sektörünün merkezi yapmayı düşünüyoruz”

Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Eğitim ve Öğretim Sektörü Yöneticisi Prof. Dr. Mustafa Balcı tarafından verilen konferans Bilecik Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü Sevgi Evleri toplantı salonunda gerçekleştirildi. Yapılan toplantıya Vali yardımcısı Mustafa Güney, Belediye Başkan Yardımcısı Kadri Şentürk, Bilecik Sanayi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Uzun, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Hatice Çelik, Sığınma Evi Müdürü Mutlu Oğuzcu, Bilecik Kadın Girişimciler Başkanı Zuhal Mansfield ve okul müdürleri katıldı.

Balcı, sunumunda genel olarak Avrupa yeterlilikler çerçevesi, hayat boyu öğrenme ve mesleki eğitimin istihdamın Türkiye’de yakın zamanda nasıl şekilleneceği ile ilgili bir sunum gerçekleştirileceği konularından bahsetti. Avrupa yeterlilikler çerçevesi programında eğitim ve istihdam gibi bir çok olanaklar sunulduğunu kaydeden Balcı, “Mermercilik sektörünün Türkiye’de mesleki bilgi beceri ölçme ve bilgilendirme merkezini Bilecik’te kurmayı hedefliyoruz. Bilecik Ticaret ve Sanayi Odamızın yönetiminde. Bu merkezin vereceği belge sadece Türkiye’de değil Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de iş gücünün mobilitesi, iş gücünün serbest çerçevesi içerisinde kabul edilecek." ifadelerinde bulundu

Konuşmasında mesleki eğitimde bilgilendirme ve becerilerin ve istihdamın artmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını belirten Balcı, istihdamda önemli olması gerek hususun mezun olunan okulun popüleritesinden ziyade kişinin işi yapabilme kapasitesi olduğu da önemle vurguladı. 

Balcı, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kaydetti:

“Avrupa’da işgücü ve öğrenciler serbest dolaşabilecek”

Bugün sizlerle paylaşacağım konu Avrupa yeterlilikler çerçevesi, hayat boyu öğrenme ve mesleki eğitimin, istihdamın Türkiye’de yakın zamanda nasıl şekilleneceği ile ilgili sizlerle bir paylaşımda bulunacağız.

Avrupa yeterlilikler çerçevesi, Avrupa Birliği tarafından hem iş gücünün hem de öğrenci dolaşımının serbest olabilmesi, şeffaf ve anlaşılabilir olması için Avrupa Birliği’nin geliştirdiği yeni bir reform. Bu Avrupa yeterlilikler çerçevesi aslında Bologna Yüksek öğretimde Kopenhag orta mesleki eğitimde ve yaygın mesleki eğitimin süreçlerini esas alıyor. Orada bir takım kurallar ver ve biz Milli Eğitim Bakanlığı’nda bu kurallar çerçevesinde birtakım reformları başlattı ama henüz uygulanabilir olduğunu söylemek için erken. Avrupa yeterlilikler çerçevesi aslında mesleki yeterliliklerin Avrupa Birliği çapında karşılaştırılması için bir tercüme aracı. Mermercilik sektöründen örnekler vererek bir takım açıklamalarda bulunayım. Şimdi burada kurulacak merkez mermercilik sektöründeki bütün meslek alanlarının tek tek tanımlarını yapacak ve her bir meslek alanından en düşük seviyeden en yüksek seviyeye kadar o meslek alanının iş tanımları, meslek standartları geliştirilecek ve o seviyedeki, o meslekteki kişinin neleri bilmesi gerektiği, neleri becerebilmesi gerektiği bu merkez tarafından tespit edilecek. O tespitlerle geliştirilecek meslek standartları, mesleki yeterlilik kurumunun süzgecinden geçtikten sonra resmi gazete yayımlanarak yürürlüğe girecek. Yani meslek standartları Türkiye’nin standartları olacak. 

bünyesinde Platiusun koordinasyonu sağlanıyor.

“Yapılan çalışmalarla Türkiye’deki her kurum Avrupa’datanınacak”

Avrupa yeterlilikler çerçevesi aslında öğrenci ve işgücünün serbest dolaşımı için bir alternatif. Örneğin; Türkiye’deki bir okulun Avrupa’daki bir okula kendini anlatabilmek için çeşitli referanslar gösteriyor. Mesela Türkiye’de Bilkent Üniversitesi tanınıyor, Ortadoğu Teknik Üniversitesi tanınıyor ama Bilecik Üniversitesi Avrupa’daki bir üniversite tarafından tanınmıyor. Şu anda Avrupa yeterlilikler çalışmaları devam ediyor. Bu çalışma tamamlandığında Türkiye’deki bütün kurumlar bu yeterlilikler çerçevesinin alt kurumu olduğu için tanınırlıkları gerçekleşmiş olacak.

Çerçeve nasıl işliyor?

Her bir ülke kendi ulusal yeterlilikler sistemini kuruyor ve bu ulusal yeterlilik sistemi Avrupa yeterlilikler çerçevesi şemsiyesi altında birbiriyle uyumlu sitemler kuruyor. Dolayısıyla Hollanda Türkiye’yi, İtalya Danimarka’yı, İngiltere Almanya’yı bu aracılıkla tanıma sistemi oluşturulmuş oluyor.

Avrupa yeterlilikler çerçevesi her bir meslek için 8 seviyeli bir sistemi kabul ediyor ama Avrupa Birliği ülkelerinin bazılarında 6 seviye var, bazılarında 12 seviye var. Avrupa Komisyonu bir zorlama yapmıyor. İsteyen ülke istediği kadar bunu seviyelendirebilir ama bir tek şart var; Avrupa yeterlilikler çerçevesi ile belli seviyelerde referanslandırması isteniyor. Örneğin A ülkesinden B ülkesine bir teknisyen bu sistem sayesinde rahatlıkla geçebilecek. Şu anda referanslandırılmasını tamamlayan ülkeler arasında bu geçişler şeffaf bir şekilde yapılıyor. 

 “Önemli olan mezun olunan okul değil, iş yapabilme becerisi”

Avrupa yeterlilikler çerçevesi öğrenme çıktılarını esas alıyor. Yani kişinin okulda ne kadar ders gördüğü, ne kadar uzun gördüğü, ne gördüğü önemli değil. Mezun olduktan sonra sektörün beklentileri doğrultusunda bilgi ve becerileri karşılıyor mu birey, karşılamıyor mu önemli olan. Örneğin; Bilecik’teki bir fabrika makine mühendisi alacak, gazeteye ilan veriyor. İlanın ilk şartı başvuracak adayların ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent Üniversitelerinden mezun olması. Güzel ama diyelim ki Ardahan Üniversitesi’nden mezun olan bir kişi de kendini çok iyi yetiştirmiş olabilir. Yani önemli olan o işyeri eleman alırken o kurumların adını zikretmek yerine, işe alınacak kişiden hangi bilgi ve becerileri bekliyorsunuz? O standartları geliştirdiniz mi? O standartlara uygun olan her kesimin rahatlıkla başvurabileceği bir sınav, bir bilgi beceri ve test ortamı oluşturup kim işi daha iyi becerebilecekse onu alın. İşte bu amacı gerçekleştirmek için Türkiye’de değişik merkezler kuruluyor. Kişinin isterse örgün öğrenimde okumuş olursa olsun, ister yaygın öğretimde öğrenmiş olsun, isterse ustasının yanında öğrenmiş olsun kişinin işi nereden öğrendiği önemli değil. Önemli olan kişinin o bilgi ve becerilere göre kendisini yetiştirmesi ve performansını o bilgi ve becerilerden beklentileri yerine getirecek şekilde geliştirmesi. Hodri meydan diyoruz. Kim işi daha iyi yapıyorsa, sektör beklentilerini ortaya koyuyor ve beklentiler doğrultusunda yapılacak sınavlar çerçevesinde o merkezin verdiği yeterlilik belgesi istihdama temel teşkil ediyor. 

“Birçok kuruluş mesleki bilgi ve beceri ölçme merkezi kurdu”

Duymuşsunuzdur belki, inşaat sektöründe, inşaat müteahhitlerimiz yurt dışında bir ihale aldıklarında bazı Avrupa ülkelerinde hatta Rusya’da yeterlilik belgesi olmayan işçi çalıştırılamıyor inşaatlarda. O ihaleyi alan müteahhit Türkiye’den Türk işçisini götürmek istediği zaman yeterlilik belgesi sorun olduğu için Türk işçisini götüremiyordu. Şimdi İNTES var, İnşaat İşverenleri Sendikası. Burası Ankara’da inşaat sektöründe böyle bir mesleki bilgi ve beceri ölçme ve belgelendirme merkezi kurdu. Bunun gibi bir de İstanbul’da Madeni İşçiler Sendikası var. Onlar da Bursa’da özellikle otomotiv sektöründeki mesleklerle ilgili bilgi beceri ölçme ve belgelendirme merkezini kurdular.

“Türkiye’de hayat boyu öğrenime katılım oranı çok düşük”

Hayat boyu öğrenme programı kapsamında yöneticiler, fakülte mezunları gibi her kesimden insanlar bulunmalı. Hayat boyu öğrenime katılma oranı Türkiye’de çok düşük. Yüzde 2.9’du, şimdi 3.8 oldu. Danimarka’da bu oran yüzde 32 ve orada işletmelerin yöneticileri, okulların müdürleri, öğretmenler, çalışanlar gibi her kademede kişi kariyerlerinin yükseltilmesi için uğraşıyor. Avrupa Birliği projelerinin amacı, Türkiye’deki işletmelerin rekabet gücünü arttırmak. Aslında bu projelerin amacı, Bilecik’teki özel sektör kuruluşlarının istihdam ettikleri bireylerin yeterliliklerinin iyileştirilmesiyle aslında şirketlerin daha iyi, daha kaliteli ürün üretmerlerini sağlayarak rekabet edebilme güçlerinin arttırılmasını biz amaçlıyoruz.